Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

18/12/2002 : 20:40:34
Tıp, genetik, bilgisayar, elektronik, moleküler kimya, biyokimya geleceğe yön veren meslekler olacak; çünkü bu meslekler İnsanlığa yeni bir yön verecek, tıpkı sanayi devriminin insana yön vermesi gibi; çünkü bu meslekler alanlarında pek çok devrimci gelişmenin olması kaçınılmaz bir gerçek gibi. GENOM projesinden sonra insanın genetik kodu çözüleceği için pek çok hastalığın tedavisi bulunacak; kök hücreleriyle birlikte pek çok organın üretimi mümkün olacak. Şu anda bilindiği gibi hiç bir organı gerçek anlamda üretmeyi başaramadık; böbreğiniz çalışmasa veya karaciğeriniz çalışmasa işiniz bitebilir; çağımız tıp bilimi ne kadar kendisini gelişmiş ilan etse de daha pek çok şeyi açıklamaktan aciz. Aslında tıp konusunda cahil sayılırız ama yakın gelecekte bu cahillikten bir parça kurtulabileceğiz böylelikle insanın önüne yeni ufuklar açılacak; belki insan kendini bu şekilde yeniden yaratırken, doğaya karşı bir zafer daha kazanmış olacak; çok daha uzun en önemlisi de kaliteli bir yaşama sahip olabileceğiz bu anlamda. Genetik teknolojiyle birlikte çölde bile yetişen mısır üretimi şimdiden başladı, bu ise insanların beslenmesi ile ilgili pek çok önemli sorunları çözecek. Genetik teknolojisi ile yeryüzündeki tüm bitkiler, canlılar insanlık için daha iyi biçimde kullanılabilecek.
Diğer bir önemli gelişme hiç kuşkusuz bilgisayar sektöründe yaşanacak. Bilgisayarlar o kadar hızlı gelişiyor ki 20-40 yıl içinde bilgisayarların insan kadar iyi düşünebilecek hale geleceğini söyleyenler var. Bilgisayar teknolojisinin gelişimi pek çok şeyi kökünden değiştirecek şüphesiz.
Örneğin şu anda kullanılan süper bilgisayarların yardımı ile pek çok sorun çözülebiliyor. Ali Eskici bunu şöyle açıklamış:

"Bir süper bilgisayar (SB) basitçe bir amaçla ve bir zamandaki en güçlü bilgisayarlar sınıfındandır şeklinde tanımlanabilir. SB'lar çözülmesi çok zor büyük ve karmaşık olan, basitleştirilerek daha az bilgisayar gücü gerektirecek hale getirilebilen problemlerin çözülmesinde kullanılırlar. Cray-1 sisteminin 1976'daki öncülüğünden beri, SBlar, insanoğlunun yaşam kalitesinin ve bilgisinin muazzam ölçüde artmasını sağladılar. Yönetim, ekonomik, bilimsel ve stratejik önemdeki tipik problemler yıllar önce düşük kapasiteli sistemler ortaya çıktığında biliniyordu.
Dünyanın en yaratıcı bilimsel ve mühendislik fikirleriyle, bu korkunç araçlar şimdiden; otomobillerin güvenli daha ekonomik olmasını, yeni petrol ve gaz yataklarının tespit edilmesini, sert fırtınaların önceden bildirilerek yaşamların kurtarılmasını, yeni malzemelerin ve yaşam kurtaran ilaçların üretilmesini, elektroniğin ilerlemesini, ulusal güvenliğin sağlanmasını ve proteinlerin mekanik dizilişlerindeki sırrı çözmeyi, evrenin yapısını bulmayı sağladılar.
Gelecek için umut verici uygulamalarla, bugün, doymak bilmez rekabetçi ve bilimsel ileri yaratıcı fikirler için ulaşılabilenden 10 ile 1000 kere daha fazla SB gücüne ihtiyaç duyuluyor. Otomotiv firmaları yolcuların kabin konforlarını artırmayı, güvenliği ve yol tutuşunu geliştirmeyi hedefliyorlar. Havacılık firmaları daha hızlı uçakları ve uzay araçlarını tasarlıyorlar. Petrol endüstrisi kaynakları oldukça ayrıntılı bir şekilde görmek istiyor. Şehir planlamacıları trafik tıkanıklığını azaltmayı umuyor. Dokunma duyusunun simulasyonu ile bütünleştirilen sanal cerrahi uygulamaları tıpta oldukça kabarık bir listeye sahip. Sürekli ilerleyen insan genomu projesi yaşam bilimlerinde yeni bir ticari girişime alan açmakta. " (Kaynak: http://alies.sitemynet.com/)
Yakın zamanda bugünün süper bilgisayarları evlerde bile kullanılabilecek, belki de düşünen bilgisayarlar bile üretilebilecek. Zaten bilgisayarlar düşünme konusundaki gücünü satrançta Gary Kasparav'u yenerek gösterdiler. Geleceğin bilgisayarları dil çevirimi, tasarım vb dallarda bile pek çok sorunu çözebilecek. Kuantum blgisayarları ise insanın düşünme kapasitesini bile aşacak düzeyde, bu bilgisayarlar geleneksel bilgisayarlardan milyon belki de milyarlarca kez daha güçlü olacak, böylesine güçlü makinelerin neler yapabileceğini hayal bile etmek güç sanırım. Kasparov'u yenen bilgisayar saniyede ikiyüz milyon hamleyi tarayabilordu, bir insan ise saniye üç hamleyi gözden geçirebilir; eh geleceğin bilgisayarlarını siz düşünün artık. Bütün bunların yanına interneti ekleyin; çünkü internet demek iletişim demek; bu sayede insanın bilgiye ulaşması hiç görülmemiş biçimde kolaylaşabildiği için çok daha etkin bir biçimde düşünecek ve sorunlara çözüm bulabileceğiz.
İkinci ilerleme sanırım elektronik ve robot teknolojisinde olacaktır. Elektronikte özellikle nanoteknolojinin kullanılması bir devrim yaratacak ve bu devrim elektronik ile ilgili her şeyi kökünden sarsacaktır. Ali Eskici bu konuda yorumu şöyle:
"Nanoteknoloji bizi daha akıllı değilse bile sağlıklı ve güçlü yapacak. Birkaç onyıl içinde, bu yeni üretim teknolojisi fiziksel yasaların izin verdiği birçok şekillerde atom ve molekülleri ucuz yollarla düzenlememizi sağlayacak. Bir toplu iğnenin başına yerleştirilebilecek süperbilgisayarlar, insan hücresinden küçük, kanser hücrelerini, enfeksiyonları, damar tıkanıklıklarını ve yaşlılığı bile giderebilecek tıbbi nanorobot orduları yapılabilecek. İnsanlar geriye dönüp baktıklarında, bizim, ortaçağ zamanlarının teknolojisinin ilkel ve hemen herkesin çaresizlik içinde ve genç yaşta öldüklerini gördüğümüzde hissettiklerimize benzer hisler içinde olacaklar.Bununla beraber bilgisayarlar günümüzdekilerden milyarlarca defa daha güçlü olacak, ve yeni tıbbi cihazların özellikleri bugün iyileştirme yöntemlerini bildiğimiz hastalıklara karşı daha etkin ve iz bırakmadan, çabuk bir şekilde uygulamamızı sağlayacak, yeni tedavi yöntemleri bulma yönündeki umutlarımızı arttıracak, bu yeni ve çok titiz üretim metodları günümüzün kirleten üretim şekillerinin de ortadan kalkmasını sağlayacak. Moleküler üretim isteneni tam olarak verecek, ne fazla ne eksik, böylece kirletici maddeler oluşmayacak.
Nanoteknoloji, Eric Drexler öncülüğünde bu anlamda ilk olarak 1980'lerin ilk yarısında yayınlandığında büyük bir kuşkuyla karşılanmıştı. Bu gerçekleşebilecek kadar iyiydi, ve birçok bilimadamı imkansız görünen birçok şey yapabildi. Ancak fizik yasaları, korkularımız ya da umutlarımız konularında dikkatli olmamızı gerektiriyor, ve sonraki araştırmalar aynı soruyu gündeme getiriyor: Bu teknolojiye ulaşmak zaman alacak, yalnızca mümkün değil kaçınılmaz da.Bugün dünyada halihazırdaki teknoloji bizlere çok değerli şeyler vermektedir, çok ucuz üretim teknolojileri ile emsalsiz yeni üretimler yapılabilmektedir. Bu bilgisayar donanımlarında daha belli şekilde; birim mikron başına yoğunluk artarken ve boyutlar giderek küçülürken daha fazla hesaplama gücü üstel bir şekilde arttı. Bunlar geleceği öngörmek için geçerli fikirler verebilir, düşünmemiz için açık görünüyor: moleküler bilgisayarlar milyarlarca kez milyarlarca moleküler anahtarla yapılır. Ve eğer biz atomları moleküler bilgisayarlar oluşturacak şekilde düzenleyebilirsek neden diğer moleküler yapımları da tek parça halinde üretmeyelim?
Bu teknolojinin araştırma gruplarınca geçerliliği kabul edildikten sonra bile istenen noktaya gelmesi onlarca yıl alırdı. Ancak, Birleşik Devletler'in başkanının Ocak 2000'de dediği gibi ilk etapta 500 milyon $ ulusal Nanoteknoloji araştırma bütçesi olarak ayrılmıştır, bizler biliyoruz ki nanoteknoloji kritik bir konu haline gelmiştir.Hastalık ve sağlığı tehdit edici nedenler çoğunlukla moleküler ve hücresel boyutlarda zarar verir. Günümüzün cerrahi araçları bu anlamda büyük ve kaba. Hücre boyutundan bakıldığında, düz ve kör bir bisturi yara bölgesinde ilacın iyileştirebileceğinden daha büyük tahribat yapmakta. Çağdaş cerrahi çalışmaları sadece hücrelerin olağanüstü şekilde bir araya gelebilme ve ölü hücreleri atıp yaralı yeri iyileştirme yeteneklerine sahip olmaları sayesinde yürütülüyor.
Nanoteknoloji, "21.yüzyılın yapım teknolojisidir," çok geniş bir ölçekte karmaşık moleküler makineler yapmamızı sağlar (ek olarak, aklıma gelmişken, moleküler bilgisayarlar da). Bu teknoloji insan hücresinden küçük çok sayıda moleküler aracın kontrol ettiği bilgisayarları ve ilaçların tam bir doğrulukla yapılmasını sağlayacak. Öyle ki, bu araçlar tıpta ilk olarak hücresel ve moleküler düzeyde özelleşmiş kontrollere olanak tanıyacak. Bunlar, dolaşım sistemi tıkanıklıklarını önleyebilecek, kanser hücrelerini öldürebilecek, ya da hücre organellerinin görevlerini üstlenebilecek. Bugün yapay kalbimiz olduğu gibi, gelecekte yapay mitokondrimiz olabilecek.Aynı derecede, nanoteknoloji bize doku yapısını inceleyebilmemiz için eşi görülmemiş yeni araçlar sunacak. Hücreden çok daha küçük algılayıcılar fonksiyonlarını yerine getirirken vücut yapılarını tam doğrulukla ve ayrıntılarıyla gözlememizi sağlayacak. Kimyasal olarak donmuş ya da sabit dokular, hücrelerin, organellerin ve moleküler işlemlerin anlık görüntüsünün moleküler seviyede tam detaylarının elde edilmesiyle tam olarak analiz edilmiş olacak.
Genel Bir İmal Sistemi İçin Von Neumann Mimarisi
Von Neumann'ın önerisi iki parçadan oluşuyor; evrensel bir bilgisayar ve evrensel bir yapımcı. Evrensel bilgisayar evrensel yapımcının hareketlerini kontrol edebileceği bir programa sahiptir. Evrensel yapımcı, çalışırken, başka evrensel bilgisayar tarafından ve başka yapımcı ile imal için kullanılabilir. Bir kez, evrensel bilgisayar yeni evrensel bilgisayara programın içeriğini kopyaladıktan sonra program işlemeye başlar.
Von Neumann teorik bir iki boyutlu hücresel otomat dünyasında (bu tezin bir bölümü komputasyonel modellemede kullanılmakta) işleyen bir yapımcının ayrıntıları üzerinde çalıştı. Yapımcı yakın çevresinde hareket edebilecek ve ucuyla hücrenin yerini değiştirebilecek bir kola sahipti. Kolu ile ileriye ve geriye gidebilirken, hücrenin yerini değiştirebiliyordu, bu iki boyutlu hücresel otomat dünyasının "nesneler" üretebilmesi, yapımcıyı kontrol eden tamamen özel bir programla mümkündü.
Bu çözüm fikrin teorik geçerliliğini gösterirken, Von Nenumann'ın kinematik yapımcısı (yukarıdaki çalışmada yer almayan) onun, içinde yaşadığımız üç boyutlu dünyaya kolayca uygulanabilen bir modeli genel imalat için bir modeli belki büyük bir etki yaptı. Kinematik yapımcı üç boyutlu uzayda hareket eden ve etrafındaki denizden parçalar yakalayan bir robot koluydu. Bu parçalar başka bir kinematik yapımcı olarak biraraya getirilirdi ve kontrol bilgisayarına bağlanabilirdi.
Bu kendini kopyalamada önemli bir nokta zaman, kendini kopyalaması değil. Bir aygıt kendi kopyalarını yapabilir ama çok yararlı olacak başka bir şey yapamaz. Von Neumann'ın tezleri, başka bir şey yapabilmesi için hesap yapabilen bir evrensel bilgisayar ile yönlendirilen evrensel yapımcının türleri hakkındaydı. Aracın bu yeteneği geniş bir programsal yapının sağladığı esnek kontrolü veriyordu. Aracın bu kabiliyeti kopyalarını başarılı şekilde düşük maliyetle yapan, onun kendi kendine işlemesine tercih edilebilecek bir yoldu.

