Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

17/07/2006 : 08:13:42
Sizlerle Dikran Masis'le yapılan bir röportajı paylaşmak istiyorum.
"Sene 1979. Bir gün Ziraat Bankası'da para ***ürdüm,veznedar sayıyor sayıyor bitmiyor. İçimden "Para saymanın makinesi olmaz mı" dedim. Amerika'da yaşayan kız kardeşim Nadya'ya telefon edip böyle bir makine olup olmadığını araştırmasını istedim. Birkaç gün sonra böyle bir makine fabrikası olduğunu söyleyince hemen Detroit'e uçtum. Fabrikadakilere bizim fersude paraları verdim, makine sayamadı."Bu tür paralar için yeni bir makine geliştiriyoruz ama 300 bin dolar lazım.100 bin dolar verirseniz yaparız"dediler. O tarihte bankada 170 bin dolar param var, bütün servetim bu para. 100 doları hemen verdim. Dört ay sonra bu makine geldi, adını "Akıllı Ayşe" koyduk. Hürriyet'te haberi çıkınca ertesi gün Ziraat Bankası'ndan "Getir şu makineyi görelim" dediler.Akıllı Ayşe'yi alıp Ankara'ya gittim, beni merkezin bodrum katına indirdiler. Dere tepe, her yer silme para dolu. Karşımda yedi kişi oturmuş benim Akıllı Ayşe'nin para saymasını izliyor.Yırtıkları ayırıyor, eksik desteyi yakalıyor. Sordular fiyatını, ben de "1350 dolar"dedim. Uçakla İstanbul'a dönerken yanımda bankanın müdür yardımcısı ve ekibi vardı. 100 makine derlerken Yeşilköy'e indiğimizde rakam 1000 oldu. Bir hafta içinde 35 bin "Akıllı Ayşe sattım ve ilk milyon dolarımı kazandım".