Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız. Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
YORUM YAZILAN YAZI
M. Orhun Eskici
27/03/2001 : 21:49:23 Korkuyorum
Yağmuru sevdiğini söylüyorsun; Ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun... Güneşi sevdiğini söylüyorsun; Ama güneş çıkınca gölgeye kaçıyorsun... Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun; Ama rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun... İşte bundan korkuyorum; Çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!..
William Sheakspare
SON 27 YORUM (En yenisi en önce gösteriliyor)
ldr_cem
28/10/2008 : 04:15:54
Aşk Risalesi
Ama sen uzaklardaydın ey kalbim Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı Ayın yıldızların çağla**** Berrak şelaler yaparak Coşku içinde aktığı Bir yerlerdeydi.
Hani bir gün bir çobana rastlamıştık Adı Ferhat mıydı neydi Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin Sadakatten mest oldukları Herbirinin gözlerinde Kaybolur gibi kayar gibi Dalıp gittiğimiz o saadet evreni Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan
Yaslan göğsüme sevdiğim Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir Toprak gibidir Sen ki bulut gibisin Ay gibisin güneş gibi bazen
Usul usul inen Yağmur tıpırtılarını Dinler gibi Dalıp gitmiştik Sen konuşuyordun İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun Onlar ki konuklarımızdı Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı Hepside ezelden tanıdıktı dosttu.
Erdem Beyazit
ldr_cem
28/10/2008 : 04:11:26 Bırakıp Gittin Beni
bırakıp gittin beni bütün kapılarda bütün çöllerde tek başıma kodun şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim vardığım hiç bir yerde değildin sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği
bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden
başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç bana bakıp görmediğin için ben yokken içini çektiğin için
ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen
Louis Aragon
MMmeric
18/09/2008 : 13:20:29 elinize emeginize saglik.Allah razi olsun yazan arkadaslardan .belki bende bisiler yazarim ama becerirmiyim acaba:))
bir çiçeğe bakmayı, eski bir dostla sohbet etmeyi ya da yeni bir dost edinmeyi; yolunu kaybetmiş bir köpeği okşamayı; ağ yapan bir örümceği izlemeyi; bir çocuğa gülümsemeyi; iyi bir kitaptan birkaç satir okumayı -ve- yarışın daima daha çok hız için olmadığını anımsat her gün bana,
yavaşlat beni tanrım! ve bana ilham ver köklerimi, yasamın katlanılan değerler toprağının derinliğine göndermek, kaderimdeki yıldızlara doğru -daha çok- büyüyebilmek için...
wilfred a. peterson
Ismail KIRTILLI
30/06/2001 : 22:42:39ilgilenenlere...
Bu tamamıyla Nazım Hikmet üzerine açılmış bir site... Site Türkçe ve ingilizce hazırlanmış fakat ingilizcesi henüz hazır değil...
Sitede Nazım Hikmet birçok yönüyle tanıtılmaya çalışılmış.
30/06/2001 : 22:18:24 "Şimdi bütün şekillerden faydalanıyorum. Halk edebiyatı vezniyle de yazıyorum, kafiyeli de yazıyorum. Tersini de yapıyorum. En basit konuşma diliyle, kafiyesiz, vezinsiz de şiir yazıyorum. Sevdadan da, barıştan da, inkılâptan da, hayattan da, ölümden de, sevinçten de, kederden de, umuttan da, umutsuzluktan da söz açıyorum, insana has olan her şey şiirime de has olsun istiyorum. İstiyorum ki, okuyucum bende, yahut bizde, bütün duygularının ifadesini bulabilsin. 1 Mayıs bayramına dair şiir okumak istediği zaman da bizi okusun, karşılıksız sevdasına dair şiir okumak istediği vakit de bizim kitaplarımızı arasın." - Nâzım Hikmet --------------------------------------------------------------------------------
"Şiir bir umutsuzluktur. Elbette bir umutsuzluktur. Niçin mi? Umutsuz olmayan adamlar şiir yazamaz. Umutsuz olmayan adamlar resim yapamaz, mimar olamaz. Yaratıcı olamaz. Bu dediğim elbet yaşadığımız dünya için bir söz. Çünkü kağıt bir umutsuzluktur. Boş kağıt... Tuğlalar, briketler, çimentolar, hepsi umutsuzluktur. (...) Onların içinden bir umudu bulmaktır şiir. Onu bulmak için yazıyorum ben de... Birdenbire, bütün bu dünyada, deli olan bu dünyada tek akıllığı, uslanmadan akıllığı anlamaktır şiir. Ben haberciyim, deprem habercisiyim." - Can Yücel
figen
25/06/2001 : 13:52:56 dağların acısı çoktu.. acının dağları yoktu. ayrı takvimlere düştük aynı günün elinde herkes iklimi kadar yeşerirken sesi boğuldu ışıkların yüreğimi... .................