Drexler'in Bir Toplayıcı İçin Mimarisi
Drexler'in toplayıcısı von Neumann'ın kinematik mimarisini izler, ancak atomlardan oluşan özelleşmiş bir sistem. Burada vurgulanan (von Neumann'ın tezine karşıt olarak) küçüklük. Bilgisayar ve yapımcının her ikisi de, yapımcı istenen moleküler yapıyı yapmak için atomik doğrulukta sürekli olarak detaylı ek veriler alırken, moleküler boyutta olmalı.
Araçların Boyutu
Drexler'in moleküler mekanik mantık tezi en yoğun, sistem açısından en iyi çalışma. Mantık elemanları ("kilitler," kabaca bir transistöre eşdeğer) yalnızca birkaç kübik nanometrelik hacme gereksinirler. Sistemin diğer içerikleri (güç, bağlantılar, vs) de dahil, her unsur hala 100 kübik nanometreden küçük hacimde olmalı. 10,000 elemanlık bir mantık sistemi (küçük bir işlemci için yeterli) bir kenarı 100 nanometreden daha fazla olmayan bir kübü doldururdu. Öyle ki, yalnızca 0.001 kübik mikrondan biraz büyük bir hacim küçük bir bilgisayar yapmak için yeterli olurdu. Bu karşılaştırmalar bilinen ve yeterince küçük hücresel organeller ve bir hücrenin hacmine (binlerce kübik mikron) göre olumludur. Böyle bir bilgisayar bir cigahertzde çalışmasını sürdürürken 10^-9 (10 üzeri eksi 9) vattan az kullanırdı. Karşılaştırırsak, insan vücudu dinlenme sırasında 100 vat civarında kullanır, çalışırken daha fazla. Yavaş işlemler ve geri dönüşümlü mantık güç ihtiyacını azaltır, oldukça mümkün görünüyor.
Moleküler algılayıcılar ve hareket ettiriciler de bu kadar bir hacme sığabilirlerdi. Moleküler bir "robot kolu", moleküler yer tutucuları da 10 nanometre ya da daha az olacak şekilde, 100 nanometreden daha kısa yapılabilirdi.

Karşılaştırma, tek bir kırmızı kan hücresi 8 mikron civarında bir çapta (100 nanometre boyutundaki işlemcimizin doğrusal olarak 80 katı daha büyük). Boyutları yukarıda önerilen kadar olan (0.1 mikron kadar) araçlar dolaşım sisteminde rahatça gezecek ve insan hücresine girebilecek.

Nanorobotlar sayesinde; kanser hücreleri etkin bir şekilde yok edilebilecek, üretimi yüksek maliyet gerektiren bileşiklerin yapımı hızlanacak, hücre içi yapay ve zeki organellerin kullanılması ütopya olmaktan çıkacak.

Ne Kadar Süre?
Burada yetenekleri belirtilen araçların geliştirilmesi onlarca yıl alabilir. Sık sorulan doğal bir sorudur; "Geliştirildiklerinde bu araçların hemen kullanıldığını görecek miyiz?" Bilimadamları doğru yanıtlar, elbette, "Bilmiyoruz." Şu söylenmeye değer ki; bilgisayar donanımlarının işlem gücü son 50 yıldaki gibi gelişmesi öngörülürse, birkaç moleküler yapımı 2010'dan 2020'ye olan zaman diliminde görebileceğiz. Bundan sonra, tıbbi uygulamaların gelişmesi için biraz daha zaman gerekiyor." Kaynak: Ali Eskici : http://alies.sitemynet.com/)



Diğer bir ilerlemenin kimya alanında olacağını düşünüyorum; moleküler kimyadaki pek çok molekülün sırrını hala çözemedik ve moleküller yaşamımızı her bakımdan belirliyor. Yapay kauçuk üretimi hayatımızı ne kadar değiştirdi düşünün? Naylon üretimi de ? Ama bunlardan daha kapsamlı buluşların ileride moleküler kimyada ve kimyanın diğer alanlarında, biyokimyada yapılabileceğini düşünüyorum Bunun ne faydası olacak? Örneğin aspirin kimyasal bir molekül ve laboratuar ortamında üretilebiliyor işte kimyanın çok yönlü gelişmesi ile birlikte buna benzer moleküller, hatta daha faydalı olanları üretilebilecek bu ise hayatımızı her bakımdan değiştirecek; çünkü hayatımızı belirleyen bu moleküller belki de her şey bu mele küllerde saklı.Bütün bunlara rağmen bu teknojilerin kötü kullanılması da mümkün, örneğin savaşan robotlar veya uzaktan kumanda edilebilen fareler canlı bomba olarak insan hayatını tehdit de edebilir. Bu da başlı başına bir konu.[/i][/font=Comic Sans MS][/size=1

Son 30 yorum (en yenisi önce)

17/07/2007 : 18:30:57
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - dt_turan


yakın zaman için en popüler meslekler deneyim tasarımıyla ilgili olur diye tahmin ediyorum.


ben deneyim tasarımının ne olduğunu bilmiyorum araştırınca şunu buldum;

Deneyim Tasarımcısı :
Perakende sektöründe çalışan bu yetenekli kişiler özellikle mağazalara gelen müşterilerin etkilenmesi üzerine odaklanıyor. Bunun içine çekici duvar boyalarının kullanılması, pencerelerin doğru yerlere açılması giriyor. Mağazada belli bir atmosfer yaratılarak, satılmak istenen eşyanın müşteri gözünde çekici olması sağlanmaya çalışılıyor.

böyle birşey faydalı olabilir ama zaten bunu yapan kişiler var, sadece adı deneyim tasarımcısı değil!!
17/07/2007 : 18:21:44
Bu konu her ÖSS dönemi açılır, televizyonda bazı insanlar çıkıp bunun hakkında konuşurlar.

