18/02/2005 : 00:57:23
BİR AŞK VAK’ÂSI
Kırmızı tomurcukla başlar bazı aşk öyküleri
Yeşil usâreler, safran, zerdeçal
ve ahududu simyâlarıyla daim olur
Sinâmeki, Hatmi, a priori derken
Yarı kanlı etler, hazlar ve kıyleler
Katılır alâyişe
Nemli esrarlar, gri serzenişler, hodbinler
Günü yenile ağaran
Parafin gözlü levreklerin peşine takılır
Sofrasında, nihâleden gayrı
Hiçbirşey bulunmayan
Incalız toplayıcıları, ıştın tüccârları.
Ve ıstarnacılar
Matbaa amelelerinin, gassalların ve sakkaların
Gizemli aşklarını beslerler biteviyye.
Elyesa’yı, minyatürcüleri, Bahira’yı,
Haddehâneler’in sümüklü ve cılız eytamını
Satrapları, Surp Agop kilisesinin önünden geçenleri
Dehlizlerde karşılar kayabalığı aşkları.
Hâleli ahtapotların, sarı asmanın, Ta-Ha suresinin,
Zembilli Âlî Efendi’nin, mavi gözlü kara kedinin,
Âmâların, ehl-i vecd’in, katastrofun, pavuryanın,
Aywazowsky’nin, pençe-i şir’in ve hurufîlerin
Şuuraltlarının hülâsası aslında birer
Kızıl-Yeşil ve tuhaf aşk öyküsüdür.
Mezarları kadınların,
Göğüslerine kadar derindir
Ve başları kıbleye dönük.
İfşâ ve fâş, yosma ve fâhişe,
Esztergom papazları, Goliath ve Karkinos eklipsi,
Mavi Rus kedilerinin boyunlarındaki gerdanlık
Ve tüm zamandışı kâtiller,
Başaşağı gömerler Maktûller’i,
Aksine geleneğin.
Kiraz dudaklı militan,
Kuşlama yapar Mevlânakapı’daki Alewi mahallesinde.
Hâlden bilmez bir mah-rû,
Pusu kurar Kuzey’den gelenlere.
Kader’in bekâreti bozulur üçüncü gözde.
Varıldığında Sidre-i Müntehâ’ya
Çıkar ok yaydan.
Aşk,
Yakasında bir dünya malı olduğu hâlde
Akıp gider,
Pardali bir tilkinin yelesinden aşağı.
Lekesiz Horoz üç defâ öter gece boyu
Ve sabah olduğunda baladları duyulur,
Asılı kalanların Araf’ta.
Sedir cini okur fermanı,
Karar sâbittir;
Artık muhammaraları,
Tâdeler yoğuracaktır gözyaşlarıyla.
Aşk akîm kalır,
Litotomi masasında ve o dem,
Her yan kızılca kıyâmet, sahtiyan ve Ave Maria’dır.
Empathiler, kömür kentlerin pastoral senfonileri,
Prelüdler, çomaklar, karabiber yaprakları,
Dinginliklerin kaza neticesi ölümü,
Sühâ ve Hacc Farizâsı,
Şeyh ile *******, vefâ, yengi, özlek ve
Balık gözüyle aşk retorikleri yağar,
Kaliyl tarafıma.
Kızıl tomurcuklarla başlayan aşk öykülerinin
Bilinmeyen bir tayfı mavidir,
Diğer yanı ise yalamuk.
Miara vurulduğunda ‘Sahne-i Şuhud’,
Çöker carton-pierre tavan ve,
Kırılır kahpe çark...
1997-Athina
Dr. Hakkı Açıkalın