gidersen hani sığınaklarım? eksilir yarım kalırım
Yılmaz Odabaşı
figen
22/06/2001 : 15:41:27 yüzünü aradığım gündönümleri bana, sessizliği öğrettiler. susmayı öğrendiğim gecelerde, yıldızlara rengini verdim. güneş battı.. ben sustum...
Ismail KIRTILLI
08/06/2001 : 22:48:32 Bazen; Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan Güneş kucağındadır, bilemezsin Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, Anlamazsın, Uçar gider, koşsan da tutamazsın...
W.SHAKESPEARE
figen
08/05/2001 : 15:49:50 Sen uyu! Geceleri fırtınalar kadar sakin, Geceleri haykırışlarım kadar sessiz, Geceleri kentin ışıklarında, Geceleri kendi karanlığımda yaşıyorum. Bir kibrit çakıyorum. Karanlıkta el yordamıyla bulamadığım yüreğime, Yüreğimdeki kanamlara Tuz basıyorum sessizce...
leventiscan
07/05/2001 : 16:08:34 FİKRİ SABİT
Ne bileyim ben Kimdi Amerikayı keşfeden Ne eder beş kere beş Güneyden mi kuzeyden mi doğardı güneş Kaçıncı padişahtır Yavuz Aylardan nisan mı yoksa temmuz Ne bileyim nereye gider turnalar Şeftali ne zaman çıkar Bahçemde gül açmış ya karanfil Umurumda değil Sabahlara dek kadeh elde Aklım fikrim o güzelde. C.S.Tarancı
leventiscan
07/05/2001 : 16:06:01 ŞAŞIRTMACA
Önce iki şiir okuyacağım İkisi de birbirinden güzel Beğenmeyeceksin.
Sonra hayallerimden bahsedeceğim Yepyeni otomobillerden evlerden İnanmayacaksın.
