Yanlış Bir İşi Satın Aldığınızda Ne Yapmalısınız?
Kendi işime sahip olmak kaderimde vardı. Sanırım, çok derinlerde, insanlarda bir yaratıcılık duyumu var. Bunu kalıba dökebilir, ayarlayabilir ve yapabilirsiniz. 1979’da bir basım şirketi satın aldım. İşletmenin eski sahibinin, sahibinin işin başında bulunmasını gerektiren bir işte birkaç işyeri vardı. O bunları, uzaktan kumanda eden bir iş sahibi olarak işletmeye çalışıyordu, Evinin değerinin 30 bin dolar üzerine ipotek ettim ve bu şirketin yüzde 80’ini satın aldım.
Ben de bütün tesisleri işletemedim. Şirket iki sene içinde topu attı. Aslında 6 ay içinde iflas edecekti ya. Eh, müzmin iyimser. Ayrılırken işi önceki sahibine iade ettim. O da iflasını ilan etti. Hiçbir şeyim yoktu ve bu işten de bir şey elde edemedim. Bu çok korkunçtu. İşim ve param yoktu. Evimizin üzerinde değerini aşan bir ipotek vardı; buna otomobilin senetleri ve diğer borçlar eklenmişti. Birkaç hafta içinde kendimizi sokakta bulacağımızı düşünüyorduk.
Aynı zamanda adımın şirket kayıtlarından çıkarılmasını istemede ısrar etmeme hatasını da yapmıştım. Sabah koşusundan döndüğümde, şerif bana yasal evrakı imzalatmak için bekliyordu. Bu çok kasvetli ve ürkütücü bir dönemdi. Bu, hayatlarımızdaki çok önemli bir dönüm noktası haline geldi. Ailemizi kenetledi ve neyin önemli olduğunu anlamamızı sağladı. Dostlarımız olağanüstü destek sundu. Tanrıya muazzam bir inancımız vardır ve kiliseye gideriz. İnancımız ve dostlarımız başından sonuna kadar yanımızdaydı.
Eşim, bir daha asla böyle bir şey yaşamak istemediğini söyledi. Ne tür para kazandığım umurunda değildi. O güvence istiyordu. Onu oturttum ve bu duygusunu aşmak zorunda kalacağını çünkü bunu tekrar yapacağımı anlattım. Sonunda olur verdi. Belki çok derinlerde bu, bunu yapabileceğimi kanıtlamayı ya da bir başarısız olmadığımı kanıtlamaya yönelikti. Bildiğim sadece, hayattaki alın yazımın bir işi icra etmek ve kendi patronum olmak olduğunu biliyordum.
Kapının önüne konmadık. Sonunda bir iş buldum ve iş hayatına geri dönmek için yeterli parayı elde edene kadar çalıştım. İki sene sonra 1983’te, kendi işimi kurmak için yeterli bir fırsatla karşılaştım. Kendisiyle birlikte bilgisayar satın alma işine girmemi isteyen biriyle tanıştım. İş planına baktıktan Ve faaliyetini izledikten sonra bütün yatırım cephanesini tükettiğini fark ettim. Bu hatayı yinelemeyecektim. Rastlantı eseri, basım işinden çıkmama yardımcı olan avukatla karşılaştım. Bana ne yaptığımı sordu. Ona, bu işin içine girmeyi değerlendirdiğimi ve kenarda durmayı tercih ettiğimi söyledim. "Pekiyi, neden kendi başına yapmıyorsun" diye sordu. "Hiç param olmadığını çok iyi biliyorsun" dedim. "Biliyorum. Haydi gidelim" diye yanıtladı. Sorun, avukatın hakim hisseyi istemesiydi. Ticari danışmanıma başvurdum ve ne düşündüğünü sordum. Beni şaşırtarak bu işte benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ortağı da bulunmak istedi. Total Computer Systems AŞ’yi kurdum. Bugün hala bu işteyim. Başarısız olduğumda bile işi bırakmadım. Ne öğrendim:
* O zaman korkuya kapılmama karşın yolumda devam ettim ve inancımı yitirmedim.
* Eşiniz ve arkadaşlarınız size duygusal destek verebilir.
* Bir sonraki işin ya da iş fikrinin ne zaman ortaya çıkacağını asla bilemezsiniz. Birçok kere bu şans eseri olur.
