Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

13/10/2008 : 09:46:04
Dünyayı saran küresel kriz Türkiye'de hangi sektörleri etkiledi. İşte etkilenen sektörler..

Küresel ekonomik dünyayı kasıp kavururken Türkiye'de AKP hükümetinden hâlâ kriz bizi etkilemez açıklamaları geliyor. Ancak ekonomik göstergelere ve sektör temsilcilerinin açıklamalarına bakıldığında, Türkiye'nin krizden en fazla etkilenen ülkeler arasında olduğu görülüyor.

İmalat sanayiinin neredeyse tüm alt sektörlerinde üretim ağustos ayında geriledi. Özellikle büro muhasebe bilgi işlem makinelerinde üretim adeta durma noktasına geldi. Sektörün üretimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 56.6 oranında düşüş kaydetti. Üretim düşüşü; radyo, TV, haberleşme cihazlarında yüzde 36.8, tekstilde yüzde 21.3'le ciddi boyutlara ulaştı. TÜİK'in açıkladığı rakamlara göre mayıs, haziran ve temmuz aylarında işsiz sayısı 96 bin kişi arttı.

Özel sektörün dış borcu temmuz sonu itibarıyla 143.7 milyar dolara çıktı. Kriz için önemli göstergelerden olan cari açık ise 50 milyar dolara koşuyor. Şirketlerin bankalara olan borçları da her geçen gün artıyor.

Sanayiciler, hükümetten acil önlem almasını beklerken ihracatçılar ise krize karşı B planı hazırlamak için önümüzdeki hafta toplanıyor. Türkiye'de ihracatın lokomotif sektörleri olan otomotiv, demir-çelik ve tekstilde üretim kısıtlamasına gidilirken yakın dönemde işçi çıkarmaların gündeme geleceği belirtiliyor.

İSO: SANAYİCİYİ ZOR DÖNEM BEKLİYOR

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı C. Tanıl Küçük: “Krize, cari açık başta olmak üzere önemli bazı kırılganlıklarla yakalandık. Belirsiz bir konjonktürde bulunuyoruz ve önümüzü göremiyoruz. Sanayimiz uzun yıllardır rekabet ettiği ülkelerden daha yüksek maliyetlerle üretim yapmak zorunda kalmış ve tüm çabalarımıza rağmen bu durum değiştirilememiştir.

Bizi bekleyen zor dönemde, üretimi, ihracatı ve istihdamı devam ettirmek adına, kamu kaynaklı girdiler başta olmak üzere, girdi maliyetlerini aşağı çekecek tedbirler, mali disipline mümkün olduğunca az zarar verecek formüllerle, süratle hayata geçirilmelidir. IMF ile anlaşma yapılması güveni güçlendirmek açısından önemlidir. Ancak Türkiye, sorunlarını çözebilmek için bundan sonra gündeme getireceği tüm ekonomik programlarda üretim, ihracat ve istihdamı merkeze almak zorundadır. Ekonomik ve Sosyal Konsey süratle toplanmalı ve muhtemel krize karşı alınması gereken tedbirler burada değerlendirilmelidir.”

İHRACATÇILAR YOL HARİTASI İÇİN TOPLANACAK

İhracatçılar, küresel krizi en az etki ile atlatmak için bu hafta içinde toplanacak ve bir yol haritası çizecek. İhracatçılar yol haritasını ve alınması gereken önlemleri hükümete sunacak. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi:

“Krizin etkilerini 2009 başında daha fazla hissederiz. 2008'in ilk 9 aylık verilerine bakıldığında ABD'ye ihracatımız yüzde 6'dan yüzde 4'e gerilemiş durumda. Yine ihracatımızın yüzde 55-60'ını yaptığımız AB ülkelerinde de ihracat gerilemesi söz konusu. Ancak buna karşılık özellikle Körfez ülkelerine ihracatta bir yükselme yaşanıyor. Yeni pazar arayışlarımız var ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Önümüzdeki hafta ihracatçı sektörlerle bir araya gelerek krize karşı yol haritamızı belirleyeceğiz.”

