Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

29/07/2009 : 11:09:19
Deloitte, üç aylık dönemi kapsayan Ekonomik Görünüm raporlarından Haziran 2009 sayısını "Yapısal Reformlara Odaklanmak" başlığı ile yayınladı. Raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl %6 küçülmesinin sürpriz olmayacağı belirtiliyor ve giderek artan finansman ihtiyacına dikkat çekiliyor.

Türkiye’de vergi, yönetim danışmanlığı, kurumsal finansman, denetim ve kurumsal risk alanlarında hizmet veren Deloitte, “Ekonomik Görünüm 2009 – Haziran” raporunu yayımladı.

2009 yılının ilk yarısının değerlendirildiği “Yapısal Reformlara Odaklanmak” başlıklı raporda dünya ekonomisi gibi Türkiye’nin de bir dönüm noktasında bulunduğuna dikkat çekiliyor. Rapora göre ülkenin güçlü ve istihdam yaratan bir büyüme ortamına dönebilmesi için mali disiplinden ödün vermeden yapısal reformlara odaklanması ve küresel boyuttaki gelişmeleri de dikkate alarak kendi kaynaklarıyla finanse edeceği bir büyüme modelini benimsemesi gerekiyor.

Deloitte raporuna göre Türkiye ekonomisi IMF’li bir senaryoda dahi bu yıl %5,5 - 6 oranında küçülme ile yüzleşmek zorunda kalabilecek. Gelecek sene %2 - %3 civarında büyümesi beklenen Türk ekonomisinin gerçek anlamda büyüme kulvarına girmesi ancak sonraki birkaç yıl içinde gerçekleşebilecek. Enflasyonun bu yıl %7,5 ile hedefin bariz şekilde altında kalacağı tahmin edilirken, önümüzdeki yıl ise % 6,5 olan hedefin çok az üstünde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Daralma şiddetini azaltıyor

Deloitte, bu yılın ilk çeyreğinde şiddetle daralan Türk ekonomisinin, yıl genelinde 2001 krizindeki boyutları aşabilecek boyutlarda, %5,5 - %6 civarı, küçülme yaşayabileceğini tahmin ediyor.

2. çeyreğin tüm aylarına ait büyüme göstergelerinin (sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, tüketim endeksi, ithalat ve ihracat endeksleri, kredi verileri vb.) henüz tamamı mevcut olmasa da, 2. çeyrekte ekonomideki daralmanın hız kesmesini ve küçülmenin tek haneli yüksek bir oranda devam etmesi bekleniyor.

Sanayi üretimi Nisan’da yıllık bazda %18,5 daralma gösterirken, çalışılan gün sayısının azlığı nedeniyle sanayi üretiminde ay bazında da buna yakın oranda bir daralma görüleceği tahmin ediliyor. Deloitte raporuna göre yaz aylarına giriliyor olması nedeniyle tarım ve turizmin GSYİH içerisindeki ağırlığının artması ile birlikte ekonomi 2. çeyrekte tek haneli daralmasını sürdürecek.

Sanayi üretimi dışında, kapasite kullanımı, güven endeksleri, tüketim endeksi ve reel kesim güven endeksi ile tüketici kredileri ile kredi kartlarının haftalık değişim oranları daralmanın şiddetinin 2. çeyrekte azaldığına işaret ediyor.

IMF olmadan yola devam etmek riskli

Deloitte, daha önceki Ekonomik Görünüm raporunda hükümetin “IMF’siz yola devam etmek istemesini” ciddi ve riskli bir karar olarak değerlendirmekle birlikte, orta vadede böyle bir kararın maliyetinin daha yüksek olacağı varsayımından hareketle orta bir yol bulunacağı görüşündeydi. Ancak gerekli mali uyumun boyutu, içinde bulunduğumuz hassas konjonktürde bunu uygulamanın siyaseten zorluğu kadar piyasalarda esen olumlu havanın da etkisi ile IMF anlaşması gerçekleşemedi.

