11/08/2011 : 18:20:18
Hey bi dakka!!... 43 kere değil de ben 3 kere Almanya'ya gittim ve hiç kimse Schengen vizesinden bahsetmemiş nedense??? Çünkü ilk gidişimde Schengen vizesi alarak gitmiştim ve sonradan da birçok kişinin hep Schengen vizesi ile gittiğine tanık oldum.
Sen 1 haftalığına gideceksen sana büyük ihtimalle Schengen vizesi verirler. Bu arada Schengen nedir diye merak edecek olursan, Avrupa ülkeleri arasındaki sınırlar arası seyahatlerde, örneğin Paris'ten Düsseldorf'a yolculuk yaparken Avrupa Birliği ülkelerinin tek devlet olarak kabul edildiği anlaşmanın adı ve anlaşmanın imzalandığı Lüxemburg'taki Schengen şehrinin adıdır.
Schengen vizesi aldığın zaman Pasaporta "geçerli olduğu yer" kısmına "Shengen Devletleri" anlamına gelen "Schengener Staaten" yazarlar ve vizenin tipi "C" olur ve Schengen vizesinin süresi maksimum 3 aydır. Sen sadece 1 hafta olacağın için vizenin tipi 99% ihtimalle Schengen vizesi olacaktır. 3 aydan uzun süreli vizeler için "geçerli olduğu yer" kısmına gidilecek ülke (Almanya Fransa gibi) yazılır ve o vizenin tipi "D" dir.
Schengen vizesi için davetiye tarzı bir belge, bi şekilde gerekli.
Ben Schengen vizesi alırken Almanya'da özel bir dil kursundan 3 aylık dilkursuna gideceğime dair dokuman ile başvurmuştum ve 3 aylık Schengen vizesini tereyağdan kıl çeker kadar kolay vermişlerdi. Fakat sonradan Almanya'da 1 sene daha kalmaya karar verdim onun için "D" tipi vize başvurusu yaptım, onu vermeleri biraz zor oldu ama verdiler yine de. "D" tipi başvuru için, Almanya'dan bir kişi veya firmanın sizin oradaki masraflarınızı (Ben gittiğim sırada rakam aylık 550AVRO idi) karşılayacağına dair bir dilekçe istiyorlar. Almanya'da çalışan bi arkadaşım elle yazdığı o dilekçeyi kaldığı şehrin Belediyesi (veya ona benzer bir kuruluştan) 5-10 AVRO'ya damgalatıp bana göndermişti onunla başvurmuştum, hepsi o kadardı.
Senin orada 1 haftalık kalma sebebine dair bir belge sunman gerekecek ki o belgeyi de Almanya'daki ziyaret edecein yerden temin etmelisin.
Bu arada vize kuyruğundayken arkamda duran genç bi arkadaş vardı, TÜrkiye'deki ikamet adresi ile ilgili bir karışıklık olmuştu, yani doğduğu yer, ikamet ettiği yer belgelerinde bi tutarsızlık vardı sırf o yüzden Almanya Baş konsolosluğu arkadaşı çok ciddi uğraştırmıştı. Yani nereden uğraştıracakları belli olmuyor.
Bir enteresan olay daha; Kanada'ya defalarca giden ve hatta orada kalma izni olan İstanbullu bir bayan arkadaş vardı, iyi gelirli işi ve boğaz manzaralı güzel evi de vardı. Almanya'ya gitmek üzere 2 defa vize başvurusu yapmıştı, 2 'si de red edilmişti! Dedim ya, kimi nereden uğraştıracakları belli olmuyor, bu özellikle Almanya'ya giderken daha geçerli. (Sebebi ise oraya milyonlarca Türkün gidip bir kısmının sorunlar doğurmaları, yani Almanın kendisi de kendi çapında haklı)
Bu arada, elalem bisikletle dünya turuna çıkıyor biz 3 günlüğüne y. dışına çıkamıyoruz diyorsun ya, o noktada sadece yabancı ülkelerin bize çıkardığı zorlukları görme, madalyonun bir de şöyle yüzü var: Ben Almanya'ya "C" ve "D" tipi vize alıp giderken Türkiye'deki havalimanında pasaport kontrolünden geçerken o zaman için (2004-2005) 50AVRO Y.dışı çıkış harcı alıyorlardı! Bu harcı bizzat TC alıyordu. Yani sen ülkende zaten kazanç vergini, KDV'ni ve pasaport ve seyahat için tüm vergilerini zaten ödedikten ***sonra*** üstüne bir de her y. dışına çıkış için de 50AVRO ödemek zorundaydın. Bu tür uygulama diğer hiçbir ülkede yoktu. Ve şimdi asıl komik kısma geliyorum: "D" tipi vizeden sonra Almanya'da 1 senelik kalma belgesi çıkartınca, (pasaporta "Aufenthaltstitel" diye yazarlar) pasaportumda sırf o belge olduğu için TC 50AVRO'luk o harcı almadı. Yani Almanya'da uzun süre kalan TC vatandaşlarından o harc alınmıyor, böyle kısa süreli giden TC vatandaşlarından alınıyor ki enteresan bir uygulama.