Alınan Dersleri Kendi İşinize Uygulama
Başarılı olduğunu düşündüğünüz 100 veya daha fazla insanın listesini çıkarın. Sizin için onlar, maddi olarak, ruhsal olarak, çocuklarını yetiştirmede veya başka biçimlerde başarılı olabilir. Listede isimleri, telefon numaraları ve (biliyorsanız) e-posta adresleri yer almalıdır. Her hafta listedekilerden biriyle bir araya gelin. Nasıl başarılı olduklarını bulun. Hangi zorlukları aşmışlar? Kendinizi o kişiye içinde bulunduğunuz durum konusunda açılırken bulabilirsiniz. Kesinlikle daha iyi hissedeceksiniz. Bu, inancınızı korumaya yardımcı olacaktır. İkramiye olarak, bu toplantıların bazılarında, ayakta kalmanıza ve işinizi kurmanızı ya da büyütmenize yardımcı olacak fikirleri elde edeceksiniz.
Bu hikayede bir "Önemli Not" var: “Total Computer Systems AŞ’nin mülkiyet yapısı yıllar içinde değişti. Başlangıçta her birimizin yüzde 33 hissesi vardı. İşimi yönettiğim süreçte danışmanım ortaklıktan çıktı. Evimi yeniden finansman için kullanarak daha fazla para yatırdık. Ben 80/20’lik bir hisse dağılımı istiyordum. Danışmanım bu fikrime katıldı. Her biri hissenin yüzde 10’u için olmak Üzere iki hisse senedi çıkarmamı söyledi. Ona senetleri uzattığımda, arkalarını çevirdi ve her birinin arkasına çocuklarımdan her birisi için ciro ederek bana geri verdi. Gözyaşlarına boğuldum. Yıllar sonra bu hikayeyi anlatırken hala kendimi kaybederim. Benim danışmanım olarak kaldı ve yıllar boyunca işin büyümesini gururla izledi. İlk seferinde ne kadar kötü olursa olsun, bu sefer arkamı kollayan zeki ve cömert İnsanlar vardı.
Kaynak: KobiFinans
Kendi işime sahip olmak kaderimde vardı. Sanırım, çok derinlerde, insanlarda bir yaratıcılık duyumu var. Bunu kalıba dökebilir, ayarlayabilir ve yapabilirsiniz. 1979’da bir basım şirketi satın aldım. İşletmenin eski sahibinin, sahibinin işin başında bulunmasını gerektiren bir işte birkaç işyeri vardı. O bunları, uzaktan kumanda eden bir iş sahibi olarak işletmeye çalışıyordu, Evinin değerinin 30 bin dolar üzerine ipotek ettim ve bu şirketin yüzde 80’ini satın aldım.
Ben de bütün tesisleri işletemedim. Şirket iki sene içinde topu attı. Aslında 6 ay içinde iflas edecekti ya. Eh, müzmin iyimser. Ayrılırken işi önceki sahibine iade ettim. O da iflasını ilan etti. Hiçbir şeyim yoktu ve bu işten de bir şey elde edemedim. Bu çok korkunçtu. İşim ve param yoktu. Evimizin üzerinde değerini aşan bir ipotek vardı; buna otomobilin senetleri ve diğer borçlar eklenmişti. Birkaç hafta içinde kendimizi sokakta bulacağımızı düşünüyorduk.
Aynı zamanda adımın şirket kayıtlarından çıkarılmasını istemede ısrar etmeme hatasını da yapmıştım. Sabah koşusundan döndüğümde, şerif bana yasal evrakı imzalatmak için bekliyordu. Bu çok kasvetli ve ürkütücü bir dönemdi. Bu, hayatlarımızdaki çok önemli bir dönüm noktası haline geldi. Ailemizi kenetledi ve neyin önemli olduğunu anlamamızı sağladı. Dostlarımız olağanüstü destek sundu. Tanrıya muazzam bir inancımız vardır ve kiliseye gideriz. İnancımız ve dostlarımız başından sonuna kadar yanımızdaydı.
