Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

03/11/2005 : 10:44:06
Konfuçyüs der ki : iyi konuşmak önemlidir fakat nokta koymak daha da önemlidir.


Oysa pazarlamada nokta koymak kaybetmek demektir. Nokta koyduğunuzda görüşme

süreci bir durağanlık halini alır ve bu durağanlık ve netlik ortamı ile müşteriye kafasında bir bilanço yaratma şansı verirsiniz , bundan sonra yapacağınız evet ya da hayır cevabını bekleme ötesine geçemez. Süreci bir durağanlık haline sokarsanız resmi netleştirirsiniz.

Bilinmeyen ise bilinenden daha kolay satılır, bilinmeyenin içine müşterinin görmek istediğini de katabilirsiniz.

Bilinen hayatın kendisi gibidir ; gerçek , siyah ve beyaz.

---------- 0 ------------

Buradaki yazılarda da sık sık mutlak bir doğru gibi çok sık tekrarlanan bir cümle okursunuz : bilgi paylaşıldıkça çoğalır

Aceba bu da yukarıdaki cümle gibi sorgulamadan kabul ettiğimiz bir, iş dünyası ya da pazarlama alanına uygulandığında yanlış olabilecek bir cümle olabilir mi?


Pazarlamada doğru yoktur , doğrular vardır.

Yaratıcılık ve özgünlük gerektiren işlerde yol tarif edilmez, bulunur. Doğru olan şey yanlış kişide sırıtır , yakışmaz.

Düşe kalka bisiklet sürmesini öğrenebilecek bir kişiye iki yan tekerlek verirseniz hep dört tekerle sürmeye alışır.

Mülakata girecek bir kişiye ; “bana öyle bir şey yap ki seni hiç unutmayayım “ sorusu
sorulduğunda kültablasını al yere at diye anlatıp , bu yönde bilginizi paylaşırsanız, o
kişinin kafasında bu tür kalıplar oluşturursanız hem o kişinin kendi yaratıcılığını ortaya koymasını engellersiniz hem de o hareketin arkasında durabilecek altyapıdan yoksunsa düşebileceği komik durumdan sorumlu olursunuz.

Bilgi her zaman paylaştıkça çoğalmaz , paylaşıldıkça kalıplaşır , üzerindeki düşünce yoğunluğunu kaybeder , yaratıcılığı sınırlar ve her ağrıda kullanılan aspirin halini alabilir.

Son 6 yorum (en yenisi önce)

27/09/2007 : 22:27:26
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - muszey

Bilgi her zaman paylaştıkça çoğalmaz , paylaşıldıkça kalıplaşır , üzerindeki düşünce yoğunluğunu kaybeder , yaratıcılığı sınırlar ve her ağrıda kullanılan aspirin halini alabilir.


Yukaridaki yazida bir kesinlik ifadesi yok.
Bilgi bazen paylasildikca cogalir, bazen de alici tarafinda olumsuz sonuclara sebep olabilir diyor.

Ben bu ifadeye katiliyorum.

Katilmadigim nokta; paylasimin dal, sektor, konu siniflandirmasina degil kisilere gore olmasi gerektigidir.

Cunku pazarlamada da var olan bir bilgi dogru dusunce yapisi icinde yogurulursa eldeki diger verilerle birlestirilerek yeni bilgilerin turetilmesi saglanabilir.

Paylasimin sektorlerle sinirlandirilmasi konusu kesin bir gecerlilige sahip olsaydi, zaman icinde bilginin uretilerek biriktirilmesi, siniflandirilmasi, gelistirilmesi sonucu sektorlerde yeni fikirlerin, yeni uygulamalarin yani ozetle gelismis tekniklerin ortaya cikmasi ve bunun zamana ve paylasima paralel yukari ivme gostermesi mumkun olmazdi diye dusunuyorum.
25/09/2007 : 20:25:02
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - nellsanell
BİLGİ PAYLAŞTIKCA GÜZELDİR..................

+1

Ayrıca dkocak'ın söylediklerinden yola çıkarak "Veri paylaştıkça artar." ama bilgi paylaştıkça bir nevi vasat, ortalama, herkesin bildiği / uyguladığı hale gelir.
25/09/2007 : 18:35:56
BİLGİ PAYLAŞTIKCA GÜZELDİR..................
31/08/2007 : 21:25:23
veri ve bilgiyi karıştırmamak lazım.

veriyi bilgi yapan insan zihnidir. Büyük bilgisayarlarda çok büyük boyutlarda veriler olsa da, bunları anlamlandırıp bilgiye, stratejiye çevirecek elemanınız yoksa o veriler bir işinize yaramaz. Bu detayı de belirtmek isterim.
21/11/2005 : 13:08:22
pazarlama ile alakalı yazı yazdığınız için teşekkürler ancak bilgi nin türleri şunlardır
dini bilgiler kati ve kesindir değiştiremezsin.
matematiksel tüm ifadeler sabittir 1+1 = 2 gibi.
genel geçer bilgiler içine insanla alakalı herhangi bir etkinin girmesinden dolayı yoruma açıktır.
bilgi paylaşıldıkça çoğalır çünkü her paylaşan içine birşeyler ekler.
hiç eklemese ise kafasındaki algılama tarzı farklıdır.
hele hele pazarlama ile alakalı ise her bir kelimeden insanlar binlerce anlam çıkartır.
benim için doğru olan şey başaksı için yanlış da olabilir. o zaman bir bilgi hem doğru hem yanlış da olabilir çünkü sabit doğru değildir sabit doğruları da saymıştık.
06/11/2005 : 15:07:34
Konfuçyüzün bir üçlemesi var
akıl
insaniyet
cesaret
Bu üçlemenin ilki akıl,diğer insanlarla iletişim kurabilme becerisi olarak açıklanır(kısaca),tartışıp fikir alışverişinde bulunmak diyede devam eder.
İnsaniyet diğer insanları kendi önüne koyabilmektir.
Cesaret,diğer insanların korkup yapmak istemediklerini yapabilme gücüdür.
Konfucyüzün ve uzak doğu felsefesinin temellerinden bir tanesi,bilgiyi paylaşmamaktır,bu okunulan bir kitabı başka birine tavsiye etmemeye kadar uzanır...Sanırım SAMURAYıN EL KİTABINI OKUMUŞSUNUZ...
Konunun özü efendiye hizmet etmek,
Satış ve pazarlama işinde müşteriyi efendi olarak düşünebilirmisiniz.
Düşünürseniz.....Allah muhafaza......