Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

30/04/2001 : 22:00:42
Çukurova Grubu'nu Koç ve Sabancı Grubu'nun önüne geçiren amiral gemisi hiç şüphesiz Turcell'di. Turkcell belki Çukurova Grubu'nun bile beklemediği kadar kısa bir sürede müthiş bir yükselişle büyük operatör haline gelmişti. Ve lisans hakkı 500 milyon dolara alındığı halde piyasa değeri 20—25 milyar dolar olan bir şirket haline dönüşmüştü. New York Borsası'na kote olan ilk Türk şirketi olması nedeni ile her Türk gibi biz de övünmüş, Batı'ya karşı yüzyıldan fazla bir süreden beri taşıdığımız aşağılık komplekslerimize bir darbe daha vurduğu için sevinmiştik. Bir açıdan bu bir rüya idi ve kimse böylesi güzel bir rüyadan uyanmak istemezdi. Her rüya bir gün biter ve gerçekler tüm çıplaklığı ile karşımıza dikilir. O dönemde medya, Turkcell'in ileriye dönük sıkıntılarını ve yeni ekonominin düşmeye başlayan hisselerini hep görmezlikten geldi. 50 bin liradan satışı yapılacak olan Turkcell'in fiyatının çok yüksek olduğu hep gizlendi. Ve satış ağırlıkla 44 bin liradan gerçekleşti.

Turkcell önce güldürdü sonra üzdü

Turkcell'in Türkiye'nin en büyük GSM operatörü olduğu ve nakit dönen bir para basma makinesi haline dönüştüğü doğru idi ama bu son krize, Turkcell'in borç yapısına, Walt Strett'te Turkcell aleyhine açılan davaya ve Çukurova Grubu'nun diğer sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerinin sıkıntılarına baktığımızda Karamehmet'i yine Türkiye'nin en zengini noktasında görebilecek miyiz? Mehmet Emin Karamehmet'i hangi faktrörlerin 'Türkiye'nin bir numarası' yaptığını önce bir hatırlayalım: Turkcell'in 1994 yılında Türk Telekom'la yaptığı lisans anlaşmasının ardından başardığı baş döndürücü büyümeyi hatırlayacak olursak: Kuruluşunda şirketin yabancı ortağı Finlandiyalı Sonera yüzde 41'lik bir paya sahipken diğer ortak Çukurova Grubu'nun ise yüzde 49,5'lik bir payı bulunuyordu.

O dönemde GSM sektörüne kısa vadede potansiyeli olan bir sektör olarak bakılmıyordu. Cep telefonları hem fiziki olarak ağır ve hantal hem de çok pahalıydı. Kısıtlı bir kitleye hitap edecek teknolojik bir oyuncak gözü ile bakılıyordu. Fakat dünyada mobil iletişimde öylesine hızlı bir ilerleme yaşandı ki cep telefonu düşük gelir gruplarının dahi alabileceği pratik bir alet haline dönüşüverdi. 1994 yılında 64 bin abone sayısına ulaşılmışken bir sene sonra bunun dört katı kullanıcı abone olunca geleceğin ne kadar açık olduğu ortaya çıkmıştı. 1998 yılına kadar Turkcell abone sayısını her yıl yüzde yüzler seviyesinde artırdı. 1998 yılı ise tam bir dönüm noktası oldu. Turkcell ve Telsim 500 milyon dolara lisanslarını Türk Telekom'dan satın alarak bağımsızlıklarını elde ettiler.

Yurt dışında da büyüdü

Türkcell gösterdiği büyüme potansiyeli ile Avrupa'nın en başarılı 10 firması arasında gösterildi. Turkcell 1998 yılından itibaren yurt dışına yöneldi. 1998 yılında Azerbaycan'dan alınan ikinci lisansla Acell faaliyete geçti. Ardından Kazakistan, Gürcistan ve Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti ve Moldavya'daki lisanslar geldi. Yurt dışındaki toplam yatırımları 200 milyon doları aştı. Şu anda 10,5 milyon abonesi ile Türkiye'nin en büyük GSM operatörü.