Mali uyumun boyutu konusunda belirsizlikler devam etse de, Başbakan Yardımcısı Sn. Ali Babacan’ın Haziran ortasında belirttiği gibi şu anda eksi olan faiz dışı dengenin tekrar hatırı sayılır bir oranda artıya dönmesi IMF - hükümet müzakerelerindeki en temel mesele olarak gözüküyor.

Deloitte raporuna göre kaba bir hesapla faiz dışı denge Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oran olarak - %1,5’den + % 2,5 gibi bir orana geçmesi 1 trilyonluk bir GSYİH rakamı üzerinden program süresince 40 milyar lira gibi ciddi bir tutarın tasarruf edilmesi anlamına geliyor. Bu tutarın bir bölümü ekonomideki iyileşme (vergi gelirlerindeki artışla) ile kendiliğinden karşılanacak olsa bile programın ciddi boyutta tedbirler içermesi zorunlu hale geliyor.

Kaynak: MediaCat

Son 12 yorum (en yenisi önce)

30/07/2009 : 16:51:23
ha alırken kazanma felsefesi,eskiden hiç dükkan açma,git tatile gel yine para kazanırdın,15 günde bir her şeye zam gelirdi zira,şimdi birileri baktı normalde ticaretten para yok desenize yine karabaşlar kaynamaya başladı,gıda da da büyük marketler ürün kapatmaya başladı,malum ramazan geldi ya ,gıda fiyatlarını seyredin şimdi,hadi bakalım keselim hep braber bindiğimiz dalı şimdiye kadar gördük bundan sonrada yine aynı filmi seyredcez desenize,düttürü dünya.........
30/07/2009 : 15:04:43
Türkiye de sadece yerli değil bir çok yabancı şirkette var .

Bu dünya denilen büyük köy de , euro bölgesi , dolar bölgesi diye bakın olaya .
Doların ileride ki bir zamanda spekülasyon ile de olsa artabileceği düşüncesi bazı mallara olan talebi euro bölgesinden dolar bölgesine kaydırır . Ve bir yükseliş trendinde elindeki malları satmak suretiyle kısa zamanda , düşük kurdan aldığını kur yükselince satarak dolar bazında önemli paralar kazanmayı planlayan tüccarın işi.
Kısaca ülke ekonomisini tahlile yarayacak bir gösterge değil.
30/07/2009 : 12:12:36
O ithalat kalemlerinin dağılımına bir bakmak lazım o zaman,resim ortaya çıkar,ya da ekonomide düzelme eğilimi hissettilerse ara mal yekün tutuyordur,yada stoklar bitti ,tekrar üretime geçilme safhasın dır,bu ülkeyi seviyorum diye bir gazetecinin yazısı var,3 üniversiteli bir ders hakkında konuşuyorlar,biri mini etekli,biri türbanlı,diğer elinde kutu bira olan da bu bayanlara çözümü anlatan bir erkek öğrenci ,işte burası bizim ülkemiz,her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi vardır diye bir laf var,merak etmeyin yakında çıkar işin aslı......
30/07/2009 : 10:04:21
Size katiliyorum syn Huyhuyhuy,dün yine bir yorum vardi,iddia ederek söyle diyor" Ekimde dolar tekrardan cok yüksek seviyelere cikacak,simdiden tedbirinizi alin."

hala milleti gaza getirme cabasi var..

Bütün gazetelerde carsaf carsaf haberleri izliyoruz son 1 yildir,bir göz atalim"Millet kan agliyor eve ekmek ***üremiyor,sanayici batti,kepenkler hergün artarak kapaniyor,gecinemeyen aileler imece usulü 3 genarasyon ayni evde kalmaya basladi,ihracatci kredilerini ödeyemiyor,piyasa hergecen gün dökülüyor,karsiliksiz cek sikayetleri 4,5 milyonu buldu,vs vs"..

