Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

22/09/2007 : 18:34:54
İşçi Cengiz Doğan dışarıdan orta ve liseyi bitirdi. 36 yaşında tıbba girdi hastanede çalışıp okudu. SSK'dan emekli olurken doktorluğa başladı.

Kırıkkaleli Cengiz Doğan'ın hayat öyküsü, azmin nelere kadir olduğunun kanıtı. Doğan 2 yaşındayken babası cezaevine girdi, 8 yaşında annesini kaybetti. Dedenin maddi gücü olmadığı için ilkokuldan sonra okuyamadı.

Çocuklarıyla aynı yıl sınava girdi
Çoçuk yaşta işçiliğe başladı. Hep doktor olmayı hayal etti. Eşinin desteğiyle 28 yaşında dışarıdan ortaokula başladı. Orta ve liseyi birincilikle bitirdi. 36 yaşında çocuklarıyla üniversite sınavına girdi.

ŞİMDİ BİLECİK'TE DOKTORLUK YAPIYOR
Sivas Tıp Fakültesi'ni kazandı. Fakülte hastanesinde iş buldu, gece çalışıp gündüz okudu. Hastaneden emekli olurken fakülteden de mezun oldu. 14 yıldır doktorluk yapıyor ve ikinci emekliliği bekliyor.


***

Gece çalışarak işçi emeklisi gündüz oku**** doktor oldu

28 yaşında gittiği ortaokul ve liseyi birincilikle bitirip 36 yaşında tıp fakültesini kazandı. Gece işçi olarak çalışıp, gündüz oku**** fakülteden hem emekli, hem mezun oldu. Cengiz Doğan 14 yıldır doktorluk yapıyor.

CENGİZ Doğan hayata gözlerini açtığında ailesini sevince boğmuştu. Ancak mutluluk dolu başlayan hikayesi kısa sürdü. Henüz 2 yaşındayken babası cezaevine girdi. Annesiyle de uzun yıllar geçiremedi; 8 yaşındayken çok sevdiği annesini kaybetti. Uzun yıllar annesinin arkasından ağladı.

Hayatta kimsesiz kalan Doğan, dedesi ve halaların yanında yaşamaya başladı. Dedesinin ekonomik durumu iyi değildi. Bu yüzden ilkokulu zar zor bitirdi; sonra da okumaya ara vermek zorunda kaldı. Oysa en büyük hayali doktor olmak, hastaların yardımına koşmaktı. Her şeye rağmen içindeki okuma aşkını hiç dindiremedi. Kaderine boyun eğmemeye

HAYALİNDEN VAZGEÇMEDİ
KÜÇÜK yaşına rağmen ufak tefek işlerde çalışmaya başlayan Cengiz Doğan, Makine Kimya Enstitüsü'nün açtığı çıraklık kursuna yazıldı. Tam 2 yıl yatılı eğitim gördü, kursu birincilikle bitirdi. 1961 yılında da MKE'de tornacı olarak işe başladı. Kısa süre sonra da ilk görüşte aşık olduğu Sema Doğan ile hayatını birleştirdi. 4 çocukları oldu. Mutlu bir yuvası ve canından çok sevdiği çocuklarına rağmen Cengiz Doğan'ın bir yanı hep eksikti.

Okuyup, doktor olmalıydı. Eşinin de desteğiyle gece okullarına yazıldı. Gündüz çalışıyor, geceleri ise okula gidiyordu. 8 yılda ortaokulu ve liseyi birincilikle bitiren Doğan, 1982 yılında da üniversite sınavına girdi. Eğitim hayatında gösterdiği başarıyı bu sınavda da yakalayan Doğan, 36 yaşında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı.

Hayalleri gerçek olmuştu. Ancak çocukları da kendisi gibi üniversite öğrencisiydi. Onların eğitimi için para kazanması gerekiyordu. Bu nedenle, üniversite hastanesinin kan merkezinde çalışmaya başladı. Gündüz okula gidiyor, gece çalışıyordu.

MEZUN OLMADAN EMEKLİ!

YAŞADIĞI tüm acılara rağmen sıkı sıkıya tutunduğu hayatta gece çalışıp, gündüz okuyan Doğan; mezun olmasına iki yıl kala, çocukluğundan beri çalıştığı için SSK'dan emekli oldu. 1988 yılında da mezun olup, 42 yaşında hayallerindeki beyaz önlüğü giymeye hak kazandı.

