Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

10/05/2005 : 01:36:42
Gördüğüm bir fotoğraftı, namluyu başıma dayamışken indirten. Hıçkırıklar arasında yıllardır kurumuş göz pınarlarımdan akan ilk yaşlar oldu. Ağlamanın tadını unutmuşum hep gülmem gerektiğinden. Bu fotoğraf ne ölüme izin veriyor ne de umut getiriyor. Sadece getirdiği biraz daha sabır gereksinimiydi. Ağabeyime bunu yapamazdım, onu tamamen kimsesiz bırakamazdım hele böyle şuursuzken. Yılmışlığa, sürünmüşlüğe devam ederken elimden silahı düşürdüm ve birden çocukluğumdan kalma bir türküyü işittim. ‘’ al yemeni mor yemeni yemenisi sarı’’… Fotoğrafla beraber iyice içim geçti. ağabeyimle beraber palmiye ağacının altında gülücükler saçarak poz veriyorduk. Mini mini ellerimiz varmış. Ne kadar masummuşuz. Kim derdi ki bu hale geleceğimizi? O masum küçük kız çocuğunun yüzüne baktım, o umutlarımı düşündüm o zaman hissettiklerime dair… Ne hayaller kurardım, gelecekle ilgili resimler canlanırdı gözümde. Kendimi telli duvaklı beyazlar içinde düşlerdim ağabey mide hep yanımda. Çok yaşayacaktık, hiç ayrılmayacaktık, ne onun yüzünde, bileklerinde kesikler olacaktı, nede bende bu kirlenmiş yüz. O masumca gülüşlerden hiç kan damlamayacaktı. Ben her zamankinden daha gururlu olacaktım. Kullanılmamışçasına ve onurluca… Bedenime tek bir el dokunmamışçasına, kucak açanlar okşamamışçasına. Saçlarımı bir tek rüzgar savuracaktı, itilircesine atılan tokatlar ve zıpzıp oyunları değil.

Düşler kalmış bir tek eskiden kalma. Hatırlıyorum da ileride kocamın kim olacağını düşünürdüm. Nasıl biri ve dünyanın neresinde şimdi diye. Bu kadar çok erkeğin olacağı hiç aklıma bile gelmemişti. Çok masumca gülerdim hatırlıyorum da, kıkır kıkır olurdum. Şimdi ise kulaklarda çınlayan acı kahkahalar var. Bir an düş görmek isteyerekten başımı yastığa dayadım. Yüzümün göz yaşlarımdan gerildiğini hissettim. Dilime tuz tadı geldi. Birden geçmiş olan 10 yılı düşündüm sadece bir rüyadan ibaret olabilir mi diye. Annemin kucağından atmadığı, babamın içip evden kovmadığı, hiç kimsenin dokunmadığı 21 Temmuz gecesi miydi acaba yıl ise 1993 . Hala 13 yaşın damıydım? 10 yıl hiç yaşanmamış olabilir miydi? Veyahut ta 23 yaşında 13 yaşımdaki halim olabilir mi 10 yılı hiç geri almazcasına silebilir miydim? Daha mı mutlu olabilirdim yoksa, üffffff yaşamadan bilemiyor insan işte!

O iğrenç elleri birden sırtımda hissettim ürperdim. Gözlerimin önüne o bıyık altından akan salyalar geldi o iğrenç yaşlı para babaları... Midem acayip bulandı. 10 yıla ait silmek istemediğim iki hatıra geldi aklıma çekmeceden çıkarttım elime aldım. Biri sevdiğim cesaretsiz adamdan kalma yanımda içtiği son sigarasının izmariti ile, sarhoş bir müşterinin yazdığı şiirden kalma mısralar;

Bu titrek vücudunla daha nereye kadar?
Vesikan yazılmış çoktan,
Faturan kesilmiş hesap kadar,
Aynasızlar peşinde, kaçış yok çıkmaz sokaktan,
Artık bitti küçük fahişe!

Son 11 yorum (en yenisi önce)

02/06/2005 : 17:30:36
UTANSIN

Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!

Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!

Eski çınar şimdi noel ağacı;
Dallarda iğreti yaprak utansın!

Ustada kalırsa bu öksüz yapı,
Onu sürdürmeyen çırak utansın!

Ölümden ilerde varış dediğin,
Geride ne varsa bırak utansın!

Ey binbir tanede solmayan tek renk;
Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!

NECİP FAZIL KISAKÜREK

02/06/2005 : 09:05:11
Sevdam kadar uzun olsaydı ömrüm,
geriye tat bırakırmıydı öpüşler
yangından her seferinde
çıkabilseydik
yanarmıydık ilk sevdam kadar
yaşanılmış ne varsa bu kadar kısa olmasa
kockoca bir ömürde üç beş satırlık
hatıra olmasa
sevdam bu kadar yakar mıydı?
Her seferinde yangından kurtulmuş olmasam!!
24/05/2005 : 20:40:46

Keskin bakışlar ardında susan isyanımı,
Susturamam , konuşan duvarlar ardında
Kana dönüyor tanıdık her renk
İçimde ölüp, soluğumdan taşıyorum
İsmi hi konulmadı bu kısır döngülerin
Yaşı hiç sorulmadı çekilenlerin
Ateş olup yanan acılar ardından
….Su gibi olmalıyım büyüt beni..!
Yarısı bile söylenmedi…
Bugüne kadar tüm söylenenlerin……



