Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

17/09/2004 : 01:56:40
HASRET

Şu karışık yazıyı tepeye koymayın.
Dikkat edin, rüzgar atmasın.
Güneşe koymayın rengi solmasın.
Beni sevmeyen dile almasın.
Hasret gittim, sizi görmeye.
Mecbur oldum bu yazıyı yazmaya.
Ben bir garibim yoktur kederim.
Ölürsem hasret giderim.
Belki fani dünyadan çeker giderim.
Bu hatıra yazıyı saklayana teşekkür ederim.
Bu yazıya bakıp ta dalmayın sakın!
Kıymeti yok işte, yırtıp atın.

Son 30 yorum (en yenisi önce)

28/09/2005 : 14:17:09
BİR GARİP MELANKOLİ


Kopmuş içimdeki,
Bütün duygular..
Son bir elveda kaldı
ve
Senden arta kalan
Bir garip melankoli.
Hiç bir şey.
İstemem gözlerinden,
Yeteneksiz sözlerinden.
Çalar saatin tiz sesinden
ve
Çıkarken kalan terliklerinden.
Tek ve yek kalan
İstemediklerimden,
Bir garip melankoli..


Hascen
27/08/2005 : 21:26:55
Hangi şiiri beğendiğinizi belirtirseniz, kutlamanız doğru kişiye ulaşır.
27/08/2005 : 15:48:35
cok güzel bir şiir hem de mistik. insanı alıp sürüklüyor. şairi kutluyorum.
18/02/2005 : 14:43:49
Bende hakedenle dalga geçmekten çok fazla zevk almışımdır. İyi mi kötü mü olduğuma hiç karar verememişimdir. Benden çok daha fazla kötü insanlar var benden çok daha iyi insanlarda var. Bu çok karmaşık bir kavram. Sadece şunu diyebilirim ve kendimle gurur duyuyorum. İki ülkeme de sonuna kadar sadık kaldım, tek bir kuruş haram yemedim. Kimseyide kandırmadım. Ama bu iyi olduğum anlamını maalesef vermiyor.
18/02/2005 : 14:30:33
BEN İYİYİM VE İYİ YÜREKLİĞİM.

YİNE HER İHTİMALE KARŞI İNSANLARDA ZARAR GÖRMEMEK İÇİN ONLARDAN KAÇARIM.

EN BÜYÜK KÖTÜLÜĞÜM İNSANLARA, ONLARI SİNİRLENDİRMEKTEN ZEVK ALMAK OLMUŞTUR.
18/02/2005 : 14:24:17
Allah ne yaparsa en iyisini yapar.Sevgili deniz kötü olduğunuza inanmıyorum.
Biz sadece olayların sonunda sonucun bizim için kötümü yoksa iyimi olduğunu anlayabiliriz.Birde dünyada kötüleri görmez isek iyileri nasıl bileceğiz ki
en iyisi başımıza gelen her olayı kötü de olsa iyiye yormak mutlu olmak içinde bunu yapmak gerek li bence.
saygılar;
18/02/2005 : 14:04:09
Ben kötüyüm ve karşıma hep iyiler çıkıyor onlara zarar veriyorum. Neden Allah bu adaletysiliği yapıyor onu merak ediyorum.
18/02/2005 : 00:57:23
BİR AŞK VAK’ÂSI

Kırmızı tomurcukla başlar bazı aşk öyküleri

Yeşil usâreler, safran, zerdeçal

ve ahududu simyâlarıyla daim olur

Sinâmeki, Hatmi, a priori derken

Yarı kanlı etler, hazlar ve kıyleler

Katılır alâyişe

Nemli esrarlar, gri serzenişler, hodbinler

Günü yenile ağaran

Parafin gözlü levreklerin peşine takılır

Sofrasında, nihâleden gayrı

Hiçbirşey bulunmayan

Incalız toplayıcıları, ıştın tüccârları.

Ve ıstarnacılar

Matbaa amelelerinin, gassalların ve sakkaların

Gizemli aşklarını beslerler biteviyye.

Elyesa’yı, minyatürcüleri, Bahira’yı,

Haddehâneler’in sümüklü ve cılız eytamını

Satrapları, Surp Agop kilisesinin önünden geçenleri

Dehlizlerde karşılar kayabalığı aşkları.