Sokakta bir adam sana laf atacak Tutup öldüreceğim Sevinmeyeceksin
Kutuplara gideceğim senin için Öldü mü kaldı mı diye Düşünmeyeceksin
Sonunda iskambil kağıtlarından Bir köşk yapacağım sana Şaşırıp kalacaksın. Ü.Y.Oğuzcan
Ismail KIRTILLI
07/05/2001 : 15:35:09AYRILIK
İki rayı gibiyiz bir tren yolunun yakın olması neyi değiştirir son istasyonun
------ Cephede
Aslında ben daha güzel ölürdüm arka bahçede askercilik oynarken tahta tüfeğimle toprağa uzanır annemin sesiyle doğrulurdum hemen -Çabuk kalk üstün kirlenecek hınzır! Yerdeyim yine bak anneciğim n'olur kızma adımı çağır
----- Yalnızlık
Şemsiye yapımcıları ıslanmaktan tek kişiyi koruyacak genişlikte kesince kumaşları yağmur değil yalnızlıktır yağan
Daha da hüzünlendirir her gece kentin sokaklarını bekçinin nefesiyle düdüğün içinde dönen nohut taneciğinin yalnızlığı
Ne çok sevinirim bilseniz bir yılan mezarıma girerde göğüs kafesimin kemikleri içinde kış uykusuna yatarsa
----- ÇOCUK VE HÜZÜN
I Ne zaman bir çocuk ölse gözü evlerinde annesinin kavurduğu helvada kalır
II Yoksul bir çocuk görsem yağmur altında üşüyen köprü olmak geçer hiç değilse içimden
III Her akşamüstü oyuncakçı camekanından çocuk ellerinin izlerini siler
Sunay AKIN
Ismail KIRTILLI
07/05/2001 : 15:09:26Dudak Payi
çay bardaginda birakilan dudak payi kadar bile uzak kalamam gözlerine
yakin olsun isterim ellerime ellerin yanindaki beton binaya yaslanmasi gibi köhne bir evin
seni bir çivi gibi çaktim çünkü beynime ve toplayip bütün kerpetenleri attim denize
Sunay Akin
M. Orhun Eskici
04/05/2001 : 00:31:56 Yaşamak hayatı bir şiir sıcaklığında mısra,kafiye uyum derdine düşmeden Öylesine Yaşamak ...
Bir şiir sıcaklığında ...
Kenan Kablan
12/04/2001 : 13:52:04 UYANMAK Bir geceyi böldü birdenbire Bir rüyayı darmadağın ediverdi Bir uyanı dirildi ve Bir uyku öldü birdenbire
Dağılıverdi bilinmeyen yerlerine Bilinmeyen yerlerinden gelmiş Karmaşık esmer sarışınlıklar Ve gittiler anılarındaki silinmeyen yerlerine
Oysa tam yükseliyorken sımsıcak Bir avuntu anıtının boyutları Bir yerde kesişti yakın uzak Bir yerde somut kıldı soyutları
Rüyadaki yaşam doğru-yalan Tam andıracakken yaşamdakileri Daha aldatılanlarının bitmesi başlamadan Azalan, ufalan, yok olan
Söylemeli şiirini korkusuz onun da Zor bir deyim rüya Sakıncalı ve kuskusuz eninde boyunda Hani bir ayna kırılır ya
O da almalı yerini Birdenbire kırılan aynadan Saklayıp süsleyip değiştirdiklerini Önündeki ardındaki kırıklardan
Ürküyordur ve hep ürkecek İki dünya uyuması uyanması Bilmeli ki daha gerçek Aynadan aynanın kırılması
Kenan Kablan
12/04/2001 : 12:09:05 Çoklarından düşüyorda bunca Görmüyor gelip geçenler Uzanıp alıyorum Solgun bir gül oluyor Dokununca Ya büyük şehirlerin birinde Geziniyor kalabalık duraklarda Kahve otel köşesinde Ya yurdun uzak bir yerinde Nereye gitsem bu aksam vakti Ellerini ceplerine sokuyor Sigaralar kağıtlar arasından kayıyor usulca Eğilip alıyorum kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor Dokununca Ya da yalnız bir kızın sildiği dudak boyasında Eşiğinde yine yorgun gecenin başını yastıklara koyunca Kimide gün ortası yanıma sokuluyor En çok güz aylar ve yağmur yağınca Alçalır ya bir bulut o hüzün bulutunda Uzanıp alıyorum kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor Dokununca Evlerde duraklarda ıssız yazılarda Aksamları gerili ağlara takılıyor Yaralı hayvanlar gibi soluyor Bunalıyor kaçıp gitmek istiyor Yollar ya da anılar boyunca Alıp geliyorum Uyumuyor bütün gece Kımıldıyor karanlıkta Ne zaman dokunsam Solgun bir gül oluyor Dokununca…
M. Orhun Eskici
12/04/2001 : 00:11:09
İSİMSİZ ŞİİR
Korku dolu gecelerde öğrendim, cesur olmayı Bazen gamsız, bazen kararsız, bazen umarsız ve bazen de yalnız
Evet, yalnızdım çoğu zaman kalabalıklar içerisinde bile
Başı her zaman dik, engin dağlar gibi de değildim Örselendim, yalpalandım ve çok sallandım Bazen rüzgarla savrulan yapraklar gibi, gitsem de uzaklara kopmadım, kopamadım asla senden, hiçbir zaman
Yalan dolu, kaybolmuş hayatlarda öğrendim doğru olmayı ve yine o kayıp hayatlardı ayıran beni doğrulardan ve fırlatan bir o yandan bir bu yana O garip diyarlara
"Herşey bitti" dediğim anlarda gördüm, ümidin o ısıtan sıcaklığını İçine işlerdi insanın "Haydi, tekrar kalk" diye Koşardım yeniden, durmaksızın ümitle tırmanmaya çalışıp
Yaklaşırdım her an karşıma çıkabilecek bir yeni düşüşe
Pişmanlıklardı benim yol gösteren fenerim, ve o unutuşlar en büyük düşmanım beni benden beni senden alıkoyan O sessiz , o sinsi unutuşlar ......
