Acıklama yapılmadan yazılarımın onaylanmadığı için gecmişe dönük tüm paylaşımlarımı siliyorum
YORUM YAZ
Tartışmaya katıl
Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.
Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar
Orijinal yazı
Son 24 yorum (en yenisi önce)
13/12/2013 : 01:00:26
Valla arkadaslar yukaridaki hikaye cok guzel ama 52 yasindayim turkiye de ve hollandada ticaretin icindeyim hic oyle hikayedekiler gibi olmuyo,inanmiyorum. Basari icin bazi olmazsa olmazlar vardir hikayeye baktiginda bosluk cok , zaten bizleri bu masallarla uyutuyorlar hollandada 25 senedir varim hic boyle bi basari masali yok. Basarili olanlarin masalindaki de yaptigin isi bileceksin,nerde ne yapacagini,kime ne yapacagini,ne kadar yatirim yapacagini,parayi nerden ve nasil bulacagini,vergisini,lazimsa ruhsat filan icin gerekli olanlari hazirlayacaksin emeklie emekliye basariya ulasacaksin, ikisenede batip ,sahini zor alip alti ay sonra filo kiralamak turkiyeye ozel bir durum normal sartlarda olmuyo, anormal sartlarda oluyo ama rizikosuda is denk gelmezse uzun sureli hapisler yatiliyoooo
09/10/2013 : 01:48:51
Vural Abimiz tahminen bu şekilde çalışıyor ;
Sanırım Vural Abimizin yanında muhasebe işlemlerini iyi bilen İyi bir müşavir ekibi var :) Valla bu ticaret çok garip bir iş "Şeytanın dahi aklına gelmez" diye bir söz var ya işte öyle bir şey
| Alıntı Yapılan Metin: |
1) Yüzde 18 KDV ödüyor. Bu KDV’nin tamamını, gelirlerinin KDV’sinden indiriyor (KDVK Md. 30/b). 2) Aralık ayında satın alsa dahi bir yıl üzerinden yani 12 aylık amortisman ayırıyor ve gider yazıyor (VUK Md. 320/2). 3) Motorlu Taşıtlar Vergisinin tamamını gider yazabiliyor (MTV K. Md. 14). 4) Sıfır kilometre aldığı otomobillerden bazılarını, bir şahsa iki-üç ay kiralıyor. Bazılarını ise ikinci el satış faturası düzenleyerek satıyor yada bağlantılı olduğu bayiye %18 kdvli sattığı müşteri adına fatura kestirerek satıyor. 5) Ardından kullanılmış özelliği taşıyan otomobili ise ; a) Yüzde 1 KDV ile, b) Daha düşük fiyatla, satıyor. Avantajı : Yüzde 18 KDV’yi indirmesi ve bir yıl üzerinden amortisman ayırabilmesi. Yukarıdaki olayda, hem oto kiralama şirketi ve galericilik çatısı altında çalışan bu işletmeler Oto kiralama şirketi olarakta çalışan bu galeriler KDV’yi indiriyor, yıllık amortisman ayırıyor, Motorlu Taşıtlar Vergisini gider kaydediyor. Otomobili (kullanılmış olduğu için) düşük fiyata ve yüzde 1 KDV ile satabiliyor. Satışını yaptığı binek otomobiller nedeniyle yüklenip indiremediği KDV’yi aylık ya da yıllık iade olarak alabiliyor. |
Sanırım Vural Abimizin yanında muhasebe işlemlerini iyi bilen İyi bir müşavir ekibi var :) Valla bu ticaret çok garip bir iş "Şeytanın dahi aklına gelmez" diye bir söz var ya işte öyle bir şey
09/10/2013 : 00:53:28
| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - ahmetkerimsen Tabir i caizse maçın kopma noktası 2 yıl boyunca çevresinden araç alıp kiralaması gibi görünüyor.Her işte olduğu gibi yine iyi kurulmuş insan ilişkileri insanların imdadına yetişiyor. 93 de ilk araç olarak eski model şahin i alıp aynı sene içinde şirketlere filo kiralama işi konusunda söylenmeyen bazı gerçekler vardır diye düşünüyorum . |
Bu nasıl bir insan ilişkisidir ki 93 ekadar kendi aracı olmayan biri 93 ten sonra zirveye çıkıyor.