Hâleli ahtapotların, sarı asmanın, Ta-Ha suresinin,

Zembilli Âlî Efendi’nin, mavi gözlü kara kedinin,

Âmâların, ehl-i vecd’in, katastrofun, pavuryanın,

Aywazowsky’nin, pençe-i şir’in ve hurufîlerin

Şuuraltlarının hülâsası aslında birer

Kızıl-Yeşil ve tuhaf aşk öyküsüdür.

Mezarları kadınların,

Göğüslerine kadar derindir

Ve başları kıbleye dönük.

İfşâ ve fâş, yosma ve fâhişe,

Esztergom papazları, Goliath ve Karkinos eklipsi,

Mavi Rus kedilerinin boyunlarındaki gerdanlık

Ve tüm zamandışı kâtiller,

Başaşağı gömerler Maktûller’i,

Aksine geleneğin.

Kiraz dudaklı militan,

Kuşlama yapar Mevlânakapı’daki Alewi mahallesinde.

Hâlden bilmez bir mah-rû,

Pusu kurar Kuzey’den gelenlere.

Kader’in bekâreti bozulur üçüncü gözde.

Varıldığında Sidre-i Müntehâ’ya

Çıkar ok yaydan.

Aşk,

Yakasında bir dünya malı olduğu hâlde

Akıp gider,

Pardali bir tilkinin yelesinden aşağı.

Lekesiz Horoz üç defâ öter gece boyu

Ve sabah olduğunda baladları duyulur,

Asılı kalanların Araf’ta.

Sedir cini okur fermanı,

Karar sâbittir;

Artık muhammaraları,

Tâdeler yoğuracaktır gözyaşlarıyla.

Aşk akîm kalır,

Litotomi masasında ve o dem,

Her yan kızılca kıyâmet, sahtiyan ve Ave Maria’dır.

Empathiler, kömür kentlerin pastoral senfonileri,

Prelüdler, çomaklar, karabiber yaprakları,

Dinginliklerin kaza neticesi ölümü,

Sühâ ve Hacc Farizâsı,

Şeyh ile *******, vefâ, yengi, özlek ve

Balık gözüyle aşk retorikleri yağar,

Kaliyl tarafıma.

Kızıl tomurcuklarla başlayan aşk öykülerinin

Bilinmeyen bir tayfı mavidir,

Diğer yanı ise yalamuk.

Miara vurulduğunda ‘Sahne-i Şuhud’,

Çöker carton-pierre tavan ve,

Kırılır kahpe çark...

1997-Athina

Dr. Hakkı Açıkalın
17/02/2005 : 22:47:17
Allah kötüye daha fazla şans veriyor sanki. İyiyinin ise sabrını sınamak için acı çektiriyor.

Benim hazmedemediğim olay neden iyi insanların karşılarına kötüleri kötülerin karşılarına iyileri çıkarttığıdır.
17/02/2005 : 14:23:53
AMA SONUNDA O GÜNDE DOĞRU BULMADIĞIMIZ OLAYIN,
SONRADAN DOĞRU OLABİLDİĞİNİ GÖRÜRÜZ.

HAKKIMIZA ÖYLE HAYIRLIYMIŞ DERİZ.
17/02/2005 : 14:00:42
bazen biz haketmediğini düşündüğümüzdede veriyor
ALLAH ne yaparsa en iyisini yapar.
17/02/2005 : 13:24:51
EVET ÖYLE

HAKETTİĞİ GİBİ,

HAKETTİĞİ ŞEKİLDE,

HAKETTİĞİ KADAR!!!
17/02/2005 : 12:18:22
SANA BAKMAK


Herşey yazılabilir

Bir beyaz kağıtla

Uçak örneğin, uçurtma mesela.

Altına konuşulabilir

Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için

Sallanan bir masanın.

Veya şiir yazılabilir

Süresi ötekilerden kısa

Bir ömür üzerine..
17/02/2005 : 12:06:59
Masal

Masal bu..
Seni sevmek bir masal
Bütün düşler seninle
Sebebim sensin
Ey Sevgili
Kalbim güller içinde

Saklamadım
Hiçbir zaman
Ne nefreti ne de aşkı
Böylesine bir zamanda
Sevgililer düş masalı

Bir ormanda yasaklı
Kurtlarla kuşlar yaşar
En içinde, en derinde
Küskün bir peri saklar

Güller açar ipekte
Masallarda buluşur
Yıldızlar düşer suya
Gizli bir aşk dokunur

Sana aşık olmaktır
Böyle masal anlatmak


Bu yüzdendir hem aşkı
Hem de eski masalları
Tek başına
Yaşamaktır

Özel Arabul

16/02/2005 : 19:11:26
BİR BENEKLİ KURT ŞİİRİ

Kızıl kışlara boğulduğunda Marple Sırope

Aşk, kaba kuyruklu bir benekli kurttur.

