Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

24/08/2005 : 15:27:55
kariyer sitesi yöneten biri olarak karşıma çıkan hatta üye firmaların sıkça mail ve telefon ile dile getirdikleri, sıkıntılı bir durum var; iş arayanlar ilgisiz eleman ilanlarına başvuruyorlar !!

iş arıyorsun ama biraz daha sakin olunmalı değil mi ? yani tamam işsizsin, acil işe ihtiyacın var ama cv ne bir bak be kardeşim, sen o firmanın aradığı işi yapabilecek birisi misin ? o işi yapamazsın demiyorum ama kendini geliştir, cv ni ona göre doldur sonra başvur değil mi ?

biz türk milleti kendimizi hiç geliştirmiyoruz, sonrada iş yok diyoruz. iş var ama kalifiye eleman yok.

Son 27 yorum (en yenisi önce)

09/11/2005 : 08:42:15
Bireyler işbakmak yerine beşeri anlaşacakları insanları,firmaları arıyorlar.yani maddesel özellikler biryana bırakılıyor.senin ne özellikte oldugun bu yüzyılda iş için yeterli değil .şirketlerin aradıgı senmisin bu önemli...........(bilseydim akademiyi okumazdım)
05/11/2005 : 16:14:06
levent sana cvp yazmak istedim ben üniversite son sınıf öğrencisiyim bu sene kısmetse mezun olucam kendimi iş hukuku ve insan kaynakları konusunda iyi yetiştirdiğimi düşünüyorum ama akşam yatarken düşündüğüm 3 seyden biri gelicekte ne yapacağım. kendimi çok girişken basarılı asla işsiz kalmıycağımıda biliyorum ama gelicek belirgin değil bir yandan sunu düsün her üniversiteye iş bulma konusunda bölümler kurulsa ve diğer üniversitelerle bağlantısı olsa her öğrencinin kendi okulunda dosyası olsa firmalar üniversite 2. sınıftan intibaren kendilerine elemean seçse ve öğrenciler bunu kabul ederlerse bu sektöre göre kendilerini yetiştirse bu durumda hem firmalrın eleman bulma sorunu ortadan kalkar hemde öğrenciler rahat uyur . . . . . .
05/11/2005 : 16:04:19
arkadaslar bende insan kaynakları okuyorum. Bence gerçekten insanın kendini tanıması, yapabileceği işleri, yeteneklerini iyi bilmesi çok önemli. her insan her işi yapamaz, başta yapıcağınız işten zevk almak zorundasınız, yeteneklerinize göre işlere başvurmalısınız. en basta kendinizi tanıyın ve ne iş yapmak istediğinize karar verin sonra bu sektörle ilgili eksiklerinizi tamamlamaya çalışın
19/09/2005 : 17:00:27
Yukarıda yazılanları okudum,yine konuyu dağıtıp polimik haline nasıl gelir,diye düşünüp,bu düşünnceyi siteye yansıtan arkadaşlar var.Ciddiye alıp görüşlerini paylaşan arkadaşlarda var.İş veren pozisyonunda yönetici pozisyonunda olan arkadaşlara bir sorum olacak..
Şirkete en son aldığınız elemanın ne şeklide aldınız
1-Kariyer sitelerinden
2-Eldeki başvurulardan
3-eş dost tavsiyesi...
19/09/2005 : 15:49:54
Genel izlenimlerimi söyledim. Gençlere çok fazla imkan verdiğimizi sanmıyorum. Eğitim ile ilgili rakamlar bunu göstermiyor mu? Bir ülkenin en değerli şeyi yetiştirdiği insanlardır. Ve Türkiye nüfusu genç ama gençlere bakınca onları çok ümitli görmüyorum. Okuyan, sorgulayan, bir gençlik göremiyorum. Ve neden böyle diye düşünüyorum, böyle olmaması gerekir ama niye böyle? Demek ki bir yerlerde yanlışlık olmalı diyorum kendi kendime.Halbuki gençlik umuttur, heyecandır, ama bunlardan ziyade başka şeyler görüyorum. Gençlerin zekasından kuşku duymuyorum, hepsi son derece zeki ama yine de ters giden bir şeyler var diyorum.
19/09/2005 : 10:20:32
Bir de şu var ki, adamlar eleman arıyorlar, çok yeteneklisini, bilgilisini, tahsillisini falan filan.. Sonra bakıyorsun şirkete fos... Sadece aç kalmamak için işe girersin, aldığın maaşda karnını doyurmaz o ayrı mesele. Hiç mi korkmuyorlar aldığınız bu adam ilk fırsatta iş değiştirecek, sizde kalmayacak. O kadar eğitim uğraşı boşa gidecek. Bide bu açıdan bakmak lazım. İşle eleman örtüşmeli. Çok iyi niteliksiz işle örtüşmek. İşgücüdevir oranının yüksekliğide sadece şirkete zarar verir başka hiç kimseye vermez.
19/09/2005 : 09:33:41
"Ne yazık ki Türkiye'de patronların bir çoğu bu işlere böyle bakar. Çoğu yaratıcılıktan, eğitimden filan zerre kadar anlamaz, anlasa bile başka biçimde anlar."