Siz diyorsunuzki,ithalatci spekilasyona inandi,acaba hemen böyle bir spekilasyona inanacak kadar saf "safdirik"bir topluma mi sahibiz ki,bir anda rekor kiracak kadar ithal yapiliyor?

sizin yazdiginiz sorunun cevabina yetmiyor,yetmiyor,cünkü; ithalatci bu kadar riski göze alamaz...

dedim ya,ben olayi anlayamiyorum...
29/07/2009 : 22:24:07
Hocam ramazan geliyor şimdi seyredin bizim anlı şanlı müslüman kardeşlerimizi,gıda fiyatları ne oluyor,sonrada cumaya,teraviye,hac ca ,ümreye gider kimseninde dini anlayışını beğenmeyiz,Müslümanlık ve peygamberimiz kardeşini ilk fırsatta öp demiş ya,bence yine aynı şeyi yaparlarsa bu sefer harbi oruç tutalım,kıtlıktan çıkmış gibi alış veriş yapmayalım...buna artık bir son vermenin zamanı geldi,patetes ve soğan fiyatları bu pazar artmış soruyon hayırdır diye, abi gros marketler ne varsa kapatıyor diyorlar, yani stokculuk resmen,,mal bırakmıyorlar piyasaya diyorlar.Evet bu ramazan bir güzellik yapın vatanın memleketin bakaası için,kim GROS gösterin bu adı müslümanlara,marketlerden fahiş ürünleri mümkün olduğu kadar almayın,yada israf değil mecbur kaldığınız miktarda alın,ben bu pazar 3 er kilo patetes, soğan alacaktım,patetes almadım,soğanıda bir kilo aldım,yaşlı anama durumu anlattım aferin oğlum iyi yapmışsın dedi,korkmayın gördüğünüz gibi hala yaşıyoruz,ölmeyiz yani...BÜYÜK OLMAK İÇİN, BÜYÜK DÜŞÜNÜN ÇAKALLIK YAPMADAN,YAPTIRMADAN........SAYGILARIMLA.
29/07/2009 : 21:33:15
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - astana
Türkiyeyi anlamak gercekten zor!
dün gazetelerde bir haber yer aliyordu,gazete haberine göre gecen Haziran ayinda Türkiye tarihinin en büyük ithalat artisi saglanmis,sanirim 18 Milyar USD dolarinda ithalat gerceklesmis..

Gazete haberine göre ithal edilen mallarin büyük kismi ara mallar ve yatirim mallari imis.ic talep daraldigina göre ve milletin tasarruf etme egiliminide göz önünde bulundurursak,demekki ihracat tekrar canlanacak demektir!

Dolar hizla deger kaybediyor,,ihracatcida dolar düsüklügünden aglayip sizliyor,bu duruma benim aklim almiyor.
Herhalde bunlar gaipten bazi duyumlar aliyorki,bir anda ithalat bir ay icinde rekor kiriyor..

Ben bir türlü iki denklemi bir araya getiremiyorum.
Bazen düsünmeden edemiyorum,acaba biz farkli bir boyuttami yasiyoruz?

Dolar yükselecek diye , birileri yayın yapınca , ihracaatçı şimdiden panikledi ileride lazım olacak malları şimdiden tedarik edip dolar yükselmeden alma çabasında .

Tabii bu kimin işine gelir . Birazcık abd nin mal satmasına sebep olur. Yada dolarla mal satan her kesin biraz mal satmasına sebep olur. Ama bence sadece spekülasyon ve bizim ihracaatçıda gaza geldi ve bu spekülasyona mecburen kandı . Ama b unlar palyetif geçici tetbirler veya sistemin kendini kandırması .


29/07/2009 : 21:22:05
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
Bu arada ne yazıkki eğlence yerlerinde uygulamaya konulan sigara yasağının ilk dalgası bize ulaştı. İlk birkaç gün anlamadık fakat 7 gündür eğlence yerleri boşaldı telaşa kapılan müzisyenlerin cihaz alımı ve bakımı işi durdu. Bunu alenen hissettik.