Turkcell nakit akışı itibarı ile 10 milyondan fazla abonesiyle iyi bir noktada. Çünkü abonolerinin yüzde 70'i 0535'li hatları kullanıyor ve kontür satışı nakit olarak dönüyor. Ama merceği biraz daha yakınlaştırdığımızda, Turkcell'in küçüldüğünü, bin 500 elemanını işten çıkardığını, bayilere yapılan sübvansiyonların durdurulduğunu ve yeni bayi açışına kesinlikle izin verilmeyeceğini, hatta bazılarının kapatılacağını görüyoruz. Son aylarda kontür satışlarında ve fiyatında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Cep telefonlarına dünyada rağbet de zaten azalıyor. Geçen sene 3,5 milyar dolar altyapıya yatırım yaptı ve altyapı yatırımı ihtiyacının büyük kısmını gerçekleştirmiş oldu.

Turkcell'in cirosu 650 trilyon lira ama 500 milyon dolarlık kısa vadeli borcu söz konusu. Cirosunun tamamı kâr olsa bile kısa vadeli borçlarını karşılaması mümkün gözükmüyor. Hükümet de artık GSM operatörlerine eskiden gösterdiği toleransı tanımıyor ve vergi alma anlamında daha tavizsiz davranıyor.

44 bin lira 15 bin liraya düştü

Turkcell'in 2000 yılında 2 milyar dolara yakın halka arzı oldu ve piyasa değeri 17 milyar dolar olarak tespit edildi. O dönemde 44 bin liradan satışı yapılan hisseler şu anda 15 bin lira. Ve borsanın toparlanma sürecinde olduğu, yukarı çıkış yaşadığı günlerde dahi Turkcell'in ibresi üzerindeki kabuslardan dolayı hep aşağıya ilerliyor, bir türlü yukarı dönmüyor. Hatta şu anda düşük fiyattan ortak hisse satışlarına devam ediyor. Şimdi sıkı durun: 241 trilyon liralık sermayesini de baz alarak bir piyasa değeri hesabı yaparsak Turkcell'in şu andaki piyasa değeri yaklaşık 3 milyar dolar seviyesine inmiş durumda. Turkcell geçen sene 170 trilyon zarar etmişti. Ama 2001 yılında kâr gösterebilmek ve üzerindeki olumsuz imajı silmek için büyük bir gayret sarfediyor. Kısa vadeli borçları tehlikeli olsa da teknik olarak giderleri gelecek sene için göstererek bilançoda kâr açıklaması mümkün.

Son 8 yorum (en yenisi önce)