09/10/2013 : 00:49:19
| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - vetman996 Ahmetkerimsen ve hsamli beyler. yazıyı tekrar okursanız göreceksiniz ki, kendi arabası 1993 yılına kadar yokmuş, hep eşin-dostun arabasını kiralamış ve 1993 yılında eski bir şahini olmuş ama yine de eşin-dostun arabasını filo kiralamada kullanmış. Ben mi yanlış anladım acaba? yazı şu şekilde: EŞDEN DOSTTAN ALDIĞI ARABALARI KİRALADI 1993’e kadar geçen 2 yılda Vural Ak’ın hiç aracı yoktu, eşten dosttan aldığı arabaları kiralıyordu. ‘Yalnız turistlere ve Türkiye’ye gelen yabancı iş adamlarına günü birlik araba kiralıyorduk. Ben ilk arabamı 1993’te aldım. Eski model bir Şahin... O dönemde şimdiki gibi sıfır kilometre araçlar kirlamıyorduk.’ |
Demekki 1993 den sonra ya define buldu yada bir anda ilham geldi :) filo kiralama işi konusunda söylenmeyen bazı gerçekler vardır diye düşünüyorum . Elin arabasını kiraladığı dönemdeki karıyla filo alacak servete eriştiğininin anlatılması çok komik. İsterseniz dünyanın en iyi üniversitesinde okuyun yoktan birşeyleri var etmek zor hatta imkansız
09/10/2013 : 00:22:19
| Alıntı Yapılan Metin: |
Yazıyı gönderen - nellsanell Intercity Rent A Car’ın sahibi Vural Ak şirketini 1991 yılında kurdu. O dönemde Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde okuyan Ak, harçlığını çıkarmak amacıyla 5 yıl süreyle iki farklı araba kiralama şirketinde şöfor, satış elemanı, transfer elemanı olarak çalıştı, ardından bölge müdürlüğüne terfi etti. Araba işine çok meraklı olduğu için hiç aklında yokken bir araba kiralama şirketi kurmaya karar verdi. O zaman 21 yaşında olan Ak, nasıl olsa 5 yıllık tecrübem var ben bu şirketi kurabilirim dedi fakat işler umduğu gibi gitmedi. Şirketi yetersiz bir sermaye ile kurduğu için 2 yıl sonra battı: ‘Başkasının işlerini yönetmekle kendi işini yapmak çok farklı oluyormuş onu yaşarak gördüm. Bence her iş adamının hayatında bir kez batması gerekir, onun için akademik tecrübe oluyor. Çok şükür ben çok erken yaşta battım, 1992-1993 yıllarındaki bu çöküş bana ders verdi. Hayatın çok değişken olduğunu ve B ve C planlarının olması gerektiğini gördüm.’ EŞDEN DOSTTAN ALDIĞI ARABALARI KİRALADI 1993’e kadar geçen 2 yılda Vural Ak’ın hiç aracı yoktu, eşten dosttan aldığı arabaları kiralıyordu. ‘Yalnız turistlere ve Türkiye’ye gelen yabancı iş adamlarına günü birlik araba kiralıyorduk. Ben ilk arabamı 1993’te aldım. Eski model bir Şahin... O dönemde şimdiki gibi sıfır kilometre araçlar kirlamıyorduk.’ Turistlere araç kiralama işi dönemsel olduğu ve turizmin durumuna bağlı olduğu için sektördeki firmalar da büyeyemiyordu. Tam o dönemde Intercity, filo kiralama işine girdi. Hiç kimsenin ilgi göstermediği büyük şirketlere giderek onları filo kiralamaya ikna etti. 1993’te yabancı bir beyaz eşya firması ile anlaşarak onlara daha düşük maliyetlerle araç kiralamaya başladı. Bu yeni yöntem şirketin 95-96 ve 97 yıllarında her yıl iki kat büyümesini sağladı. 