Pınar Eczacıbaşı, siyasette aradığını bulamayınca “Nerede kalmıştık?” deyip GYİAD’ın Başkanlığı’na döndü. Gündemine de, gençleri ve kadınları iş sahibi yapmayı aldı. O bir Eczacıbaşı. Dediğini yapar mı yapar!
Pınar Eczacıbaşı’nın soyadı Eczacıbaşı olsa da, bu kimliğinin dışında davranmayı, daha çok kendisi olmayı tercih ediyor. Yolunu da bu minvalde çizip, ayrı bir kulvarda koşuyor. Eczacıbaşı Ailesi’nin yelpazesindeki yerini sorunca, şöyle cevap veriyor: “Ben, Nejat Eczacıbaşı’nın yeğeni, onun kardeşi Vedat Eczacıbaşı’nın kızı, Bülent Eczacıbaşı’nın da kuzeni Pınar Eczacıbaşı’yım...” Aile şirketindeki çalışmasının “Neden çok kısa süreli?” olduğuna da şu net cevabı veriyor: “Profesyonel hayatımı kendim yönetmek istedim.”
SİVİL TOPLUMCULUK VE SİYASET
Gerçekten de böyle yapmış. Londra merkezli 250 milyar dolarlık Schroders Varlık Yönetimi Fonu’nun Türkiye Temsilciliği’ni almış. Adı, GP Trust Financial Yönetim ve Danışmanlık olan şirketi yönetiyor, müşterilerinin yatırım ve finans portföylerine yön veriyor. Bunun yanında sivil toplum meseleleri, onun vazgeçilmez ikinci ilgi alanı. Genç Yönetici ve İşadamları Derneği’nin (GYİAD) ilk kadın başkanı seçilince de, derneğinin aktivitesini yükselten Eczacıbaşı, buradan siyasete de göz kırptı. DP’den son genel seçimlerde TBMM’ye girmeyi denedi ama parti, barajın altında kaldı. Eczacıbaşı, buna üzülse de “Şimdilik kısmet değilmiş” deyip, yeniden GYİAD’ın başına döndü. Bu ilginç genç kadın profesyonel, bundan sonraki yol haritasında neler olduğunu anlattı:
Süreniz dolmadan neden Olağanüstü Genel Kurul’a gittiniz?
Doğru, aslında benim dönemim daha bitmemişti. Açıkçası, şöyle; Benim siyasete atılma çabam vardı. Gerek siyasette gerekse TBMM’de kadının temsili açısından katılımım söz konusuydu. Ama olmadı. O dönemden sonra bir güvenoyu tazelemek istedim. O güvenoyunu da aldım.
GYİAD’da nasıl bir yapı var? Üyelerinizin profili nasıl oluşuyor?
1986’da kuruldu derneğimiz. Kendi açısından ve iş dünyası açısından öncü derneklerden biridir. Üç binin üzerinde üyemiz var. Fakat, bizatihi aidatını ödeyen, aktif çalışan üye sayımız 500 civarında.
Üyeler arasında patron babaların oğulları veya kızları mı çoğunlukta?
Patron babaların oğulları da kızları da var. Kendi işini kuranlar da, girişimciler de var. Çok üst düzeyde çalışan yöneticiler, profesyoneller de bulunuyor. Gençlere 10 milyon $’lık mikro kredi vereceğiz Gençlere 10 milyon $’lık mikro kredi vereceğiz
Yeni dönemde en favori projeleriniz hangileri olacak?
Geçen dönemde birçok çalışma başlattık. TEB-Paribas ve Kemal Derviş’in başını çektiği BM Kalkınma Örgütü UNDP ile mikro kredi projemiz var. Belki de Türkiye’de ilk kez bu miktarda yani 10 milyon dolar civarında bir tutarla gençlerimize mikro kredi veriyoruz. 1000 dolarla 5 bin dolar arasında bu para. Kendi işlerini kurmaya yönelik gençlere veriyoruz. Kasım ayında başlatıyoruz. Toplam 200-250 genç yararlanacak. Bir komite oluşturuyoruz. Burada iş fikri olan ama bu iş fikrini hayata uygulamaya yönelik projeleri seçeceğiz. Lise mezunlarına ve kadınlara öncelik verilecek. Bakıldığı zaman 5 bin dolar önemli bir para. Bu bizim “Altın Bilezikliler” projesi için de bir başlangıç. En gözde proje bizim için. Bilkent’te girişimcilik okulu kuracağız
İşsizlik en büyük problem. Buna yönelik projeleriniz var mı?
