Koniks.com - İş Fikirleri Düşünce Havuzu

Koniks.com
Kullanıcı adı:
Şifre:
Şifremi hatırla


    Ana Sayfa          Forumlar          Arama          Yardım           Kayıt Ol
 Ana Sayfa
 Forumlar
 Diğer
 Sanat, Edebiyat, Kitaplar
 Şiirler (Seçtikleriniz)
Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
 Yorum gönder
Kullanıcı adı:
Şifre:
Biçim:KalınİtalikAltı çiziliÜstü çizili Sola hizalaOrtalaSağa hizala Düz çizgiResim hizalaAlıntı ekleListe ekle
Mesaj İkonları:              
             
 


 
   

YORUM YAZILAN YAZI
M. Orhun Eskici 27/03/2001 : 21:49:23
Korkuyorum

Yağmuru sevdiğini söylüyorsun;
Ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi sevdiğini söylüyorsun;
Ama güneş çıkınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı sevdiğini söylüyorsun;
Ama rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun...
İşte bundan korkuyorum;
Çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!..

William Sheakspare


SON 27 YORUM (En yenisi en önce gösteriliyor)
ldr_cem 28/10/2008 : 04:15:54


Aşk Risalesi

Ama sen uzaklardaydın ey kalbim
Uzaklardaydın, sevdiğim uzaklardaydı
Ayın yıldızların çağla****
Berrak şelaler yaparak
Coşku içinde aktığı
Bir yerlerdeydi.

Hani bir gün bir çobana rastlamıştık
Adı Ferhat mıydı neydi
Koyunların, kuşların, böceklerin ve çiçeklerin
Sadakatten mest oldukları
Herbirinin gözlerinde
Kaybolur gibi kayar gibi
Dalıp gittiğimiz o saadet evreni
Kayaların yüzlerinden okuduğumuz o ebedi bilinç
Bizi çekip almıştı kılcal damarlarımızdan

Yaslan göğsüme sevdiğim
Benim gönlüm gök gibidir açık deniz gibidir
Pas tutmaz benim içim yeryüzü gibidir
Toprak gibidir
Sen ki bulut gibisin
Ay gibisin güneş gibi bazen

Usul usul inen
Yağmur tıpırtılarını
Dinler gibi
Dalıp gitmiştik
Sen konuşuyordun
İpil ipil yağan bir yağmur gibi konuşuyordun
Onlar ki konuklarımızdı
Adları Keremdi,Yusuftu, Kaystı
Hepside ezelden tanıdıktı dosttu.

Erdem Beyazit


ldr_cem 28/10/2008 : 04:11:26
Bırakıp Gittin Beni

bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boş boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen

Louis Aragon

MMmeric 18/09/2008 : 13:20:29
elinize emeginize saglik.Allah razi olsun yazan arkadaslardan .belki bende bisiler yazarim ama becerirmiyim acaba:))
zeynep_ 18/09/2008 : 00:10:28
beni yavaşlat tanrım!

yüreğimin atışlarını düşüncemin sakinliğiyle rahatlat.
zamanın sonsuz görüntüsüyle hızımı azalt!
bana, güncel kargaşanın ortasında,
tepelerin ölümsüz sakinliğini ver...

bir çiçeğe bakmayı,
eski bir dostla sohbet etmeyi ya da yeni bir dost edinmeyi;
yolunu kaybetmiş bir köpeği okşamayı;
ağ yapan bir örümceği izlemeyi;
bir çocuğa gülümsemeyi;
iyi bir kitaptan birkaç satir okumayı -ve-
yarışın daima daha çok hız için olmadığını anımsat her gün bana,

yavaşlat beni tanrım!
ve bana ilham ver
köklerimi,
yasamın katlanılan değerler toprağının
derinliğine göndermek,
kaderimdeki yıldızlara doğru -daha çok-
büyüyebilmek için...

wilfred a. peterson
Ismail KIRTILLI 30/06/2001 : 22:42:39
ilgilenenlere...

Bu tamamıyla Nazım Hikmet üzerine açılmış bir site... Site Türkçe ve ingilizce hazırlanmış fakat ingilizcesi henüz hazır değil...