2001 KRİZİNDE YARALANDI AMA RAKİBİ DE KALMADI 2001 krizine gelindiğinde artık bütün bankalarla çalışan firmanın müşteri sayısı da oldukça artmıştı. Fakat yaptıkları bir hata krizden zarar görmelerine neden oldu: ‘Kiraladığımız araçların bir kısmı TL kontratlarıydı, borcumuzun bir kısmı da dövizleydi. Dolayısıyla dövizin fırlaması bize çok zarar verdi. Ama baktık ki biz çok zarar ederken o tarihteki rakiplerimiz ve yeni oluşmaya başlayanlar çok daha büyük zarar gördüler, biz yaralanırken onlar öldü.’ Şirket bir iki ay boyunca değişim mi yapalım mücadeleye devam mı edelim diye düşünürken, aslında hiç rakipleri kalmadığını gördü. Onlar şu ya da bu şekilde ayakta kalmışlardı. O zaman yeni bir başlangıç yapmaya karar verdiler ve 2001 krizini ikinci milat kabul ettiler. Intercity krizden tam iki ay sonra büyük bir reklam kampanyası başlattı. REKLAMA YATIRIM YAPARAK AYAKTA KALDILAR Intercity 8 ay sürecek reklam kampanyasında 4 büyük gazete, 16 dergi ve çok sayıda billboard’a reklam vererek 7.5 milyon dolar harcadı. Reklamlarda şirketlere satın aldıkları filoların ne kadar maliyetli olduğu, ne kadar verimsiz yönetildiği anlatıldı. Artık şirketlerin kendi işlerine odaklanmaları, yan işleri uzmanlara bırakmaları gerektiği söylendi ve ‘Araç satın almak için ayırdığınız sermayeyi gidin ana işinizde kullanın’ denildi. Reklamlar etkisini gösterdi. Intercity hayal edemeyeceği bir taleple karşılaştı. ‘Gelen müşteriyle hangi arabayı istediğini belirleyip, arabasını sipariş ediyorduk, o projeye bankadan kredi alıyorduk, arabaları satın alıp müşteriye teslim ediyorduk. Kendi içinde dönen kapalı bir projeydi ve bizim yeniden doğuşumuz oldu. 8 ayın sonunda Intercity pazardaki tek araç kiralama markası haline geldi.’ Şirket aynı sistemi bugün de uyguluyor. Ak, 1.5 aydır ülkede küçük bir krizin yaşandığını, onların reklam kampanyalarına devam ettiklerini söylüyor. ‘Kriz döneminde herkesin yaptığı en büyük yanlış reklam bütçelerini iptal etmek. Oysa öyle büyük krizlerde reklama ağırlık vermek orta vadede şirket için çok yararlı. Krizler fırsatların yolunu açıyor. Önünüze değil ileriye bakmak lazım. 2001 krizinden sonra da her sene iki kat büyüdük.’ ARTIK YABANCI ORTAKLARI VAR Intercity 2 yıl önce Türkiye’deki ilk yabancı sermayeli araç kiralama şirketi oldu. Dünya Bankası’nın yan kuruluşu IFC (International Finance Corporation), Hollanda yatırım bankası FMO, Alman yatırım bankası KfW ve Amerikan yatırım bankası Advent TURKVEN, Intercity’e ortak oldular. Ak, bu kadar büyük 4 bankanın gelip de Türkiye gibi bir ülkede küçük bir şirkete ortak olmalarının ilginçliğine dikkat çekiyor: ‘Bu da gösteriyor ki Türkiye’deki araç kiralama sektörünün geleceği çok geniş. Sene sonunda bizim vasıtamızla Türkiye’ye yurtdışından getirdiğimiz sermaye 250 milyon doları bulacak. Bu sıcak para değil, yatırıma dönüşüyor. Bununla araba alınıyor. Daha hızlı büyüyebiliriz. Çünkü bu iş para bulma yeteneği ile ilerleyen bir iş.’ Öger Tur ile de yaklaşık 10 yıldır işbirliği içinde olan Intercity, Öger’in Türkiye’ye getirdiği tüm turistlere ve Almanya’daki Türklere de araç kiralıyor. SEKTÖRDE BÜYÜK OYUNCULAR 10’U GEÇMEZ Intercity’nin araç filosunda iş adamlarının kullandığı lüks otomobillerden satış elemanlarının kullandığı ekonomik arabalara, kamyonetten minibüse kadar çok çeşitli 11 bin araç var. Bunların hepsi sabah aynı anda marşa basıyor. Kimisi kaza yapıyor, kimisi arıza, kiminin lastiği patlıyor, kimisi çukura giriyor... Bunların hepsine anında çözüm sağlamanın hiç kolay olmadığını söylüyor Ak: ‘Sürücülerin ne kadar dikkatsiz olduğu ve yolların durumu göz önünde bulundurulduğunda bu işi Türkiye’de yapmak kolay değil. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’da bakım servislerimiz var. Bu servisler 24 saat açık ve günde 500 araca bakım yapabilecek kapasitede. Bunun dışında Anadolu’yu ağlarla ördük. Yüzlerce servisle anlaşmamız var. Müşterilerimiz bir telefonla en yakın servisten en kısa sürede hizmet alıyorlar. Eğer aracın değiştirilmesi icap ediyorsa en geç üç saat içinde aracı yeniliyoruz.’ Sektöre 2001 krizinden sonra yeni alıcıların da gelmeye başladığını söylüyor Ak: ‘Sektörde 20’ye yakın oyuncu oluştu. Son yıllarda da otomobil bayileri ve galerilerin de bu işe girmeye başlamasıyla bu sayı 100’lere ulaştı. Bunların bir kısmı düzgün işletmeler bir kısmı da vergi kaçırmaya yönelik ikinci sınıf işletmeler. Fakat sektördeki büyük oyuncuların sayısı 10’u geçmez. Ama en yakın rakibimiz Intercity’nin yarısı kadar.’ Intercity’nin gerçekleştirdiği ilkler -7 sene önce arıza yada kaza yapan aracın yerine yenisini veren ilk firma. Diğerleri bu iş için eksta ücret talep ediyordu. -7 gün 24 saat hizmeti başlattılar. -Geçici arabayı en geç 3 saat içinde veren ilk firma. Eskiden bu işlem 1-2 gün sürerdi. -Kar lastiği ve kar zinciri vermeyi standart hale getirdiler. Almanya’dan eğitim almış dört sertifikalı eğitmeni görevlendirerek toplam 4 bin 200 araç kullanıcısına ücretsiz eğitim ve sertifika verdiler. OFF-ROAD’UN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ Vural Ak’ın otomobillere olan merakı onu araba yarışlarına katılmaya da teşvik etmiş. 11 yıldır yarışlara katılan Ak’ın en sevdiği yarış off-road. Yarışlar bir ülkeden başlayıp başka bir ülkede bittiyor ve yarış boyunca tekerlek hiç asfalta değmiyor. Dağ, tepe, bayır, patika, ova, çöllerde geçen yarışlar sayesinde Ak, Kuzey Afrika, Arap Çölleri, Otradoğu, Rusya ve Türkiye’de pekçok yeri görmüş. 3 kez Türkiye şampiyonu olan Vural Ak, 2002 yılında da co-pilot’u Güray Karacan ile Kuzey Afrika’da dünya ikincisi olmuş. Kaynak: Yeni Bir İş |