Henüz adlarını açıklayamıyorum ama bir büyük banka ve bir büyük firma ile ‘Girişimcilik Okulu’ kuruyoruz Bilkent Üniversitesi’nde. Okulun adı, ‘Fikrini bul, projeni yarat’ olacak. Bütün çaba, insanların kendi işlerini yaratabilmesi üzerine.
Öğrenciler, iş aramak yerine kendi işlerini mi kurmaya yönelecekler?
Aynen öyle. Üniversite çağında bu okula gelecek öğrenciler, kendi iş fikirlerini üretecek. Akademisyenler, projeyi çok destekliyor. Bu dönemin çok önemli bir projesi olacak.
SİVİL DİYALOG İÇİN AB İHALE AÇIYOR BİZ DE VARIZ
AB ile ilgili proje var mı? “Sivil Toplum Diyalogu” dediğimiz proje var. AB, ihaleyi Kasım’da yapacak. Biz de katılacağız. “Sivil Diyalog” ihalesiyle AB neyi amaçlıyor? Sivil diyalogdan kastımız şu. AB’ye üye olmuş ülkelerin işadamları derneklerinin tecrübelerinden yararlanmak. Çok yeni AB’ye üye olmuş ülkelerde de bizim gibi sivil toplum kuruluşları var. Bu sivil derneklerin birbiriyle iletişimini kurmak, onların tecrübelerinden yararlanmak ve bu tecrübeleri, mümkün olduğu kadar kamuya aktarmak. Çok ciddi fonlar veriliyor. Hazırlığımızı yaptık. Kazanacağımızı düşünüyoruz.
Röportaj : PERİHAN ÇAKIROĞLU
Pınar Eczacıbaşı’nın soyadı Eczacıbaşı olsa da, bu kimliğinin dışında davranmayı, daha çok kendisi olmayı tercih ediyor. Yolunu da bu minvalde çizip, ayrı bir kulvarda koşuyor. Eczacıbaşı Ailesi’nin yelpazesindeki yerini sorunca, şöyle cevap veriyor: “Ben, Nejat Eczacıbaşı’nın yeğeni, onun kardeşi Vedat Eczacıbaşı’nın kızı, Bülent Eczacıbaşı’nın da kuzeni Pınar Eczacıbaşı’yım...” Aile şirketindeki çalışmasının “Neden çok kısa süreli?” olduğuna da şu net cevabı veriyor: “Profesyonel hayatımı kendim yönetmek istedim.”
SİVİL TOPLUMCULUK VE SİYASET
Gerçekten de böyle yapmış. Londra merkezli 250 milyar dolarlık Schroders Varlık Yönetimi Fonu’nun Türkiye Temsilciliği’ni almış. Adı, GP Trust Financial Yönetim ve Danışmanlık olan şirketi yönetiyor, müşterilerinin yatırım ve finans portföylerine yön veriyor. Bunun yanında sivil toplum meseleleri, onun vazgeçilmez ikinci ilgi alanı. Genç Yönetici ve İşadamları Derneği’nin (GYİAD) ilk kadın başkanı seçilince de, derneğinin aktivitesini yükselten Eczacıbaşı, buradan siyasete de göz kırptı. DP’den son genel seçimlerde TBMM’ye girmeyi denedi ama parti, barajın altında kaldı. Eczacıbaşı, buna üzülse de “Şimdilik kısmet değilmiş” deyip, yeniden GYİAD’ın başına döndü. Bu ilginç genç kadın profesyonel, bundan sonraki yol haritasında neler olduğunu anlattı:
Süreniz dolmadan neden Olağanüstü Genel Kurul’a gittiniz?