San’attan düşmüş bir ihtiyar bekler yolda,

Tammuz efendilerinin kara kadehlerini.

Zarâfet kasları ve kadın çoraplarıyla yakalanır,

Sağ ayağını tuzağa kaptıran alatav ergen.

Aks’i suya düştüğünde bir bâkirenin,

‘El’ân Kemâkan’ diye haykırır Zaman.

Ebrulî bir aynaya saklanır Apatsza,

Bir fâhişe, yıkar ayaklarını Ayazma’da.

Gün gelir, devrilir idoller,

Ayaklanır ifşâat, şerbetli topuğundan.

Somon dudaklarından öpüldüğünde,

Bir Jericho gülünün,

Kopar vâveylası yitik kumların,

Hazine dairesinde, sivri dillerin.

Kudurur, samyelinin yaladığı kayalar,

İhtiyar ölür, dirilir bir deli vaşak.

Neden, yalnız genç kızlar zeytin sağar,

Diye hayıflanır palikar.

Sübyancılar, onaltı yaşında bir Macar kızının,

Yüreğini çıkarır St. Paul kuyusundan.

Kudas yenir, eslah kuşanılır,

Ve,

Hayat etini satar Rades banliyösünde.

Altun’dan bir ustura keser işâret parmağını,

Muhteris bir karadulun.

Duha vakti,

Tahiyatta yakalanır,

Güzeller güzeli bir cadu.

İncil Kilisesi’ne sığınır,

Gece kalpazan, gündüz puşt.

Ayyuka çıkar bir kedi,

İntikam gelir dayanır kapısına,

Kızıl göğüsli bir benekli kurdun...

2001-Komotini

Dr. Hakkı Açıkalın
16/02/2005 : 16:18:07
Sevgili İnci şu günlerde koniks de pek birbirine düşeni ben göremedim. Eğer burayı kastediyorsan hangi konu başlığı altında olduğunu söylersen sevinirim.
16/02/2005 : 12:32:56
BEN SEVİYORUM BENDEN SATIRLARI YAZMAYI
HOŞUMA GİDİYORUM İÇİM DEN GELENİ YAZMAK
TABİ SADECE İÇİMDEN GELDİĞİ ZAMANLAR

YAZMAK İSTEDİM YİNE DUYGUSAL SATIRLAR
OLMADI BECEREMEDİM BU DEFA
OLMADI GÜZEL SÖZLERİN YANINDA
BU MANASIZ SATIRLAR

AKLIMA GELDİ BEN BUGÜN MANASIZMIYIM
NEDEN HİSSEDEMEDİM
SEVGİYİ HASRETİ ÖZLEMİ YÜREĞİMDE
BANA YILLAR SONRA ŞİİRLER YAZDIRAN BU İNSANLAR
NEDEN BUGÜN YAZDIRAMADI

BENMİ DEĞİŞTİM?
YOKSA ONLARMI?
NEDEN İLK GÜNKÜ ÖNEMDE DEĞİLLER GÖZLERİMDE
NEDEN İLK GÜNKÜ GİBİ MANALI GELMİYOR SÖZLERİ
VE NEDEN BUGÜN KENDİMİ UZAK HİSSEDİYORUM ONLARDAN.

TANIDIKÇAMI, TANIYAMADIKÇAMI BÖYLE DÜŞÜNÜYORUM
TANIMAK İSTEDİM, BENİ TANIMAK İSTEDİLER!!
BENLE PAYLAŞTILAR SORUNLARINI
ANLADIMKİ BEN DEĞİLMİŞİM SADECE SORUNLARI OLAN
BU DÜNYADAN MEMNUN OLMAYAN BEN DEĞİLMİŞİM SADECE

BUNLAR DEĞİLDİ HİSSETMEK İSTEDİKLERİM
BUNLAR DEĞİLDİ YAZMAK İSTEDİĞİM SATIRLAR

AMA HIRÇINIM BUGÜN SİZE KARŞI
YAZDIKLARINIZA KARŞI

NEREDE SEVGİNİZ VE NEREDE BİLGİNİZ
BİZİ HAYVANLARDAN AYIRAN AKLINIZ
İÇGÜDÜLERİNİZLE HAREKET EDİYORSUNUZ
BENİM YAPTIĞIM GİBİ