Kaç kere bozdum kendime verdiğim sözleri ve çoğu defa unuttum Seni sana dair güzellikleri
Aslında biliyorum, bir çıkış başka bir çıkış yok
Yine sana gelir tüm yollar Sende diner susuzluk ve sende biter hasret nihayet ve ben de geleceğim sonunda, şüphe yok
Ya şu anki gibi yavaş yavaş veya bir anda Şimşek hızıyla
SON( Şimdilik) 12/09/2000
M. Orhun Eskici
07/04/2001 : 18:18:48 Dün, Bugündü Aslında bügün yarındır! O günse Aydınlık bir gündür Uzun zamandan beri yollarında hasretinle beklediğim...
.......... ......... .........
Ismail KIRTILLI
07/04/2001 : 17:59:55YASAYABiLME iHTiMALi
Soguk ve sehirlerarasi otobuslerde vazgectim cocuk olmaktan ve beslenme cantamda otlu peynir kokusuydu babam...
ben seninle bir gün Veyselkarani'de haslama yeme ihtimalini sevdim.
Ilkokulun silgi kokan, tebesir lekeli yillarinda (Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yasanirdi o zaman) özlemeye basladim herkesi... Ve bu hasret oyle uzun surduki, adam gibi hasretleri ozlemeye basladim sonra..
Bizim Kemalettin Tugcu'larimiz vardi... Bir de camlarin bugusuna yazi yazma imkani...
Yumurta kokan arkadaslar ile paylasilan kahverengi siralarda, solculuk oynamaya basladik... Ben doktor oluyordum sen hemsire, geri kalanlarda kontrgerilla... Kirmizi boyalarla umut ikliminde harfler yaziliyordu, puturlu duvarlara ve Turk Dil Kurumu'na inat bir Turkceyle... Agbilerimizden ogrendik, S harfinden orak cekic figurleri turetmeyi..
Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yagiyordu. Ve kapali mekanlarda sevismeyi oneriyordu haber bultenleri.... Oysa Ankara'da hic sevismedim ben. Disiplin kurulunda tartisilan askim olmadi benim.. (Sinifca gidilen pikniklerde kicimiza batan platonik dikenleri saymazsak...) Ankara'ya usul usul kursun yagiyordu.. Ve belli bir saatten sonra sokaga cikmamayi oneriyordu haber bultenleri... Oysa hic kursun yaram olmadi benim... Ve hic mahkeme tutanaginda geçmedi adim.. Catismalarin ortasinda sevimli bir cocuk yuzuydum sadece...
Sana siirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama sen yoktun... Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffus saatlerinde... Okul servisi seni hep amansiz, amansizca bir lojman griligine goturuyordu... Ben senin benimle Tunali Hilmi Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum...
