Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

27/07/2009 : 08:54:34
ABD'yi kasıp kavuran ekonomik krizin gelecek yıldan önce bitmesi beklenmiyor. Ancak son dönemde yaşanan altı gelişme, toparlanma umudunu artırıyor.

ABD'de başlayan ve tüm dünyaya yayılan ekonomik krizin sona ermesi için henüz zaman olduğu konusunda hemen herkes hemfikir.

Geçmiş aylarda perakende satış rakamlarına, yeni konut başlangıçlarına bakılarak yapılan düzelme yorumları olduysa da bunların devamının gelmediği net olarak görülmüş durumda.

ABD'de işsizlik oranı yüzde 9,5'lerde ve bu oran düşmediği sürece kalıcı bir toparlanma kolay görünmüyor.

Ancak yine de son dönemde yaşanan bazı gelişmeler önümüzdeki yıl içinde düzelme sinyallerinin güçlenebileceğine işaret ediyor.

İŞTE O SİNYALLERDEN BAZILARI

1) Banka karlarının yükselmesi:
Goldman Sachs ikinci çeyrekte 3.3 milyar dolar kar açıkladı. JP Morgan 2.7 milyar dolar kar etti. Citi ve Bank of America daha az etkileyici rakamlar açıklasalar da tüketici kredileri de dahil olmak üzere kara dönmeyi başardılar. Banka karlarının üzerinde Hazine tarafından verilen TARP yardımının etkisi elbette yadsınamaz, ancak finans kuruluşlarının batışlarına yönelik endişeler azalmış durumda ve bu kuruluşlar ayakları üzerinde durmaya başlamış gibi görünüyor.

2) CIT'nin batışının bulaşıcı olmaması:
Geçen yılın sonbahar aylarında batan bankaların diğerlerini de aşağı çekecekleri en büyük korkuydu. Ancak batan son orta ölçekli finansal kuruluş olan CIT 3 milyar dolar civarında bir kayıp getirmesine rağmen panik havası oluşmadı. Hükümet ve Hazine tasarruf sahipleri, alacaklılar ve kreditörler için yeni bir güvence getirmeye ihtiyaç duymadı. Mevcut mekanizmalar korunarak sorunun üstesinden gelinebildi.

3) Fed'in gerçekçilik politikası:
Fed, odaklanması gereken ana noktanın işsizlik olduğunu, aylar süren olumlu öngörülerin doğru olmadığını kabullendi. Son Fed projeksiyonları yılsonuna kadar işsizliğin yüzde 9.8 ile yüzde 10.1 arasında bir yere oturacağını gösteriyor. Daha önceki öngörüler 0.6 puan daha düşüktü. Fed'in ekonominin asıl sorununu görerek buna odaklanması olumlu, ancak bir süre daha kötü işsizlik rakamlarının geleceğini unutmamak gerekiyor.

4) Özel sektör kamu fonunun ölümü:
Bir dönemin en çok tartışılan konusu, kamu ve özel sektörün birlikte oluşturacakları bir fon ile batık banka kredilerini alıp toksik varlıkların eritilmesiydi. Nasıl yapılacağı, kim tarafından alınacağı belli olmayan garip bir mekanizma girişimi, piyasalardaki belirsizliği artıran unsurlardan biri olarak öne çıkmıştı. Bu program resmi olarak ölmemiş olsa da uygulanmasının çok zor olacağı konusunda artık herkes hemfikir. Bu da gereksiz mekanizmaların ortadan kaldırılması adına umut verici.

5) 500 batık banka:
ABD'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu FDIC'nin Başkanı Sheila Bair, ekonomik kriz bitmeden önce batan banka sayısının 500'ü aşacağı öngörüsünde bulundu. Bu batık sayısı öngörüsü resmi görüş değil, ancak sayının burada kalacağına dair öngörüler beklentileri olumlu etkiliyor. Çünkü bir dönem 2 bin batık bankadan söz ediliyordu. ABD'de bulunan 8 bin banka içinde 500 batık, bu ölçekte bir kriz için olumlu olarak değerlendiriliyor.

6) AIG'deki gelişmeler:
Dünya tarihinin en büyük batıklarından biri olmaya doğru giden sigorta devi AIG'ye Hazine kaynaklarından 80 milyar dolar aktarılmıştı. Ancak bu felakete rağmen şirket para eden varlıklarını satmaya başlamış ve gelir elde edebilir hale gelmiş durumda. Otomobil kasko bölümünü 2 milyar dolara satan şirketin, Hayat Sigortası birimini de 15 milyar doların üzerinde bir fiyata MetLife'a satabileceği konuşuluyor. En büyük batık şirketin toparlanmaya başlaması, ekonominin düzelme yoluna girdiğine dair sinyal olarak algılanıyor.