Cidden bu tarz "geleceğin meslekleri" tarzı konulara bakıp meslek seçen var mı merak ediyorum. Ülkemiz sanki mevcut teknolojik gelişmeleri en son şekilde takip ediyor da geleceği düşünmeye başladık.
17/07/2007 : 11:48:39
vatan gazetesinde bugün çıkan haber;

Geleceğin meslekleri

Her yıl basında dünyanın ve ülkemizin en zengin kişileriyle ilgili listeler yayınlanır. Bu listeleri 5 yıllık dilimler arasında dikkatlice incelersek, dünyanın ve ülkemizin siyasi ve ekonomik eğilimlerini ve geleceğe dair yansımaları görebiliriz.

Geçtiğimiz yıllarda, otomobil ve petrol zenginleri baş sıraları çekerken 21'inci yüzyılda Bill Gates gibi bilişim sektörü ile birlikte finans ve iletişim devlerinin ön sıralarda yer aldığını görüyoruz. Tıpkı insan hayatının evrimi gibi meslekler, insanların birçok ihtiyacını karşılamaya yönelik bir ihtisas alanı olarak doğarlar, gelişirler ve yok olurlar. Ancak teknoloji geliştikçe meslek sayısı inanılmaz ölçüde artıyor. 20'nci yüzyıl başında 500 meslek varken 21'inci yüzyıl başında 50 bine yakın kayıtlı meslek bulunuyor.

***

Aileler meslek seçiminde etken olan çok önemli bir unsurdur. Dünyadaki yetenek araştırmaları, sanatsal yeteneklerin 11, matematiksel yeteneklerin 14 ve bilimsel yeteneklerin 16 yaş civarında ortaya çıktığını gösteriyor. Demek ki 11-16 yaş arası gençlerin aileler tarafından buna göre yönlendirmesi son derece önemli.

Bir mesleği edinme sürecinde, bireyin önce hayal etmesi sonra hedef belirlemesi ve başarıyı elde etmek için çalışması gerekir. Meslek seçerken en önemli unsur kişinin mutluluğudur, başarıyı sağlayan en önemli unsur ise motivasyondur.

Sadece kendi alanında bilgi sahibi bir meslek adamı olmak yerine, bilgiye ulaşabilen, muhakeme edebilen, en az bir yabancı dil bilen ve değişimlere hazır olabilen, sosyal bilimlere, tarihe, felsefeye, mantığa ve beşeri bilimlere aşina olan ve düşünce yapısını pekiştiren birer eleman olmak günümüzde her zamankinden daha önem kazanmıştır.

***

Dünyada iş gücü dağılımları incelendiğinde 20'nci asır başında tarımın payı yüzde 47 iken 21'inci yüzyıl başında bilgi sektörünün payının yüzde 47 olduğu görülür. Bu yüzden 21'inci yüzyıl “bilim çağı” diye adlandırılmaktadır. Ülkemizde devlet burslarının içeriği incelendiğinde:

Bilgisayar: Donanım-yazılım, haberleşme, elektromanyetik ve mikrodalga.

Hukuk: Anayasa, uluslararası hukuk, deniz, çevre hukuku, hukuk felsefesi, kamu hukuku.

Eğitim: Okul öncesi ve ilköğretim, İngilizce, ölçme ve değerlendirme, öğretim teknolojisi.

Mühendislik: Deprem ve çevre alanlarında burslar verildiği buradan da gelecek yıllarda ülkemizde hangi alanların önem kazanacağı görülüyor. Geleceğin mesleklerini öngörmeye çalışırsak:

Bilgi alanı: Uzaktan Eğitim, Kamu (Yasama ve Yargı), Üretim ve Ticaret, Kütüphane Erişimi, Sağlık hizmetleri, Evlere Hizmet, Dijital teknoloji.

Mühendislik: Bilgisayar, Elektronik, Endüstri, Uzay ve Havacılık, Seramik, Gıda, Enerji, Çevre, Sistem, Mimarlık, Çevre Tasarımı, Şehir Planlama.

Fen bilimleri: Biyoteknoloji, Genetik.

Sosyal Bilimler: Hukuk, Uluslararası İlişkiler, Diplomasi, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi, Psikoloji, Sosyoloji, Strateji Uzmanlığı.

Ekonomik alanlar: İşletme, Turizm, Tekstil ve Moda Tasarımı, Pazarlama ve Satış, İmalat, Yapı.

İletişim: Enformatik, Bilişim, Halkla İlişkiler, Reklamcılık, Radyo-TV ve Sinema, Elektronik Gazetecilik alanları gelecek açısından önem kazanmaktadır. Bu alanlar gelişecektir. Yukarıdaki veri ve saptamaların önümüzdeki hafta üniversite ve bölüm tercihi yapacak gençlerimize ışık tutacağını umarım.

Vatan
17/06/2007 : 17:41:02
deneyim ve tasarım yapacak zamanı ve mekanı bulabilirseniz iyi.
''dünya elbet bir gün bir çizgiye gelecektir bunu engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.''Bu çizginin ne olduğunu bilen ve bildiklerini yaşayan,bildiklerini uygulamada tutkulu olanlar ve bunu bir anlama bağlayanlara selam olsun!!!!!!
17/06/2007 : 09:02:44
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - suat7804
en iyi hangi meslek olabilir.100 puanlık uzmanlık sorusu...Bu cevabı bulanlar şimdiden işsiz kalmayacakları için bedava iş sahibi olacaklar.Bu felaket tellallığı değil arkadaşlar.Nezaman küresel sermayelere figüran olmak yerine oyunu yazanlar olursak o zaman adımlarımızın nereye gideceğini konuşabiliriz.
Sevinecek bir haber ''dünya elbet bir gün bir çizgiye gelecektir bunu engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.''Bu çizginin ne olduğunu bilen ve bildiklerini yaşayan,bildiklerini uygulamada tutkulu olanlar ve bunu bir anlama bağlayanlara selam olsun!!!!!!


