Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

28/05/2007 : 01:03:39

Bu sezon, iki takımın ligden düşmemesi için çok dua ettim.
Bir tanesi Yılmaz Vural’ın takımı Antalya spor, Diğeri Kayseri Erciyes.
Cumartesi, ikisi de düştü!
“Üzüldüm” yazacağım hafif kalacak.
“Çok üzüldüm” yazacağım duygularımı yansıtmayacak.
“Yıkıldım” diyeceğim ağır olacak.
Şu an hissettiklerimi tanımlamaya sözcük, anlatmaya cümle bulamıyorum.
Hayal kırıklığı desen değil.
Öfke hiç değil.
“Gücendim” yazsam kime olduğunu bende bilmiyorum.
Kendimi tanırım.
Böyle durumlarda çocuk gibi küserim ben.
Sapanım cebimde giderim.
Antalya sporlu Ali Bilgin.
Kader maçından önce, takımını, camiasını, Yılmaz Vural’ı, Antalya’yı yüz üstü bırakıp giden adam.
Sana buradan bir şeyler yazarım ama kelimeler ziyan olur.
Çok kalpten bir şey söyleyeceğim.
“İnşallah futbol yaşamında hiç yüzün gülmez”
“ İnşallah seni, senin gibi sporcuyum diye geçinenleri kadrosuna dahil eden takımında yüzü gülmez”
Ne zamana kadar.
Yılmaz Hoca hakkını helal edene kadar.

Yılmaz Hocanın belgeselini izlemiştim ve tüm sevenlerinin onun için şansız adam dediğini yazmıştım,
(http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=31414)
O zaman söylediklerine katılmamıştım.
Şimdi katılıyor ve günlerdir düşünüp cevabını bulamadığım soruyu sizlere soruyorum.
Hani iyiler daima kazanırdı?