Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

22/08/2009 : 00:54:17
2007’de dünyanın en büyük 4’üncü ekonomisi olduğunu ilan eden Çin’de, küresel krizle beraber ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Elindeki devasa nitelikteki likiditeyi nerede kullanacağı merak edilen Çin, dünya devletlerinin ve özellikle de ABD ve AB’nin talepleriyle, piyasalara 584 milyar doları sunacağını açıklamıştı. Bu, küresel piyasaların hareketlenmesini sağlamak adına oluşturulan eylem planına, Çin’in katkısı olarak sayıldı.

"Dünyanın atölyesi” denilen Guangdong (Canton) Bölgesi’nde irili-ufaklı 67.000 fabrikanın, düşen talepler sebebiyle kapatılmasıyla binlerce işçi işsiz kaldı. Kişi başı ortalama 440 dolar ödeme yapılan işçiler ise, olayların kalmanın şokuyla ya protestolara katıldılar ya da sessiz sedasız köylerine döndüler. Bunun hemen ardından, Çin’deki eyalet yönetimlerinin yaklaşık 1,4 trilyon doları piyasaya süreceği ve bunun ülke imarı ve istihdam için kullanılacağı açıklandı. Dünya Bankası’nın verilerine göreyse, Çin’deki ekonomik büyüme hız kesmeye devam edecek ve 2009 yılında yüzde 7’lere kadar gerileyecek.

Bu gelişmeler, Çin’in elindeki çok büyük miktarlardaki likiditeyi, dünyanın farklı yerlerindeki fırsatları değerlendirip küresel şirketleri satın alarak ve dünyanın diğer devlerine meydan oku**** kullanmaktan çok; ülke ekonomisini daha sağlam temeller üzerine oturtmaya, ülke yapılanmasına ve istihdama harcayacağını gösteriyor. Bununla birlikte, Çin’e yatırım yapacak yabancı yatırımcılara kolaylıklar sağlayacak yeni düzenlemeler ise gündemde.

Yapılan araştırmalar ise, Çin’e yatırım yapmanın ve Çin pazarına girmenin gelecek adına sağlayacağı avantajları doğrular nitelikte. Merkezi ABD’de bulunan Dünya Lüks Tüketim Merkezi’nin verilerine göre, dünya ortalamasında, küresel krizle birlikte lüks tüketim yüzde 35 düşerken, Çin’deki lüks tüketim sadece yüzde 5 düşmüş. 340.000’in üzerinde dolar milyoneri bulunan Çin’de, lüks tüketimin ne seviyelere ulaştığını görmek için Şanghay, Pekin, Şiamın, Şıncın gibi şehirlerde kısa bir tur atmak yeterli.

Dünyanın en büyük 4’üncü ekonomisi Çin’de, makro planda çalkalanmanın devam edeceği ancak mikro planda, ülke içi tüketimin hızla artacağı görüşü birçok uzmanın ortak kanaati. Bu yönüyle Türk yatırımcıların, Çin’deki gelişmeleri takip ederek, stratejilerini buna göre şekillendirmeleri, kendilerine ciddi avantajlar sağlayacaktır.

Çin ekonomisinde yaşanan hareketlilik, önümüzdeki dönemde, dünyanın ekonomik şekillenmesi adına da kilit rollerden birini oynayacaktır.

Son 1 yorum (en yenisi önce)

23/09/2009 : 14:01:18
Teşekkür ederiz.