Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

13/03/2001 : 05:22:39
Zihin Gücü

Nick adında bir demiryolu işçisininöyküsü bu.

Nick, güçlü, sağlıklı bir işçi, manevra sahasında çalışıyor. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyi ve işini iyi yapan güvenilir bir insan.

Ne var ki kötümser biri.

Her şeyin kötüsünü bekler ve başına kötü şeyler geleceğinden korkar.

Bir yaz günü tren işçileri, usta başının doğum günü nedeniyle bir saat önce serbest bırakılarlar. Tamir için gelmiş olan ve manevra alanında bulunan bir soğutucu vagonun içine giren Nick, yanlışlıkla içeriden kapıyı kapatır. Kendini soğutucu vagona kilitler. Diğer işçiler Nick’in kendilerinden önce çıktığını düşünürler. Nick, kapıyı tekmeler, bağırır ama kimse duymaz. Duyanlar da bu tür seslerin sürekli geldiği bir ortamda olduğu için pek kulak vermezler.

Nick, vagonda donarak öleceğinden korkmaya başlar. “Eğer buradan çıkmazsam, kaskatı donacağım” diye düşünür. İçeride bulduğu yarısı yırtılmış bir karton kutunun içine girer, titremeye başlar. Eline geçirdiği bir kağıda da karısına ve ailesine son düşündüklerini yazar:

Çok soğuk, bedenim hissizleşmeye başladı. Bir uyuyabilsem! Bunlar benim son sözlerim olabilir.

Ertesi gün soğutucu vagonun kapısını açan işçiler Nick’in donmuş bedenini bulurlar. Üzerinde yapılan otopsi, onun donarak öldüğünü göstermektedir. Fakat bu olayı olağanüstü yapan, soğutucu vagonun soğutma motorunun çalışmıyor olmasıdır. Vagonun içindeki ısı 18 derecedir ve vagonda bol hava vardır. Nick’in korkusu, kendini gerçekleştiren bir kehanet oluşturmuştur.

Doğan CÜCELOĞLU
Savaşcı (1999)

Son 1 yorum (en yenisi önce)

18/03/2001 : 09:49:04
Eskiden, bundan bir kaç yıl önce insanın her zaman motive, her zaman hareketli, her zaman kendini çok çok iyi hissetmesi gerektiğini düşünürdüm.

Şartlar ne olursa olsun, başınıza ne gelirse gelsin, insanın bu pozitif durumunu hiç bir şekilde bırakmaması gerektiğini, olumsuz hisleri, bir anlamda terketmesi, belki de hiç yaşamaması gerektiğini zannederdim.

Bu düşünceyle bana danışan, dertlerini açan bazı arkadaşlara , kuvvetli olmaları gerektiği, bu durumları atlatabilecekleri gibi şeyler söylerdim. Sonuç tabii ki, her zaman beklediğim gibi olumlu olmazdı.

Daha sonra boyle yapmaya calışmanın, insanın kendisini yapmacık bir şekilde zorlaması, olmayan şeyleri var gibi göstermesi olduğunu farkettim. Daha sonraları vardığım nokta: İnsanın içinde bulunduğu olumlu veya olumsuz durumu kendini kandırmadan hissedip, sonuna kadar yaşaması , ve bu andan sonra ne yapacagına karar verip harekete geçmesi gerektiği oldu.

Bir de motivasyonla ilgili olarak: kendi kendini, durup dururken , hadi biraz motive olayım diyerek motive etmeye çalışmak komik bir uğraş.

Her şeyden önce: motive olacak bir amaç bir hedef gerekiyor. Motive olmak için , hiç vakit kaybetmeden, öncelikli olarak, basit de olsa, bir amaç bulun. Amaçsız hiçbir şey olmuyor.