Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

26/11/2004 : 16:23:14
Yorgundun.. Kimbilir kaç öykü gecesini geride bırakmıştı bedenin. Kaç yolculuğu ertelemek zorunda kalmıştı gözlerin? Bense bekliyordum seni simsiyah bir gölgenin ruhuma yansıyan belli belirsiz silüetinde. Kayıp bir nota vardı kalbinden yükselen sesler arasında; bugüne dek hiç kimsenin tamamlamasına izin vermediğin. Günlerce rüyalarımda o kayıp notayı aradım durmaksızın..
Her bir notayı denemek için vaktim var mıydı?
Denesem bulabilir miydim?
Ben yine de sesini ve belkide sesimizi tamamlayacak o notayı bulabilmek uğruna denemeliydim. Belki böyle bir nota yoktu; belki eksik olan bambaşka bir şeydi ve belkide süregelen her şey boşunaydı.
Yanılmış mıydım?
Kimbilir?!
Devam edecek miydim?
Sonuna kadar..
Kimdin?
-
Aslında varlığına anlam katan yokluğundu. Çünkü ben asıl yokluğunla savaş içindeydim. Tüm sorular ve yanıtlanmasını beklediğim tüm cevaplar varlığına giden yolda karşıma çıkan, yokluğunda saklıydı.
Yok…
Yokluk…
Yokluğun…
Birbirine bağlı ve ayrılması güç bağlara sahiptin. Seni oluşturmaya çalışırken kullandığım kelimelere giden yolda, son’lara alışmak zorundaydım. Çünkü her harfin koşullandığı kelime sonlardan oluşuyor ve tam başlangıç noktasına gelirken, yeniden sona doğru yol alıyordu. Gücümün son sınırına kadar seninle olacaktım. Yıllarca kaybettiğim, yitirdiğim ve bir bıçak gibi bedenime sapladığım kelimelerimin artık uyanma vakti çoktan gelmişti. Gecenin ilerleyen saatlerinde beynime kazıdığın cümleler, içimdeki kırmızıyı esir alıyor ve sana boyun eğmemek için beni ele geçiriyordu. Sesinden yükselen alevleri hissetmemek imkansızdı. Ağzından çıkan her harf önce yavaş sonra çok hızlı bir şekilde beni öldürüyordu.
Ölüyordum…Ölmeme izin veriyordun. Benim öldüğümü gördükçe sen de can çekişiyordun. Biliyordum. Ne ben ne bir başkası; ne sen ne bir başkası olmayacaktı. Biz gecenin çocuklarıydık. Gecenin sevgilileri…Zamanın bir noktada durmasını sağlayıp, geçmişi geleceğe çağıran bizdik! Geçip giden yıllar boyunca hislerimiz birbirini takip etmişti. Biz de hislerimizi..

Buluştuk...

Son 1 yorum (en yenisi önce)

24/03/2005 : 19:06:03
Ayrılıklar da tek kürek çekiyor kimi zaman...gitti..gitmesine bir şey demedim ve gitti..

geri dönecek mi?
yazılar kimin için yazıldı?
söz nereye düştü?
sorular neden çoğaldı?

yolu açık olsun diyebimeli bazen
ve bazen sessizliğin altından tıpkı bir su gibi fışkırmalı...
zaman akıyor..
dur demek istemiyorum..
yaşıyorum
ve yaşadıkça varolacakları düşündükçe
kaybetmiyorum..
varsın gitsin