levent'in kişisel tecrübeleri ile ortaya koyduğu bu yargı ile benim deneyimlerim bire bir örtüşmüyor.

19/09/2005 : 09:29:14
Levent'in yazdıkları aklıma bir iş ilanını getirdi. yıl 2001 yada 2002 tam hatırlamıyorum ve o yıl yayınlanan ilan metni şöyle:"OFİS 2000 DE 5 YIL TECRÜBELİ ELEMAN ARANIYOR." 2000 yılında piyasaya sürülmüş bir program, yıl 2002 ve aranan eleman 5 yıl tecrübeli olacak :))))))))

kendi gözlerimle gördüm bu ilanı. abartı yok....

iş arıyorsun ama kendini bil uyarısına karşılık ben de Levent'in bakış açısıyla bakıyor ve firmalara şunu söylüyorum: eleman arıyorsun ama neci aradığını biliyor musun?
18/09/2005 : 12:15:29
"İş Arıyorsun Önce Sen kendini Bil" deniliyor. Peki birde soruyu tersinden soralım, eleman arayanlar kendilerini ne kadar biliyor acaba? Özellikle ayaklar baş haline gelirse ne olacak?

Diyelim ki bir proje ürettiniz, olağanüstü bir proje. Bir şirkete başvuruyorsunuz ama adamlar sizi azarlıyor, üste çıkıyor; halbuki bulduğunuz şey gerçekten olağanüstü bir şey ama kimse sizi dinlemiyor. Her yerde hemen kapı dışarı ediliyorsunuz: iş veren size zaman harcayamam diyor, veya hangi okuldan mezun olduğunuz sorup size hemen kapıyı gösteriyor, derdinizi anlatmak istiyorsunuz ama sizi dinlemek bile istemiyor, çünkü zamanları yok, onlara göre sizin gibi milyonlarca insan var ve onlarda böyle şeylerle zaman kaybedemezler. Neyse yıllarca dolaştıktan sonra sizi dinleyecek bir patron çıkıyor, çok zengin biri, milyonlarca dolar servete sahip. Sizi dinliyor ve diyor ki: "bak evladım böyle boş işlerle uğraşma, git aklına başına topla ve kendine gel ve bu zırva işleri bırak o zaman seni kamyon şöförü olarak şirketime alabilirim ama böyle işlerle uğraşmayacaksın.Irak'a A.B.D ordusu için mal ***üreceksin." Siz de çaresizlikten, açlıktan bu işe razı oluyorsunuz, ürettiğiniz projeyi yırtıp atıyorsunuz ve kamyon şöförü olarak A.B.D için çalışıyorsunuz. Size bunları tavsiye eden patron ise aynı akşam bir dansöz oynatıp, olmayacak işler için yüzlerce milyarı bir çırpıda harcayabiliyor. Sanırım bu tür projelerden epey anlıyor. Ne diyelim kardeşin para senin, istersen ye, istersen başka bir şeyler ya, istersen sabahtan akşama kadar dansöz oynat.İstersen A.B.D ordusu için mal taşı, para senin değil mi? İşte aldığınız tek tavsiye bu.