21/05/2012 : 07:33:24
Sektör herşeye rağmen ayakta ve yatırımcısına azda olsa kazandırmaya devam ediyor...
20/05/2012 : 17:58:48
ilk mesaj yazıldığında facebook ana rahminde bile değilken bugün 100 milyar dolardan fazla değer biçiliyor..bir anlamda turkcell gibi şirketler zamanını doldurabilir ama iletişim suyu kendi yolunu buluyor her zaman..
20/05/2012 : 14:48:13
Evet zaman su gibi akıyor...Şu an hisse fiyatları 8,30' gerilemiş durumda...Ancak şirket karlılığı son çeyrekte 400 milyon tl civarında..2001 'den bu yana abone sayısı 3 kat artmış...Şirket piyasa değeri ise 10 milyar dolar civarında seyrediyor.Ancak hisse yatırımcısına uzun vadede pek bir şey katmamış gibi görünüyor...Bir zamanlar 11-12 aralığında alıp almama konusunda düşündürmüştü beni. Vodafon ve avea'nın sert rekabetine rağmen yinede iyi toparlamış bugüne kadar...
20/05/2012 : 08:16:39
İlk mesaj tarihine baktım da zaman ne kadar çabuk geçmiş!!!
02/05/2001 : 01:55:30
Merhaba
Bence Turkcell konusunda hüküm vermekte fazla acele etmemek gerekiyor. Turkcell'in piyasa değerinin düşmesi sadece ona mahsus bir durum değil, aksine bütün dünyadaki internet ve telekom şirketlerinin son 1 yıldır içine girdikleri düşüş trendinin yansımasıdır. Buna ilave olarak Turkiye'deki mevcut istikrarsız ve kırılgan ekonomik ortamda, borsaya kote 350 kadar şirketin kaç tanesi 2000 yılında değerini koruyabildi ki?
Turkcell'de kötü bir yönetim olabilir, toplanan nakitler başka amaçlarla kullanılmış olabilir; bu konuda birşey bilmiyorum. Ancak tüm dünyadaki IT şirketlerinin değer kaybettiği bir gerçektir. Bunun başlıca iki nedeni:
1. Türkiyede henüz gündeme pek gelmese de Avrupada pek çok ülkede 3. nesil cep telefonu (UMTS) lisans ihaleleri yapılmış, önde gelen telekom şirketleri bu lisanslar için büyük paralar ödemişlerdir. (İngilterede UMTS lisansları 35, Almanyada 45 milyar US$'a satılmıştır.) Bu lisansları alan telekom şirketlerinin, belki bu kadar da yatırım yapmaları gerekecektir. Bu derece büyük rakamlar ortaya çıkınca, bu şirketlerin gelecekteki karlılıkları konusunda şüpheler oluşmuş, bu sebeple de yatırımcılar bu şirketlerin hisselerinden çıkmaya başlamışlardır. Telekom şirketlerinin değer kaybetmesinin asıl nedeninin bu olduğunu düşünüyorum
2. ABD'deki Internet şirketleri de yine son 1-2 yıldır ciddi değer kaybetmeye başlamış, pekçoğu iflas etmiştir. 2 yıl önce, yıllık cirosu 30-40 milyon US$ olan şirketlerin piyasa değeri 20 milyar US$ civarında dolaşıyordu. Ciddi bir "business plan"ı ve gelir kaynağı olmayan Internet şirketlerin geleceklerinin olmadığı görüldü. Dolayısıyla, Internet şirketleri de biraz daha reel değerlerine inmiş oldu. Ancak bu sırada telekom şirketlerini de olumsuz etkilemiş oldular.
Telekomünikasyon sektörü herşeye rağmen geleceği en parlak sektörlerden biri olacaktır. Türkiyedeki tüm büyük grupların bu alana ilgi duyması da bu yüzdendir. Telekom şirketlerinin "break-even" noktası bile bazen 7-8 yılı bulmaktadır; hele Türkiye gibi bir ekonomik ortamda n'olacağını kestirmek çok güçtür.
Turkcell kötü bir yatırımsa, ARİA'ya ne demeli? Turkcellden çok daha kötü şartlarda (5 kat yüksek lisans ücreti ve %20 penetrasyona ulaşılmış bir piyasaya)girdiler.
Fazla uzun yazarak okunabilirliği azaltmak istemiyorum. İlgilenenler varsa, konuya devam ederiz.
Selamlar...
01/05/2001 : 21:50:02
Çünkü bunlar,kötünün iyisi.Herkezin battığı bir ortamda bunlar batanları sömürerek kar ediyorlardı,fakat yolun sonu gözüküyor adam boşunamı şirketi amerikan borsasında satmaya çalışıyor,hemde türk borsasındaki hisseleri dolar bazında yarı yarıya değer yitirmişken.
01/05/2001 : 21:48:48
Merhaba,

Bir sirketin para kazanabilirligi onemli. Ancak, bundan baska nakit akisi, sirketin sahip oldugu pazar payi, gelecegine ait beklentiler vs. de o sirketin degerini belirleyen kriterler arasinda onemli bir yer tasiyor.

Dolayisiyla Turkcell'in kasasina giren paralar onu TR'nin en zengin, en buyuk firmasi yapmiyordu; ama Turk GSM sektorunun en buyuk operatoru olarak Turkcell'e buyuk bir kiymet biciliyordu. (Batida bir GSM sebekesinin kiymetinin belirlenmesinde abone basina 5.000 USD deger biciliyor.)

Bilmem aciklayici olabildi mi?

Selamlar,

Izzet
01/05/2001 : 16:28:22
Benim bildigim Turkcell bütün o patırtıya rağmen iki senedir zaten zarar ediyordu. Merak ettigim konu da nasıl bunların hem zarar edip hem de Türkiye'nin en zengini oldukları idi.