TARTIŞMAK GÜZELDİR,!! KONUŞMAK, ANLAŞMAK GİBİ!
AMA KIRMADAN, TARTIŞMAYA KIRACAK, KIRILACAK KADAR KENDİNİ KAPTIRMADAN

TARTIŞMAK GÜZELDİR BİR SONUÇ VARSA ORTADA
GÜZELDİR ALIP VERİYORSAK BİRBİRİMİZE BİRŞEYLER

AMA KIRMAK, SADECE FİKİRLER İÇİN KIRICI OLMAK
KÖTÜLÜK YAPMAK, BİRBİRİMİZE DÜŞÜRMEK!!

HAYIR DOĞRU DEĞİL

ORTADA KİMSENİN KUYRUĞU YOKSA EĞER,

KİMSE KUYRUK ACISI ÇEKER GİBİ SALDIRMASIN BİRBİRİNE


16/02/2005 : 11:47:09
ÖYLESINE SEVMISTIM

Simdi gidiyorsun, git
Bütün sabahlari üsüdügüm
Bütün gördügüm senli günlerim,onlarda gitsin
Içimde bir sarki
Gözümde bir isik kalmisti herseye inat
Kapat gözlerimi, sevdigim anlar da gitsin
Yildizlari da alsana yanina gökyüzünden
Sevdigimiz sarkilari da
Pencereme konan yusufçuklari da
Bana karanligi birak
Beni birak, beni böyle birak
Böyle ansizin, böyle yakisiksiz
Böyle anlamsiz, böyle daginik
Öyle kapida sususun
Öyle sarsak, öyle serkes, öyle çerkes durusun
Öyle saglam, öyle bir de vurusun
Koy beni sensizlige
Ve otursun içime kül gibi kor yanginin

Simdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yikma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmistim

Simdi gidiyorsun, git
Bütün sabahlari üsüdügüm
Bütün gördügüm senli günlerim,onlarda gitsin
Içimde bir sarki
Gözümde bir isik kalmisti her seye inat
Kapat gözlerimi, sevdigim anlar da gitsin

IBRAHIM SADRI


19/01/2005 : 00:04:57
HATIRINA DÜŞECEĞİM


Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında
Uzun uzun ağllayacaksın.
Ağlayacak!

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline
Ay da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik.
Kahrolacaksın...!

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgâr kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!

Gönlünden atamadığın gibi
Kafandan da silemeyeceksin beni
Düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!

Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kalemin de işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın!



Necip Fazıl Kısakürek


18/01/2005 : 17:44:54
Bis

Maske ölmek isteğidir sevgilim
takma yüzlerle yaşamak kendi tarihimizi
büyük kopmalar gerekiyor büyük hayatlar için
Kötülük her çağda din değiştiriyor
unutmanın borçları ödeniyor
ruhun imkanları adına
Kundakçı laser yakıyor jeneriği
Şairler gibi sözcüklere tapıyoruz bu dilsiz dünyada
anlam ve kelimelerin içinde bulunduğu koma
prova ediyor başka yüzyılların aynalarında
her kip kullanım hattında buruşuyor
aşk yoksa ölüm de yok
boşlukta kenetlenen ilk buluşma
çekimine girdiğimiz
tarihin parçalayamadığı çekirdek
Hiçbir oyun sonuna kadar masum kalmaz
bunce reel yaşanırken cinnetin enkazı
Metropoller hem İhtilal hem Devlet
el değmeden ayıklanmış ruhun bütün kanalları yayına hazır
oysa dehşet yatıyor derinliklerimizde
dans bittiğinde birimiz ölecek
Gümüş Kurşun hangisine sıkılmalı?
geniş tut bu dansın adımlarını
içimdeki demir kelebek
başkalarının gözlerini kamaştıran
savaş boyalarıdır imgenin dolaşımında
bulmaca kayıtlarına Siyah Kare
hikayeler kendi yasalarının içinden geçtikçe
kramp içindesiniz
yaygın vahşet günlük ölüm over dose

MURATHAN MUNGAN
17/01/2005 : 17:42:07
sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
herkesi sen dostmu sandın belki ol agyar olur.
sadıkane belki ol alemdar serdar olur.
yar olur agyar olur serdar olur dildar olur

K.Sultan Süleyman

Bu da yeni gelip şair olan arkadaşa!