Y-O.Y-İ
18/05/2005 : 22:11:56
Yağmur
Bugün yağmur bir kadın saçıdır
Yeryüzüne dökülen
Upuzun ince ince
Karanlık kokulu

Sen ki aşkta aldatıldın
Yüreğin taş parçası
Dinle yağmuru dinle
Teselli bul türküsünden

Herşey olur
Herşey büyür
Herşey geçer
Hayat kalır


Bülent Ortaçgil
15/05/2005 : 18:02:11
Pardon yaşını 16 demem lazımdı yanlış yazdım kusura bakma. Toplumun çöplükleri olarak görmende çok güzel bir yaklaşım bağnazlığın bu kadarı!! Kimse bir kürk için hayatını namusunu satmaz. Çocuğuna süt alamadfığı için bu işi yapmak zorunda olanlar bile var. Bunlar artist olmak için mi uğraşıyorlar. Neden hep fakir ülkelerde neden aç inlnlarda fahişelik görülüyor. Neden Ruslar dünyanın dörtbin yanına yayıldı? Artist olmak için mi? Ben Kıbrıs'ı örnek vereyim bir tane bile fahişelik yapan göremezsin. Kıbrıs'daki fahişeler ya Rus'tur ya da Türkiye'den çok zor durumda gelenlerdir. Bunlar açlıktan artist olma derdinden değil. İstisnalar kaydeyi bozmaz artist olma derdindekiler çok küçük bir azınlıktır tüm toplumun içerisinde.
15/05/2005 : 01:39:46
Hayatta karnı tok olup ailesi normal olan kaç tane fahişe var? Aslında onlara fahişe de denemez. Asıl fahişe senin gibi bağnaz, önyargılı, ahlakı ayaklar altına almış, 60 yaşındayken 13 yaşında kızla ilişkim var diyenlerdir. O kızların o yola düşmesinde de senin gibiler suçlu!!!! Talep olmazsa arz da olmaz. O kızları kötü yollara düşürenler, para vererek sahip olmaya kalkanlardır asıl fahişeler ve utanacak kahpeler. Vurmak ancak senin gibi ar damarı çatlamış insanlara yakışır ve senin gibi insanlar hakeder Mim.
14/05/2005 : 12:34:55
Sağol abdurrahim. O sadece bir hikayeydi erkeklere bir kasdım yok. Ben sadece o insanların yerine yazdım. Ne kadar düşüncelisin öyle. Sen sen ol kızları kandırmaya kalkma olur mu?
14/05/2005 : 11:14:58
yazdıkların beni çok etkiledi ben lise3 öğrencisi ve kolejde okuyan bir erkeğim belli ki erkeklerden nefret ediyorsun eğer gerçekten böylebirsey geçmişse başından çok zor durumda olmalsın yardıma ihtiyacınolursa hazırım
13/05/2005 : 16:07:52
Ya cidden ilginç bir yaklaşım. İnsanın ev işi yapmaması, yemek yapamaması çocuklarını kötü yola mı düşürdü. Ayrıca o devrin kadınları genelde normal ve güzel yemek yapar. İşine bak sen. Türkan Şoray'la ne alıp veremediğin var anlamıyorum. Şimdi ki ünlülere bak bence asıl yozlaşma şimdi başladı.
13/05/2005 : 09:29:15
Buna inanmalısın Mim. Kimse fahişe olarak doğmaz, onları aileleri yetiştirir sahip çıkar hayata sunar. Hepsinin suçu ailelerdedir. Ailelerin hataları yüzünden insanlar farklı noktalarda, farklı yerlerde olurlar. Ailesine sus payı verenler var diyorsun. O insanları neden o işe muhtaç ediyorlar? Neden sus payı alıyorlar? Kolay mı sanki kimse kendini satarak hayatını kazanmak istemez. Maneviyatı yitirdiklerinde etilerde olmuşlar ne yazar? Ayrıca Türkan Şoray nesli değil bu nesil şimdikileri görmüyorsun galiba? Yeşil Çamdakilerin hiç biri bu kadar ahlaksız değildi.
11/05/2005 : 19:12:44
Bir gün evime hayatını bildiğim fakat kendinin gizlediği küçük bir fahişe gelmişti. Henüz ortaokula gidiyordu. Bana çözmem için matematik sorularını getirmiş, ödevi için yardım istedi. Sorularını çözemedim hepsi formül istiyordu. Bana konuşurken o kadar hanım hanımcıkmış gibi gözükmeye çalışıyordu ki bilemezsiniz. Yüzüme bakarken utanıyordu, bu işi yaptığından dolayı buruktu. Ama içimi öyle bir his kapladı ki ben ondan çok utandım. Benim öyle bir hale düşmeme imkan bile yoktu. Neden bu kadar adaletsiz bir düzen var ve insanların şanları doğuştan yok, anlayamadım. Ailelerimizin yerleri değişseydi onun yerinde ben de olabilirdim. Çünkü onları babaları satıyordu. O hale onları dünyaya getirenler getirmişti.