Bu forumda pazarlama - satış başlığı altında sürekli pazarlama stratejilerinden, marka öneminden vb. konulardan sürekli bahsediyoruz. Ama bahsetmeyi unuttuğumuz bir şey var. O da "pazarlamanın önemi".
Türkiye henüz gelişmekte olan bir ülke. Son dönemde rekabet oldukça kendini hissettirmeye başlamış olsa da henüz yurtdışındaki kadar yoğun bir rekabet yaşamıyoruz. Herkes pazarlamadan bahsediyor ama gerçek anlamda pazarlamayı bilip onu uygulan kaç şirket var?
Büyük şirketlerimiz bile ilanlarında ürün yöneticisi, pazarlama sorumlusu ararken "sıcak satış deneyimi olan, tedarik sürecini iyi bilen, aktif olarak ehliyet kullanan" insanlar arıyorlar. Marka müdürünün ne iş yaptığını pek bilmiyorlar sanırım, malum ilanlar genelde şöyle oluyor; "marka alanında en az 5 yıllık deneyimli"...
Hala satışla pazarlamayı birbirinden ayırt edemiyoruz. Siz boşverin şirketlerin müşteri odaklı olduklarına hala zihinlerinde "ne üretirsem onu satarım yeter ki satmasını bileyim" düşüncesi var (Bu cümleyi adını unuttuğum bir pazarlama kitabında duymuştum çok da hoşuma gitmişti - satış dönemini simgeler).
Kimse hala tüketicinin ne istediğini bilmiyor, tüketiciyle iletişim kurmak reklamlardan öteye geçmiyor.
"Pazarlama, reklam, PR, marka, tüketici" diye yırtınıyoruz ama hiçbir şey yapamıyoruz. Temel eksikliği var ne olsa.
Ben pazarlama aşığı bir insanım. Elimden geldiği kadarıyla bulabildiğim her yere bu konuda bir şeyler yazmaya çalışıyorum, karşılaştığım ya da yazılarını okuduğum her insandan bir şeyler öğrenmeye çabalıyorum. Kendimi övecek değilim ama bir pazarlama yöneticisi keşke bu kadar uğraşsa...
Bu yazıyı rahatlamak için yazdım... Çünkü inanın her gün pazarlama adına o kadar saçma sapan uygulamalar görüyorum ki deli oluyorum artık :)
Türkiye henüz gelişmekte olan bir ülke. Son dönemde rekabet oldukça kendini hissettirmeye başlamış olsa da henüz yurtdışındaki kadar yoğun bir rekabet yaşamıyoruz. Herkes pazarlamadan bahsediyor ama gerçek anlamda pazarlamayı bilip onu uygulan kaç şirket var?
Büyük şirketlerimiz bile ilanlarında ürün yöneticisi, pazarlama sorumlusu ararken "sıcak satış deneyimi olan, tedarik sürecini iyi bilen, aktif olarak ehliyet kullanan" insanlar arıyorlar. Marka müdürünün ne iş yaptığını pek bilmiyorlar sanırım, malum ilanlar genelde şöyle oluyor; "marka alanında en az 5 yıllık deneyimli"...
Hala satışla pazarlamayı birbirinden ayırt edemiyoruz. Siz boşverin şirketlerin müşteri odaklı olduklarına hala zihinlerinde "ne üretirsem onu satarım yeter ki satmasını bileyim" düşüncesi var (Bu cümleyi adını unuttuğum bir pazarlama kitabında duymuştum çok da hoşuma gitmişti - satış dönemini simgeler).
Kimse hala tüketicinin ne istediğini bilmiyor, tüketiciyle iletişim kurmak reklamlardan öteye geçmiyor.
"Pazarlama, reklam, PR, marka, tüketici" diye yırtınıyoruz ama hiçbir şey yapamıyoruz. Temel eksikliği var ne olsa.
Ben pazarlama aşığı bir insanım. Elimden geldiği kadarıyla bulabildiğim her yere bu konuda bir şeyler yazmaya çalışıyorum, karşılaştığım ya da yazılarını okuduğum her insandan bir şeyler öğrenmeye çabalıyorum. Kendimi övecek değilim ama bir pazarlama yöneticisi keşke bu kadar uğraşsa...
Bu yazıyı rahatlamak için yazdım... Çünkü inanın her gün pazarlama adına o kadar saçma sapan uygulamalar görüyorum ki deli oluyorum artık :)