Güzel bir zihin jimnastiği ama bence geleceğin mesleği bugünün tehayyül sınırlarının üzerinde bir meslek olacaktır.

yakın zaman için en popüler meslekler deneyim tasarımıyla ilgili olur diye tahmin ediyorum.
17/06/2007 : 00:12:38
gelecekte bence öyle bir boyuta gelinecek ki robotlar çıkacak ve kendileri kendilerini yapacak .artık insanlara meslek diye bişi kalmayacak :) çok mu film izliyorum acaba :)
16/06/2007 : 19:35:31
geleceğin mesleği;
Bu konu insanlığın şu anda yaşadığı sorun ve sancılarının ne olduğu ve ne olabileceği konusunda öngörü ile bulabiliriz.Burada resmin bütününü görmek lazım.Şimdi anlatacaklarımı iyi anlamanız için algılarınızı son derece yüksek düzeyde kullanmanızı isteyeceğim.Lütfen.
Şimdi insanlığın bilinen tarihsel gelişimine baktığımızda avcılık toplayıcılık,tarım ve endüstri çağı olarak görmekteyiz.Avcılık çağında en iyi meslek;avcı bilgisi,becerisi,isteği olan en iyi avcı olmaktı.Tarım çağında tarımı bilmek,becermek ve istemekle başlayan bu yeteneklerini en iyi kullanan kişiler en iyi mesleğe yani çiftçi idi.Hammaddeleri mamüle çevirerek ölçme ve işleme yeteneğine bilgisi,becerisi ve isteği olan mühendis,doktor,mimar vb meslekleri olanlar endüstri çağının en iyi meslekleri idi.Ne zamanki yeni bir çağın başlangıcı için gerekli olan insan iradesi çaresiz ve çözümsüz kaldı.İleri dünyanın yaşadığı bilgi çağını yaşamak zorunlu hale geldi.Yeni çağın mikro teknolojilerdeki gelişmeye bağlı olarak enformasyon ve iletişimdeki hızlılık insanların biribirlrine çabuk ulaşmaları bilgiye kolay ulaşılması ile endüstri çağındaki makinaları değer insanları gider olarak gösteren muhasebe sistemlerinin insanı nesneye dönüştürmesi sonucu kıyas yapma ve ona göre duruş sergilemeyi zorunlu hale getirdi ve maddeye en çok hakim olana rağbet edilmesi önemli olma isteğini körükledi.Bu uğurda uyuşturucular,sigara,paraya kölelik en büyük sorun haline geldi.Bundan faydalanan ileri(fırsatçı)dünyanın uyanık insanları sigara, alkol,uyuşturucu ilaç ve silah sanayii patronları,iletişim operatörleri,bilgisayar üerticileri ve program yazıcıları dünyanın en zengin ülkelerini ve insanlarını ortaya çıkardı.Bu konuda kendini kurban olarak hisseden insanlarda orta sınıf diyeceğimiz yukarıyı besleyen ülkeler ve insanlar ne öldür ne yaşat tekniği ile çağdaş sömürü yöntemleri ile tüketilmeye devam edilmektedirler.Gelelim çağın mesleğine arif olan anlar.Dilerseniz bundan sonra hangi çağı yaşayacağız ve hangi mesleklere sahip olursak en fazla maddeye hakim olacağız.Size İp ucu ortada egosu tatmin edilecek ve ürün satılacak adam kalmaz ise (Birde küresel ısınma senaryolarını geçmeyelim.)en iyi hangi meslek olabilir.100 puanlık uzmanlık sorusu...Bu cevabı bulanlar şimdiden işsiz kalmayacakları için bedava iş sahibi olacaklar.Bu felaket tellallığı değil arkadaşlar.Nezaman küresel sermayelere figüran olmak yerine oyunu yazanlar olursak o zaman adımlarımızın nereye gideceğini konuşabiliriz.
Sevinecek bir haber ''dünya elbet bir gün bir çizgiye gelecektir bunu engellemeye kimsenin gücü yetmeyecektir.''Bu çizginin ne olduğunu bilen ve bildiklerini yaşayan,bildiklerini uygulamada tutkulu olanlar ve bunu bir anlama bağlayanlara selam olsun!!!!!!
26/08/2004 : 01:33:29
Varalım biz boş olalım, geri kalan dolu olsun.

Ben kim size mükafat vermek kim? Beni mükafat makamı noktasına getirip utandırıyorsunuz Ahmet Bey.

Bizde sizin ünvanlarınızın onda biri yok. Haddimizi biliyoruz yani.

İkinci önerinizi ciddiye alıyorum. Bundan sonra bilgi edinmek için gazete, dergi, kitap veya forum alanındaki yorumları okumayacağım; gidip televizyon izleyeceğim. Tavsiyeniz için teşekkür ederim.
24/08/2004 : 14:04:30
Bu insan; Bilgisayar Mühendisi,
Bu insan; Bilim Adamı,
Bu insan; Uluslararası Yatırımcı,
Bu insan; Çok Büyük Kurumsal Bir firmanın Sahibi ve Yönetisi,
Bu insan; İşkuru Kuran Adam, "hayir yanlisin var. özellestirilmesi asamasinda fikirlerinden yararlanilmakta olan adam dersen, dogru söylersin"
Bu insan; Mucid"

Mimmagement bütün bu özelliklere sahip olabilirsin. Her konuda engin ve derin bir bilgin de olabilir. Hatta her konuda yazı yazıp yorum yapabilirsin. Ama bu herşeyde seni haklı çıkarmaz.
24/08/2004 : 13:42:48

Koray Bey mesleklerle ilgili yorumumu yaptım. Meseleyi etraflı tartıştığımı düşünüyorum.
24/08/2004 : 13:38:12
Burada sözünü ettiğim gen teknolojisi ile çapraz dölleme farklı anlamlarda kullanılmıştır; yani bu ikisi tam olarak aynı değil. Gen teknolojisi 21. yüzyılın yöntemi. Çapraz dölleme yoluyla bitkinin geliştirilmesi binlerce yıldır biliniyor. Yine bu konuda boşu boşuna tartışmanın anlamı yok, tıpkı silicon olayı gibi. Bu yüzden bu konuyu kapatıyorum. Kenan Bey'in beni anlamış olmasına sevindim. Çünkü o hiç olmazsa senin boş yere nasıl polimiklere girdiğini iyi biliyor. Bu konuda biraz okumanı öneririm sonra tekrar tartışırız.
Doğa da bulunan herşey iyi değildir derken amacım doğayı filan kötülemek değildi. Depremler, dünyayi yok edecek meteorlar vb doğal şey ama bunların sonuçları pekala iyi de olmayabilir. Aslında bu "Doğa'da bulunan herşey insan için iyi olmayabilir" sözü bir yazının başlığı idi. Konu da herbal tedavi yöntemiydi.
Son zamanlarda moda olan bitkilerle tedavi. bazı bitkilerin zehirli olduğu ve dikkat edilmesi gerektiği istenmeyen sonuçlar doğurabileceği anlatılıyordu. Ben de bu açıdan bakarak yazdım. Dediğim gibi nereden baktığınız önemli.
24/08/2004 : 10:37:33
arkadaşlar bazı şeyleri kavga ederek değil akıl yoluyla çözelim levent arkadaşım bu zamanları en iyi meslegi sence ne sadece isim almak istiyorum herkes isim bildirebilir yalnız kısa olsun çok şey yazmak doğru olacağı anlamı taşımıyor saygılarımla
24/08/2004 : 08:14:43
Onca laf etmen türlerin ıslahını doğal seleksiyon ve genetik müdahale ile karıştırdığın gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Türlerin ıslahı örnek olarak veriliyor sen hala doğal seleksiyondan moleküler genetikten konuşalım diyorsun!

Sorum gayet açık "Afrika'da açlık çeken ülkeler hangi gıda maddelerini ihraç ediyor?" Yanlış anlaşılmasın diye bire bir alıntıyla sordum soruyu yukarıda.

Konuyu açan ben değilim, makale yazan ben değilim ne desteği arayacağım. Saçmalıyorsun. Ama Levent'i mantıklı ve bilimsel yaklaşımından dolayı desteklediğimi açıkça söylüyorum.
24/08/2004 : 02:02:03
Levent kardeş,
'Türlerin ıslahı' konusunu önce 'doğal seleksiyon'la sonra da 'genetik'ile karıştıran ve halen neyi neyle karıştırdığını bile bilmeyen kişilerle tartışma.
Senin yazdıklarını zevkle takip ediyoruz.
Neden bahsettiğini de anlıyoruz.

Selam ve muhabbetle.

İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendin bilmez isen
Bu nice okumaktır?
23/08/2004 : 17:39:08
Doğada bulunan yabani bitkilerin evcilleştirmesi, meyvelerin yine doğal döllenme yoluyla geliştirilmesi konusu yüzlerce yıl biliniyor ve kullanılıyor; bu konuda bilgisizce tartışmak gereksiz gibi .Bilimin her zaman iyi olacağını söyleyen yok bu iki. Mağaranın doğal olmadığını kabul etmiyorsan insan tarafından üretilen şeylerin iyi olduğunu, en azından tercih edilebileceğini zaten kabul ediyorsun demektir. Balansı bozan tek başına bilim değil, ama yine de burada oturup saatlerce bilim ve teknolojiyi savunmakta istemiyorum. Selamlar.[/b]
19/08/2004 : 15:52:56

Tek bir gelecekten söz etmediğimize göre haklısın Koray. Ama bazı mesleklerin zaman içinde yaşlandığını hatta öldüğünü, yine zaman içinde bazı yeni mesleklerin doğduğunu, değer kazandığını söylemek yanlış olmaz.
19/08/2004 : 10:38:47
BENCE GELECEGİN MESLEGİ DİYE BİR ŞEY YOK SEBEBİ ZAMAN İÇERİSİN İNSAN GEREKSİNİMLERİ FARKLI İHTİYAÇ HİYERARŞİSİ GÖSTERMESİDİR AMA ŞUAN İÇİN KONUŞURSAK LOJİSTİK,İŞGELİŞTİRME DİREKTÖRLÜKLERİ,ÖRGÜTSEL YAPI ANALİZCİLERİ;BİLGİ TEKNOLOJİLERİNDEN SONRA EN POPÜLER MESLEK OLMA YÖNÜNDE ADAYDIR SAYGILARIMLA
18/08/2004 : 12:19:54
Geleceğin Mesleklerine daha pek çok meslek ekleyebilirsiniz. Politika da bunlardan biri.
Çünkü daha önce de belirttiğim gibi kaçınılmaz biçimde politika da hayli önemli. Politikayı etkili biçimde düşünme sanatı olarak tanımlayacağım. Siz etkili biçimde düşürken rakibinizin düşünememesini sağlamak, yani onu apolitize etmekte hayli önemli. Bu bakımdan Türkiye'deki insanların apolitize olması boşuna düşünülmüş bir şey değil.
17/08/2004 : 19:25:54
Peki biz neredeyiz, sağlıkta kaçıncı sırada, yolsuzlukta nerede? Bunlara iyi bakıyor musunuz? Diyeceksiniz ki bu biçimde farklı iki ülkeyi kıyaslamak hatalı olabilir. Doğru ama yine de tüm bunların birşeyler gösterdiği düşüncesindeyim.
Kıyamet Alametleri de bence bu. Yani bir takım ülkelerin yoksulluk, borç batağında iyice dipe doğru batarken bir takım ülkelerin inanılmaz biçimde yükselişi. Zengin inanılmaz biçimde zengin olurken fakir inanılmaz biçimde fakir oluyor ve bu insanlar bunun niye böyle olduğunu düşünmüyor.
16/08/2004 : 17:32:59
KIYAMET ALAMETLERİ

Baştan söylediğim gibi dünya büyük bir değişim içinde, isterseniz buna Kıyamet Alametleri veya büyük dönüşüm, büyük yıkıntı, yeni bir dönem diyebilirsiniz. Bazıları Küreleşme filan diyor. Yeni mekanlar, yeni zamanlar, yeni hayatlar yaşamımıza giriyor. Bir tek insan bir devletten bile çok kazanabiliyor, milyonlarca insan ise açlıktan sürünebiliyor. Bazı ülkeler de sabahtan akşama kadar Putlara tapılmanın önemi anlatılıyor, dünyanın bir kısmı Taş devrinde bir kısmı 21. yüzyılda yaşıyor. Ama bu zaman diğer tüm dönemlerden farklı.

Biz ise bir türlü bunu görmek istemiyoruz. Bazıları hala özelleştirme, liberalizm ve pazar diyor; açlıktan ölen, sömürülen milyonlarca insan kimsenin umrunda değil. "Komşusu aç yatarken tok yatan bizden değildir"sözü kimin umrunda? Bir büyük şirket Patronu bas bas bağrıyor: "Tek ihtiyacımız olan şey özelleştirmedir" diye. Tek dert para ve kontrolmuş. İnsanların beyinleri de satılınca, beyinlerde özel sektöre pazarlanınca kurtulabilecek miyiz bilmiyorum. Yabancı sermaye tek çözüm yoluymuş, başka umudumuz kalmamış, AB bizi almazsa işimiz bitermiş. A.B çözüm mü? Bürokrasinin son derece güçlü olduğu A.B'den söz ediyoruz. A.B.D 'nin baskısıyla her an çatırdayacak bir A.B. Birleşik Devletlere sürekli beyin göçü veren A.B. Doğrusu A.B'nin geleceğin den çok emin değilim.

2004 yılı Birleşmiş Milletler raporunun insanı gelişme indeksine göre Türkiye 88. sırada. Eğitim ve sağlıkta ise durumumuz içler açısı. Tek umudumuz A.B veya filan kalmış, gidip adamlara yalvarıyoruz. Borçlarımız ise azalmak bir yana sürekli artıyor, yoksa ekonomi de görülen bu toz-pembe senaryo bir yanılsama olmasın. Bize uyuşturucu verip bizi kontrol altında mı tutuyorlar. Ne de olsa bu güçlü uyuşturu her yönüyle onların elinde. Borsa yön veren bir avuç insan. Sözde halkı düşünen ve akıllandığı söylenen bankalara bakın. Yüzde 9 enflasyonun olduğu bir ülke de yüzde 100 kredi kartı faizi uyguluyor. Tüm bunlar halk içinmiş.
A.B'nin kolay kolay Türkiye'yi almayacağı anlaşıldı; çünkü çözülmemiş, bulaşıcı hastalık gibi yayılan sorunlarımızın onlara bulaşma ihtimali de yok değil. Onlar da bunu görüyor ve iyi anlıyor.
Gerçekten Kıyamet Senaryoları gibi ürpertici. Bir avuç insan bunun keyfini çıkartıyor, ama gerilim sürekli artıyor, paradan başka birşey düşünülmüyor. Para için, kar etmek için insanın yapamayacağı bir şey yok. Tüm dünya bunun üzerine kurulmuş. A.B.D para için, petrol için totaliter devletletleri destekliyor, Irak'ı gidip işgal edebiliyor. Tüm dünyada ki petrol kaynakları üzerinde egemenlik kurmak istiyor. Kim bilir Kuveyt, Suuidi Arabistan, Irak ın petrol kaynakları ile hızla gelişen Çin'i kontrol altına almak mümkün olabilecek. Bir takım devletler zaten IMF, Gladio ve totaliter yapılar sayaesinde zaten dünyanın geri zekalısı olmuş durumda.
14/08/2004 : 17:24:05
"KIYAMET ALAMETLERİ"
Konuyla bire bir alakalı değil ama ilginç geldiği için buraya aktarmak istedim.
" Ahir zamanda öyle büyük bolluk olacak ki bir adam bir nar tanesi ile doyacak ve o narın kabuğunda gölgelenecek"

Çok bilindik bir alamettir bu yukarıdaki. Bana sanki genetik çalışmalar ile hangi noktalara gelineceği konusunda bir fikir veriyormuş gibi geliyor.

Siz ne düşünürsünüz bilmem...
14/08/2004 : 12:18:41
Gen teknoloji 21. yüzyıl için çok önemli bir teknolojidir. Çünkü seleksiyon yöntemi ki hala önemli iyi bir bir bitki türünü elde etmek için çok çok uzun süreler uğraşmanız gerekirken genler yoluyla akıl almaz biçimde ilerle olanağı ortaya çıkacak. Kanser gibi hastalıklar yine gen teknolojisi yardımıyla çok büyük darbeler alacak. Örneğin Çin'de taşıyıcı bir virusun genleri yardımıyla kanser hücrelerinin yol edildiğini duymuştum. Bu araştırmalar küçümsenemez ve yok sayılamaz. Ama biz tabii daha normal, klasik yöntemleri bile bilmiyoruz. Çünkü ot toplamak hoşumuza gidiyor, ne diyeyim; Allah kurtarsın'
13/08/2004 : 12:55:26
Genetik gıdalar şu an için yeterli derece de güvenli bulunmuyor çünkü daha bu konuda çok çalışmaya ihtiyaç var.Olayın deli dana gibi büyük bir faciaya dönüşme tehlikesi var, liberalizmin kar hırsı uğruna bu teknoloji yardımıyla tüm insan sağlığını, ırkını yok etme riski bile mevcut. Ama genetik teknolojiler yarın için büyük bir umut kaynağı. Afrika'da milyonlarca insanın açlıktan ölmesi, değişen iklim, çölleşen dünya, nükleer savaş durumu vb bir çok tehlike var insanoğlunun karşısında. Uzak yıldızlara, galaksilere yolculuk ederek uzayda yaşamak hayali var; çünkü bu dünya dışında alternatif kaynaklar bulmak da var.Bu yüzden gıda soru her zaman için önemli bir konu. Tabii içinde yaşadığımız yüzyılda teknoloji ve bilim pek çok olumsuzluğuda beraberinde getirdi, bir sorunu çözüyorsunuz, karşınıza yeni ve daha güçlü problemler ortaya çıkabiliyor. Bundan dolayı sorunun çözümünün o kadar basit olmadığını söylemeliyim. Hiçbir şeyi yapmamak, herşeyin eskisi gibi devam edeceğini düşünmek te hata.
Thalse diyor ki tek başına bir meslek geleceğin mesleği olamazmış. Doğru bir söz ama eksik. Tabii meseleleri bütüncül düşünmek zorundayız, bu yüzden Thalse'ye teşekkür ederim. Fakat bazı meslekler de konjentürel vb durum gereği büyük ilerlemeler ve gelişmeler olabilir ve bu durum tüm insanlığın kaderini önemli ölçüde değiştirebilir. Örneğin otomobil sektörü uzun zamandır bilgisayar sektörü kadar hızlı bir gelişme içinde değil. Bilgisayarların hızı, gücü kapasitesi olağanüstü büyük bir hızla artıyor, fiyatlar ucuzluyor vb. Thalse gibi düşünmeye devam edersek bizim için biçilen rolü yani ayak işçiliğine, getir ***ür işlerine, ucuz iş gücü olarak uşaklığa, sömürüye, dünyanın geri zekalısı olmaya da ses çıkarmamız gerekiyor. Çünkü ne de olsa her ülkeye biçilen bir rol var. Türkiye de kendine düşen bu rolü fazlasıyla razı görüküyor. Sevgili kardeşim Thales her mesleğin birbirleriyle bağlantısı bile olsa dünyanın kaderini önemli ölçüde etkileyen meslekler vardır. Tabii hala ot toplamaya devam ederek bunu anlayamazsınız o başka.
12/08/2004 : 21:55:53
Bugün yediğimiz 'elma, armut vb' türünden bir çok meyve, sebze insan aracılığıyla binlerce yıl süren seleksiyonlar sonucu oluşturuldu. Evcil hayvanlarda öyle. Kullandığımız pek çok alette öyle, bunlar tesadüfen durup dururken keşfedilmedi. Yediğimiz bir çok yiyecek için de aynı şeyleri söyleyebilirim.Mikroplardan korunmak için, çicek hastalığını yok etmek için kullanılan aşılarda öyle. Doğal olan herşey iyi olacak diye de bir kanun yok; öyle olsa hala mağaralarda yaşamamız gerekecekti. Bu yüzden haberim yok sözü gerçeklerden çok uzak. Elbette teknoloji ve bilimin bazı yan etkiler oluşturabilir. Çevre kirliliği, atom silahları, deli dana hastalığı ama bu tür çalışmalar insan zekasını, onun yaratıcı gücünü tümden berbat kılmaz. SEn kullanmasını bilmiyorsan, herşeyi silah olarak görüyorsan o başka. Ayrıca kök hücreleriyle bir çok hastalığın kökünün kazanacağı konusunda bir çok araştırma var. Okumuyorsan ben sana ne diyeyim.
12/08/2004 : 21:43:47

Yarını olmayanlar için binbir gece masalı olabilir; ama ufku geniş olanlar için bu saydıklarım hayal değil. Tabii biz yarını düşünmesini biliyor muyuz, insan zekasının neler yapabileceğinin farkında mıyız? Sanırım değiliz. Bu yüzden bizler her zaman olduğu gibi 'hayal kurma, düşünme, sen yapamazsın" türünden cevaplarla büyütüldük. Teknoloji ve bilim hiç olmadığı kadar büyük bir hızla gelişiyor, tabii kullanabilene.
23/04/2004 : 13:43:18
Sizce geleceğin meslekleri arasında Aktüerya nasıl bir yer edinebilir. Çoğu kitapta gelecekte bu alanda yetişmiş insan gücüne ihtiyacın artacağından bahsediliyor.Sizce bu meslek Türkiyede bu şartlar altında geleceğin mesleği olarak görülebilir mi?
13/04/2004 : 17:32:36
bence geleceğin mesleği lojistiktir nokta
28/02/2004 : 17:59:30
"GELECEĞİN MESLEĞİ" demek istemiştim.. Melek oldu hehehe..
28/02/2004 : 17:58:07
Ha Ha...
Bu fütüristçe yaklaşımlar yıllar önce yine yapılmıştı bu 2000'li yıllar için ama n'oldu.?? Yanlış tahminler... Yalnız bir meslek tek başına "GELECEĞİN MELEĞİ" olamaz. Mesleklerin de birbirleri ile iletişimi ve bağlantıları vardır. Biri olmadan diğerinin olması pek bir anlam ifade etmez...

Ör: Siz kaliteli çeketleri üretin, AMA,
*Reklamcılar, TV-radyo (iletişim araçları),
*Perakende satış mağzaları,
*Müşteri temsilcileri,
olmadan n'apabilirsiniz... Siz üretin durun..

Ya çeket üretilmeseydi yukarıdakilerin durumları ne oldurdu??

Geleceğin mesleği : SENİN EN İYİ YAPABİLECEĞİN MESLEKtir.
Çünkü bundan zaten iyi para kazanabilirsin...

Bill Gates'i hatırlayın.Ortalama günde 10 saat deliler gibi PC başında kodyazmasaydı..Bu PC'lerin yayılmasına bu kadar zemin hazırlamasaydı.. Bu gün bu kadar internet cafeler ve PCciler olmazdı. Ya da yazılım mühendisliği bu kadar revaçta olmazdı...

Benden bu kadar...,

20/07/2003 : 03:51:36
Geleceğin meslekleri konusu çok ilginçtir.Bunun geçmişe empati yapmalı ve buna göre bir vizyon oluşturmalıyız.
Başta bir konuda karar vermemiz gerekecek.O da gelecekten ne kastettiğimizdir.Ben gelecekten bizim görebileceğimiz geleceği yani max. 60-70 yıl ilerisinden bahsedeceğim(tabi tıptaki ilerlemelerin insan hayatını uzatması da çok muhtemel)
Ben 60-70 yıl geriye dönüp insanların bu günün şartlarına bakışını hayretle karşılıyorum.Şimdi her insanın cebinde olan çok sıradanlaşmış bir alet olan cep telefonunun yaygınlığı ve işlevselliği karşısındaki şaşkınlıklarını hayal edebiliyorum.Dünyanın öbür ucuyla konuşabiliyorsun...Yalnız bu zaman sürecinde insanlar ulaşım açısından hep şanssızlardı ve bu yüzden köklü değişimlerin hızı benim düşünceme göre bizim göreceklerimizden kat kat yavaş oldu.Bu yüzden hiç bu kadar da olur mu demeden en ekstrem fikirlere dahi açık olmalıyız.
İnsanın doğayla mücadelesi başta yaşadığı hayatın kalitesini arttırmak üzerinedir.Sonra hayat süresini uzatmaktır.Bunun yanında her insanın egolarını tatmin etme ihtiyacı vardır.Bu üç konu üzerinde yapılan araştırmalar çok fazla olacaktır tahminime göre.Fakat bu araştırmalar ne olabilir ve bu araştırmaları yapan meslekler neler olacaktır?
Hayat kalitesini arttırmak, kişisel beceriler ve alışkanlıklarla ilgilidir.Bu da her insan açısından değişken olacağından, insanların en iyi olma amacına hizmet edecek temel bilim genetik olacaktır.Bu alanda 20 yıl içinde çok büyük atılımlar yapılacak ve 30 yıl içinde genetik artık her insanoğlunun hayatına girecektir.Mükemmel insan modelleri yaratılmaya çalışılacak fakat bunun yanında da etik tartışmaları artarak devam edecektir.İş dalları arasında istihdam miktarı en çok bu meslekte olacaktır.Her hastalık önceden tahmin edilecek ve tedavisi gerçekleştirilecektir.
Fakat bir de daha yakın geleceğimiz var.Burada da insan yaşamının en kaliteli hale getirilmesi söz konusu olacak ki bu da sağlık ve danışmanlık hizmetlerini inanılmaz derecede arttıracaktır.Yakın gelecekte insanların hastalık teşhisleri tıbbi cihazlar tarafından gerşekleştirilecektir.Mükemmel yapay zekalar sayesinde mükemmel doktor bilgisayar programları yaratılacaktır.Artık seri üretim insan sağlığına yönelik çalışacaktır.İnsanların sağlık durumunu belirten çipler deri altında bulunacak ve bir gsm aracı gibi durmadan sahibinin sağlığı hakkında en yakın sağlık birimine haber yollayacaktır.Bunu gibi çok yaygın şimdiden test aşamasına gelinmiş yenilikler mevcut ve bu açıdan biomedikal mühendisliği ve yazılım mühendisliği büyük gelişimler sağlayacaktır.
Daha sonra devam edeceğim...