Yaz sicagi topraga cekiyordu tenimin catlamaya hazir gevrekligini... Sonra otobus oluyordum, kirik yarik yollarin care bilmez surgunu... Ne yana baksam dag ve deniz saniyordum Mus ovasinin yalanci maviligini... Otobus oluyordum bir sure... Yanimizdan gecen kara trenler ile yarisiyordum, yanagim otobus caminin garantisinde... Otobus oluyordum... Bir ulkeden bir ic ulkeye... Cocukluguma yaklastikca buyuyordum... Zap suyunun sesini basina koyuyordum sarkilarimin listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobusten... Carsidan bizim eve giden, omrumun en uzun, omrumun en kisa, omrumun en cocuk, omrumun en ihtiyar yolunu kosuyordum... Cunku sonunda annem oluyordum babam kokuyordum sonunda...
Soguk ve sehirlerarasi otobuslerde vazgectim cocuk olmaktan... Ve beslenme cantamda otlu peynir kokusuydu babam...
Ben seninle bir gun Van'daki bir kahvalti salonunda... ben seninle bir (sadece bilmek zorunda kalanlarin bildigi) bir yol ustu lokantasinda... Ben seninle Agri dagi'nin mistik ve demli bir cay kivamina bakan Dogubeyazit'in herhangi bir toprak daminda... Ben seninle herhangi bir insan elinin terli cografyasinda olma ihtimalini sevdim...
Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim.!
92 - 96 Cihangir, Kuzguncuk Y.Erdoğan
Ismail KIRTILLI
07/04/2001 : 00:44:33 Sari Lira Gibi Ömrünüz
"Yasamak Degil, Beni Bu Telas Öldürecek" Dedigi Gibi Sairin; O Telasla, Birakin Paris Yolunda Ilik Rüzgarlara Taratmayi Saçlarimizi Sevdigimizle Doyasiya Bir Sohbet Bile Edemedik Biz... Gözümüz Saatte Söylestik Hep, Kosusur Gibi Sevistik, Yarisir Gibi Çalistik. Hep Yetisecek Bir Yerler Vardi Aranacak Adamlar, Yapacak Isler... Bir Sonraki Günün Telasi, Bir Öncekinin Tersine Bulasti; Baskalarinin Hayati, Bizimkini Asti.
Kör Karanlikta Çalar Saat Sesi Yerine; Kusluk Vakti Kizarmis Ekmek Kokusu Veya Yavuklu Busesiyle Uyanma Düslerini Ha Babam Erteledik. 20'li Yaslardayken 30'lara Kurduk Saatin Alarmini, 30'larimizda 40'lara, Belki Sonra 50'lere... Lakin Öyle Yanlis Kurgulanmis Ki Hayat, Kuslukta Uyanma Firsatini Sundugunda Size Artik Uyku Girmez Oluyor Gözlerinize...
Doyasiya Söylesmek, Telassiz Sevismek Için Bol Zamana Kavustugunuzda, Söylesecek, Sevisecek Kimsecikler Kalmiyor Yaninizda... Özenle Yarina Sakladiginiz Bir Sari Lira Gibi Ömrünüz; Vakit Gelip Sandiktan Çikardiginizda, Bir De Bakiyorsunuz Ki, Tedavülden Kalkmis...
Erel Bleda
leventiscan
05/04/2001 : 18:31:15 BÜYÜ
Şeytan dağındaki mağarada Duydum, büyücü bir kadın yaşarmış Aşka inanmayan taş kalplileri Büyüler, kara sevdalı yaparmış.
Yüreğimde yenilginin acısı Yollandım şeytan dağına Az gittim uz gittim bir akşam üstü derken Vardım büyücünün mağarasına.
Dedim ki, bir halden bilmeze düştüm, Al bütün varımı yoğumu Bir büyü yapta anlasın Sevdanın ne yaman şey olduğunu.
İki yürek oydu iki taştan, Koydu bulanık bir suya Üç vakit sonra gel diye Seslendi kör kuyuya.
