Adı: Amanda, kısaca Mandy derler ona.
ABD’de Virginia eyaletinin başkenti olan Richmond şehrinde oturmakta.
Evli ve bir şirketin pazarlama bölümünde çalışmakta.
“Mortgage” sistemi ile borçlanıp, bu borcu faizi ile beraber 12 yıl içinde geri ödemeyi taahhüt ederek ev satın aldı bundan üç sene önce.
Borçlandığı miktar 200,000 dolar idi. Aylık taksit: 2,100 dolar.
Adı: Gregory, yani kısaca Greg.
ABD’nin Illinois eyaletinde Chicago şehrinde yaşamakta.
Evli ve iki çocuk babası.
Enerji sektöründe faaliyet gösteren bir şirkette Ar-Ge departmanında çalışmakta.
2003 yılında Mortgage sistemi ile 500,000 dolar borçlanıp, 16 sene geri ödemeli apartman dairesi satın aldı. Ödediği aylık taksit 4,000 dolar.
Bunları neden mi anlatıyorum? Lütfen biraz daha sabredin ve okumaya devam edin.
Dünyanın süper gücü ABD’de işler planlandığı gibi gitmiyor.
- Ülkede ithalat rekor üstüne rekor kırmakta.
- Cari açık da aynen ithalat gibi.
- Dolar eskisi gibi alternatifsiz değil, karşısında AB Euro’su var.
- Enflasyon oranı beklenenin üzerinde.
- Çin zorlamakta.
- Faiz oranları yükselmekte.
Bu olumsuz gerçekler Amerikan mortgage piyasasını da etkiledi.
Özellikle son satır konumuzla daha ilgili; “Faiz oranları yükseldi.”
Esnek faiz oranı sistemi ile mortgage kredisi alanlar -faiz oranları inince taksit ödemesi de azalır kolaylığı var, ancak faiz oranları yükselince aylık taksit miktarı da artar- biraz zor durumda kaldı.
Az önce örneklerini verdiğim Mandy ve Greg gibi, mortgage ile borçlanıp ev satın almış binlerce insan yükselen faizler ve yukarıda kısaca sıraladığım faktörlerin de etkisi ile ödeme sıkıntısı yaşamaya başlayınca piyasada “nakit ve finansman açığı” gündeme geldi.
Peki bundan bize ne?
ABD’nin nakit açığını kim kapatacak?
Cevabı basit.
Belki bu sayfada onlarca defa yazdığım, ekonomisi bizim gibi yurtdışından gelen sıcak paraya endeksli ülkelere el atılacak; yüksek kazanç için gelen emanet paranın geri gitmesi lazım.
Bu para nerede?
İMKB’de ve faizde.
Paralar yavaşça “vakvakları ürkütmeden” çekilir. Sonra ucuzken dolar satın alınır ve yeşil dolar kuş olur uçar gider. Evet, “kuş olur uçar gider yeşil dolarlar.”
Sanal ve cilalı istikrar meraklısı bizimkiler, yolculuğa çıkan dolarlara arkadan seslenir.
“Gitmeseydin, en kısa zamanda bir daha gel, bak bizde yüksek kar var, sen bizim istikrarımız için uğursun.” Uçan dolar arkasında bıraktığı kimsenin göz yaşına bakmaz oysa.
Zamanında emaneten gelen para, kısa sürede üçe, dörde katlanır ve giderken de dolar ucuzken alınır –yani son bir daha kar edilir- ve geri döner memleketine.
Uzun lafın kısası şudur;
ABD mortgage piyasasındaki sıkıntının baş gösterdiği ve diğer faktörlerin bunu tetiklediği bir dizi olumsuz olay neticesinde, finansman kaynağı bizim gibi ülkelere daha önce gelmiş olan sıcak para ile giderilir.
Peki bize ne oldu?
Tarih: 13 Ağustos 2007 Pazartesi
İMKB endeksi: 50,272 puan
ABD Doları: 1.28 YTL.
Tarih: 17 Ağustos 2007 Cuma
İMKB endeksi:46,577 puan
ABD Doları: 1,38 YTL.
Beş gün içinde İMKB %7,5 oranında değer kaybetti.
Buna karşın, dolar %7,5 oranında değer kazandı.
“Evet ama bu global dalgalanma sadece ülkemizi değil, birçok ülkeyi etkiledi” diyen muhalif sesleri duyar gibiyim. Doğru ama hiçbir ülke bu kadar etkilenmedi, çünkü hiçbir ülke yabancı sermayenin bu kadar esiri konumunda değil.
Bizimkiler su sıkıntısını gidermek için toplu yağmur duasına çıktı.
20 Ağustos 2007 Pazartesi günü ile başlayan hafta eğer ikinci bir dalga gelirse ciddi bir krize gireriz, dolar 1.70’leri görebilir. Dua edin de olmasın bunlar.
Dua edin de elin Amerikalısı aldığı konut kredisini ödeyebilsin.
Yoksa bizim İMKB çatısı uçacak.
Ekonomimizin sağlamlığı bu kadar işte.
Not: Okurlara tavsiye. Bu sallantıda ne yapmalı diye soruyorsanız, cevabı basit. Yatırım konumunuz her ne ise, onu koruyun. Paniğe kapılıp, yatırım aracınızı bu süreç içinde değiştirmeye kalkmayın lütfen.
Yazar: Bahadır AKAR
ABD’de Virginia eyaletinin başkenti olan Richmond şehrinde oturmakta.
Evli ve bir şirketin pazarlama bölümünde çalışmakta.
“Mortgage” sistemi ile borçlanıp, bu borcu faizi ile beraber 12 yıl içinde geri ödemeyi taahhüt ederek ev satın aldı bundan üç sene önce.
Borçlandığı miktar 200,000 dolar idi. Aylık taksit: 2,100 dolar.
Adı: Gregory, yani kısaca Greg.
ABD’nin Illinois eyaletinde Chicago şehrinde yaşamakta.
Evli ve iki çocuk babası.
Enerji sektöründe faaliyet gösteren bir şirkette Ar-Ge departmanında çalışmakta.
2003 yılında Mortgage sistemi ile 500,000 dolar borçlanıp, 16 sene geri ödemeli apartman dairesi satın aldı. Ödediği aylık taksit 4,000 dolar.
Bunları neden mi anlatıyorum? Lütfen biraz daha sabredin ve okumaya devam edin.
Dünyanın süper gücü ABD’de işler planlandığı gibi gitmiyor.
- Ülkede ithalat rekor üstüne rekor kırmakta.
- Cari açık da aynen ithalat gibi.
- Dolar eskisi gibi alternatifsiz değil, karşısında AB Euro’su var.
- Enflasyon oranı beklenenin üzerinde.
- Çin zorlamakta.
- Faiz oranları yükselmekte.
Bu olumsuz gerçekler Amerikan mortgage piyasasını da etkiledi.
Özellikle son satır konumuzla daha ilgili; “Faiz oranları yükseldi.”
Esnek faiz oranı sistemi ile mortgage kredisi alanlar -faiz oranları inince taksit ödemesi de azalır kolaylığı var, ancak faiz oranları yükselince aylık taksit miktarı da artar- biraz zor durumda kaldı.
Az önce örneklerini verdiğim Mandy ve Greg gibi, mortgage ile borçlanıp ev satın almış binlerce insan yükselen faizler ve yukarıda kısaca sıraladığım faktörlerin de etkisi ile ödeme sıkıntısı yaşamaya başlayınca piyasada “nakit ve finansman açığı” gündeme geldi.
Peki bundan bize ne?
ABD’nin nakit açığını kim kapatacak?
Cevabı basit.
Belki bu sayfada onlarca defa yazdığım, ekonomisi bizim gibi yurtdışından gelen sıcak paraya endeksli ülkelere el atılacak; yüksek kazanç için gelen emanet paranın geri gitmesi lazım.
Bu para nerede?
İMKB’de ve faizde.
Paralar yavaşça “vakvakları ürkütmeden” çekilir. Sonra ucuzken dolar satın alınır ve yeşil dolar kuş olur uçar gider. Evet, “kuş olur uçar gider yeşil dolarlar.”
Sanal ve cilalı istikrar meraklısı bizimkiler, yolculuğa çıkan dolarlara arkadan seslenir.
“Gitmeseydin, en kısa zamanda bir daha gel, bak bizde yüksek kar var, sen bizim istikrarımız için uğursun.” Uçan dolar arkasında bıraktığı kimsenin göz yaşına bakmaz oysa.
Zamanında emaneten gelen para, kısa sürede üçe, dörde katlanır ve giderken de dolar ucuzken alınır –yani son bir daha kar edilir- ve geri döner memleketine.
Uzun lafın kısası şudur;
ABD mortgage piyasasındaki sıkıntının baş gösterdiği ve diğer faktörlerin bunu tetiklediği bir dizi olumsuz olay neticesinde, finansman kaynağı bizim gibi ülkelere daha önce gelmiş olan sıcak para ile giderilir.
Peki bize ne oldu?
Tarih: 13 Ağustos 2007 Pazartesi
İMKB endeksi: 50,272 puan
ABD Doları: 1.28 YTL.
Tarih: 17 Ağustos 2007 Cuma
İMKB endeksi:46,577 puan
ABD Doları: 1,38 YTL.
Beş gün içinde İMKB %7,5 oranında değer kaybetti.
Buna karşın, dolar %7,5 oranında değer kazandı.
“Evet ama bu global dalgalanma sadece ülkemizi değil, birçok ülkeyi etkiledi” diyen muhalif sesleri duyar gibiyim. Doğru ama hiçbir ülke bu kadar etkilenmedi, çünkü hiçbir ülke yabancı sermayenin bu kadar esiri konumunda değil.
Bizimkiler su sıkıntısını gidermek için toplu yağmur duasına çıktı.
20 Ağustos 2007 Pazartesi günü ile başlayan hafta eğer ikinci bir dalga gelirse ciddi bir krize gireriz, dolar 1.70’leri görebilir. Dua edin de olmasın bunlar.
Dua edin de elin Amerikalısı aldığı konut kredisini ödeyebilsin.
Yoksa bizim İMKB çatısı uçacak.
Ekonomimizin sağlamlığı bu kadar işte.
Not: Okurlara tavsiye. Bu sallantıda ne yapmalı diye soruyorsanız, cevabı basit. Yatırım konumunuz her ne ise, onu koruyun. Paniğe kapılıp, yatırım aracınızı bu süreç içinde değiştirmeye kalkmayın lütfen.
Yazar: Bahadır AKAR