Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

12/09/2007 : 12:37:38
İyi Satışçı ile ortalama satışçı arasındaki farkı anlatan bir öykü.

Hong Konglu bir ayakkabı üreticisi, Güney Pasifik’teki ücra bir adada ayakkabıları için bir pazar olup olmadığını merak etmiş.
Adaya bir sipariş alma sorumlusu göndermiş; sipariş sorumlusu üstünkörü bir incelemeden sonra, şu telgrafı çekmiş: “Buradaki insanlar ayakkabı giymiyor. Pazar yok.”
İkna olmayan Hong Konglu üretici, adaya bir satışçı göndermiş. Satışçı şu telgrafı çekmiş: “ Buradaki insanlar ayakkabı giymiyor. Muazzam bir pazar var.”

Satış temsilcisinin o kadar çok ayakkabısız ayak görüp coşmuş olmasından korkan üretici, adaya üçüncü bir kişi, bir pazarlamacı göndermiş. Bu pazarlama profesyoneli, kabile reisi ve birkaç yerliyle görüşmüş ve şu telgrafı çekmiş:
“ Buradaki insanlar ayakkabı giymiyor. Bunun sonucu olarak ayakları yara bere içinde… Şefe, ayakkabıların, bu insanların ayakla ilgili sorunlarının önlenmesine nasıl yardımcı olabileceğini gösterdim. Heyecanlandı. İnsanlarının % 70’inin, çifti 10 dolara, ayakkabılardan alabileceğini söylüyor. Muhtemelen, ilk yılda 5000 çift ayakkabı satabiliriz. Ayakkabıları adaya getirmenin ve dağıtımı oluşturmamızın bir çift ayakkabı başına maliyeti 6 dolar olacaktır. İlk yılda 20.000 dolar kazanırız ki bu da, yatırımımıza bakıldığında, bize yüzde 20’lik bir yatırım getirisi (ROI)oranı sağlayacaktır; bu oran da bizim yüzde 15’lik normal ROI’mizden fazladır. Bu pazara girerek gelecekte elde edeceğimiz kazançların yüksek değerinden bahsetmiyorum bile… Ben bu pazarda ilerlemeyi öneriyorum.

Son 8 yorum (en yenisi önce)

05/10/2007 : 05:22:25
Buna benzer bir olayi, Norveclilerin Afrikaya ozelliklede sub-sahara bolgesine battaniye yetistiremediklerini duydugumda yasamistim,ortalama sicakligin tum yil boyunca 40 C lerde seyrettigi bir cografyada ne battaniyesi?
Olay, suudi arabistana kum satmak gibi birseydi benim icin,neden sonra yerli halkin gece ile gunduz arasindaki isi farkinin 20 dereceleri bulmasindan ve dogal olarak yasam yerlerinde isinma sistemlerinin olmamasindan dolayi, tek ve en kisa alternatifin,soguga karsi battaniye oldugunu ve bu konuda tum sene boyunca ciddi bir talep oldugunu ogrendim.
Sanirim cogu zaman kutunun 'disina' da bakmak gerekiyor....
15/09/2007 : 23:46:21
tebrikler hocam güsel bir hikaye
14/09/2007 : 22:56:26
Sağolun Mehmet bey.Vakit buldukça paylaşmaya devam edeceğim.
14/09/2007 : 07:33:51
Sevgili macromx
Birbirinden değerli yazılarla yaptığın katkılar tartışılmaz.Başarılarının devamını dilerim.
Yazılarını büyük bir keyifle okuyorum.
Saygılar
12/09/2007 : 14:17:46
güzel bir hikaye.

Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - eylülteran
proaktif olmanın getirisi işte.. Amerikalı Afrikalılara coca cola satıyor, herşey de satılır.

Zaten pazarlama önce karşındakine o ürüne olan ihtiyacını anlatmak değil midir?
Bence daha da ileriye giderek şöyle demek daha doğru olur:

Pazarlama karşınızdakini sattığınız ürüne ihtiyacı olduğunu inandırmaktır. :)
12/09/2007 : 14:12:04
proaktif olmanın getirisi işte.. Amerikalı Afrikalılara coca cola satıyor, herşey de satılır.

Zaten pazarlama önce karşındakine o ürüne olan ihtiyacını anlatmak değil midir?
12/09/2007 : 13:43:34
İyi gözlemci;iyi bir satıscıdır;harıka bır hıkaye;tebrıkler.
12/09/2007 : 12:57:37
Vurucu bir hikaye.!
Sitene de arada bakıyorum hocam, faydalı şeyler yazıyorsun, tebrikler.