Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

10/10/2001 : 11:48:58
Merhaba,

Burada yeni bir sayfa açmak istedim: " sizlerin söyledikleri"

Birileri birşeyler söylemişler ve bu sözcükler hayatımıza anlam katmış. Anlam katmış ki konuşmalarımızda, yazılarımızda onlardan alıntı yaparak düşüncelerimizi onlarınki ile eşleştirmek istiyoruz. Bu söylediklerimize, yazdıklarımıza, aktarmaya çalıştıklarıma güç katıyor.

Genelde bu sözleri sözleyen meşhur adamlar...

Ya meşhur olmayanlar...anonimler ve diğerler...Ya siz... Siz hiç güzel bir söz söylemediniz mi? Bir kavramı, kendi paradigmalarınız, hayalleriniz, tecrübeleriniz ile etrafınıza hiç mi aktarmadınız?

Bence siz de bu işi yaptınız, hem de çok defalar yaptınız. Sadece belki biryerlere yazılmadı. Dolayısıyla duyulmadı ve okunmadı.Başkalarına anlatılmadı!..

Gelin burada bizlerin özgün düşüncelerini, duygu ve tecrübelerini ifade eden cümlecikleri yazalım. Onlar bizim, bizim yorumumuz olsun, altına kendi ismimizi yazalım, tıpkı yazdığımız bir şiirde olduğu gibi...

_________________________

Ben başlamak istemedim. Siz başlayın, ben bir yerlerden size katılacağım.



Güzel günlere,

Akın Arslan

Son 30 yorum (en yenisi önce)

09/09/2007 : 09:15:02
Hayatta sahip olduğunuz en değerli şey kendinizsiniz, kıymetini bilin.
08/09/2007 : 22:56:52
Yaşıyor olmak başlı başına bir risk.
Ölüm olmasa yaşam olmazdı, başarısızlık olmasa başarı diye bir şey olmaz.

Nasıl ölümün varlığını peşinen kabul edip, yaşama sarılıyorsak, başarı kadar başarısızlıkların da olduğunu kabul edip başarmak için gayret etmeliyiz.
20/02/2003 : 22:17:14
Büyük adam davası büyük olandır............... Büyük adam küçük insanlara takındığı tavırlardan anlaşılır..........
22/12/2001 : 18:22:08

Konuşurken,daha iyi düşün ki; anlamı boğazlayan laflara yer kalmasın.

Seni tutuklayan mekanlar değil,düşünceler olsun.Biri zamanın tutsağı,diğeri zamanın hakimidir.

Hayat,zanedilenin ötesinde bir yumaktır.Onu eğirecek ele ve desene göre şekillenir.Hep istediğimiz renkler olmaz.Sizin anlam kompozisyonunuz ve yansıyan ruh haliniz, o kimyasal ve görünen renklerden daha fazla görür,okur ve anlar.
17/12/2001 : 12:01:56
Ramazan bayramınızı kutlar,başarı,sağlık ve mutluluk getirmesini dilerim.
Milletimizin hakettiği bu anlamlı ve coşkulu günlerin idraki ile geleceğimizin daha yaşanılır olduğu bir ülke umuduyla bayramlaşalım.

Bayramlar;
Hoşgörüyü öğreteceğimiz günün adıdır.
Sevginin ve saygının dilidir.
Dinlenmenin yerine erinmemenin ve başkasına uzanmanın yaşandığı gündür.
Randevunun gerekmediği ve herkesin misafire hazırlık yaptığı bir buluşma ortamıdır.
Kırgınlıkların kırılmaya uğradığı,herkesin hatırlandığı ve yakınların kaynaştığı bir içduygunun zenginliğidir.
Güzel hatıraların taraflarca canlandırıldığı,özlemlerin giderildiği ve bir aylık ramazanın kazanımı olan bir inancın sosyal hayata kattığı bir değerdir.
Özel gündür.Hiçbir kesiti gülümsemeyi ve anlayışlı olmayı engellemeyecek kadar güçlü bir çekim dönemidir.
Gönül bağlarının tellendiği bir hayat kesitidir.
Büyüklerin ziyaret edildiği,küçüklerin ilgiye mazhar oldukları bir ortak mutluluk frenkansıdır.
Bizim coğrafyamızın hayata ve insanlığa sunduğu bir ortak kültürdür.
Düşünen bir değer kümesidir.
İnancın hayata yansımasıdır.