OTOMOBİL

CİDDİ TALEP DARALMASI VAR

Son yılların yıldız sektörü otomotivdeki durgunluk geçen mayıs ayında yaşanmaya başladı. Ağustosta taşıt aracı üretimi yüzde 12.9 azaldı ve 43 bin 74 adet taşıt aracı üretildi. Eylül ayı binek ve hafif ticari araç toplam satışlarında geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 5.8 oranında gerileme yaşandı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Genel Sekreteri Ercan Tezer: “Gerek iç pazarda gerek ihracatın büyük bölümünün yapıldığı AB ülkelerinde ciddi bir talep daralması var. Önümüzdeki 3 ayda ciddi üretim daralması ve sipariş kesintileri olacak. Önümüzü tam olarak göremiyoruz. Krizin ne kadar yayılacağını kestiremiyoruz. Bütün otomotiv şirketleri, hedeflerini revize etmek zorunda kaldı. Şu anda ciddi bir kriz yönetimi halindeyiz.”

DEMİR ÇELİK

ÜRETİM KISILIYOR

Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan: “Demir Çelik'teki talep yetersizliği nedeniyle fiyatlar 1600 dolardan 700 dolara kadar geriledi. Sipariş iptalleri söz konusu. 10 yıldır bu sektördeyim, bu kadar kötü bir krizle karşılaşmadım. Birçok firma ayakta kalabilmek için işçi çıkarma yoluna gidiyor ya da üretimini kısıyor. Biz üretimimizin yüzde 60'ını ihraç ediyoruz ama bu oranlar gün geçtikçe düşüyor. ABD'de demir çelik sektöründeki yatırımlar tamamen durdu. Tüm dünyada projeler askıya alındı. Böyle bir dönemde hükümetin, sektörlerin üzerindeki yükleri kaldırması gerekiyor. Bir koyundan 10 post çıkarma anlayışından artık vazgeçilmeli. TRT payı ve keyfi vergiler kaldırılmalı. Enerji maliyetleri düşürülmeli.”

BEYAZ EŞYA

SİPARİŞLER İPTAL EDİLİYOR

Krizin en derin hissedildiği sektörlerden biri beyaz eşya. Ağustos ayında hiç müzik seti üretimi yapılmazken buzdolabı üretimi yüzde 26.6 azalışla 417 bin 334, televizyon üretimi yüzde 36.5 azalarak 593 bin 837 ve çamaşır makinesi üretimi yüzde 7.3 azalışla 383 bin 270 adede düştü. Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği (BEYSAD) Başkanı Murat Önay: “Beyaz eşyada son 2 yıldır, özellikle iç pazarda ciddi bir daralma söz konusu. Bu açığı ihracatla kapatmaya çalışıyorduk. Avrupa'da kriz reel sektörü etkilemeye başladı. Bu da bizim ihracatımızı düşürüyor. İhracat yollarımız tıkanıyor. Sipariş iptalleri söz konusu. 2007'de 16 milyon adet beyaz eşya üretilirken bunun bu yıl 15 milyon adede gerilemesini bekliyoruz. Üretimdeki bu düşüşler işçi çıkarmalarını da gündeme getirecek.”

TEKSTİL

BANKALARLA SORUN

Tekstilde yaşanan kan kaybı ağustosta da sürdü. Yün ipliği üretimi yüzde 12.5 azalarak 2 bin 912, pamuk ipliği üretimi yüzde 26.7 azalarak 31 bin 55, sentetik iplik üretimi de yüzde 26.9 azalışla 36 bin 83 tona düştü. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ahmet Nakkaş: “2008 başından itibaren durağan bir döneme gireceğimiz belliydi. Hükümet tedbir alma konusunda maalesef geç kaldı. Özellikle ihracata yönelik çalışan, üreten ve istihdam sağlayan firmaların bankalara olan kısa dönemli kredi borçlarının sürelerini uzatma konusunda sorunlar çıkmaya başladı. Firmalar borçlarını ödeyemez konuma geldi. Şu anda hükümetin daha fazla reel sektöre sahip çıkması gerekiyor. Şu anda ulusal bir kalkınma hamlesi gerekiyor.”

BANKACILIK

ŞOKLARA DAYANIKLI

Türk bankacılık sektörü, 2001 krizi sonrasındaki yeniden yapılanma ile birlikte şoklara dayanıklılığını arttırdı. Sektörün sermaye yeterlilik oranı yüzde 17.6 düzeyinde. Hedeflenen yüzde 12 minimum orana bakıldığında, sermaye yeterlilik düzeyinin iyi olduğu belirtiliyor. Türk bankalarının güçlü yapısına rağmen global kaostan önümüzdeki aylarda etkilenmesi bekleniyor. Türkiye'de krize karşı halen 50 bin YTL olan mevduat güvencesinde sınırın yükseltilmesi yönünde BDDK'de çalışma yürütülüyor. Türkiye İş Bankası'nın ekim ayı ekonomi değerlendirme bültenine göre, yurtiçinde büyüme ivme kaydederken, bankaların, aktiflerini geçmiş dönemlerdeki kadar hızlı büyütemeyecekleri düşünülüyor.