Ne yazık ki Türkiye'de patronların bir çoğu bu işlere böyle bakar. Çoğu yaratıcılıktan, eğitimden filan zerre kadar anlamaz, anlasa bile başka biçimde anlar.
18/09/2005 : 11:16:07
Bu ülkede 1 yıldır işsiz olmaktan doğal başka ne olabilir ki? Bana mülakatı yapan adam bugün istifa etsin acaba kaç ay işsiz kalacak?
18/09/2005 : 11:07:39
neden 1 yıldır işsinizsiniz ?
- acaba özel bir durumunuz mu var ?
- çalışmanıza engel olan bir şey mi var ?
- iş yerine adapte olamayacağınızı mı düşünüyorsunuz ?
- verilen maaşları mı beğenmiyorsunuz ?
- iş yeri size gerekli değeri mi vermiyor ?

bu soruların sizdeki cevaplarını kişiye neden 1 yıldır çalışmıyorsunuz dediğinde verin.

1 yıldır işsiz olmanızın nedeninin sadece niteliklerinize uygun iş bulamamanızın olduğunu anlatın. kısa ve öze olarak :)
17/09/2005 : 23:24:51
Bu tür iş arama sitelerinde biraz da firmaların reklam amaçlı ilan yayınladıklarını düşünüyorum. Allah herkese sabır versin. İnsanları zorluklara sokup, özelliklerine bakmadıkları gibi 1 yıldan fazla işsizseniz sorulan soru ne biliyor musunuz? Neden 1 senedir işsizsin? Bu adamın mülakat yapmacak pozisyona konmasına anlam veremiyorum. Neden işsiz olabilir insanlar?
17/09/2005 : 22:29:16
Kapitalizm, İş Görüşme Hikayelerinin Perde Arkası-Ne Yapmak Lazım- Taşeron Şirketler ve Fanteziler Diyarına Yolculuk!

Şimdi Merih gezegeninde yaşamadığımız için bizim de bazı konularda söyleyeceğimiz şeyler olacaktır.

Konuların derinlemesine analizini seven biriyim. Çünkü meseleyi daha iyi anlamak için olayların birbiriyle ilişkisini ortaya koymak gerekir aksi halde sadece zurna çalmış olacaksınız.

Konu başlığından da anlaşılacağı üzere burada yazılanlar sadece iş görüşmeleriyle sınırlı değil. Onun perde arkasını da bakmaya çalışacağız.

Şimdi bir çok yerde okumuşunuzdur: klasik iş görüşmeleri ile ilgili tavsiyeleri biliyorsunuzdur. Karizmatik görünün, etkili bir dil kullanın vb. Zaten bu konularla ilgili bu forumda epey çok şey yazıldı. Bir de klasik iş görüşmelerinde eğitim ve diplomanın, liyakatin ne kadar önemli olduğu vurgulanır.

Şimdi soruyoruz acaba gerçekten öyle mi? İş bulamayanlarla ilgili istatistiklere baktığımızda en çok lise ve üniversite mezunları arasında işsizliğin yaygın olduğu görülüyor. Üstelik en kolay iş bulanlarda hiç eğitim almayanlarmış. Peki bunlarda bir çelişki yok mu?

Şimdi iş arama sitelerine dolaşıyorum. Önemli olarak görülen bazı şirketlerin aradığı özelliklerden bazıları kafama takılıyor. İstenen o kadar çok şey var ki ve bunlar aynı zamanda karşılanması güç şeyler. Örneğin:

1. ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi, İTÜ'den iyi derece ile mezun olmak.
2. En az bir yabancı dili mümkünse iki- çok iyi derece de yazıyor ve konuşuyor olmak.
3. Bu işle ilgili olarak 5-10 yıllık tecrübeye sahip olmak.
4. Bir çok bilgisayar dili yazılmış....bunları çok iyi derece de biliyor olmak.
5. Askerliğini yapmış olmak.
6. 28 yaşını aşmamış olmak.