17/01/2005 : 15:49:36
HASRET ÇEKMEYE HASRET ÇEKMEK
HASRET ÇEKMEYİ ÖZLEMEK

SİZ HİZ HASRET ÇEKMEYE HASRET ÇEKECEK KADAR
HASRETSİZ KALDINIZ MI??
17/01/2005 : 15:20:55
bu kadar şiir oku**** iki günde şaiir
olurum ben.
sonra bir şiir yazarım ki sana
anlatması kolay anlaması zor
yazması kolay okuması zor
içinde dünya yı anlatırım
anlayana içine sevgi eklerim
mutlu ederim seni becerebilirim.....

nasıl ama beş dakikada bu kadar sen bana zaman ver neler yapabilirim mehmet SÖKER
17/01/2005 : 15:01:41
KALAN

Bir şey kaldı gecelerden birinde
Senden.
Öncesinde bilinmemiş birşey,
Silinmez bir ses gibi giden..
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
Bir şey kaldı senden
Yaşamalar'ın arasında kaçamaklı.

Veriliş rengi başka, alınış rengi başka..
Söylemeye vakit kalmadan
Dudakların altına bırakılmış bir şey.
Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta..
Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.

Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz..
Seninle dolu, seninle sensiz bir şey..
Arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
Bulundukça aramaklı.

ÖZDEMİR ASAF



14/01/2005 : 12:54:08
Yıllarca dinlediğimiz türkülerden biri daha...Kime ait olduğu bilinmeden dinlediklerimizden..Belki işinize yarar belki yaramaz yine de bilmenizi isterim...



LEYLİM LEY

Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
Seher yeli dağıt beni, kır beni
***ür tozlarımı burdan uzağa
Yârin çıplak ayağına sür beni

Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yıldır uğramadım yurduma
Dert ortağı aramadım derdime
Geleceksen bir gün düşüp ardıma
Kula değil yüreğine sor beni

Sabahattin Ali

13/01/2005 : 20:00:36
ÇIRILÇIPLAK

Küstahlığıma nezaketim oturdu
Saadete kendime bakakaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Gizlenen insanların ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak
Selamımı tanıdıklar oturdu.
Saygı bekleyince alçaldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Kendini beğenmişler ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Ağlamayı ölenler oturdu.
kendimi ölmez sanınca ufaldım,
kararsızlık bir an sürdü.
Ölülerle dirilerin arasında bir ben kaldım,
Çırılçıplak.
Sonsuzluğu ufuklar oturdu.
Yarattığım dünyaların içinde daraldım.
Kararsızlık bir an sürdü
Başlangıç ile bitiş ortasında ben kaldım,
Çırılçıplak.
Aydınlığı bulutlar oturdu,
Yıldızlara doğru yol aldım.
Kararsızlık bir an surdu:
Varanlar ile duranlar arasında ben kaldım,
Çırılçıplak.

ÖZDEMİR ASAF


12/01/2005 : 16:38:46
DESTANSI ÖYKÜ'DEN


I
Üç yıl boyunca
hiç durmadan haberciyi bekledik
gözlerimizi dikip
çamlara, kıyıya ve yıldızlara.
Bir olup sabanın demiriyle, omurgasıyla geminin,
İlk tohumu arıyorduk
eski oyun yeniden başlasın diye.

Yaralarla döndük yurdumuza,
elimiz kolumuz tutmuyordu, ağzımız
tuz pas içinde.
Kuzeye doğru yol aldık uyandığımızda,
lekesiz kanatlarıyla bizi sislere salan
kuğuların yaraladığı yabancılardık.
Uluyan gündoğusu çıldırttı bizi kış gecelerinde,
yazları, ölmeyen günün acısında yitirdik kendimizi.

Birlikte getirdik dönüşte
Bu oyma kabartmalarını saygılı bir sanatın.


II
Yeniden bir başka kuyu bir mağara içinde.
Bir zamanlar kolaydı
Putlar, süsler çıkarıp derinliklerinden
Sevindirmek bize bağlı kalan dostları.
İpler kopmuş artık; yalnız kuyu ağzındaki izleri
Ansıtıyor bize, bizi koyup giden mutlulukları:
Kuyu ağzında parmaklar, ozanın deyişiyle.
Bir an taşın serinliğini duyuyor parmaklar
Ve taşa geçiyor gövdenin sıcaklığı,
Her kıpı, sessizlik dolu, damla akmadan
Ruhunu oyuyor mağara sanki kumarda ve yitiriyor.