Yukarıdaki duyguları yaşatan her davranış bir bayramdır.Coşkunun bize kattığı bir mutluluktur.
Tükenmeyen mutluluklar dileğimle.,hepinize iyi bayramlar.
05/11/2001 : 10:06:25
Sanayii Toplumun dan, Bilgi Topplumuna giden yolda en önemli köprü entellektüel sermayeye sahip çıkacacak ve bunu koru**** bilançolarına katacak olan kültürü yaratmaktır.

__________________
Dogan Atik
05/11/2001 : 09:49:55

Sınır tanımaz gelişmeleri yaşadığımız günümüzde, birey, kurum ve kuruluşlar olarak, bu gelişmeleri takip edip, hayata geçirmeliyiz. Bu gelişmeleri uygulayabilen organizasyonlar ayakta kalabilenlerdir.

Aynur ÇAMLI
01/11/2001 : 17:10:17
İnsan;
Duygularını,reflekslerini,aklını ve anatomik özelliklerini yansıtarak, bir ressamın tablo yapmadaki sanat gücünü ve yeteneklerini kullanarak güzel bir mutluluk tablosu yapabilir.
01/11/2001 : 11:40:45

Hizmet, çok asıl ve kutsal bir görevdir.

Aynur ÇAMLI
31/10/2001 : 19:00:15

"Bildiğini bilenin arkasından gidin
Bildiğini bilmeyeni uyandırın
Bilmediğini bilene öğretin
Bilmediğini bilmeyenden uzaklaşın."-Konfüçyüs-


"Bazen güvensizsiniz
Bazen de güven sizsiniz
Bazen çaresizsiniz
Bazen de çare sizsiniz.."



__________________
31/10/2001 : 18:45:51
İnsanca yaşamak için;

Önce yaşama saygı,

Sonra dopdolu kocaman bir kalp

Nihayetinde keyif almak yaşamın her anından ve keyif katmak her ana

__________________
Dogan Atik
31/10/2001 : 18:37:32


"Sevmek, gülmek kadar zor;ağlamak kadar kolaydır."

"Çözümde görev almayanlar sorunun bir parçası olurlar."

"Eğer bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa,
orada güneş batıyor demektir."



__________________
31/10/2001 : 17:37:59

Yaşam kısadır. Onu anlamlı ve değerli kılan, nasıl yaşadığımızdır.

Aynur ÇAMLI
31/10/2001 : 17:20:39

İnsanları değiştirmek istiyorsanız, çevresini ve şartlarını değiştirmelisiniz.

Aynur ÇAMLI
29/10/2001 : 09:51:54
Büyük insanlar;geçmişte yetkileri olmadığı halde, gelecekte etkileri olan insanlardır.
Onlar, tarihin hafızası,insanlığın mirası ve geleceğin sahipleridirler.Düşünceleri ile sevilirler ve saygı duyulurlar.

Gelecek,sonsuzluğun artı değeridir.Merakın tahrik edildiği ve arayışın beynimizi sürekli tırmandırdığı, ebedi olma isteğidir.

Gelecek,gerçekleşmesini istediğimiz niyetlerimizin buluşma adresidir.Geçmişten yansıyan ve bu günü yarına taşıyan ve düşüncemizde misafir ettiğimiz umutlarımızın tasarımıdır.Zihinsel rötuşlara açık bir taslaktır.Yaşandığı an,kimyası ve fonksiyonları değişen bir zaman parametresidir.Başkalaşım ile değişimin nöbetini, sürekli geçmişe devreden bir sahnedir.

Gelecek,tükenmeyen umutların adıdır.İnanılmazın varlığına inanılıp,randevu aldığımız bir ufuktur.
Geleceği tanımlayan her kelime,dikkat ve ilgiyi beraberinde getirir.


28/10/2001 : 21:17:42
Birilerinin birşeyler yapması gerekiyor, iyi ya o zaman neden bekliyorsunuz? Birşeyleri yapacak olan bizleriz.