Sitede Nazım Hikmet birçok yönüyle tanıtılmaya çalışılmış.

http://www.nazimhikmetran.com
Akın Arslan 30/06/2001 : 22:18:24

"Şimdi bütün şekillerden faydalanıyorum. Halk edebiyatı vezniyle de yazıyorum, kafiyeli de yazıyorum. Tersini de yapıyorum. En basit konuşma diliyle, kafiyesiz, vezinsiz de şiir yazıyorum. Sevdadan da, barıştan da, inkılâptan da, hayattan da, ölümden de, sevinçten de, kederden de, umuttan da, umutsuzluktan da söz açıyorum, insana has olan her şey şiirime de has olsun istiyorum. İstiyorum ki, okuyucum bende, yahut bizde, bütün duygularının ifadesini bulabilsin. 1 Mayıs bayramına dair şiir okumak istediği zaman da bizi okusun, karşılıksız sevdasına dair şiir okumak istediği vakit de bizim kitaplarımızı arasın." - Nâzım Hikmet
--------------------------------------------------------------------------------

"Şiir bir umutsuzluktur. Elbette bir umutsuzluktur. Niçin mi? Umutsuz olmayan adamlar şiir yazamaz. Umutsuz olmayan adamlar resim yapamaz, mimar olamaz. Yaratıcı olamaz. Bu dediğim elbet yaşadığımız dünya için bir söz. Çünkü kağıt bir umutsuzluktur. Boş kağıt... Tuğlalar, briketler, çimentolar, hepsi umutsuzluktur. (...) Onların içinden bir umudu bulmaktır şiir. Onu bulmak için yazıyorum ben de... Birdenbire, bütün bu dünyada, deli olan bu dünyada tek akıllığı, uslanmadan akıllığı anlamaktır şiir. Ben haberciyim, deprem habercisiyim." - Can Yücel
figen 25/06/2001 : 13:52:56
dağların acısı çoktu..
acının dağları yoktu.
ayrı takvimlere düştük aynı günün elinde
herkes iklimi kadar yeşerirken
sesi boğuldu ışıkların
yüreğimi...
.................

gidersen hani sığınaklarım?
eksilir yarım kalırım

Yılmaz Odabaşı
figen 22/06/2001 : 15:41:27
yüzünü aradığım gündönümleri
bana,
sessizliği öğrettiler.
susmayı öğrendiğim gecelerde,
yıldızlara rengini verdim.
güneş battı..
ben sustum...
Ismail KIRTILLI 08/06/2001 : 22:48:32
Bazen;
Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan
Güneş kucağındadır, bilemezsin
Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın
Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun,
Anlamazsın,
Uçar gider, koşsan da tutamazsın...


W.SHAKESPEARE
figen 08/05/2001 : 15:49:50
Sen uyu!
Geceleri fırtınalar kadar sakin,
Geceleri haykırışlarım kadar sessiz,
Geceleri kentin ışıklarında,
Geceleri kendi karanlığımda yaşıyorum.
Bir kibrit çakıyorum.
Karanlıkta el yordamıyla bulamadığım yüreğime,
Yüreğimdeki kanamlara
Tuz basıyorum sessizce...
leventiscan 07/05/2001 : 16:08:34
FİKRİ SABİT


Ne bileyim ben
Kimdi Amerikayı keşfeden
Ne eder beş kere beş
Güneyden mi kuzeyden mi doğardı güneş
Kaçıncı padişahtır Yavuz
Aylardan nisan mı yoksa temmuz
Ne bileyim nereye gider turnalar
Şeftali ne zaman çıkar
Bahçemde gül açmış ya karanfil
Umurumda değil
Sabahlara dek kadeh elde
Aklım fikrim o güzelde.
C.S.Tarancı
leventiscan 07/05/2001 : 16:06:01
ŞAŞIRTMACA

Önce iki şiir okuyacağım
İkisi de birbirinden güzel
Beğenmeyeceksin.

Sonra hayallerimden bahsedeceğim
Yepyeni otomobillerden evlerden
İnanmayacaksın.

