Bildiğiniz gibi Hollanda patentli Holstein cinsi inekler. Dünyada sıkı süt veren ineklerin başında geliyor ve iyi otlatıldıklarında, meraya çıkartıldıklarında kaval dinletildiklerinde ve sağlam motive edildiklerinde günlük 30 kg süt veriyorlar.(Maşallah)
Ah birde geviş getirmeseler...
Ah birde Böğürmeseler..
"O kadar kusur kadı kızında da var" diyelim ve yazımıza devam edelim.
Bu arada aklıma gelmişken inekleri otlamaya ***üren, sabah akşam yalaklardan su içiren "Çoban"ların hakkını yememek lazım..
Çoban deyince;
Ülkemizde çobanlığın okulu yok...
Üniversitelerin çeşitli bölümlerinden mezun olup hatta mastır yaptıktan sonra bile çoban olunabiliyor..
Şirketlerde yöneticilik, idarecilik yapsalar bile, ek iş olarak "çobanlık" yapan ve inanmayacaksınız bunu farkında bile olmayan insanlarımız var..
Biz onlara halk arasında "k...mın çobanı" diyoruz...
Çobandan çobana da fark var tabii.
Eskiden çobanlar "bölgeye" çıkarken, kebe, lastik ayakkabı, eski pantolon giyerler ve yanlarına öğlende yemek için, çıkın içerisinde domates peynir alırlardı
Artık devir değişti.
Yirmi birinci yüzyıl çobanı İtalyan takım elbise ile geziyor, rugan ayakkabı giyiyor ağılın arabasını kullanıyor ve en lüks lokantalarda yemek yiyebiliyor.
Çobanlık eskiden erkeklere has bir meslekken, istatistiklere baktığımızda günümüz kadınlarından da çok yetenekli çobanların boy göstermeye başladığını görüyoruz..
Günümüz çobanları psikolojiden de anlıyor ve fırsat buldukça ineklere "tavşan kaç tazı tut" taktiği ile hayata dair dersler veriyor....
Birde Çoban köpekleri var!
Çoban köpeği, çobanın aynasıdır.. Çoban nasıl davranırsa köpekte aynı şekilde davranır.. Tarihte çobandan çok çobancı, köpeklere de rastlanmaktadır..
Çoban köpeği, yalnızca çobandan emir alır, yat derse yatar, havla derse havlar.
Çoban bölgeye çıkmadığı zaman, büyükbaş hayvan sahipleri durumu uyanmasın diye köpek çobanı idare eder.
Sürüyü toparlar, çobandan sürüye gönderilen mesajları iletir.
İşi gereği düşünmez, yorum yapmaz, yalnızca uygular.
Havlamaz, hırlamaz, şefkat beklemez..
Ve nerde olursa olsun, Çobanı görünce kuyruğunu sallar, yılışır...
Sahibini gerekmedikçe ısırmaz....
Ah birde geviş getirmeseler...
Ah birde Böğürmeseler..
"O kadar kusur kadı kızında da var" diyelim ve yazımıza devam edelim.
Bu arada aklıma gelmişken inekleri otlamaya ***üren, sabah akşam yalaklardan su içiren "Çoban"ların hakkını yememek lazım..
Çoban deyince;
Ülkemizde çobanlığın okulu yok...
Üniversitelerin çeşitli bölümlerinden mezun olup hatta mastır yaptıktan sonra bile çoban olunabiliyor..
Şirketlerde yöneticilik, idarecilik yapsalar bile, ek iş olarak "çobanlık" yapan ve inanmayacaksınız bunu farkında bile olmayan insanlarımız var..
Biz onlara halk arasında "k...mın çobanı" diyoruz...
Çobandan çobana da fark var tabii.
Eskiden çobanlar "bölgeye" çıkarken, kebe, lastik ayakkabı, eski pantolon giyerler ve yanlarına öğlende yemek için, çıkın içerisinde domates peynir alırlardı
Artık devir değişti.
Yirmi birinci yüzyıl çobanı İtalyan takım elbise ile geziyor, rugan ayakkabı giyiyor ağılın arabasını kullanıyor ve en lüks lokantalarda yemek yiyebiliyor.
Çobanlık eskiden erkeklere has bir meslekken, istatistiklere baktığımızda günümüz kadınlarından da çok yetenekli çobanların boy göstermeye başladığını görüyoruz..
Günümüz çobanları psikolojiden de anlıyor ve fırsat buldukça ineklere "tavşan kaç tazı tut" taktiği ile hayata dair dersler veriyor....
Birde Çoban köpekleri var!
Çoban köpeği, çobanın aynasıdır.. Çoban nasıl davranırsa köpekte aynı şekilde davranır.. Tarihte çobandan çok çobancı, köpeklere de rastlanmaktadır..
Çoban köpeği, yalnızca çobandan emir alır, yat derse yatar, havla derse havlar.
Çoban bölgeye çıkmadığı zaman, büyükbaş hayvan sahipleri durumu uyanmasın diye köpek çobanı idare eder.
Sürüyü toparlar, çobandan sürüye gönderilen mesajları iletir.
İşi gereği düşünmez, yorum yapmaz, yalnızca uygular.
Havlamaz, hırlamaz, şefkat beklemez..
Ve nerde olursa olsun, Çobanı görünce kuyruğunu sallar, yılışır...
Sahibini gerekmedikçe ısırmaz....