Şimdi acaba tüm bu şartların hepsini aynı anda sağlayan kaç kişi vardır acaba. Genç zaten üniversiteyi 22-23 yaşında bitiriyor. Bunun üzerine iki yıl askerlik ekleyin etti size 25. Beş on yıl tecrübe ve bir de 28-30 yaş arası. Üstelik ODTÜ, Bilkent, Boğaziçi ve İTÜ'den mezun olma şartı. Kaç kişi acaba bu üniversitelerden ve bunların istenen bölümlerinden, üstelik iyi derece ile mezun oluyor. Pekala bu üniversitelerden mezun olmadığı halde kendi kendini yetiştirerek çok iyi yere gelebilecek gençler vardır ama bunların hiç biri sorulmuyor ve aranmıyor, projen var mı, yeni bir fikrin var mı diye sorulmuyor, kalıplaşmış biçimde hep aynı şeyler soruluyor; peki neden?

Nedeni şu: Türkiye'de şirketlerin büyük çoğunluğunun üstlendiği rol taşeronluktur. Bunlara asıl patron distiribitorlük görevi vermiştir ve bunların asıl yaptığı iş standart üretim ile pazarlamacılık türünden işlerdir. Ve bu işler 100 yıldır böyle devam ediyor.

A.B.D'de elin oğlu 18 yaşında Yahoo'yu kuruyor, Bill Gates 18 yaşında programlar yapıyor, bizim gençlerimiz ise sadece bakıyor veya bakmak zorunda kalıyor. Yoksa bu ülkenin yetiştirdiği beyinlerden şüphe etmiyorum. E daha ne diyelim kardeşim anlayan anlar. Sadece zurna çalmayı ve fanteziler diyarını ve reklamları bırakıp bırakıp gerçekleri görelim derim.
30/08/2005 : 12:00:22
O zaman, o elemanı işe almıycaksınız. Ayrıca iyi bir eleme yöntemi olur. Saçma sapan adaletsiz elemelere gitmektense, bu şekilde elemek daha güzel olur.
30/08/2005 : 11:09:56
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - yaseminece81
İnsanlar bir işe başvurup, yıllarca cevap bekleyemez zannedersem. o yüzden sayısız işe başvurmak zorundalar. Haliyle telefon açıldığında hangi firma olduğunu unutuyorlar. ....Bu işsizlikte kimse fırsat kaçırmak istemez.

Sözünü ettiğim telefonda hatırlanmamak değil..
İnsanlar iş görüşmesine gelirken, "hangi poziyondu, ne içindi" sorusunu sormuyor, ilanı yeniden gözden geçirme zahmetinde bulunmuyorlar.
29/08/2005 : 14:37:52
Kesinlikle bu konuda haklısın eskiden bu hatayı bende sık yapardım. Sonra da işi kabul etmezdim. Bunun sebebi de şu zaten cevap almak çok zor. Birde ilanlarda şu var tüm Türkiye diyor. Gidiyorsun ayrı bir şehirde iş imkanımız var diyor. Hadi onada tamam diyoruz. Sonra her gün gelip gidemezsin diyorlar. Yani onlarda haklı ama başındanm çağırmasınlar o zaman.
29/08/2005 : 14:02:03
yasemince ye katılıyorum ki nesine :
kişi ilanı görünce diyorki tamam bu ilan bana göre.. ilan ona göre ama firmayı tanımıyor ki. önce başvuruyor ilana, sonra firmayı araştırıyor. internet ortamında bu zor değil yani. ancak burada da hata yine iş arayanda, çünkü önce firmayı araştırmalı.. tabi mazaretli kişi, hem işsiz, hemde heyeceanlı..
29/08/2005 : 13:58:02
İnsanlar bir işe başvurup, yıllarca cevap bekleyemez zannedersem. o yüzden sayısız işe başvurmak zorundalar. Haliyle telefon açıldığında hangi firma olduğunu unutuyorlar. Neticede firmaların çoğu olumlu veya olumsuz cevap vermiyorlar. Ayrıca ben reklam amaçlı firmaların ilan bıraktığınıda düşünüyorum. Bakıyorum aynı ilanı aylarca tekrar tekrar yayımladıklarını görüyorum. Ayrıca başvurulara cevapta alamadığımı. Benim fikrimce özgeçmişi uymuyorsa bilgisayar sistemi eleyebilir. Bunun firmaya çok bir zararı olmaz. Ne kadar çok özgeçmiş o kadar çok seçme olanağı diye de
düşünüyorum. İnsanların randevularına gelmemesi personele sağlayamıyacağınız imkanların çok fazla olmasından ve insana saygı göstermeyeceğinizin bir sebebidir. Bu işsizlikte kimse fırsat kaçırmak istemez.
29/08/2005 : 13:24:33
jonathan söyledi onu, insan kaynakları yöneticisi de değil o...

Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - Kenan Kablan
yukarıda dikkatimi çeken bir cümle:

"nitelikleri uysun uymasın özgeçmiş gönderenler de cabası..."

Bir insan kaynakları yöneticisinin asla sarfetme gafletinde bulunmayacağı bir söz.


29/08/2005 : 11:00:41
yukarıda dikkatimi çeken bir cümle:

"nitelikleri uysun uymasın özgeçmiş gönderenler de cabası..."

Bir insan kaynakları yöneticisinin asla sarfetme gafletinde bulunmayacağı bir söz.

27/08/2005 : 22:41:51
konu dağılmış ama seydia nın sözettiği benzer konulardan ben de muzdaribim, belirtmeden geçemeyeceğim...

eleman seçimi yapıyoruz...
görüşme organizasyonunu yaparken adayların zamanlarına saygı göstermeye çalışıyoruz. herkesi aynı anda çağırıp bekletmek yerine aralıklarla randevu veriyoruz.
ne varki bizim onların zamanına gösterdiğimiz saygıyı genelde biz göremiyoruz.

insanlar randevularına gelmiyorlar...hem de hiç bilgi vermeden...onlar için planladığınız zaman güme gidiyor tabii ki..

bir de bazı adaylar o kadar özensiz iş arıyorlar ki...bizim kaçıncı-hangi müracat olduğunu hatırlamıyorlar bazen...

nitelikleri uysun uymasın özgeçmiş gönderenler de cabası...

yetkinlik gereksinimleri arttıkça bu sorunlar azalıyormuş gibi görünse de, bizi oldukça şaşırtan durumlarla da karşılaşıyoruz.
25/08/2005 : 14:57:21
Çok haklısın nedense hiç bir başlık da konu dağıtılmadan gidilmiyorum. İki yorumdan sonra birileri dağıtıyor acaba kim? Bunun için bence bir anket yapmalıyız. Neyse bende konuyu dağıtıyorum galiba, sadece bir öneriydi.


İşyerlerine bakıyorum pek fazla özellik aramıyorlar aslında ancak tecrübe aramaları çok kötü bir durum. Bu konuda bende zorluk çekiyorum.
25/08/2005 : 14:42:10
konuyu dağıtmak için gelinmiş, konuya katkıda bulunmak isteyenler ise bu oyuna geliyor.
mesele insanımızın eğitimiydi....
25/08/2005 : 13:55:39
Diğeri nereye gitti?
24/08/2005 : 17:44:21
Aynen katılıyorum. ayrıca bu ülkede her 4 üniversite mezunundan 1'i işsiz bu insanların değil sürekli özelleşen, hatta yabancılara satılan her toraktan sorumlu adamların işidir. Bu ülkede eleman yokta başka yerden mi alınıyor sanki de suçlu insanlar olsun. Ayrıca herkese kendi çapımızda halk olarak yerli malı tüketimine önem vermemizi rica ediyorum. İş sahaları için bu şart herkes kendi üstüne düşeni yapmalı. Kapıcısından tutun kodamanlara kadar.
24/08/2005 : 17:27:54
biz türk milleti şöyleyiz, böyleyiz diye başlayan bütün cümleleri reddediyor, sahibini açık ve net bir şekilde kınıyorum.

bir milleti toptan betimleyen cümleleri sarfeden insanlara da şunu söylüyorum;
"Edep Ya Hu!"
24/08/2005 : 17:09:42
Kendini geliştirme konusunda kaylıyorum ancak genelde tecrübeli eleman aranıyor bu nasıl olacak?