__________________
Güzel günlere

Akın Arslan
28/10/2001 : 19:59:36
" MADEMKİ ATEŞİN VAR, NE DURUYORSUN KARANLIKTA ! ! ! "

Arda KİRAZ

__________________
27/10/2001 : 13:47:31
İmkanların sağladığı cazibe ve ilgi ile imkansızlıkların kader birliğine hazırladığı insanlar arasındaki fark, kış güneşi ile yaz güneşi arasındaki fark gibidir.

insanların alıcı olmadıkları anlardaki tutum ve davranışlarını önemseyin.Ne kadar verici olduklarını anlamaya çalışın.

Yazılmamış senaryoların, bilinmeyen rolüne bizi kurban edecek tanımsız ve anlaşılmayan duygu ve düşünceleri, bir süre izlemeliyiz.

Düşünülenin yaşanılamadığı bir ortam ile yaşanılanın düşünülemediği bir ortam,bizi her zaman çelişkiler yumağının parçası yapar.

Söylemin yaşama gücünü kaybettiği ortamlar,düşünmenin cezalandırılmasıdır.Toplumun hafıza kaybıdır.

Bireyin düşüncesi ve geleceği üzerine,ondan bağımsız kararlar geliştirmek,insan kavramına yaraşır bir anlayış değildir.
26/10/2001 : 17:13:48
Yaşadığımız çağın en önemli sorunlarından biriside hiç kuşkusuz iletişim sorunudur. Kısaca tanımı, canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için, yapmış oldukları bilgi alış verişi olan iletişim kavramını, akıl ve zekası olan, mükemmel yaratılmış bizler, insan olarak beceremiyoruz. Birbirimizin ne söylediğini anlamıyor yada anlatamıyoruz. Söylenenleri dinlemiyor, anlamaya çalışmıyoruz. Sürekli olarak birbirimizle çatışıyor, anlaşarak çözebileceğimiz küçük problemlerde kriz yaşıyoruz.

Biz iletişim kuramıyoruz, kurmakta da hala zorlanıyoruz!.....
26/10/2001 : 11:05:07
Kendi kendime bugün sorular sordum ve iç dünyamda cevaplar alarak test tekniği ile hafızamda puanlama yaptım ve sonuçlarına göre yeni bir güne ve başlangıca merhaba dedim.Sorularımı sizinle paylaşmak istiyorum.

Son bir ayda;

Garip bir insanı anlamaya ve ona katkıda bulunmaya çalıştın mı?

Sizin dışınızda yaşanan bir yanlışa,insanlık adına üzüldün mü?

Bir hasta ziyaret ettin mi?

Yakın akrabanın bir isteğini karşılama çabasına girdin mi?

Gece hastahane yanından gecerken,yanan ışıkların arkasındaki dünyayı hiç düşündün mü?

Barış laflarının tozu dumana kattığı bir küreselleşme sendromunda,ölen insanlık adına bir tepki ortaya koydun mu?

Eğitimsiz insanlarımıza katkıda bulundun mu?

Bir tebessümün,tanımadığınız bir insana olumlu etkisini hissettin mi?

Geleceğimizin ortak parantezinde yer alan paydaşlarımızla uzlaşmayı yakalamak için fikir cimnastiği yaptın mı?

Özeleştirini vicdanında ve ruhunda yaparak ,yanlışlarını düzeltme yoluna girdin mi?

Yaptığın konuşmanın, anlamlı ve faydalı olması için muhataplarını dikkate aldın mı?

Bilgi ile inançlarını bütünleştirebildin mi?

Anlamadıklarına "Anlamadım",yanlışlara "Hayır" demeyi öğrendin mi?

Yaşamışlardan çok,yaşayanların zorluklarını farkettin mi?

Olaylar karşısında, ne kadar çözüm üretmeye kafa yordun?

"Para,ekonomi,kariyer,karlılık,güç,ben,yetki,fayda,mücadele,yarış,başarı,kriz,savaş,olmaz" kelimelerinin geçmediği bir konuşma yapmayı denedin mi?

Gönüllü kuruluşlarda hiç görev aldın mı?

İyi ve başarılı insanları özellikle takdir edip destekledin mi?

Tanımadığınız birinin güzel bir çalışmasından dolayı arayıp,kutladınız mı?

