Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

28/06/2008 : 04:50:40
Kayseri'nin bir köyünde imece yöntemiyle yol yapılıyor. Bunun için de eşekten yararlanılıyor.Eşek hangi yolu izlerse, orası genişletip araba yoluna dönüştürülüyor. Köye gelen Amerikalı Barış Gönüllüsü, ne olup bittiğini kavrayamadığı için sorar :

-Ne yapıyorsunuz böyle?
-Yol yapıyoruz.
-Bu eşşek ne için?
-O, yolun mühendisi. Yola uygun geçişi o gösterir.
Barış Gönüllüsü katıla katıla güler :
-Ya eşek bulamasaydınız?
-İşte o zaman Amerika'dan mühendis getirirdik!

Son 9 yorum (en yenisi önce)

01/07/2008 : 19:00:14
Gözleri kör yanlız ve yoksul bir Kayserili kırlarda başıboş dolanırken bastonuna değen sihirli lambayı alıp içinden Cin çıkarmayı başarmış. Bu isten hayli bıktığı belli olan Cin Kayseriliye şöyle bir baktıktan sonra;
- "Senin hayli isteğin vardır; şimdi sen gözlerin açılsın istersin, zenginlik dilersin, evlenmeyi arzularsın, ama uğraşamam. Sadece bir dileğini yerine getireceğim. Iyi düşün ve ne isteyeceksen iste." demiş. Kayserili biraz düşündükten sonra dileğini söylemiş;
-"Çocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum"
01/07/2008 : 18:40:14
Kayseri'li kardeşimizin biri bir fabrikaya işçi olarak girer ve aradan bir hafta geçtikten sonra bir öğle yemeği sırasında, yemekhanede beraber yemek yediği arkadaşlarına :

"En geç bir ay sonra aha da ben bu fabrikanın sahibi olacam" der.

Tabii etrafındaki arkadaşları buna güler geçerler.

Aradan bir ay geçer, yine bir öğle yemeği sırasında arkadaşları,

"Hani sen en geç bir ay sonra bu fabrikanın sahibi olacaktın ?" diye Kayserili'ye sorarlar.

Kayserili'de :

"Ben nereden bileyim fabrikanın sahibinin de Kayserili olduğunu" der. :))))))
01/07/2008 : 17:28:52
arkadaşlar övünmek gibi olmasın ama (gayseriliyiz)



:)))))))
01/07/2008 : 05:40:11
Sizin fıkranızda kafa kafaya kapışır yanii :)) paylaştığınız için bende teşekkür ederim....
01/07/2008 : 01:35:21
kayserilerle karadenizliler arasında bir husumet çıkmış ve tartışma savaş boyutuna kadar ulaşmış her iki tarafta bir ova da silahlarıyla karşı karşıya gelmişler. savaş oldukça çetin sürerken kayserililerden biri çıkmış "temel" demiş siperdeki tüm "temel"ler ayağa kalkmışlar kayserililer hepsini vurmuş. sonra "dursun" demişler tüm "dursun"lar ayağa kalkmış onlarıda vurmuşlar. "idris" demişler" tüm "idris"ler ayağa kalkmış kayserililer ayağa kalkanların hepsini vurmuşlar. karadenizliler bu böyle olamayacak bir çare bulmalıyız hepimizi teker teker avlayacaklar demiş. o sırada karadenizlilerden biri ayağa kalkmış "haçen bu para çimundur" demiş, tüm kayserililer ayağa kalkmış :)))))

o kadar güzel yazmıştınız ki ve o kadar iyi bir zamanlama da yazınızı okudum ki aklıma gelen ilk kayseri fıkrasını paylaşmak istedim... teşekkür ederim
30/06/2008 : 05:05:34
emeğinize sağlık çok güzel bi yazı
30/06/2008 : 04:05:40
:) sizin kadar azimli bir yazar olamasakda bişiler yazmaya çalıştık...:))
29/06/2008 : 07:44:06
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - izmirlim
Amerika'lı bir turist Kayseri civarında gezerken, bir de bakmış, ağacın gölgesinde bir köylü, serinde uzanmış, uyku çekiyor. Yanında da bir eşek, eşeğin üzerinde de bir heybe ama ne heybe. İpekten. Amerika'lı kendince düşünüyor bu heybe dünyanın parası eder, ama diyor köylüden heybeyi istersem, kıymetli olduğunu anlar, en iyisi eşeği satın almaya çalışayım der.

Gider köylünün yanına. Sorar "bu eşeği satar mısın bana" diye. Köylü de olur beyim der. Ve köylü dünyanın parasını ister. Amerikalı da mecbur üzerindeki heybenin kıymetli oluşundan dolayı kabul eder. Köylü el sıkışıp parayı da cebe koyduktan sonra gider eşeğin yanına, heybeyi omzuna alır.

Amerikalı itiraz eder bu işe, köylü de der ki : Beyim biz seninle eşek için anlaştık, ben bu heybeyle senin gibi uyanıklara daha çookkkk eşek satarım der....


Aziz Nesin'in hikayesi bu "sizin memleketet eşek yok mu " :)
28/06/2008 : 16:24:23
Amerika'lı bir turist Kayseri civarında gezerken, bir de bakmış, ağacın gölgesinde bir köylü, serinde uzanmış, uyku çekiyor. Yanında da bir eşek, eşeğin üzerinde de bir heybe ama ne heybe. İpekten. Amerika'lı kendince düşünüyor bu heybe dünyanın parası eder, ama diyor köylüden heybeyi istersem, kıymetli olduğunu anlar, en iyisi eşeği satın almaya çalışayım der.

Gider köylünün yanına. Sorar "bu eşeği satar mısın bana" diye. Köylü de olur beyim der. Ve köylü dünyanın parasını ister. Amerikalı da mecbur üzerindeki heybenin kıymetli oluşundan dolayı kabul eder. Köylü el sıkışıp parayı da cebe koyduktan sonra gider eşeğin yanına, heybeyi omzuna alır.

Amerikalı itiraz eder bu işe, köylü de der ki : Beyim biz seninle eşek için anlaştık, ben bu heybeyle senin gibi uyanıklara daha çookkkk eşek satarım der....