Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

17/09/2004 : 01:27:52
O AĞACIN ALTI MI ?

O ağacın altına gelmeyeyim mi?
Senin gül yüzünü görmeyeyim mi?
Sana bir çift söz söylemeyeyim mi?
O ağacın altı niçin zindanmış?
Ellere yaz, bahar, çayır, çimenmiş.

O ağacın altı olmasa,
Ben ne yapayım?
Söyle bana sen olmasan,
Bu dünyada yaşamayı,
Ben ne yapayım?
O ağacın altı şimdi çimenler,
Açmışlar bak güzel çiçekler,
Kollarını açmış bizi beklerler...

O ağacın altı şimdi ne oldu?
Senden ayrılalı seneler oldu!
O ağacın altına gider olalım,
Aşkımızla yetinip mesut olalım,
Kimseye kem gözle bakmayalım.

Niçin artık o ağacın altı olmasın?
Erkek, kızlar neşelidir aslanım,
Güzeline kulak asmayalım.
Gel seninle el ele tutuşalım.
Kehriban’ı Kezban’ı görelim.
Zeynep’leri Ayşe’leri süzelim.
Artık benden ona ne de sevgilim?
Gel seninle o ağacın altına gidelim.
Orda bir sigara içelim.
Aşkımız uğruna sözleşelim.
Gel seninle o ağacın altına gidelim.

Son 1 yorum (en yenisi önce)

12/11/2005 : 01:45:13
ÇOCUKSUN SEN

Dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
Ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
Şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
Kum taneleri var ya onlardan birindeyim
Yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
Bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte

Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum

Dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
Sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Birisi adres sorsa önce silaha davranıyorum
Kekemeyim en az kasabalı aşklar kadar mahçup
Ve üzgün kentler arıyorum ayrılıklar için

Bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
Ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
Bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
Ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
Onların hep bir öyküsü olur ve yaşarlar
Bırakıp gidemezler alıştıkları ne varsa

Çocuksun sen her ayrılıkta imlası bozulan

Susan bir çocuktan daha büyük bir tehdit
Ne olabilir, sorumun karşılığını bilmiyor kimse
Kötü bir anlatıcıyım oysa ben ve ne zaman
Bir kaza olsa adı aşk oluyor artık
Aşksa dünyanın çoktan unuttuğu bir tansık
Seni bekliyorum orda, o kirlenen ütopyada

Kirpiklerime düşüyorsun bir çiy damlası olarak
Yumuyorum gözlerimi gözkapaklarımın içindesin
Sonsuz bir uykuya dalıyorum sonra ve sen
Hiç büyümüyorsun artık iyi ki büyümüyorsun
Adınla başlıyorum her şiire ve her mısrada
Esirgeyensin bağışlayansın, biad ediyorum.

Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil


AHMET TELLİ