Doğru, aslında benim dönemim daha bitmemişti. Açıkçası, şöyle; Benim siyasete atılma çabam vardı. Gerek siyasette gerekse TBMM’de kadının temsili açısından katılımım söz konusuydu. Ama olmadı. O dönemden sonra bir güvenoyu tazelemek istedim. O güvenoyunu da aldım.
GYİAD’da nasıl bir yapı var? Üyelerinizin profili nasıl oluşuyor?
1986’da kuruldu derneğimiz. Kendi açısından ve iş dünyası açısından öncü derneklerden biridir. Üç binin üzerinde üyemiz var. Fakat, bizatihi aidatını ödeyen, aktif çalışan üye sayımız 500 civarında.
Üyeler arasında patron babaların oğulları veya kızları mı çoğunlukta?
Patron babaların oğulları da kızları da var. Kendi işini kuranlar da, girişimciler de var. Çok üst düzeyde çalışan yöneticiler, profesyoneller de bulunuyor. Gençlere 10 milyon $’lık mikro kredi vereceğiz Gençlere 10 milyon $’lık mikro kredi vereceğiz
Yeni dönemde en favori projeleriniz hangileri olacak?
Geçen dönemde birçok çalışma başlattık. TEB-Paribas ve Kemal Derviş’in başını çektiği BM Kalkınma Örgütü UNDP ile mikro kredi projemiz var. Belki de Türkiye’de ilk kez bu miktarda yani 10 milyon dolar civarında bir tutarla gençlerimize mikro kredi veriyoruz. 1000 dolarla 5 bin dolar arasında bu para. Kendi işlerini kurmaya yönelik gençlere veriyoruz. Kasım ayında başlatıyoruz. Toplam 200-250 genç yararlanacak. Bir komite oluşturuyoruz. Burada iş fikri olan ama bu iş fikrini hayata uygulamaya yönelik projeleri seçeceğiz. Lise mezunlarına ve kadınlara öncelik verilecek. Bakıldığı zaman 5 bin dolar önemli bir para. Bu bizim “Altın Bilezikliler” projesi için de bir başlangıç. En gözde proje bizim için. Bilkent’te girişimcilik okulu kuracağız
İşsizlik en büyük problem. Buna yönelik projeleriniz var mı?
Henüz adlarını açıklayamıyorum ama bir büyük banka ve bir büyük firma ile ‘Girişimcilik Okulu’ kuruyoruz Bilkent Üniversitesi’nde. Okulun adı, ‘Fikrini bul, projeni yarat’ olacak. Bütün çaba, insanların kendi işlerini yaratabilmesi üzerine.
Öğrenciler, iş aramak yerine kendi işlerini mi kurmaya yönelecekler?
Aynen öyle. Üniversite çağında bu okula gelecek öğrenciler, kendi iş fikirlerini üretecek. Akademisyenler, projeyi çok destekliyor. Bu dönemin çok önemli bir projesi olacak.
SİVİL DİYALOG İÇİN AB İHALE AÇIYOR BİZ DE VARIZ
AB ile ilgili proje var mı? “Sivil Toplum Diyalogu” dediğimiz proje var. AB, ihaleyi Kasım’da yapacak. Biz de katılacağız. “Sivil Diyalog” ihalesiyle AB neyi amaçlıyor? Sivil diyalogdan kastımız şu. AB’ye üye olmuş ülkelerin işadamları derneklerinin tecrübelerinden yararlanmak. Çok yeni AB’ye üye olmuş ülkelerde de bizim gibi sivil toplum kuruluşları var. Bu sivil derneklerin birbiriyle iletişimini kurmak, onların tecrübelerinden yararlanmak ve bu tecrübeleri, mümkün olduğu kadar kamuya aktarmak. Çok ciddi fonlar veriliyor. Hazırlığımızı yaptık. Kazanacağımızı düşünüyoruz.
Röportaj : PERİHAN ÇAKIROĞLU