Ciddi bir makaleyi oturup okudunuz mu?Yorumunu yaptınız mı?Arkabdaşlarınla paylaştın mı?

Rekabet içinde ilkeli davranan insanları önemsedin mi?Onlara yakın olmayı düşündün mü?

Önce kendini eleştirerek,ülke problemlerine bakışı tazeleyecek yeni fikirlere sahip misin?

Aile kavramını, toplumun değişimi içinde olumsuzluklardan etkilenmemesi yöntemler geliştirdin mi?Bu konuya ilgi duydun mu?

Demokrasi düşüncesi ve kültürü konusunda ciddi,sorgulayıcı ve geleceği farkettirecek yazılara ne kadar zaman ayırıyorsun?

En son kaç kitap okudun?

Seyrettiğin Tv proğramlarının bir gün sonrasına bile katma değerini hesapladın mı?

Aşağıdaki kelimeleri, severek ve yerinde kullanarak paylaşabileceğin yeterince çevren var mı?

Tebrik ediyorum.
Kutluyorum.
Mutluluklar diliyorum.
Üzüldüm.
Geçmiş olsun.
Başın sağolsun.
Size yardımcı olmak istiyorum.
Sizi takdir ediyorum.
Beraber düşünelim.
Başarına sevindim.
Haklısın.
Sizinle gelebilirim.
Görüşebiliriz.
Ellerinden öperim.
Dua et.
Sevincini paylaşıyorum.
Sizinle övünüyorum.
İnsanımız iyidir.
Ülkemiz büyüyecek.
Olumsuzlukları aşacağız.
Çok çalışmalıyız.
Saygılar sunuyorum.
Sevgiler sunuyorum.











25/10/2001 : 11:09:16

Gelecek, yarınlar, bizlerin, bizim çocuklarımızın olacaktır. Geleceğimizi kurarken, oluştururken birey olarak, toplum olarak geleceğimize sahip çıkalım. Ve temellerimizi sağlam atalım. Dünyaya bir kez geleceğiz. Bir başka yaşamımız olmayacak. Günümüzü bu gün ve hemen yaşayalım. İdallerimizi, hedeflerimizi, inançlarımızı gerçekleştirmek için başka bir yarın olmayacak.

Aynur ÇAMLI

24/10/2001 : 23:42:25
Bulunduğunuz ortama değer katmayı amaçlayın ki, o değerden siz de istifade edesiniz. Eğer değer elde etmeyi hedefleyerek yola çıkarsanız, bir süre sonra çıplak kalırsınız.
Çünkü sizden öncekiler de öyle yaptılar...

Akın Arslan
23/10/2001 : 17:11:21

İnsanoğlu yaradılışından itibaren ortamına anlam katmak ister. Bunu kimi zaman bilgisiyle, kimi zamanda fikirleriyle, düşünceleriyle yapar. Kimi zaman bir eğitici, bir öğretmen, kimi zaman da bir aydın düşünür olarak karşımıza çıkar. Hedef her zaman insanlar yararına, onların gelişimi adına bir şeyler yapabilmektir. Bunlar onlar için önemlidir. Amaç insanlığa, insanlarımıza bir şeyler verebilmektir.

Aynur Çamlı
23/10/2001 : 14:27:59

Kalite bir yaşam biçimi, bir felsefedir. Kalite hayatımızın her anındadır. Sevgimizde, saygımızda, isteklerimizde, düşüncelerimizde, idallerimizde, yaşamımızdadır.

Aynur ÇAMLI
22/10/2001 : 13:46:45

21.yüzyıla girdiğimiz günümüzde adından sıkça söz ettirecek kelimeler hiç kuşkusuz gelişim ve değişimdir.

Üzerinde yaşadığımız bu çağ; her şeyin süratle değiştiği ve geliştiği yeni arayışlar içersinde olunan, teknoloji ve ihtiyaçların sınır tanımadığı, hedef ve görevlerin yeni bir kimlikle işlenip uygulanacağı çağ olarak, adından söz ettirecektir.....

Aynur ÇAMLI

21/10/2001 : 22:39:31
Ne okuyalım?

