Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

19/03/2001 : 13:07:36
Savaşın en kanlı günlerinden biri.. Asker, en iyi arkadaşının biraz ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve "Teğmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?.." Delirdin mi der gibi baktı teğmen... "Gitmeye değer mi?. Arkadaşın delik deşik olmuş... Büyük olasılıkla ölmüştür bile.. Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın. Asker ısrar etti ve teğmen "Peki " dedi. "Git o zaman..." İnanılması güç bir mucize... Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü... Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen kanlar içindeki askeri muayene etti... Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü: "Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez demiştim. Bu zaten ölmüş..." Değdi teğmenim dedi asker... "Nasıl değdi?" dedi teğmen... "Bu adam ölmüş görmüyor musun?.." Yine de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı: " Jim!.. Gelecegini biliyordum!.." demişti arkadaşı, "geleceğini biliyordum..."