(Gazeteport/Ekonomi)

Son 30 yorum (en yenisi önce)

29/07/2009 : 22:50:25
Tüm yazılanlardam şu çıkıyor belkide atın daha hızlı koşması için iyi bir kırbaca ihtiyacı var ,ne dersiniz canımız yeterince yanmadımı,şöyle bir şahlansak artık diyorum,bana derler sana hiç bir şey koymazmı hep sabırlı,hep heyecanlı,hep pes etmeyen bir irade bende derim aslında içim kan ağlıyor, ama çocukken çelimsiz ufak tefek biri idim,bazen her kesin korktuğu güçlü çocuklarla bile kavga ederdim,ben 3 yumruk yer yere düşerim ama,ayağa kalkar bir yumrukta ben sallarım okkalı,ki bida o bana bulaşmasın, papucu pahalı satardım yani ve bir bakmışsın o her kesin korktuğu beni görünce yolunu değiştirirdi,kurtların gezdiği yerde çakallara yer yoktur,ortalığı çakallara bırakmamalı....Saygılarımla..
29/07/2009 : 22:19:12
Bu kadar güzel tasvir edilemezdi. Hocam abimsim ama seni çok iyi anlayabiliyorum.
29/07/2009 : 21:08:26
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk
: )


Sayın hocam, abimin lokantasında 7 masa vardı. Babam , Anam ,3 abim ve ben , sabah 5 den itibaren , köleler gibi çalışırken , yanımızda sigortalı bir işçi vardı . Hepimizden az çalışıdı ama abim kendini kapitalist zannederdi.
Bir örnek daha vereyim ki durumdan alınan olmaya , Bir dayı oğlumda Ptt de posta müvezzii olarak çalışan akşama kadar tabanları şişen yazın sıcak kışın soğuğu sırtından geçen bir emekçi iken ona da memur denildiğinden konuşurken oda kendini bürokrasin
in en üstündeki bürokrat kadar memur zannederdi.
Bürokrasinin üstünde öyle memurlar vardır ki , tüm siyasilerden bile etkili ve yetki lidirler ve sorumluluklarıda yoktur. elle tutulmayan gözle görülmeyen bir dokunulmazlıkları vardır. Ülkenin en güzel yerlerinde bedavaya yakın tatilleri en iyi sağlık kuruluşlarında sıra falan beklemeksizin sağlık hizmeti alırlar ki özelde bulamazsınız. vs
bürokrasinin kaymak tabakasından bahs ettiğimi anlatabilmişimdir inşallah.
29/07/2009 : 20:14:31
: )
29/07/2009 : 19:45:07
Benim bir ağabeyim var . Bir zamanlar mahmutpaşada lokantası vardı . Yetmişli yıllarda işçi eylemi olduğunda ,İşçiler kahrolsun kapitalizm. Dedikçe, o da kendini kapitalist zannederdi . Ve işçi eylemi sırasında kendini kapitalistler safında konumlandırırdı. Zira o zamanlar da henüz esnaf sistemin zılgıtını yememişti. Ekonomik krizlerle birlikte bir de baktı ki esnaf kendisi de aslında ezilen halk zümrelerindenmiş. Benim en çok güldüğüm bir olay , kapalı çarşı ve mahmutpaşa esnafının bir halk hareketine katılıp ekonomik sistemi tenkit eden yürüyüşü idi . Şimdi sıra sistemin memurunda , sistem tabii ki kendi memurunu ölmeyecek ve isyan etmeyecek kadar besleyecek. Ne zaman sistem memurunu , bu günkü halk kesimlerinin çektiği zorlukları yaşatır ki bu hiç bir zaman olmayacaktır. O zaman memur bu halkın ne çektiğini anlar . Ki anlasada birşey ifade etmez. O , Özalın dediği gibi işini bilir.
Teşbih te hata olmaz diyerek ,
bizim köyde bir amcamın oğlu var . Sordum bu köpeğe niye doğru dürüst yiyecek vermiyorsun , ölmeyecek kadar veriyorsun dedim. Köpek de kangal kırması çok güzel bir köpek.
Cevap çok entresandı . Çok yemek verirsem tembelleşir . Davara gitmez , laf dinlemez. . Açlığı hissetmesi lazım ki, sahibine her zaman itaat etsin dedi. Aç olacak ki kurdun, domuzun peşine düşsün.
29/07/2009 : 17:56:28
..............
29/07/2009 : 16:49:08
Alıntı Yapılan Metin:
bunların hiç birinden cacık olmaz,onada iyi yoğurt,iyi, kibar olsun badem lazım,sarmısak bak o bol işte...