TURİZM

2009'DA KAYIPLAR OLUR

Turistik Otelciler İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır: “2008 için turizmde bir kayıp görünmüyor. Türkiye yıl sonuna kadar yaklaşık 25 milyon turist ağırlayacak ve 20 milyar dolarlık gelir sağlayacak. Ama krizin Avrupa ülkelerini daha ciddi etkilemesi halinde 2009'da kayıplar söz konusu olabilir. Çünkü kriz dönemlerinde insanlar en başta tatil alışkanlıklarından vazgeçiyor. Bu yılı kurtardık ama.. gelecek yılların ne getireceğini tam olarak kestiremiyoruz. Bizim sektörümüz tamamen turistin gelmesi üzerine kurulu.. en kötü senaryo ile turistler gelmezse birçok tesis kapanır, ya hastaneye çevrilir ya da okul olur.”

AMBALAJ: Rusya, Afrika, Hindistan, Ortadoğu ülkelerinin uyguladığı yüzde 50-150 seviyesindeki ithalat gümrük vergilerinden dolayı ihracat durma noktasına geldi. Krizde gümrük vergilerinin, korumacılık politikaları çerçevesinde artması bekleniyor.

CAM VE ÜRÜNLERİ: Sektör yüksek girdi maliyetleri nedeniyle rekabet gücünü yitirdi. AB'nin serbest ticaret anlaşması yaptığı ya da müzakarelere başladığı ülkelerin büyük bölümüyle Türkiye'nin yeterince yol almamış olması, krizde iyice zorlaşan rekabet koşullarının giderek Türkiye aleyhine gelişmesine yol açtı.

ÇİMENTO VE ÜRÜNLERİ: Ekonomide özellikle inşaat sektöründe küresel krize bağlı son dönemde artan talep daralması ve yüksek faiz çimentoya talebi düşürdü. Konut talebindeki daralma ve bunun sonucunda konut fiyatlarının düşeceği beklentisi ile tüketiciler konut alımını erteliyor. Talep düşüşünde faiz oranlarının artması ile birlikte konut kredisi kullanım oranının düşmesi ve konut alımına yönelebilecek tasarrufların bir bölümünün yüksek reel faize yönelmesi de önemli etken.

KİMYA: Bu sektör de dövizin değer kazanmasından olumlu etkilenirken, yurtiçinde talep daralmasının etkisini hissedecek.

PERAKENDECİLİK: Küresel kriz perakendeyi de vuruyor. Alışveriş merkezleri yöneticileri, “tüketicilerin elini eteğini harcamalardan çektiğini” belirterek, satışlarda yüzde 20'lere varan düşüşler yaşandığını kaydediyor. Perakendedeki sıkıntıyı tespit eden bazı alışveriş merkezleri stratejilerini değiştiriyor.

ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK: AB ve diğer bazı ülkeler, zaten uluslararası taşımacılık firmalarının sürücülerine vize zorluğu çıkarmaktaydı. Şimdi dışarıdaki talep daralması ihracatı daha da düşüreceği için bu sektörün işleri olumsuz etkilenecek.

Cumhuriyet

Son 2 yorum (en yenisi önce)

15/10/2008 : 01:41:28
Akşam kanal D 'de Uğur Dündar'ın sunduğu programda çok güzel bir konu açıldı.

Devletin Sosyalleşmesi; devletin sosyalleşmesi daha önce özelleştirdiği kurumları tekrar devlete geri alınmasıymış. Bu bankaların kurtarılması olayıda buna bağlantılıymış. Yani bankaları artık devlet işletecek ve bankalar gibi başka sektörleride... Bununla beraber yok olan orta direkler tekrar varolacaklarmış.

Çok sevindim... hayırlısıyla bekliyorum :) kurban kesicem hatta.
14/10/2008 : 23:01:46
Bakalım ne olucak bu memleketin hali çok merak ediyorum yarınımız nasıl olucak :(:(:(