Sokakta bir adam sana laf atacak
Tutup öldüreceğim
Sevinmeyeceksin

Kutuplara gideceğim senin için
Öldü mü kaldı mı diye
Düşünmeyeceksin

Sonunda iskambil kağıtlarından
Bir köşk yapacağım sana
Şaşırıp kalacaksın.
Ü.Y.Oğuzcan
Ismail KIRTILLI 07/05/2001 : 15:35:09
AYRILIK

İki rayı gibiyiz
bir tren yolunun
yakın olması
neyi değiştirir
son istasyonun

------
Cephede

Aslında ben daha güzel ölürdüm
arka bahçede askercilik oynarken
tahta tüfeğimle toprağa uzanır
annemin sesiyle doğrulurdum hemen
-Çabuk kalk üstün kirlenecek hınzır!
Yerdeyim yine bak anneciğim
n'olur kızma adımı çağır

-----
Yalnızlık

Şemsiye yapımcıları
ıslanmaktan
tek kişiyi koruyacak genişlikte
kesince kumaşları
yağmur değil
yalnızlıktır yağan

Daha da hüzünlendirir her gece
kentin sokaklarını
bekçinin nefesiyle
düdüğün içinde dönen
nohut taneciğinin
yalnızlığı

Ne çok sevinirim bilseniz
bir yılan
mezarıma girerde
göğüs kafesimin kemikleri içinde
kış uykusuna
yatarsa

-----
ÇOCUK VE HÜZÜN


I
Ne zaman bir çocuk ölse
gözü evlerinde
annesinin kavurduğu
helvada
kalır

II
Yoksul bir çocuk görsem
yağmur altında üşüyen
köprü olmak geçer
hiç değilse
içimden

III
Her akşamüstü oyuncakçı
camekanından
çocuk ellerinin
izlerini
siler


Sunay AKIN

Ismail KIRTILLI 07/05/2001 : 15:09:26
Dudak Payi

çay bardaginda
birakilan dudak payi
kadar bile
uzak kalamam
gözlerine

yakin olsun isterim
ellerime ellerin
yanindaki beton binaya
yaslanmasi gibi
köhne bir evin

seni bir çivi
gibi çaktim
çünkü beynime
ve toplayip
bütün kerpetenleri
attim denize

Sunay Akin
M. Orhun Eskici 04/05/2001 : 00:31:56
Yaşamak hayatı
bir şiir sıcaklığında
mısra,kafiye uyum derdine düşmeden
Öylesine
Yaşamak
...

Bir şiir sıcaklığında
...
Kenan Kablan 12/04/2001 : 13:52:04
UYANMAK
Bir geceyi böldü birdenbire
Bir rüyayı darmadağın ediverdi
Bir uyanı dirildi ve
Bir uyku öldü birdenbire

Dağılıverdi bilinmeyen yerlerine
Bilinmeyen yerlerinden gelmiş
Karmaşık esmer sarışınlıklar
Ve gittiler anılarındaki silinmeyen yerlerine

Oysa tam yükseliyorken sımsıcak
Bir avuntu anıtının boyutları
Bir yerde kesişti yakın uzak
Bir yerde somut kıldı soyutları

Rüyadaki yaşam doğru-yalan
Tam andıracakken yaşamdakileri
Daha aldatılanlarının bitmesi başlamadan
Azalan, ufalan, yok olan

Söylemeli şiirini korkusuz onun da
Zor bir deyim rüya
Sakıncalı ve kuskusuz eninde boyunda
Hani bir ayna kırılır ya

O da almalı yerini
Birdenbire kırılan aynadan
Saklayıp süsleyip değiştirdiklerini
Önündeki ardındaki kırıklardan

Ürküyordur ve hep ürkecek
İki dünya uyuması uyanması
Bilmeli ki daha gerçek
Aynadan aynanın kırılması
Kenan Kablan 12/04/2001 : 12:09:05
Çoklarından düşüyorda bunca
Görmüyor gelip geçenler
Uzanıp alıyorum
Solgun bir gül oluyor
Dokununca
Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Kahve otel köşesinde
Ya yurdun uzak bir yerinde
Nereye gitsem bu aksam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar kağıtlar arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor
Dokununca
Ya da yalnız bir kızın sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin başını yastıklara koyunca
Kimide gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz aylar ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut o hüzün bulutunda
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor
Dokununca
Evlerde duraklarda ıssız yazılarda
Aksamları gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor kaçıp gitmek istiyor
Yollar ya da anılar boyunca
Alıp geliyorum
Uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta
Ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor
Dokununca…
M. Orhun Eskici 12/04/2001 : 00:11:09
İSİMSİZ ŞİİR


Korku dolu gecelerde öğrendim, cesur olmayı
Bazen gamsız, bazen kararsız, bazen umarsız
ve bazen de yalnız

Evet, yalnızdım çoğu zaman
kalabalıklar içerisinde bile

Başı her zaman dik,
engin dağlar gibi de değildim
Örselendim, yalpalandım ve çok sallandım
Bazen rüzgarla savrulan yapraklar gibi, gitsem de uzaklara
kopmadım,
kopamadım asla senden, hiçbir zaman