Kitap mı okuyalım, yoksa yüzlerdeki belirsizlikleri mi?
Dünyada olup bitenleri mi okuyalım, yoksa gelecek ile ilgili yorumları alt üst eden olayları mı okuyalım?
Toplumun kanayan vicdanını mı okuyalım?
Çaresizliğin kol gezdiği yokluk ülkesinde mutsuz görüntüleri mi okuyalım?

Sahiden ne okuyalım?

Söylenemeyen,yazılamayan,anlaşılamayan,paylaşılamayan,dinlenilmeyen,önemsenmeyen,ilgi gösterilmeyen,beyninin kıvrımları arasında sıkışıp kalan problemlerinin tutsağı olmuş insanlarımı okuyalım?
Kaynaklarımızı çalanların yanında huzurumuzu çalanları mı okuyalım?
Okumayanların okuttuklarını mı okuyalım?
Bilmeyenlerin bilgisini mi okuyalım?

Sahiden ne okuyalım?

Sevginin,sempatinin,insafın,kültürün,insanlığın ve yaşama hakkının temel öğesi olan hürriyetlerin ve demokrasinin düşmanı olan düşüncelerin ürünlerini mi okuyalım?
İnanmadıkları ama geçim aracı olan sözüm ona sistemin sadece sahiplerine lütufkar ve başkasına dayatmacı ve rahatsız edici olan; kopmuş iletişimleri,kırılmış gönülleri,kapanmış zihinleri,kilitlenmiş benlikleri,dondurulmuş kafaları,çözümsüz denklemleri,akıntısız girdapları,susuz dereleri,idraksiz akılları,mutlu(!) azınlıkları,dertli kalabalıkları,yaşanmış hikayeleri,keşfedilmemiş hazineleri mi okuyalım?

Evet,acaba hangisini okuyalım?

Zaman kalırsa,bu kadar okumadan sonra birde kitap okuyun.Kitabın içinde bu okunanların tekrarını bulursanız,hayata ve gerçeğe yakın dost bulmuşsunuz demektir.
Yoksa sadece O-KUYU-CU oluruz.
20/10/2001 : 12:51:48
-İnsanlarla tanıştığımda, onlara 10 tam puan veririm. Eksileri, zaman içinde kendileri alırlar.

-İyi bir yönetici olmak için, önce en alttan başlamak gerekir. Bir işletme de en alt düzeyde eleman olarak çalışmadan ,direkt yönetici koltuğuna oturursanız, o işletmede ne gibi kaçaklar olabileceğini, personelin ne gibi beklentileri, sıkıntıları olduğunu anlayamazsınız.

-Bir işletmede ne kadar çalıştığınız değil, çalıştığınız sürede ne ürettiğiniz ve o işletmeden ayrıldığınızda kazandığınız artı değer önemlidir.

-Algıda seçicilik diye bir kavram vardır. O zaman biz de , iyi bir insan, iyi bir vatandaş olma,verimli ve faydalı olma konularında algılama kabiliyetimizi geliştirelim.

__________________
pyuksel
19/10/2001 : 10:19:20
Düşünce ağacının meyvesi uzaktır.Onu engelleyen her düşünce bir tuzaktır.

Olgunlaşmayan meyve hamdır.Düşmesi ise yakındır.

Deneyim,yaşanan hayattır.Olumsuz deneyimin tekrarı ise bayattır.

Okuyan bilir.Bilen ise okumalıdır.

Düşünen; sorgular,önce kendini ve yaptıklarını.