III
"İçinde hançerlendiğiniz hamamı unutmayın."
Ellerimde bu mermer başla uyandım
Dirseklerimi yoran, nereye koyacağımı bilemediğim.
Bir düşe yuvarlanıyordu baş, ben düşten uyanırken,
Böylece birleşti yaşamlarımız, şimdi ayırması güç.
Bakıyorum gözlere, ne açık ne kapalı,
Konuşmağa çalışan ağıza konuşuyorum,
Tutuyorum derinin ötesine çökmüş yanakları.
Gücüm fazlasına yetmiyor.
Ellerim kayboluyor, sonra dönüyor,
Sakatlanarak.

IV
ARGONOTLAR
Ruha gelince,
tanıyacaksa kendini,
bir başka ruhun
derinliklerine bakması gerek:
hem yabancı, hem düşman, aynada gördük onu.

İyi çocuklardı yoldaşlarımız, hiç yakınmıyorlardı
yorgunluktan, susuzluktan, soğuktan,
ağaçlar ve dalgalar gibi dayanıklıydılar
rüzgârla yağmuru kabul eden,
geceyle güneşi,
onca değişim içinde hiç değişmeden.
İyi insanlardı, günlerce başlarını eğip
hep birden solu****
küreklerde ter döktüler,
kanlarıyla kızardı uysal derileri.
Kimi zaman türküye durdular, başlarını eğip
hintincirlerinin bittiği ıssız adadan geçerken,
köpeklerin havladığı burnun ötesinde,
batan güne doğru.
Kendini tanıyacaksa ruh, diyorlardı,
bir başka ruhun derinliklerine bakması gerek
Ve kürekler vuruyordu denizin yaldızına gün batarken.

Nice burunlar geçtik, nice adalar,
deniz bir başka denize karışıyordu,
martıları, ayı balıkları başka.
Gün oldu, mutsuz kadınlar yas içinde
dönmeyen çocuklarına ağladılar,
öfkeyle Büyük İskender'i sordu başkaları
ve Asya'nın derinliklerine gömülen kahramanlıkları.
Gecenin kokularıyla yoğun kıyılara demirledik gemiyi,
kuş cıvıltıları, suları elimizde büyük bir mutluluğun
anısını bırakan.
Ama hiç sonu gelmiyordu bu yolculukların.
Ruhları bir olmuştu küreklerle, ıskarmozlarla,
asık yüzlü pruvasıyla geminin,
dümen suyuyla bir,
yüzlerinin görüntüsünü kıran sularla bir.
Birer birer öldüler
başları eğik yoldaşlarımız.
Kürekleri belirtisi kıyıda yattıkları toprağın.

Kimseler yok adlarını anacak. Alın yazısı.

YORGO SEFERİS
11/01/2005 : 16:12:58
ah insan oglu
11/01/2005 : 15:33:12
ADA

Her insan kendi adasında yaşar
Takırdatarak dişlerini ya da terleyerek.
Gözyaşları, içer
Şeytanın edebiyat bilgilerini
Onun dişlerini takırdatması
Kimseyi yerinden kıpırdatmaz.

Her insan kendi dilinde konuşur
Ve hiç kimse anlamaz ne söylediğini
Kafasındakı ışığın.
Sonra iyi olarak da anlaşılmaz.
Düşkırıklığı ve incinmedir
Gerçek **********lıklar.


BERTOLT BRECHT


11/01/2005 : 11:33:10
TANRININ ANTONIUS'U BIRAKMASIDIR

Birdenbire duyarsan geceyarısı
görünmeyen bir alayın geçtiğini
eşsiz ezgilerle, seslerle-
artık boyun eğen yazgına başarısız
yapıtlarına, tasarladığın işlere
hepsi aldanışlarla biten-
ağlamayasın boş yere.
Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibi
hoşçakal de ona, giden İskenderiye'ye.
Hele kendini aldatmayasın demeyesin:
bu bir düştü, kulaklarım iyi duymadı;
böyle boş umutlara eğilmeyesin.
Çoktan hazırmış gibi bir yiğit gibi
böyle bir kente erişmiş sana yaraşırcasına,
kesin adımlarla yaklaş pencereye,
dinle duygulanarak, ama
yanıp yıkılmalarıyla değil korkakların-
son bir kez, dinle doya doya ezgileri,
o gizli alayın eşsiz çalgılarını,
hoşçakal de ona, yitirdiğin İskenderiye'ye.

Constantino KAVAFIS