Üç gün, üç ay, üç yıl bekledim Derken bir akşam üstü çalındı kapım O kendini beğenmiş deli dolu kız Ne hale gelmişti Allah'ım!
Kara gözlerinde şimdi Kara gecelerin acısı vardı Ağladı kapandı ayaklarıma Sev beni, sev diye yalvardı.
Git dedim istemiyorum artık Biraz da sen öğren ağlamasını Geceler boyu duy bir yol Yalnızlığın kahreden acısını.
İnanmayın dostlar, inanmayın... Ne büyü var ortada ne de büyücü. Yıllardır kendimi avutmak için Uydurdum bu yaşanmamış öyküyü...
Erdoğan ALKAN
Ismail KIRTILLI
02/04/2001 : 11:55:14ÜÇÜNCÜ SAHSIN SiiRi
gözlerin gözlerime degince felaketim olurdu aglardim beni sevmiyordun bilirdim bir sevdigin vardi duyardim çöp gibi bir oglan ipince hayirsizin biriydi fikrimce ne vakit karsimda görsem öldürecegimden korkardim felaketim olurdu aglardim
ne vakit maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu agaçlar kus gibi gülerdi bir rüzgar aklimi alirdi sessizce bir cigara yakardin parmaklarimin ucunu yakardin kipiklerini egerdin bakardin üsürdüm içim ürperirdi felaketim olurdu aglardim aksamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardi limandan bir gemi giderdi sen kalkip ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalirdin hayirsizin biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarina aldi mi felaketim olurdu aglardim
Atilla Ilhan(1955)
leventiscan
01/04/2001 : 13:33:28 BU DA ŞİİRMİŞ
Umut kapıların ardındaymış. Kimi farkında,kimi değilmiş. Hayal gerçekmiş,gerçekse hayal. Zaman ya varmış,ya yokmuş. Yalan saklıymış sevgide. Leyla Ferhat’a aşıkmış aslında; Mecnun da delinin tekiymiş. Şirin’i sorarsanız; Üçünçü sınıf bir kadın, Geçenlerde çölde görmüşler, , Süt kuyusu arıyormuş. İki kere iki sekiz edermiş aslında. Dünya sekizgenmiş. Enflasyon gelişmekmiş. Stres büyük bir zevkmiş. Hava kirliliği bahaneymiş,efendim. *********lik namusmuş. Yazılanlar masalmışmış. Bu da şiirmiş.
Ethem KELEŞTEMUR
levent
Akın Arslan
29/03/2001 : 17:56:03 Merhaba,
Şiir duyguların diliymiş. şiir yazmak olduğu kadar okumak da insanı oldukça etkiliyor. Düşünsenize bir kere; bir düz yazıyı okuduğunuzda yazanla aşağı yukarı aynı şeyleri algılarsınız...
Ama şiir öyle mi? Okudukça siz de kendi dünyanızda geniztiye çıkarsınız. Sanki biran şairin dünyasından uzaklaşırsınız. Sanırım en güzel meditasyonlardan birisi şiir okumaktır.
Bol şiirli günler dilerim.
AA
atakan
29/03/2001 : 12:39:02 UNUTAMIYORUM! Zaman, gece tarısı; Yine seni düşünüyorum; Islak gözlerim camda; Belki gelir diyorum; Öylesine sevdim ki! UNUTAMIYORUM!!!
Oguzhan Dirican
28/03/2001 : 17:57:58 yağmuru seviyorum, senin için döktüğüm gözyaşlarına karışıyor, güneşi seviyorum, gözlerine baktığımda gözlerine karışıyor, rüzgarı seviyorum, şarkılarımın sözlerine karışıyor, Ama hiçbirini sevmiyorum, Çünkü hepsi saf sevgime karışıyor
0.83 saniye. 02:15:39, 27 Temmuz 2026, Pazartesi
Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.
Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.