Yalan dolu, kaybolmuş hayatlarda öğrendim doğru olmayı
ve yine o kayıp hayatlardı ayıran beni doğrulardan
ve fırlatan bir o yandan bir bu yana
O garip diyarlara


"Herşey bitti" dediğim anlarda gördüm,
ümidin o ısıtan sıcaklığını
İçine işlerdi insanın
"Haydi, tekrar kalk" diye
Koşardım yeniden, durmaksızın
ümitle tırmanmaya çalışıp

Yaklaşırdım
her an karşıma çıkabilecek bir yeni düşüşe

Pişmanlıklardı benim yol gösteren fenerim,
ve o unutuşlar
en büyük düşmanım
beni benden
beni senden alıkoyan
O sessiz , o sinsi unutuşlar ......

Kaç kere bozdum
kendime verdiğim sözleri
ve çoğu defa unuttum
Seni
sana dair güzellikleri

Aslında biliyorum,
bir çıkış
başka bir çıkış yok

Yine sana gelir tüm yollar
Sende diner susuzluk
ve sende biter hasret nihayet
ve ben de geleceğim sonunda, şüphe yok

Ya şu anki gibi yavaş yavaş
veya bir anda
Şimşek hızıyla

SON( Şimdilik) 12/09/2000
M. Orhun Eskici 07/04/2001 : 18:18:48
Dün,
Bugündü
Aslında bügün
yarındır!
O günse
Aydınlık bir gündür
Uzun zamandan beri
yollarında
hasretinle beklediğim...

..........
.........
.........
Ismail KIRTILLI 07/04/2001 : 17:59:55
YASAYABiLME iHTiMALi

Soguk ve sehirlerarasi
otobuslerde vazgectim
cocuk olmaktan
ve beslenme cantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

ben seninle bir gün Veyselkarani'de haslama
yeme ihtimalini sevdim.

Ilkokulun silgi kokan, tebesir lekeli yillarinda
(Ankara'da karbonmonoksit sonbaharlar yasanirdi o
zaman) özlemeye basladim herkesi... Ve bu hasret oyle
uzun surduki, adam gibi hasretleri ozlemeye basladim sonra..

Bizim Kemalettin Tugcu'larimiz vardi...
Bir de camlarin bugusuna yazi yazma imkani...

Yumurta kokan arkadaslar ile paylasilan
kahverengi siralarda, solculuk oynamaya basladik...
Ben doktor
oluyordum sen hemsire, geri kalanlarda kontrgerilla...
Kirmizi boyalarla umut ikliminde harfler yaziliyordu,
puturlu duvarlara ve Turk Dil Kurumu'na inat bir
Turkceyle... Agbilerimizden ogrendik, S harfinden
orak cekic figurleri turetmeyi..

Ankara'ya usul usul karbonmonoksit yagiyordu.
Ve kapali mekanlarda sevismeyi oneriyordu
haber bultenleri....
Oysa Ankara'da hic sevismedim ben.
Disiplin kurulunda tartisilan askim olmadi benim..
(Sinifca gidilen pikniklerde kicimiza batan platonik
dikenleri saymazsak...)
Ankara'ya usul usul kursun yagiyordu.. Ve belli bir
saatten sonra sokaga cikmamayi oneriyordu haber
bultenleri... Oysa hic kursun yaram olmadi benim...
Ve hic mahkeme tutanaginda geçmedi adim..
Catismalarin ortasinda sevimli bir cocuk yuzuydum
sadece...

Sana siirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde ama
sen yoktun... Ben, senin beni sevebilme ihtimalini
seviyordum, suni teneffus saatlerinde... Okul servisi
seni hep amansiz, amansizca bir lojman griligine
goturuyordu... Ben senin benimle Tunali Hilmi
Caddesi'ne gelebilme ihtimalini seviyordum...

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum...

Yaz sicagi topraga cekiyordu tenimin catlamaya hazir
gevrekligini... Sonra otobus oluyordum,
kirik yarik yollarin care bilmez surgunu...
Ne yana baksam dag ve deniz saniyordum Mus
ovasinin yalanci maviligini... Otobus oluyordum bir
sure... Yanimizdan gecen kara trenler ile yarisiyordum,
yanagim otobus caminin garantisinde...
Otobus oluyordum... Bir ulkeden bir ic ulkeye...
Cocukluguma yaklastikca buyuyordum...
Zap suyunun sesini basina koyuyordum sarkilarimin
listesinin... Korkuyordum... Sonra iniyordum otobusten...
Carsidan bizim eve giden, omrumun en uzun, omrumun
en kisa, omrumun en cocuk, omrumun en ihtiyar yolunu
kosuyordum... Cunku sonunda annem oluyordum babam
kokuyordum sonunda...