Vural Bey Eşinin dostunun arabasını kiralarken Bir anda filo alacak parayı nerden bulmuş :) Asıl onu anlatsın :) Böyle anlatınca çok kolaymış gibi geliyor fakat işin pratiği basit olmasa gerek Ben artık bu tip hikayelere pek inanmıyorum
08/11/2012 : 15:12:25
paylasim icin tesekkurler.. guzel ornek
08/11/2012 : 10:55:01
okuyup moral bulalım diye tekrar yazıyorum.aylar önce favoriye eklemişim
15/01/2012 : 15:07:47
1996 yılında veteriner fakültesinden mezun olup veteriner kliniğimi açtığımda köylere hastaya gidebilmem için araba almam gerekiyordu ama bizde o sermaye yoktu. hatta açtığımız veteriner kliniğindeki rafları dolduracak ilacı alacak paramız olmadığı için boş ilaç kutularıyla rafları doldurduğumu unutamam. bir tanıdığı aracıyla birlikte kiralayıp köylere gitmeye başladık. sadece aracı kiralayabilirdik ama ne ehliyetimiz vardı ne de ehliyet kursuna gidecek para. taksici arkadaşlar şikayet edinceye kadar bu şekilde idare ettik. sonra eski model bir murat 131 satın alarak kliniğe devam ettik.
Demek istediğim 1993 yılında eski model şahin güzel bir arabaydı. selamlar...
Demek istediğim 1993 yılında eski model şahin güzel bir arabaydı. selamlar...
15/01/2012 : 01:38:05
1993 de ilk araba olarak eski model araç alacak sonra tanıdıklarının arabalarından filo kuracak kiraya verecek vs.. Hangi turist veya hangi yabancı iş adamları kiralamış o şahin i merak ettim doğrusu .. Orada açıklanmayan noktalar var. Eş dost arabasını hayrına al kirala diye verse bile onlara da bedel ödemiştir ki bu şartlarda minimum karla yapılacak iş değil. . Belki leasing , hatır çeki vs toplayıp toplu araç satın alıp girmiş kalkışmıştır bu işlere.. Ne de olsa şu anda rent a car ların % 80 i kredi çekip araç alıyor işletiyor Vural AK da o tarzda finansmanlar sağlamış olabilir.
11/01/2012 : 15:06:18
Ahmetkerimsen ve hsamli beyler. yazıyı tekrar okursanız göreceksiniz ki, kendi arabası 1993 yılına kadar yokmuş, hep eşin-dostun arabasını kiralamış ve 1993 yılında eski bir şahini olmuş ama yine de eşin-dostun arabasını filo kiralamada kullanmış. Ben mi yanlış anladım acaba? yazı şu şekilde:
EŞDEN DOSTTAN ALDIĞI ARABALARI KİRALADI
1993’e kadar geçen 2 yılda Vural Ak’ın hiç aracı yoktu, eşten dosttan aldığı arabaları kiralıyordu. ‘Yalnız turistlere ve Türkiye’ye gelen yabancı iş adamlarına günü birlik araba kiralıyorduk. Ben ilk arabamı 1993’te aldım. Eski model bir Şahin... O dönemde şimdiki gibi sıfır kilometre araçlar kirlamıyorduk.’
EŞDEN DOSTTAN ALDIĞI ARABALARI KİRALADI
1993’e kadar geçen 2 yılda Vural Ak’ın hiç aracı yoktu, eşten dosttan aldığı arabaları kiralıyordu. ‘Yalnız turistlere ve Türkiye’ye gelen yabancı iş adamlarına günü birlik araba kiralıyorduk. Ben ilk arabamı 1993’te aldım. Eski model bir Şahin... O dönemde şimdiki gibi sıfır kilometre araçlar kirlamıyorduk.’