Günlük cebimize bu sektörden giren para durdu girmiyor. Devamında ne olacak bilmiyoruz. Sizce ağlamamalı mıyız ? Ya da bu ani para kesilmesinin sebebini Allahın verdiği bu akılla kendimizi zorlayıp başka bir şeye mi bağlamalıyız ? Ya da aç kalmayı göze alıp bu yasağı bu şekliyle sonuna kadar desteklemeli miyiz ?




Bu millet kendine biçilen nelere alıştı. Buna da alışırız.
29/07/2009 : 14:18:00
Bu arada ne yazıkki eğlence yerlerinde uygulamaya konulan sigara yasağının ilk dalgası bize ulaştı. İlk birkaç gün anlamadık fakat 7 gündür eğlence yerleri boşaldı telaşa kapılan müzisyenlerin cihaz alımı ve bakımı işi durdu. Bunu alenen hissettik.

Günlük cebimize bu sektörden giren para durdu girmiyor. Devamında ne olacak bilmiyoruz. Sizce ağlamamalı mıyız ? Ya da bu ani para kesilmesinin sebebini Allahın verdiği bu akılla kendimizi zorlayıp başka bir şeye mi bağlamalıyız ? Ya da aç kalmayı göze alıp bu yasağı bu şekliyle sonuna kadar desteklemeli miyiz ?

29/07/2009 : 13:56:41
O bir kültür bence ,ağlamayana ekmek yok lafının iktisadi uygulaması,ben çocuktum ağlardı her kes, bir gün gülene rastlamadım,ama en lüks restoranlar full,jeepler,residanslar,lcd tv satışları,pahalı cep telefonları,millet habire tatile çıkıyor,bırak ortadirek olanı,durumu kötü olduğunu iddia edenler bile sanki çırağan sarayından çıkmış gibi tüketiyor, havalar bin beş yüz onu bunu beğenmiyor.Galiba birilerinin bize yer sofrasında tarhanaya ,bulgura kaşık salladığımız,yer döşeklerinde yattığımız,ihtiyaç gidermek için bahçedeki wc ye gittiğimiz ,ama mutlu olduğumuz günleri hatırlatması,eski fotoğraflarımızı önümüze koyması gerek,rahmetli babamın bir lafı vardı ,oğul garibin çilesi ölünce biter diye,galiba olan hep bu gerçek gariplerime oluyor...Ne demişler yeri geldiğinde 10bin para değil,yeri geldiğinde 5tl para,Allah hepimize bolluk, bereketli helal kazanç versin,tabii bunu da hakça paylaşan bir ülke.....Saygılarımla
29/07/2009 : 12:24:27
Türkiyeyi anlamak gercekten zor!
dün gazetelerde bir haber yer aliyordu,gazete haberine göre gecen Haziran ayinda Türkiye tarihinin en büyük ithalat artisi saglanmis,sanirim 18 Milyar USD dolarinda ithalat gerceklesmis..

Gazete haberine göre ithal edilen mallarin büyük kismi ara mallar ve yatirim mallari imis.ic talep daraldigina göre ve milletin tasarruf etme egiliminide göz önünde bulundurursak,demekki ihracat tekrar canlanacak demektir!

Dolar hizla deger kaybediyor,,ihracatcida dolar düsüklügünden aglayip sizliyor,bu duruma benim aklim almiyor.
Herhalde bunlar gaipten bazi duyumlar aliyorki,bir anda ithalat bir ay icinde rekor kiriyor..

Ben bir türlü iki denklemi bir araya getiremiyorum.
Bazen düsünmeden edemiyorum,acaba biz farkli bir boyuttami yasiyoruz?
29/07/2009 : 11:15:09
İlgiyle okuyorum ama hala aklım bazı şeyleri bir türlü almıyor.

Hayırlısı bakalım.