Soguk ve sehirlerarasi
otobuslerde vazgectim
cocuk olmaktan...
Ve beslenme cantamda
otlu peynir kokusuydu babam...

Ben seninle bir gun Van'daki bir kahvalti salonunda...
ben seninle bir (sadece bilmek zorunda kalanlarin bildigi)
bir yol ustu lokantasinda...
Ben seninle Agri dagi'nin mistik ve demli bir cay
kivamina bakan Dogubeyazit'in herhangi bir toprak
daminda...
Ben seninle herhangi bir insan elinin terli
cografyasinda olma ihtimalini sevdim...

Ben senin,
beni sevebilme ihtimalini sevdim.!

92 - 96 Cihangir, Kuzguncuk
Y.Erdoğan
Ismail KIRTILLI 07/04/2001 : 00:44:33
Sari Lira Gibi Ömrünüz

"Yasamak Degil, Beni Bu Telas Öldürecek"
Dedigi Gibi Sairin;
O Telasla, Birakin Paris Yolunda Ilik Rüzgarlara
Taratmayi Saçlarimizi
Sevdigimizle Doyasiya Bir Sohbet Bile Edemedik
Biz...
Gözümüz Saatte Söylestik Hep,
Kosusur Gibi Sevistik, Yarisir Gibi Çalistik.
Hep Yetisecek Bir Yerler Vardi
Aranacak Adamlar, Yapacak Isler...
Bir Sonraki Günün Telasi, Bir Öncekinin Tersine
Bulasti;
Baskalarinin Hayati, Bizimkini Asti.

Kör Karanlikta Çalar Saat Sesi Yerine;
Kusluk Vakti Kizarmis Ekmek Kokusu
Veya Yavuklu Busesiyle Uyanma Düslerini
Ha Babam Erteledik.
20'li Yaslardayken 30'lara Kurduk Saatin Alarmini,
30'larimizda 40'lara, Belki Sonra 50'lere...
Lakin Öyle Yanlis Kurgulanmis Ki Hayat,
Kuslukta Uyanma Firsatini Sundugunda Size
Artik Uyku Girmez Oluyor Gözlerinize...

Doyasiya Söylesmek,
Telassiz Sevismek Için Bol Zamana Kavustugunuzda,
Söylesecek, Sevisecek Kimsecikler Kalmiyor
Yaninizda...
Özenle Yarina Sakladiginiz Bir Sari Lira Gibi Ömrünüz;
Vakit Gelip Sandiktan Çikardiginizda,
Bir De Bakiyorsunuz Ki,
Tedavülden Kalkmis...


Erel Bleda


leventiscan 05/04/2001 : 18:31:15
BÜYÜ

Şeytan dağındaki mağarada
Duydum, büyücü bir kadın yaşarmış
Aşka inanmayan taş kalplileri
Büyüler, kara sevdalı yaparmış.

Yüreğimde yenilginin acısı
Yollandım şeytan dağına
Az gittim uz gittim bir akşam üstü derken
Vardım büyücünün mağarasına.

Dedim ki, bir halden bilmeze düştüm,
Al bütün varımı yoğumu
Bir büyü yapta anlasın
Sevdanın ne yaman şey olduğunu.

İki yürek oydu iki taştan,
Koydu bulanık bir suya
Üç vakit sonra gel diye
Seslendi kör kuyuya.

Üç gün, üç ay, üç yıl bekledim
Derken bir akşam üstü çalındı kapım
O kendini beğenmiş deli dolu kız
Ne hale gelmişti Allah'ım!

Kara gözlerinde şimdi
Kara gecelerin acısı vardı
Ağladı kapandı ayaklarıma
Sev beni, sev diye yalvardı.

Git dedim istemiyorum artık
Biraz da sen öğren ağlamasını
Geceler boyu duy bir yol
Yalnızlığın kahreden acısını.

İnanmayın dostlar, inanmayın...
Ne büyü var ortada ne de büyücü.
Yıllardır kendimi avutmak için
Uydurdum bu yaşanmamış öyküyü...