Eşim, bir daha asla böyle bir şey yaşamak istemediğini söyledi. Ne tür para kazandığım umurunda değildi. O güvence istiyordu. Onu oturttum ve bu duygusunu aşmak zorunda kalacağını çünkü bunu tekrar yapacağımı anlattım. Sonunda olur verdi. Belki çok derinlerde bu, bunu yapabileceğimi kanıtlamayı ya da bir başarısız olmadığımı kanıtlamaya yönelikti. Bildiğim sadece, hayattaki alın yazımın bir işi icra etmek ve kendi patronum olmak olduğunu biliyordum.
Kapının önüne konmadık. Sonunda bir iş buldum ve iş hayatına geri dönmek için yeterli parayı elde edene kadar çalıştım. İki sene sonra 1983’te, kendi işimi kurmak için yeterli bir fırsatla karşılaştım. Kendisiyle birlikte bilgisayar satın alma işine girmemi isteyen biriyle tanıştım. İş planına baktıktan Ve faaliyetini izledikten sonra bütün yatırım cephanesini tükettiğini fark ettim. Bu hatayı yinelemeyecektim. Rastlantı eseri, basım işinden çıkmama yardımcı olan avukatla karşılaştım. Bana ne yaptığımı sordu. Ona, bu işin içine girmeyi değerlendirdiğimi ve kenarda durmayı tercih ettiğimi söyledim. "Pekiyi, neden kendi başına yapmıyorsun" diye sordu. "Hiç param olmadığını çok iyi biliyorsun" dedim. "Biliyorum. Haydi gidelim" diye yanıtladı. Sorun, avukatın hakim hisseyi istemesiydi. Ticari danışmanıma başvurdum ve ne düşündüğünü sordum. Beni şaşırtarak bu işte benimle birlikte olmak istediğini söyledi. Ortağı da bulunmak istedi. Total Computer Systems AŞ’yi kurdum. Bugün hala bu işteyim. Başarısız olduğumda bile işi bırakmadım. Ne öğrendim:
* O zaman korkuya kapılmama karşın yolumda devam ettim ve inancımı yitirmedim.
* Eşiniz ve arkadaşlarınız size duygusal destek verebilir.
* Bir sonraki işin ya da iş fikrinin ne zaman ortaya çıkacağını asla bilemezsiniz. Birçok kere bu şans eseri olur.
Alınan Dersleri Kendi İşinize Uygulama
Başarılı olduğunu düşündüğünüz 100 veya daha fazla insanın listesini çıkarın. Sizin için onlar, maddi olarak, ruhsal olarak, çocuklarını yetiştirmede veya başka biçimlerde başarılı olabilir. Listede isimleri, telefon numaraları ve (biliyorsanız) e-posta adresleri yer almalıdır. Her hafta listedekilerden biriyle bir araya gelin. Nasıl başarılı olduklarını bulun. Hangi zorlukları aşmışlar? Kendinizi o kişiye içinde bulunduğunuz durum konusunda açılırken bulabilirsiniz. Kesinlikle daha iyi hissedeceksiniz. Bu, inancınızı korumaya yardımcı olacaktır. İkramiye olarak, bu toplantıların bazılarında, ayakta kalmanıza ve işinizi kurmanızı ya da büyütmenize yardımcı olacak fikirleri elde edeceksiniz.
Bu hikayede bir "Önemli Not" var: “Total Computer Systems AŞ’nin mülkiyet yapısı yıllar içinde değişti. Başlangıçta her birimizin yüzde 33 hissesi vardı. İşimi yönettiğim süreçte danışmanım ortaklıktan çıktı. Evimi yeniden finansman için kullanarak daha fazla para yatırdık. Ben 80/20’lik bir hisse dağılımı istiyordum. Danışmanım bu fikrime katıldı. Her biri hissenin yüzde 10’u için olmak Üzere iki hisse senedi çıkarmamı söyledi. Ona senetleri uzattığımda, arkalarını çevirdi ve her birinin arkasına çocuklarımdan her birisi için ciro ederek bana geri verdi. Gözyaşlarına boğuldum. Yıllar sonra bu hikayeyi anlatırken hala kendimi kaybederim. Benim danışmanım olarak kaldı ve yıllar boyunca işin büyümesini gururla izledi. İlk seferinde ne kadar kötü olursa olsun, bu sefer arkamı kollayan zeki ve cömert İnsanlar vardı.
Kaynak: KobiFinans