Çektiği kurada tayini Hakkari'nin Çukurca İlçesi'ne çıktı. Çocuklarının eğitimini tamamlamamış olması nedeniyle Hakkari'ye gitmek istemedi. Eşinin memleketi Bilecik'teki bir şirkette işçi statüsünde asgari ücretle yaklaşık 1 yıl çalıştı; ikinci kurada ataması Bilecik'e yapıldı.

ÇOCUKLARIYLA MEZUN OLDU
BİLECİK Devlet Hastanesi'nde 1990 yılında acil bölüm doktoru olarak göreve başlayan Cengiz Doğan'ın bu süreçte büyük kızı Jale ziraat mühendisi, küçük kızı Lale biyolog, büyük oğlu Cem Doğan doktor, en küçük oğlu Can Doğan da inşaat mühendisi oldu. Kırıkkaleli Cengiz Doğan'ın hayat hikayesi çok isteyerek neler başarılabileceğinin en güzel kanıtı.

Okumanın yaşı yoktur diyen Dr. Cengiz Doğan, hissettiklerini şu sözlerle anlatıyor: "Hayatta her şeyi gördüm. Her acıyı tattım. İşçi olarak çalıştığım arkadaşlarımın bana verdiği paralarla okudum. Hem kendim okudum, hem de çocuklarımı okuttum. Okuyan herkesin yanındayım. Hastalarıma okumanın güzelliklerini anlatıyorum. Çok mutluyum. Ölsem de gözüm arkada kalmayacak. Çocuklarımın da oku**** iyi meslek sahibi olmaları beni mutlu etti."

Kaynak: Sabah

Son 6 yorum (en yenisi önce)

04/07/2010 : 19:28:41
Bana ölümünün 10.yılında Kemal Sunalı hatırlattı
24/06/2010 : 12:40:45
Gerçekten takdire şayan bir insan...Bu yazı sanki yarama dokundu...
Ben ilk okulu bitirdiğimde köyden İzmir e taşındık..Yaşasın!!..Okuyabilecektim burda...Ama dar görüşlü ailem beni okula yollamadı,kız kısmısıyımya yoldan çıkarım diye...Zaten hep ezik büyütüldüm gözüm açılmadı cearetim kendime güvenim yoktu,şimdiki aklım olsa gizli gizli okurdum dışardan..Eşim hep dışardan oku dedi ama sonradan hiç istemedim...4 üniversite bitirip işsiz olan arkadaşımı düşündüm belki...

Okusaydım dr,öğretmen değilde bilim adamı olmak istiyodum ben:))..Yada hayalgücüyle yapılan bir iş,yada arkeelojiye meraklıydım,köyde bağa gittiğimizde arkadaşlar dağda buldukları çömlek kırıklarıyla evcilik oynarken,ben acaba bunlar ne zamandan kalma başka varmı diye elimle ha bire sağı solu kazardım:)))
24/06/2010 : 01:13:29
Sayın nellsanell,

Çok çok teşekkürler..Gerçekten mükemmel bir yazı.Etkileyici, hayatın ta kendisinden,örnek bir öykü.Çok kaliteli bir paylaşım yapmışsınız,inşallah böyle paylaşımlar devam eder.

Eminim bu sitede benim gibi birçok girişimci,hayali peşinde koşan kişi ,ailesi ve çevresi tarafından engellenmiştir.İnanamamışlardır.Benim arkadaşlarım,ben o tornacıda çalışırken okuyacağım doktor olacağım desem hakanım ne içiyonda böyle kafa yapıyosa sende banada getir derlerdi herhalde..

Hem hayalleri,girişimleri engelleyen zihniyetler için,hemde hayalleri peşinde koşan bizler için gerçekten örnek bir hikaye..

Sayg.

24/06/2010 : 00:59:30
Adam öksüz haliyle 42 yaşında hem emekli olmuş hemde tıp pı bitirip doktor olmuş,Jet almak içinde girmemiş bu maratona hayalini gerçekleştirmiş.Ben 65 yaşımda emekli olacağım. :) Kimi niye kandıralım adamcağız ilkokul mezunu,tornacıyken doktor olmuş,Daha ne yapsaymışda aferin deseymişiz.

Bu adam urfada olsaymış,oxford a girmeye de azim etseymiş yaparmış.Demekki urfada oxford yoktu??? bir bahaneymiş...
04/10/2007 : 11:43:49
tebrikler senin meyvelerinde senin arkandan gelmiş durumda
23/09/2007 : 13:11:02
boyle ornek kisileri gordukce huzunleniyorum ve bir insan olarak kivanc duyuyorum ornek bir sahsiyet bravo