19/10/2001 : 09:01:38
Yaşamı anlamak yada anlamamak, aslında pekte poblem değil. Yaşamda bizleri amaçlı ve sıkı sıkıya bağlı kılan tek şey sevgi değilmi. o halde gelin önce kendimizi severek hayata başlıyalım. Sabah kalktığınızda aynaya bakarken kendinizi sevin. Görüntünüzle, Aklınızla, sesinizin tonuyla hattazaaflarınız ve hatalarınızla. Sonra kapıdan çıkın karşınıza çıkan ilk insana tanımadığınız halde kocaman bir gülümsemeyla merhaba deyin. Duvarın dibindeki küçük yavru kediyi sevin ve ona karşıdaki bakkaldan bir küçük kutu süt alın. Otobüste çevrasine saygı duymayan ve rahatsız etmekten çekinmeyen bir grup insanı yumuşak ama kesin bir dille gülümseyerek uyarın. Herkesin haklarına saygı duyun. Rasgele her yaşananı eleştiren insanları yargılamayın ama tartışmayında. Bir bardak kolulu sıcak çayı bir dilim limnonla paylaşın. Kendinize sorun yaşam nerede başlar nerede biter? Sizin hissttiğiniz yerde başlar ve çevrenizdeki olan bitenlerle ilgilenmeden sadece seyirci olduğunuz yerde biter. Yaşamın içine hemde en derinine girin ve birşeyler yapın. Kendiniz için, sokakta titreyerek çöpleri karıştıran küçük yavru köpek için, otobüsteki sessiz çoğunluk için birşeyler yapın. Yapınki yaşamı ve onun getirdiklerini hak edin.

Sizden bekleneni değil siz kendinizden beklediğinizi yapın. Gerekirse en büyük direnciniz ve en güçlü sabrınızla inanmadıklarınızın karşısında durun. Gerekirse sessiz çoğunluğun içindeki tek ses olun ama birşeyler yapın sadece yaşamı hak etmek için birşeyler yapın. Dünyada nekadar kaldığınız değil ne yaptığınız önemlidir. 90 yaşında ölürken geride sadece bir aile ve emeklilik mi bırakmak istersiniz yoksa sizin için ağlayan, peşinizden sizin için mezarlığa bile olsa, son kez bile olsa gelen insanlar ve yazan insanlar sizi yazan bir avuç insan mı olsun istersiniz henüz 45 inde ölürken. Ölüme kafayı çok takmayın sadece sağlıklı yaşayın ama sağlık derkende keyif ve başarı trenini kaçırmayın. Dengelerinizi bilerek dolu ve anlamlı yaşayın.


Üretin sürekli olarak bilgi üretmeye çabalayın ve bunu herkesle paylaşın hemde hiçbir karşılık beklemeden. Paylaştıkça büyüyen o koca bütünün yaratıcılarından biri olmanın huzuru ile uyuyun. Tatil yapın dinlenin derin derin nefes alarak duyun tatilin ve boş, boş yatmanın keyfini, geçmişin üretkenliğinin huzuru ile birlikte. Bazen sınırlarınızı geçin. Evet herzaman içtiğinizden 3-5 kadeh fazla içip sarhoş olun, sabaha kadar oturup sohbet edin, kalkın bir sabah ve sevdiklerinizi görmek için yüzlerce kilometre kaydedin, bir çaylarını içip dönün. Küçük bir çocukla birlikte akşama kadar oyun oynayın, Elbiseleriniz toz toprak içinde kalsın. Bir inşaat ustasına tuğla taşıyın sırf sohbet etmek ve anlamak için.

Hemen şimdi bilgisayarınızın başından kalkın ve haykırın ben XXXXXX ibnsanım ve hayatı, yaşamı seviyorum ve onu hak edeceğim. Hemde dolu , dolu ve sonuna kadar.

__________________
Dogan Atik
18/10/2001 : 15:37:24
Hayallerimiz;davetsiz misafir gibi her düşünceye ve simgeye açık bir gezgine benzer.İlintisiz bağlantılar,uzak ama yakın yorumlar,kontrolsuz düşünceler,sınırsız istekler hep orada barınır.Yerleri,yurtları yoktur.Hacmi aşan ve tutulamayan her sembolü anlayacak ve anlatacak olan yine hayallerimizdir.
Deniz dibindeki canlılardan galaksilere,duyulmamış sözlerden görülmemiş manzaralara kadar herşey onun sınırsızlığında sınırlılığını anlar.
Hayallerimize,"Olabilir mi?" sorusu sorulmalı.Olabilirliğine cevap aranmalı.Hayalden slüete bir şekillenme süreci denenmeli.
Hayaller denizinde şekillenen balıklar, engin akışın içinde akılcı filtrelerle tutulmaya çalışılmalı,korunmalı ve yaşatılmalı.
Hayata geçirilmesi için inanılmalı.Hayalin gerçeğine inanılmalı.Şekillenen akılcı düşüncelerle hayata yansıması sağlanmalı.