11/01/2012 : 14:41:07
TÜYLERİM DİKEN DİKEN OLDU OKUYUNCA.BURADAKI AZMINDEN DOLAYI KARDESIMIZI KUTLUYORUM.SIMDIDEN YAPACAGI YARDIMDA ALLAH YARDIMCISI OLSUN.
06/01/2012 : 10:58:15
ahmetkerimsen arkadaşa katılıyorum. Hikayede küçük ama çok önemli bir boşluk var. 1993'de aldığı ilk arabası eski bir model bir şahinken yine 1993'de yani aynı yıl içinde birden filo kiralama işine girdiğini söylüyor. İşin kırılma noktası burası bence de...
06/01/2012 : 03:18:51
çevrede şart kardeşim ama yaaa öyle birden olmuyor illaki vardır bişeyler ama helal olsun
06/01/2012 : 02:37:09
Tabir i caizse maçın kopma noktası 2 yıl boyunca çevresinden araç alıp kiralaması gibi görünüyor.Her işte olduğu gibi yine iyi kurulmuş insan ilişkileri insanların imdadına yetişiyor.
93 de ilk araç olarak eski model şahin i alıp aynı sene içinde şirketlere filo kiralama işi konusunda söylenmeyen bazı gerçekler vardır diye düşünüyorum .
93 de ilk araç olarak eski model şahin i alıp aynı sene içinde şirketlere filo kiralama işi konusunda söylenmeyen bazı gerçekler vardır diye düşünüyorum .
07/03/2011 : 23:29:13
İşte olay budur Asla vazgeçmeyin vazgeçenler sadece kaybedenlerdir. Ben iki kere battım ilkinde kazandığım herşeyi kaybettim, ikincisinde büyük bir servet kazanmıştım arsalar dükkanlar evler arabalar heh heh heh heeeppsi gitti neyse olan oldu yapacak bir şey yok tekrar baştan başladım ama şimdi damdan düşme yollarını çeşit çeşit biliyorum. Asla vazgeçmek yok arkadaşlar ticari bilgilerin yanında etrafınız daki batmış iflas etmiş kişiler varsa arada bir uğrayıp damdan nasıl düşüldüğü hakkında bilgiler alın bunlar en önemli en hassas ipuçlarıdır.
Bu arada VİZYON olmadan olmuyormuş değilmi !!
Bu arada VİZYON olmadan olmuyormuş değilmi !!
07/03/2011 : 23:15:47
anlatılmaz yaşanır.....
07/03/2011 : 22:56:46
basarılı herkes bukadar sanslı olsa
15/02/2011 : 22:40:59
hayırlısı olsun...bendede hat safhada of road merakı var....bir tane aracım vardı onu sattım şimdi onun üst modelini almaya çalışıyorum...
selmlar
selmlar
05/08/2010 : 11:25:03
ben 2 kez battım. şuanda onun gibi acaba kapatayımmı mücadeleye devammı edeyim diye düşünüyorum 3 aydır. herşeyimi satlığa çıkardım ama gönlüm mücadeleye devam et diyor.
Demekki ondan büyük olacam işallah :d:d
Demekki ondan büyük olacam işallah :d:d
05/08/2010 : 11:06:50
Boğaziçi mezunu, okurken öğreniyo sağlam basmayı o kadar farkı olsun.
05/08/2010 : 10:16:45
agzım acık okudum
15/10/2009 : 11:41:34
demekki neymiş para kazanmak için olan biriş işi büyütmek yerine türkiyede yeni bir iş alanı yaratmak gerekiyormuş ilk olmak herzaman avantajdır saygılar
22/09/2009 : 13:13:47
söze gerek yok...
okullarda derslerde bunların anlatılması gerekiyor...
okullarda derslerde bunların anlatılması gerekiyor...
16/09/2009 : 18:19:58
Helall olsun adama.
Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Prensiplerimiz