insanlar kendilerini gecekonduların arasındamı yoksa konakların,yüksek yapıların,sanat eserlerinin arasındamı asil hisseder?"insan kulübede ayrı düşünür,sarayda ayrı"demiş filozof.kulübeler arasında dolaşan bir halk neden okusun,düşünsün,üretsin?ama kadim yapılar arasında kendini asil hisseden insanlar daha yükseğe çıkmaya,daha derin düşünmeye,ülkesinden,sokaklarından gurur duymaya ve huzur bulmaya başlamazlar mı?böyle bir topluma bir kerede ulaşılamaz.ancak adım adım ulaşılabilir.bana o adımları söyleyin...
YORUM YAZ
Tartışmaya katıl
Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.
Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar
Orijinal yazı
Son 4 yorum (en yenisi önce)
29/12/2005 : 13:02:06
:)
"kulübeler arasında dolaşan bir halk neden okusun,düşünsün,üretsin"
Bir de bunun tersini düşünün.Kulübeler arasında doşalan halk da düşünür ve üretir.Ve asıl "dramatizm" orada başlar.Herşeyi görür,bilir ve anlar çünkü.Adaletsizliği,düzeni,yanlışlığı.Aslında sizin söylediğiniz iyi olan seçim.Düşünüp,üretmeyen insan acı da çekmez.Belki yan komşunun kızına duyduğu aşk ve arabesk filmlerin bol ağıtlı görüntüleryle avunabilir.Ama bizim halkımız için bunu söylemek acımazsızca olur.Onlar klübede de yaşasa,görür,bilir,hisseder ve hatta üretir.İşte asıl acıklı olan da budur.
"kulübeler arasında dolaşan bir halk neden okusun,düşünsün,üretsin"
Bir de bunun tersini düşünün.Kulübeler arasında doşalan halk da düşünür ve üretir.Ve asıl "dramatizm" orada başlar.Herşeyi görür,bilir ve anlar çünkü.Adaletsizliği,düzeni,yanlışlığı.Aslında sizin söylediğiniz iyi olan seçim.Düşünüp,üretmeyen insan acı da çekmez.Belki yan komşunun kızına duyduğu aşk ve arabesk filmlerin bol ağıtlı görüntüleryle avunabilir.Ama bizim halkımız için bunu söylemek acımazsızca olur.Onlar klübede de yaşasa,görür,bilir,hisseder ve hatta üretir.İşte asıl acıklı olan da budur.
19/12/2005 : 20:19:43
| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - İNCİ BENCE ADALETLİ DAVRANILMALI HER İŞTE, HER KONUDA, HER SEKTÖRE KARŞI, HER İNSANA KARŞI ADİL OLUNMALI. DAHA SONRA DÜRÜST DAVRANILMALI, İNSANLAR NE İŞ YAPARSA YAPSIN (DEVLETİ YÖNETENDE, TUVALET TEMİZLEYENDE) ŞEREFİYLE NAMUSUYLA, İŞİNİN HAKKINI VEREREK YAPIYORSA YAPTIĞI İŞTEN GURUR DUYMALI, YAPMIYORSA UTANMALI. ÇALIŞMALI İNSANLAR ÇALIŞMANIN MEYVASINI ALMALIKİ, ÇALIŞMA, ÇALIŞKANLIK TEŞVİK EDİLEBİLSİN. GERİSİ SONRADAN GELECEKTİR BENCE. ARDINDAN İYİ EĞİTİMDE GELİR, BAŞARI DA GELİR . |
24/01/2005 : 09:16:25
BENCE ADALETLİ DAVRANILMALI HER İŞTE, HER KONUDA, HER SEKTÖRE KARŞI, HER İNSANA
KARŞI ADİL OLUNMALI.
DAHA SONRA DÜRÜST DAVRANILMALI,
İNSANLAR NE İŞ YAPARSA YAPSIN (DEVLETİ YÖNETENDE, TUVALET TEMİZLEYENDE) ŞEREFİYLE NAMUSUYLA, İŞİNİN HAKKINI VEREREK YAPIYORSA YAPTIĞI İŞTEN GURUR DUYMALI, YAPMIYORSA UTANMALI.
ÇALIŞMALI İNSANLAR ÇALIŞMANIN MEYVASINI ALMALIKİ, ÇALIŞMA, ÇALIŞKANLIK TEŞVİK EDİLEBİLSİN.
GERİSİ SONRADAN GELECEKTİR BENCE.
ARDINDAN İYİ EĞİTİMDE GELİR, BAŞARI DA GELİR .
KARŞI ADİL OLUNMALI.
DAHA SONRA DÜRÜST DAVRANILMALI,
İNSANLAR NE İŞ YAPARSA YAPSIN (DEVLETİ YÖNETENDE, TUVALET TEMİZLEYENDE) ŞEREFİYLE NAMUSUYLA, İŞİNİN HAKKINI VEREREK YAPIYORSA YAPTIĞI İŞTEN GURUR DUYMALI, YAPMIYORSA UTANMALI.
ÇALIŞMALI İNSANLAR ÇALIŞMANIN MEYVASINI ALMALIKİ, ÇALIŞMA, ÇALIŞKANLIK TEŞVİK EDİLEBİLSİN.
GERİSİ SONRADAN GELECEKTİR BENCE.
ARDINDAN İYİ EĞİTİMDE GELİR, BAŞARI DA GELİR .
24/01/2005 : 00:45:16
Bence ülkemizde en çok bilgiye önem verilmeli. İnsanlkarın ağzında bir torpil lafı sakız olmuş gidiyor. Sürekli torpilin varsa olur lafını dinleyerek yetişen bir nesilden ne beklersinizki? Kendini nasıl yetiştirme, öğrenme isteği olsun? Ben okudukça, hayaller kurdukça duyduğum tek cümle;'' arkan varsa! yoksa bişey olmazsın'' olmuştur. Bence ilk adım bu bilginin önemini halkımıza anlatmak. İkinci adım ise şerefli, dürüst insan olmanın önemini kavratmak.
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz