Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

20/06/2010 : 09:06:43
Arkadaslar herkese iyi gunler bol kazanclar dilerim.

Ailemin manyas bolgesinde 20 donum arazisi var ve yıllardan beri ciftci kirasi getiriyor ama komik bir rakam..

Benim dalim ziraat degil ama sehir hayatindan bikmis biri olarak bu arazide tarim yapmak istiyorum.
arazinin etrafinda kaynak su var(jeotermal). Manyas golunun yaninda. su problemi yok.
Bu araziye sera kurup yatirimi arttirip tarim yapmak istiyorum.

Seradan yıllık donum basına ne kadar urun alınır(domates) ?
Seranin maliyeti nedir.?
Karli bir olduguna inanirsam, en yakin zamanda baslayacagim, belki o bolgedeki genc arkadaslardan destek alır beraber de yapabilirim..

Herkese tesekkurler iyi gunler dilerim

Son 30 yorum (en yenisi önce)

29/12/2010 : 18:34:44
med cezir,

antalya serik bolgesinde kaltun topraksiz tarim serasini gezdim ve teknik bilgiler aldim. aldigim bilgiler soyle;

* yaz kis aylari dahil yillik bazda 30-35 ton / dekardir.
* 160 dekarlik bir tesis tamami rusya ya ihrac olarak calisiyorlar.
* sera malzemesi izalasyonlu 7 mt yuksekliginde poliurethan malzemedendi. donum maliyeti 25euro/mt2 dediler..
* firma %40 kar ortalamayla calisiyormus..
* burda ki maliyeti arttiran en onemli kalem kis aylarinda isitma icin kullanilan komur..
* komur kazani ile sera icine serpantin dosenmis.

simdilik aklima gelenler bunlar umarim yardimci olur..

ancak jeotermal sera icin bilgi aratiriyorsaniz sunu soylemeden gecemicem.

*** hernekadar jeotermal sistemli seraniz olsa dahi soguk kis sartlari olan bolgeden bahsediyorsaniz komur kazani kurmak zorundasiniz. 0 hatta - dereceli sicakliklarda jeotermal isitmanin yaninda takviye kullanmak zorundasiniz.. cunku;

jeotermal sondajdan 70 derece (misal olarak) cikardiniz. esanjor sistemiyle kapali deyre soguk suyu isitip devrenizde oyle isitma yapacaksiniz. bu da kapali devreniz yaklasi 70+20=90/2=45derece su sicakligi demek kabaca.. bu sicaklik sizin seranizi 0 veya - derecelerde isitmaniza yetmeyecektir.

saygilar
29/12/2010 : 18:21:55
Kardeş sen Balıkesir Üniversitesi Ziraat fakültesi veya Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile görüş sitersen, oradan daha detaylı bilgi alabilirsin,
Fakat sana tohum ve gübre veren yaklaşımlardan uzak dur. Bu konuda çiftçilerimiz çok mağdurlar, tohumu gübreyi alıyorlar firmadan, ektiklerinin tamamını firmaya verseler bile borçları bitmiyor ve bu kartopu gibi çoğalıyor. bir çok çiftçi şimdi bu batakda. Yap seranı, üret ve günün cari fiyatlarından sat. Emin ol malını alacak çok tüketici olacaktır. Sözleşmeli üretimde zarar etme ihtimalin yüksek.

Dediğim gibi, verimler ve maliyetler konusunda üniversiteden danışmanlık alabilirsin.
29/12/2010 : 18:14:47
sn kaanizm gezdiginiz seralar da elde ettiginiz bilgileri herkesle paylaşırsanız memnun olurduk .
05/11/2010 : 13:19:19
bayramdal1978 ve 67_serhat_67

verdiginiz bilgiler icin cok tesekkurler.

ben gecen hafta basinda turkiyeye geldim. suan istanbuldayim..onceki hafta antalya bolgesinde topraksiz tarim seralarii gezdim. bunlardan birtanesi KALTUN topraksiz tarim isletmeleri.. cok yardimci oldular. cok yararli bilgiler aldim ve seralari gezdim. sali gunu balikesir ozel idaresine gidip araziden termal sondaj calismasi yapabilmek icin gerekli izinleri ve prosedurleri ogrenip ise basliyacagim.
oncelikli olarak termal suyun sondajini halletmem gerek.. ardinndan vakit kaybetmeden sera kurulumuna yonelicem..

siz degerli arkadaslarimin tekrardan bilgi ve tecrubelerine ihtiyacim olacaktir..

bana ozelden ve kaanakyildiz@hotmail.com adresindende ulasabilirsiniz...

iyigunler dilerim..

kaan
01/11/2010 : 20:16:26
Sevgili armansera sahibi, web sayfanızda virüs mü var?
21/10/2010 : 21:23:38
Sayin,Ziraat yuksek muhendisi,SERHAT, bey kardesim.hazir isin uzmanini bulmusken bisey sormak istiyorum.ben su anda rusyada yasiyorum,tekstille ugrasiyorum. ama bu sera botanik, tarim islerine baya bi hevesli ve semtati duyuyorum ve toprakta calisirken baya bi dinleniyorum.neyse iki yil once turkiyeden buraya pepino fidesi getirdim baya bi fide uretimi yaptim,bu yil 500 kok deneme uretimi yaptim, acik arazide ekmistim,ilk cicekler tutmadi,niye bilmem,sonra iyi gidiyordu.ama sicaklar 38 gecince isler tamamen ters gitti.buyil tunel amator sera kurmak istiyorum,1 donum kadar,pilastik hortumlari yarim ay seklinde yamultarak,yukseklikse 2 metre olacak,ne dersiniz bu konuda tavsiyeleriniz nedir. merakla bekliyorum.
21/10/2010 : 01:05:49
Selam kolay gelsin ben size domatesin latincesinden başlayayım.Üretiminden satışından çıkayım. Lycopersicum esculentum L.bilimsel adıyla bilinen domates kültürü ülkemizde yetiştiriciliği çok kolay olan hele hele jeotermal kaynağın bulunluğu bir alanda gayet ekonomik bir tarımdır.Serada iki tip domates yetiştirebilirsiniz bunlardan biri Bandita dediğimiz sırık domatesi (alternaria dahil olmak üzere pek çok hastalığa dayanıklı bir çeşittir)Diğeri İse Bift dediğimiz iri taneli tektek toplanan kısa boylu domates çeşididir.Siz bu işte acemi olduğunuzdan tohumdan fide çimlendirme işine değilde direk fide alma yoluna gidin size fide sağlayacak firmalarıda isterseniz ekstradan sizle paslayabilirim.dekara 2500 ila 2700 adet fide dikersiniz.Dikimi topraklı tarımda sıra üzeri 40cm ye sıra arası 1.20mt ye çift sıra olarak topraksızda ise sıra üzeri 25 cm sıra arası 1.30 mt ye dikersiniz.Ama dekara atılacak fide sayısı değişmez.Topraksız kültürde 3 tür yetiştirme ortamı kullanabilirsiniz.Bunlar en yaygın olanı ec değeri 0.25 in altında olan Coco-Peat Yani hindistan cevizi kabuğu,Kaya yünü ve Perlittir.Cocopeatın 100*25*15 lik sutununun Manyas teslim fiyatı 1.28Euro/Adet,Tarım perlitinin Manyas teslim Fiyatı 200metreküp/1çuval=30TL,Kayayünü Manyas teslim fiyatı ise 400metreküp/1Paket=45 TLdir.Dekarda Cocopeat 625 sütun,Dekarda Perlit 1500metreküp,dekarda kaya yünü 2000 metreküp kullanırsın.Buraya kadar dekar olarak konuşuyorum,Fide 1250 tl,Yetiştirme ortamı 250-300tl,Yıllık dekara atacağın gübre (Potasyum Nitrat,Amonyum Nitrat,Fosfor15.30.15,Demir,Kalsiyum Nitrat,Nitrik asit v.b)=1750 tl,Dekara damlama sulama maliyeti(spagetti borular,lateraller,vanalar,manometreler,Anahat)=1200tl,Seraya iki tane su dinlendirme tankı 1 adette 45lik dozatron almalısın bunlarda 6000 tl tutar.İlk etapta başbelası Tuta Absoluta için Feromon tuzakları almalısın dekara 2 adet feromon atarsın buda=30tl.burayakadar dekara 4530 tl harcadık 20*4530=90.600tl+Sulama sabit ekipmanları=96.600 tl harcadık.Seranın içini bitirdik.Seranın dışında Cam sera ve Plastik Tünel yapabilirsin.Maliyetleri farkıldır ama Camserada verimi 4 kat arttırabilirsin.Plastik tünelde dekarda 25 tonda kalırken Cam serada 80 tonu görebilirsin.Plastik tünelin dekar maliyeti=25.000tl(yaylar,stünlar,gergi telleri,redüktör,Plastik örtü işçilik dahil)Cam seranın dekar maliteyi=55.000tl(yine az önce saydıklarım dahil)dir.Plastik yaptığımızı düşünelim.20 Da*25.000tl=500.000 tl de dışına harcadık.20 dekar sera 596.600 tl ye mal olur.Ne kazanırsın?20*25ton=500 ton domates alırsın.Bu şartlarda çok rahat gözün kapalı 2tl/kg domatesi tarladan direk verirsin.1.000.000tl ilk yılda alırsın.Bir plastik tünelide örtü değiştirmeden 3 yıl kullanırsın.Getiriyi sen hesapla.Nekadar zamanda ürün alırsın,plastik tünelde dikim yaptığın günden itibaren 95-105 gün içinde ilk meyveleri kesersin,Cam serada 85-95 gün içinde ilk meyveleri kesersin.Haftalık parti parti ürün çıkartırsın.Şuan dikim yapsan Şubat 15 de domatesi satmaya başlarsın.Eğer işi bilen sağlam bi mühendisin varsa bu süreyi şubat başına çekebilir.Hayırlı Kazançlar.Ziraat Yüksek Mühendisi Serhat KIRIKOĞLU
03/10/2010 : 22:42:16
İyi demişsiniz. : )
03/10/2010 : 19:33:34
Arkadaşlar hemen hemen bir çok yazınızı okudum kimileri hollanda kimileri jeotermal diyor ama bilmediğiniz bir nokta öncelikle hollandayı geç derim bununla ilgili güzelim türkiyemizde o kadar başarılı sera imalat ve montaj yapan firmalar varkı biraz netten araştırmanız yeterli derim sera maliyetlerinide kısaca açıklamak istersek eğer cebinizde 5 trilyonunuz yoksa topraksız tarımı unutun derim ama varsa 3 yılda parasını çıkartırsınız.
Topraksız tarım demek büyük oynamak demek en az 20 dönümle başlaman ve ihracat yapman lazım iç piyasayı unut derim nedeni ise topraksızda ürün şekli çok düzenlidir ve bitki boyu ortalama domateste 4mt. ve civarıdır. çift sezonda alacağın ürün ise dönümde 40 ile 60 ton arasıdır. Yani 20X50=1.000 tondur ortalama fiyatı ise .80kr ile 2.tl arasında değişir hesabını siz yapın derim . Tabiki bunu masraflarınıda düşünün derim ziraat mühendisi yakacak,ilaç,işçi masrafı,depo,kutu, araç, vs... saymakla bitmez..
Yok ben normal bir çiftçi serası düşünüyorum derseniz bence düşünün derim onun içinde en az 3 dönüm bir yeriniz olması derim ondanda alacağınız ürün ise çift sezonda toplam 30 ile 40 ton arasıdır. masrafınız ise ortalama fide masrafınız 5.000 tl ilaç ve gübre ise 3.000 tl dır hadi yan yattı çamura battı diyelim masrafınız 3 dönüm için 10.000 tl yi geçmez işliğini ise 2 kişi çok rahat bir şekilde yapar. pazarlaması ise ***ür manava hale ver derim. Kurulum maliyeti ise 3 dönüm için çelik konstriksiyon,sera örtüsü,damlama sulaması, 3 dönüm için 100.000tl geçmez ha birde su kuyusu ve sondajıda unutmamak gerek kışın birde yakacak odun başka ne kaldı diyeceğim ama sanırım kalmadı desem olacak ürün toplama için kasa en az 70-80 tane olsa yeter. derim daha detaylı bilgi için netten çok firma var bulabilirsiniz derim ha illada biri derseniz www.armansera.com derim...



09/08/2010 : 13:27:08
elinize saglik
08/08/2010 : 21:04:21
Doğanın kendi dengesi içinde yetişen ürün tabiki en içimize oturan gıdadır. Bu işi kendi bahçemizde kendi çoluk çocuğumuz için yapmamız mümkümdür ama işin ticareti konuşuluyorsa işler değişiyor.

Organik tarım mevzuatı bile birçok suni takviyeye izin vermek zorunda kalmıştır ticaretin hızına yetişebilmek için. Çünkü azot haricindeki besinleri toprağa doğal yollardan geri kazandırmak pek kolay değildir. Ya uzun süre beklenecek yada kontrollü olark azar azar suni bir şeyler kulanılacak. Hakeza bazı ilaçlar acil durumlar için mecburen müsadeli. Organik bile ticari olunca işler değişir.

Genetikle yıllardır oynanır. Yapılan iş en iyi çeşitleri birbiriyle döllleyip daha iyi çeşitlerin ortaya çıkmasını sağlamaktır. Doğal yolardan yapılır ve iyi bir çeşidin ortaya çıkarılması 10 yıllar alır. En az. Yani en güzel kızla en yağız delikanlıyı evlendirip doğan çocuklara da en harika eşleri bulup evlendirmek ve en sonunda dünyanın en kaliteli insan ırkını ortaya çıkarmak gibi.

İşte bu iş doğal yollardan yapıldığında o kadar uzun süre alıyordu ki başlayan her 50 çalışmanın sadece biri sonuca ulaşabiliyordu. Düşünün bir gen mühendisi işe giriyor. 10-15 yıl meslekte pişiyor. Bir çeşit çalışmasına başlıyor. Her yıl büyük bütçeler harcayıp, çalışıyor. Başarılı olup olmayacağı da belirsiz. 20 yıl geçiyor. Mühendisin hayatında hiç bir değişiklik olmadan aynı çalışmaya büyük bir istikrarla devam ediyor ve en sonunda ortaya dayanıklı bir çeşit çıkıyor.

DNA nın yapısını çözüp müdahele edebilir hale gelince mühendisler bir gen parçasının nesilden nesile aktarılmasını doğal yolllardan bekleyip duracaklarına direk elle yapmayı düşündüler. Önce istenmeyen gen parçalarını söküp atmayı başardılar. Mesela bir bitkiniz var çok verimli ama soğuklara çok dayanıksız. Aynı bitkinin başka bir cinsinde de verim yok ama soğuklara çok dayanıklı. İşte bu soğuklara dayanıklılığı sağlayan gen parçasını alıp verimi bol bitkinize monte ediyorsunuz. Böylece verimi çok ve de soğuğa dayanıklı bir yeni cinsiniz oluyor. Üstelik soğuğa dayanıklılık ve yüksek verim genlerinin tedadüfler yoluyla aktarılıp bir araya geleceği bir bitkiye ulaşmak için uzun yıllar da beklemediniz.

İşi laboratuarda bitirdiniz. Çalışmayı bitirmek belki üç beş haftanızı aldı. Sonucu görmek için de 6 ay beklediniz. Yıllar nere, üç beş ay nere . . . Artık bir gen mühendisi meslek hayatı boyunca yüzlerce çalışma yapabilir. Bunların mutlaka 30- 40 tanesi başarılı çalışmalar olacaktır.

İşte bu iş GDO. Yani bir gen parçasının bir yerden başka bir yere elle transferi.

Ama kolay değildir. Bu gen parçaları yerinden cımbızla çekilip yeni yerine lego oturtur gibi oturtulmuyor.

Anca elektron mikroskobu ile görebileceğiniz bir parcadan bahsediyoruz. Hangi parçacığın sizin istediğiniz parçacık olduğunu bilmek bile mümkün değil. Üzerinde yazmaz. Ben hastalığa dayanıklılık geniyim demez. Geni buldunuz nasıl sökeceksiniz bozmadan yeni yerine nasıl takacaksınız. Taktığınızdan nasıl emin olacaksınız. Her gen her takıldığı yerde çalışmaz. Herkesin böbreği herkese takılamıyor. Onun gibi.

Bazı bakteriler bu iş için uygun. Bir gen parcasını yerinden alıp istediğiniz yere monte edebiliyor. Mühendis biraz destek oluyor bakteri gerekeni yapıyor. Yani insanoğlu geni aktarmayı keşfederse diye aktarma gereci de önceden hazır edilmiş. Demek ki çok da yanlış bir değil. Yanlışlık yapılmasında değil kullanılış amacında.

Düşünüldüğü gibi her önüne gelen her önüne gelen şeye canının istediği geni aktaramaz. Televizyonda diyorlar ya denizanasından almış kara lahanaya takmışlar geni diye. Bu kadar basit değil. Ama feci popüler bir konu ben gazeteci olsaydım haber yapıp paramı almak isteyen bir muhabir olarak aklıma estiği şekilde insanların en fazla etkileneği şekilde haber yapar basardım. Korku duyduğunuz bilimsel konularda gazetelerden yani magazinsel basından başka yerlere başvurmak gerek.

Önümüzdeki on yıl içinde Türkiyede topraksız tarım artık çok yaygın hale gelecek. Tıpkı cep telefonları gibi. Cep telefonu gerekli mi, gerekli değil mi, sorusunun artık anlamı kalmadı değil mi ? Fuara gittiğimizde bazıları soruyor. Bu kadar toprağımız varken ne gerek var topraksız tarıma diye. Eskiden çırpınırdım ikna edeceğim diye. Artık vazgeçtim. Dinleyen olursa anlatıyorum.

Topraksız tarım ürünleri çoğu kez topraklı tarım ürünlerinden daha iyi bir aromaya sahip olur. Serada toprakta bakımına yetişilemeyen, gübre ihtiyacı doğru tespit edilemeyen bir domatesin bir türlü oluşturamadığı lezzetle , topraksız tarım serasında köklerinde eksiksiz besin bulan domatesin oluşturabileceği orjinal tat asla bir olamaz. Topraklı serasında zamanına karşı yarışıp ürün yetiştirmeye çalışan çiftçi, hastalık olmasın diye dua edip dururken üstüne üstlük bir de halde umduğu fiyatı bulamaz. Topraklı seranın çiftçisi lezzeti tam vermeye kalkıştığında mutlaka paradan fedakarlık yapmak daha çok emek ve zaman harcamak zorundadır. Topraksız düzeneği yapısı mantığı gereği zaten ürünün, lezzeti dahil bütün potansiyelini ortaya çıkartmak üzerine kuruludur.
08/08/2010 : 04:31:09
Yanlış anlaşılmasın ben karşı değilim.Ama orjinalini yediğinizde gerçekten farlı olduğunu görürsünüz. Bu arada yanlış olmasın , benim bildiğim,sebze çeşitlerinde genleriyle oynanıyor. ama meyvelerde genetik sapmalar kullanılıyor. sapma olayıda şöyle,100 üzümden 1 tanesi çekirdeksiz meyve veriyor, yada bir dal, yada her ağaç 10 kilo verirken,bir ağaç 100 kilo veriyor,işte o ağacı yada dalı aşıla**** falan çoğaltıyolar.öyle bişeydi.
Yoksa insanlar sürekli gelişiyor ve uzmanlaşma diye bişey olmaya başladı, herkes evinin önünde yiyeceğini yetiştiremeyeceğine göre bu tarz şeyler zaten ihtiyaçtan çıkıyor.
07/08/2010 : 16:32:52
Genetikle yüzlerce yıldır oynanıyor. 20 yıl öncesine kadar bitkileri kendi cinsleri veya türleri ile dölleyerek yapıyorlardı. Artık Başka türlerden hatta familyalardan gen parçası aktarmayı yapabilmeye başladılar. İnsanoğlu tekamül ediyor. Yapacak bir şey yok. Gelişmek , öğrenmek ve yapabilir hale gelmek özelliklerimizden biri.

Bu özellik iyi kullanılırsa iyi insan kötü kullanılırsa kötü insan olunuyor. Fakat gelişmeyi durdurmak mümkün değil. Bu gelişmeleri kötü şeyler ilan etmektense iyi insanların elinde olmasına çalışmak daha iyidir diyerek gen transferi işini biz de uygulamalı ki şu anda ülkemizde de yapılıyor, sakıncaları kadar iyi yönlerinden de haberdar olmayı denemeliyiz....

Aksi takdirde su akar ve biz bakarız.

Raf ömrü para kazanmak için gerekli bir özellik. Çok kaliteli ama raf ömrü yok. O zaman bu ürün iyi değildir. Sağlıklı, uzun raf ömürlü ve diğer kalite özellikleri yüksek ürün iyi üründür.

Topraksız tarım ürünlerinin de bir çok standartı var. Belgeli ya da belgesiz üretim yapılabilir. Ancak bir takım belgeleri olmayan ürünün satışı kısıtlıdır. Tıpkı bir dişli üretmek gibi. Bir çok konuda bir çok standart belgesini alabilmiş bir dişliyi tüm dünyaya daha yüksek fiyattan satabilirken kendi ufak atölyenizde ürettiğiniz hiç bir standart belgesi bulunmayan döğme çelikten dişliyi ne kadar kaliteli olursa olsun sadece sizi bilen ve çok seven yakınlarınıza satabilirsiniz. Domatesin biberin de konu satıp para kazanmak olduğunda bundan farklı bir yanı yok.
06/08/2010 : 14:51:55
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
İşte o garanti o kadar pahalı ki . . .

O garantili fiyatlara ulaşmak için emek ve akıllarını para eder hale sokabilmek için insanlar binlerce liralık yatırımlar yapıyorlar.

Burada yetiştirmek değil para eden, pazarlaması...


Bunlar domatesin orjinali. Ama 2 günde bozulur. yani hemen tüketilmesi lazım. Bunların genetiğiyle oynayıp, hastalıklara karşı dirençli yapıyorlar, raf ömürlerini uzatıyorlar. Pazarlamasında sorun yok, en büyük sorunu raf ömrü. Binlerce liralık yatırımda genetiğiyle oynama yatırımı.
06/08/2010 : 14:33:26
okeylendi..

yasadigimiz donemde hicbir uretici "ben tuketiciye dogal urun ureteyimde para kazanmasam da olur'' demez.. bahsi gecen uretim sistemleri buyuk paralar.. yatirimci tabiki de para kazanmak zorunda.. ama sizde sikayetinizde gayet haklisiniz.. sikayetinizin muhattabi uretici degilde, devlet kurumlari bence.. devlet, vatandasinin organik saglikli urunlerle beslenmesini isteyecek.. bunun icinde gereken tesvikleri yapmali..
06/08/2010 : 14:21:43
topraksiz tarim urunlerine dogal urun sertifikasi veya muadili bir sertifika veriliyor mu?
05/08/2010 : 21:36:41
İşte o garanti o kadar pahalı ki . . .

O garantili fiyatlara ulaşmak için emek ve akıllarını para eder hale sokabilmek için insanlar binlerce liralık yatırımlar yapıyorlar.

Burada yetiştirmek değil para eden, pazarlaması...
05/08/2010 : 17:25:44
Eğer sen kilosuna 5-6 milyon vereceğini bana garanti et(sözleşmeyle) ve elimdekileri o fiyattan satabileceğimi garanti et. Ben sana bu eski kendi tohumundan tamamen doğal olan domatesleri burada kendileri yemek için yetiştirenler var(3-5 ağaç).Doğalların raf ömrü kısa olduğu için pazarda olmaz. Ben senin için bunu sera yada açık sekilde yetiştirtip yollarım.
01/08/2010 : 22:41:07
merhaba...

maalesef herkes bir dönümden en fazla verim nasıl alınır onu düşünüyor.
Eğer para kazanmak istiyorsanız... en fazla verimi nasıl alırım değil en kaliteli ve doğal ürünü nasıl alırım onu düşünmelisiniz.

Ben şahsıma konuşuyorum. Domates tadı olmayan sözde organik domateslerden ve diğer suni yetiştirilmiş sebzelerden bıktım.

Ben bir tüketici olarak domatesin kilosuna 5-6 lira vermeye razıyım yeterki domatas domates gibi olsun tadı damağımda kalsın. Benim gibi düşünen birçok insan var.

Lütfen bide olaya bu boyuttan bakın. Kaliteli ürün yetiştirin. Tüketicileri organik diye kandırmayın... Yaptığınız işin hakkını verin.
31/07/2010 : 00:37:14
Ayrıca agregatlı sistemlerde , hidroponikten daha düşük bir hız ve verim mümkün olur. Ancak bitki gelişim kontrolü hidroponik sistemlere göre biraz daha kolaydır.
31/07/2010 : 00:28:43
Bir dönümden yani bin metrekareden 80 ton domates gibi rakamlar bir sezon için geçerli rakamlar. Yani bir seferde 80 ton çıkmayacak. Mesela bir dönümden (1000m2) 8 ton domates alabilecek bir sistem kurdunuz. Kurulan sistemin bir sezonu size 10 hasat süresi sağlıyorsa dönümden 80 ton domates alabilirsiniz.

Hidroponik düzende 11 ay serayı çalışır tutabilen seralar var. Bitkiler hasat kıvamına geldikten sonra her hafta yani 7 günde bir hasat yapabildiğini söyleyen seralar mevcut. Türkiyede böyle seralar gerçekten de var. Fakat sayıları parmakla sayılabilecek kadar az. Çok yüksek maliyetli seralar bunlar. Fide dikiminden sonra 2 ayı yani 8 haftayı gelişim dönemine ayırırsanız kalan 9 ay boyunca yani 36 hafta boyunca 7 günde bir hasat yapılacak. Dönüme verim 8 ton ise (ki 12 tona çıkan yabancı seralar var dünya da ) 36 defa 8 ton domates hasat edilecek demektir. Sonuçta dönümden 80 tontan çok daha fazla domates almış olursunuz. Toprakta ve açıkta bu mümkün olmayacak bir şeydir. Ya da başka bir bakışla aynı hesaba dönümden 5 ton verimi oturtun. Yani 36 defa 5 ton domates alın, gene çok yüksek bir dönümsel veriminiz olur. 3 amaç var biri sezonu uzun tutabilmek diğeri hasat verimini yüksek tutabilmek bir diğeri de iki hasat aralığını düşürebilmek. Hasat 8 yerine 3 ton bile olsa sezon 9 ay uzunluğunda ise gene dönümsel verim topraktan yüksek olur. Toprakta dönümden hasat başına 3 ton domates almak gayet doğaldır ama sezonu sürse sürse 2 ay sürer. Ayrıca 2 hasat arası da asla 7 güne düşmez. Yani 2 ayda 4 hasat ancak yaparsınız. Sonuç 4 kere 3 ton üründür.

Kurulacak düzen başlangıçta çok iddaalı olmasa bile topraktan daha fazla bir verimi ve ileride alınacak daha yüksek verimleri garantiler.

İnsanlar dönüm başına binlerce lirayı bu yüzden harcıyorlar.

Tabi bu arada en önemli can alıcı husus olarak unutmamak gerekir ki ardı arkası kesilmeyen ve canlı olan bir ürün devamlı satış bağlantısı yapılmış bir yer yoksa boşuna üretilmiş demektir. Böyle seri ve kaliteli bir üretimin
pazarlaması baştan yapılmamışsa bir tekeri olmayan bir araçla yola çıktınız demektir.

Seraya ve teknik işlere motive olup asıl paranın geleceği bağlantıları sonraya bırakmamak gerekir. Bu da işin ana elemanlarından biridir.
29/07/2010 : 14:49:38
muallim

gorusun icin cok tesekkurler..

suan yurtdisinda yasadigim icin koniks e uye oldum ve internetten arastirma yapmak zorundayim. ancak eylul ayinda ulkeye donus yapicam. ve yatirim yapmak istiyorum. neden burdan arastiriyosunda olayi yerinde arastirmiyorsun diye sorarsaniz bana cevabim budur. olumsuz ve olumlu yorumlari dikatle okuyorum. herbir yorumdan faydalanmaya calisiyorum. su ana kadar yaptigim teorik arastirmalar henuz hevesimi kirmadi ve hala istekliyim. maliyet ve satis i gelince daha yogun arastiracam. belli bir sermayem var. butceme gore hareket ederek baslicam ki basari gozukurse kredi ile yatirim arttirilabilir diye dusunuyorum.. amacim kaliteli uretim yapmak olucak.. ureteyim de satayim diye dusunmicem.. basarinin kaliteli urunle gelecegini cok iyi biliyorum..

bu siteye uye oldugum icinde gayet memnunum.. degerli fikirler burda paylasiliyor.. herkese tesekkurler tekrardan
29/07/2010 : 14:37:16
Arkadaşım, arkadaşlar gerçekten olumlu ve akılcı olarak bilgi vermişler. Her işin kendine göre riski ve getirisi vardır. Risk almazsan kazanma şansında olmaz. Türkiyede bu kadar insan sebze ve meyveyi boşamı yetiştiriyor? Elbatteki hayır. Her yıl sürekli çok mu kazanıyorlar? Elbetteki bunada hayır diyoruz. Peki sürekli kazananlar kimler sorusuna ise cevabımız, iyi araştıran, iyi ve kaliteli ürün yetiştiren ve pazarlamasını iyi yapandır. Bu işte değil her işte benim ayağıma gelsinler ne verirse versinler devri bitti.
Bana göre senin yapacağın iş her şeyden önce bütçene göre iş yapmandır. akinselcuk beyin öneri ve teklifleri çok mantıklı. Serada sulu üretimde dönüme 80 ton (Dönüm maliyeti 150.000 euro), topraksız tarımda 50ton, normal topraklı üretimde 30 ton olarak söyleniyor. Bunlar tam şartlara uyulmuş azami gayret sarf edilmiş ürün alımlarıdır. hesaplama işini yaparken üretim ve satış fiatını minumumdan yapmalısın. Yoksa hayal kırıklığına uğrarsın. Üreticilerle konuş, fakat aklınıda dinle. Çünkü ben bugüne kadar yaptığı işten memnun olanı fazla görmedim. 100 lira masraf yapıyorum, 50 lira kazanıyorum diyor daha ekmeye dikmeye devam ediyor. Onun için her olumsuzluğa aldırma.
Eğer fazla imkanın yoksa Ziraat bankası kredisi kullan. 2 yılı ödemesiz 5 yıl ödemeli toplam 7 yıllık kredi alma imkanın var. Bodur elma bahçesi yap. dönüme 1500-2000 lira masrafın olur. Kendini zorlamadan ödersin. Kaliteli meyveyi satma imkanın her zaman mevcut. Tam verime geçtiğinde 100 ton elma alırsın. Bu da bir iki ailenin geçimini çok rahat sağlar. Normal bir devlet memuru yılda 20.000 tl alıyor. Gelen para ilede yapacağın diğer işler varsa sonra onları yaparsın. Teknik ziraatle görüşürsen sizin oraya en uygun meyve ya da sebzeyi önerirler.
Size başarılar dilerim. Cesaretle adım atınız. Olumsuz sözlerin nedenlerini iyi araştırınız. Yapacağız işleri teknik yapınız. Harcamalarda kısıntıya gitmeyiniz ve ne gerekiyorsa harcayınız. Mümkünse iyice araştırıp kendiniz yapınız ya da yaptırınız. Komşularınızla birlikte yapma imkanı varsa birlikte yapınız. Satış ve alımlarda ne kadar çok mal olursa satış ve alışlar o kadar kolay oluyor. İyi günler dileğimle.
29/07/2010 : 14:15:04
bicapple

verdigin tavsiyeler icin tesekkur ederim oncelikle..
connroad ve siz anladigim kadariyla toprakli tarimdan bahsediyorsunuz.. ancak ben topraksiz tarim(agregalt) kulturunde yetistiricilikten bahsediyorum ayrica termal isitmadan bahsediyorum ki isitma maliyetini nerdeyse sifira indiriyor... uretim hizi ve urun kalitesi toprakli domatese gore daha avantajli oldugunu, yaptigim arastirmalarda ogrendim..

topraksiz tarimla ilgili tekniik bilgiye sahipseniz ve bu portalda paylasirsaniz cok sevinirim.
saygilarimla
28/07/2010 : 16:22:06
Öncelikle merhabalar kaanizm yazılarını okudum ziraat işine girmek istiyosun ben ç.kale 18 mart üni bahçe ziraati mezunuyum şuana kadar uygulamada çok fazla ilgilenmiş olmasamda ziraai işleri teoride az çok bilen birisiyim benim sana tavsiyem connroad arkadaşımızın dediği gibi domates serası değilde onun yerine kapama bi bahçe kurman olur meyve bahçesi çünki seracılıkta uğraşın çok fazla olcak ve yukardada yazıldığı gibi yer geldiğinde ürünler elinde kalcak satamıcaksın we en fazla 6 7 sene içinde senin tüm toprağın neredeyse bitmiş verimsiz hale gelmiş olacak bunları tek tek göz önünde bulundurmanı tavsiye ederim. Hatta arazinin manyas ta oldugunu sölemişsin eğerki imkanın varsa ç.kale yöresine gidip oradaki seraları gezip bire bir görmende büyük fayda olur dieyebilirim bölge olarakta sana yakın bir yer. Benimde ilerdeki düşüncem ziraatle kendi işimle uğraşmak şuan için olmasa bile ben zirai konuda çok araştırmalar yaptım ve benm aklıma en çok ceviz bahçesi yatıyo ama bu iş sabır isteyen bir iş en az 5 sene bekliceksin ama o 5 senenin sonunda karşılığını inan çok çok fazlasıyla alacağın bir iş örneğin senin arazin sana maaliyet ve gelir analizi yapcak olursak 20 dönüm araziye ortalama 400 adet fidan dikebilirsin sana tavsiyem 2 yaşında fidanlar olur ve bu fidan fiyatları ortalama 10 12 lira civarında piyasada satışa sunulmakta (sertifikalı aşılı yarı bodur fidanlar) bunun yanı sıra arzinin etrafını tel ile çevirmende büyük fayda war ve son olarak ise senin bir sulama sistemi kurman sulama sistemindede dewlet kredi veriyo. Arazi etrafının tel ile çevirme maaliyeti sana ne kadar gelir onun hakkında herhangi bir bilgim yok ama onun dışında ortalama 5,000 fidan 25,000 lirada iyi bir sulama sistemiyle birlikte + tel masrafı sana çok güzel bir kapama cewiz bahçesi kurulabilir. Gelelim 5 seneden sonraki kazanacağın paraya 5 yaşındaki bir ceviz ağacı 5 senede yalncı mewye werip 5 seneden sonra iyice werime yatar 5 seneden itibaren ağaç başına en az 25 kg ürün alırsın buda sana 400*25=10,000kg ürün eder kabuklu cevizi günümüz şartlarında en kötü ihtimalle kg'ı 5 liradan elinden çok rahat bi şekilde çıkartabilirsin buda 10,000*5=50,000 lira gibi bir gelir getirir yani buda senin 5 yıla kadar harcadığın parayı nerdeyse ilk hasatta çıkartabilirsin demek oluyo. Ayrıca 5 seneden sonra verim her geçen yıl biraz daha artar maksimum ürünü 11. yılda alırsın fidan cinsi ve bakımları göz önüne alındığında 11 yılda ağaç başına 75kg ile 100kg arası ürün alman mümkündür. Ceviz ağacı bildiğiniz üzere uzun ömürlü bir ağaçtır çok fazla ekstra bakımı budaması kısacası uğraşı fazla olmayan bir ağaçtr benim sana tavsiyem ceviz işinide bir araştır derim saygılarımla...
25/07/2010 : 20:28:55
Evet, bide şöyle bir konu var ama amerika avrupa vs gibi gelişmiş ülkelerde tarımın nufusa oranu yüzde 5 civarları. Oranı bu seviyelerde tutmak için anormal teşvik veriyorlar. Bizim ülkemizde yüzde 60 civarı. adamların verdikleri teşvikle oradaki çiftçi malını üretse ve gidip denize dökse yine para kazanıyor.
Herneyse ben domatesi daha iyi araştır derim, ilk aldığın gazla şöyle pazar yaparım, organiği böyle yaparım falan dersin. sonra nerden bulaştım bu işe diye başlarsın.

Bu arada muz işine gelince, o gördüğün eski seralardır, yenileri güzel, bide gölge yapması için üzerine sürekli boya atıldığı için eskiymiş gibi görünüyor.
Maliyet konusuna gelince, devlet sera kredisi olarak(ziraat bankasından direkt alınıyor, faiz oranı yıllık yüzde 6,5 basit faiz) dönüme yaklaşık 20 milyar veriyor. Sondaj içinse faizsiz olarak kredini veriyor. hatta sondaj için hibede varmı onu bilemiyorum.
24/07/2010 : 00:24:23
Aslında Manyas da muz enteresan olur. Konya da yetişiyor. Manyas da da yetişir.

Fakat Mersin li kardeşim; bu muz seraları neden hep dörme döküktür Mersin ve havalisinde hiç anlamam. Şu an Mersin bölgesindeyim. Bugün epey sera gezdim. Bir çok sera sanki muzlara işkence etmek için kurulmuş gibi. Eskiden (mesela çikitadan önce) buralardaki muz seraları ve açık muz bahçeleri çok düzgündü. Şimdikiler sanki günü kurtarmak için yapılmışlar. Açık bahçe hiç kalmamış.

Benim acizane tavsiyem tarımda mucizevi bir ürün olmadığı şeklindedir. Bu bakımdan hangi ürünü yetiştirirseniz yetiştirin düzgün bir üretim yeri kurar doğru pazarda gezerseniz para kazanırsınız. Domates Antalya veya Mersin haline ya da toplayıcılara satılacaksa maliyetini kurtarmayacaktır. Türkiye şu an dünyanın en büyük domates üreticisi. Yani dünyada en çok domates üreten ülke. İngiltere de ve hatta kuzey Avrupa da Türk domatesi diye bir kavram oluşmuş durumda. Aynen Türk kahvesi gibi. Oysa İspanya yıllardır domates üretir ve Avrupayı besler. Onların ki hiç böyle adlandırılmamıştı.

Bu kadar domates eğer para etmese idi ünlenemediği gibi ticareti de söner giderdi. Demekki birileri doğru pazarlarda geziyor. Domatesi 10 dönümün altında üretiyorsanız komisyoncu ne verirse razı olacaksınız demektir. Ayrıca 10 dönümden daha büyük üretim yapsanız bile bunu belli kriterlere uygun yapmadı iseniz ürününüz para edebileceği pazarlara giremeyecek demektir.

Tabiri caizse herşeyin birşeyi var !!!




22/07/2010 : 20:56:50
arkadaşımın 8x400 metre hazır satılık bursa bölgesinde serası var ilgilenirseniz benimle özelden irtibata geçebilirsiniz
22/07/2010 : 12:16:21
sayin connroad,

20 donum araziye termal sondaj yapip, sera kurup, yapilacak masraflari dusundugumuzde yillik 150bin tl lik bir gelir sizce yeterli mi?
sera kurulmasi ve termal sondajin yapilmasi hatri sayilir maliyet gibi gozukuyor yaptigim arastirmalar sonucunda.
ancak vakit ayirip verdiginiz teknik bilgiler icin tekrar tesekkur ederim. yinede degerlendirebilecek bilgiler oldu..

20/07/2010 : 17:01:32
Merhabalar.
Sorunuza cevap yazmıştım ama elektrik kesilmişti gönderemedim. Şimdi yazayım.
Ben tarımla uğraşmıyorum.Daha yeni yaptırdığım muz serası hariç. Ama yakın çevremin birçoğu bunu yaptı ve bıraktı.Mersin bölgesinden yazıyorum ben ve burada tarım turfanda üzerine kuruludur. Turfanda domates yapan birisi domatesini 1 milyonun altına satarsa zarar eder. Manavlarda 1 milyonun üstünde ne zaman domates aldınız bilmiyorum ama antalya tarafını sel basmadan olmuyor,yada 4-5 yılda bir bir milyonun üstüne çıkıyor ama daha önceleri siz 200-300 e sattığınız için borçlarınızı ödüyorsunuz. Bizim buralarda eskilerin söylediği bir laf var. Bu işin seneyeciliği hiç bitmez diye.Bu fiyatlar sera çıkış fiyatları yalnız, manav fiyatıyla karşılaştırmayın.
Sizin bölgedeki fiyatları bilemem ama.
Bide benden bir tavsiye istersen.Jeotermal enerjiyle seranın ısısını 14C altına indirmezsen,(kışın 3-4 ay 1Cye insin önemli değil büyümesi durur sadece ölmez.) Fıskiyeylede nemini sağlarsan ki nem olur zaten ısı önemli. Muz dik derim.
Sana kabaca bi hesap yapayım.
20 dönüm yere yaklaşık aralıklı olarak 3600 muz dikersin.
Ortalama 1300 den satarsın.
En kötü şartlarda 40 kilo versin.
%10 da fire versin.
3600 ün %10 u çıkınca kabala 3300 muz diyelim.
3300 muzX 1300 Fiyat X 40 Kilo=
171.600.000
Dönüme 1 milyar masraf gitse(gitmezde gitse) 20 milyar masraf.
171600-20000=151,600,000
yani eline yılda 150 milyar para geçer.
Sen şimdi yok canım öylede olurmu dersin ama muzda bu muhasebe hesabı yapılabiliyor. Domateste falan yapılamıyor.Çünkü fiyat belli değil,tonaj belli değil,masraf belli değil.
Muzun öyle ahım şahım bi işide yok, asması, dip alması, ot yolması, sulama, gübre belki bir iki işide olabilir ama hepsi bu.