Erdoğan ALKAN

Ismail KIRTILLI 02/04/2001 : 11:55:14
ÜÇÜNCÜ SAHSIN SiiRi

gözlerin gözlerime degince
felaketim olurdu aglardim
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdigin vardi duyardim
çöp gibi bir oglan ipince
hayirsizin biriydi fikrimce
ne vakit karsimda görsem
öldürecegimden korkardim
felaketim olurdu aglardim

ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
agaçlar kus gibi gülerdi
bir rüzgar aklimi alirdi
sessizce bir cigara yakardin
parmaklarimin ucunu yakardin
kipiklerini egerdin bakardin
üsürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu aglardim
aksamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardi
limandan bir gemi giderdi
sen kalkip ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalirdin
hayirsizin biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarina aldi mi
felaketim olurdu aglardim

Atilla Ilhan(1955)
leventiscan 01/04/2001 : 13:33:28
BU DA ŞİİRMİŞ

Umut kapıların ardındaymış.
Kimi farkında,kimi değilmiş.
Hayal gerçekmiş,gerçekse hayal.
Zaman ya varmış,ya yokmuş.
Yalan saklıymış sevgide.
Leyla Ferhat’a aşıkmış aslında;
Mecnun da delinin tekiymiş.
Şirin’i sorarsanız;
Üçünçü sınıf bir kadın,
Geçenlerde çölde görmüşler, ,
Süt kuyusu arıyormuş.
İki kere iki
sekiz edermiş aslında.
Dünya sekizgenmiş. Enflasyon gelişmekmiş.
Stres büyük bir zevkmiş.
Hava kirliliği bahaneymiş,efendim.
*********lik namusmuş.
Yazılanlar masalmışmış.
Bu da şiirmiş.

Ethem KELEŞTEMUR


levent
Akın Arslan 29/03/2001 : 17:56:03
Merhaba,

Şiir duyguların diliymiş. şiir yazmak olduğu kadar okumak da insanı oldukça etkiliyor. Düşünsenize bir kere; bir düz yazıyı okuduğunuzda yazanla aşağı yukarı aynı şeyleri algılarsınız...

Ama şiir öyle mi? Okudukça siz de kendi dünyanızda geniztiye çıkarsınız. Sanki biran şairin dünyasından uzaklaşırsınız. Sanırım en güzel meditasyonlardan birisi şiir okumaktır.

Bol şiirli günler dilerim.

AA
atakan 29/03/2001 : 12:39:02
UNUTAMIYORUM!
Zaman, gece tarısı;
Yine seni düşünüyorum;
Islak gözlerim camda;
Belki gelir diyorum;
Öylesine sevdim ki!
UNUTAMIYORUM!!!
Oguzhan Dirican 28/03/2001 : 17:57:58
yağmuru seviyorum,
senin için döktüğüm gözyaşlarına karışıyor,
güneşi seviyorum,
gözlerine baktığımda gözlerine karışıyor,
rüzgarı seviyorum,
şarkılarımın sözlerine karışıyor,
Ama hiçbirini sevmiyorum,
Çünkü hepsi saf sevgime karışıyor


0.83 saniye.
02:15:39, 27 Temmuz 2026, Pazartesi

Buradaki yazılar, yazarlarının ve Koniks.com®'un izni olmaksızın hiçbir yazılı, görsel yada sesli yayın organında yayınlanamaz. Eğitim amacı dışında, herhangi bir şekilde çoğaltılması yasaktır. Eğitim amaçlı çoğaltıldığı durumlarda, yazarla ilgili bilgilerin ve URL'nin belirtilmesi zorunludur.

Bu web sitesi bilgilendirme amacıyla iyi niyetle, amatör bir ruhla hazırlanmıştır ve yer alan her türlü bilgi genel nitelikte olup, doğruluğu, eksiksiz olması, güvenilirliği, yeterliliği ve güncelliği hiçbir surette sitemiz tarafından garanti ve taahhüt edilmemektedir. Yer alan görüş ve yorumlar tamamen Koniks.com üyelerinin kişisel görüşlerini yansıtmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak iş kurma/yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir ve söz konusu bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan Koniks.com sorumlu tutulamaz.

© 2000-2026 Koniks.com İletişim   ||   Kullanım Şartları   |   Kurallar   |   Sitenin Kullanımı   |   Gizlilik   |   Yardım