Sarımsağın iyisi kastomonu boyabattan çıkar . Hem de genetiği ile oynanmamış her derde deva. HIYAR İÇİN DE ANKARAYI METH EDİYORLAR BU ARA . (:
29/07/2009 : 16:45:17
Bir ülkede , eşitlik gereği bir nimet varsa da , külfet varsa da adilane bölülmesi gerekmez mi?

Bu krizin faturasına katlanmayan bir tek kesim var. O da memur.
Ülke yönetiminde, siyasilerden çok memurun katkısı vardır. Ülkenin iyi veya kötü yönetilmesinde bürokrasinin katkısı neredeyse siyasilerden de çoktur.
Sebep olan bürokrat ve siyasiler hükümet , fatura ödeyen, bürokrat ve siyasi hariç herkes. Ne adalet ama .
29/07/2009 : 16:38:02
Dolaylı vergilere , sürekli giydiriyorlar.
29/07/2009 : 15:48:39
Hocam vergiler ne zaman düşer mbu hükümet o zaman anlar krizi dedim haklı çıktım gidin bakın rakamlara,ama biz kürt açılımı,ergenekonla meşgulüz hala,ya bir ülke bu kadar kendine kötülük yapabilirmi,yine iddia ediyorum,ATATÜRK olsa 3 e katlardı ÇİN i,ama bunlar niye bilmez değerini,söylim altının değerini sarraf bilir,bunların hiç birinden cacık olmaz,onada iyi yoğurt,iyi, kibar olsun badem lazım,sarmısak bak o bol işte...
29/07/2009 : 15:09:52
krizin teğet geçtikleri vardı . Delip geçtikleri vardı .
Şimdi , mettin yazından anlıyorum ki , teğet geçenleri de yavaş yavaş delip geçmeye başlamış . Onların alt , orta tabakasına değmiş .Eğer o kesimin üst tabakasına , kriz teğet değil, azıcık dokunsun. Sen o zaman gör vaveylayı .
29/07/2009 : 01:42:39
Bakın abartmıyorum son zaman bir sürü yakın çevremde ciddi yerlerde çalışıp maaşlarını alamayan insanlar var,kriz bahanesi ile,hadi bunu küçük işletmelerde duyardık adam zaten ayakta kalma mücadelesi veriyor sende yanlış yerde işe başladın diyelim anladık.Ya diğer duyduklarım,burda Antalyada malum yeşil sermayenin bir çok hastanesi var ,şimdi en büyüğünü yapıyorlar,ya senelerdir yanında çalışan bir doktor arkadaşım var,bunlara toz kondurmazdı,yine çocuğu o sermayenin kolejinde okurdu,geçen ilk defa hiddetlendiğini gördüm,okulda çocuğunun hocasının maaşını ödemiyorlarmış,hocada işi bırakmış,ee veli çok memnun hocadan bi ton para veriyor iyi eğitim alsınlar diye çocukları,şimdi okul değiştirdi sırf bu yüzden,iş yerinden de 7 aydır maaşları nı alamayanlar yüzünden bir çok doktor, hastabakıcı ,hemşire,iş bırakmış,ya niye şikayet etmiyorsunuz hakkınızı aramıyorsunuz,konuşmuyormusunuz,diye sorduğumda ya konuşuyoruz bize sabır ve hadis örnekleri veriyorlar ama müdürler habire son model araba alırken paraları var dedi,gel gelelim sadece acıdım ya bu ülkede asker,doktor hakkını alamıyorsa ve aramıyorsa bilemem,yine iyi eğitim almış bir kızımızla görüştük İstanbul dan geçenlerde,3-4 iş yeri saydı çok büyük firmalar hiç birinden düzgün maaş alamamış alacaklı şekilde işini bırakmış,oda hakkını aramamış,EE ŞİMDİ BİZ BİREY OLARAK HAKKIMIZI ,HUKUĞUMUZU ARAMIYORSAK, İŞİ İYİCE PİŞKİNLİĞE DÖKEN LERE DE KIZMAYALIM, BİZİM CAHİLLİĞİMİZDEN, PASİFLİĞİMİZDEN YARARLANIYORLAR..MADEM BİR ŞEYLERİN DEĞİŞMESİNİ İSTİYORUZ BİREY OLARAK HAKKIMIZI ÖNCE ARAMAYI ÖĞRENECEĞİZ...İLK İŞ DENEYİMİM SİGORTACILIKTI ,BİZİM İYİ NİYETİMİZİ SUİSTİMAL EDEN BİR MÜDÜRÜMÜZ OLDU,ÖNCE İŞTEN AYRILDIK ,SONRA GİTTİK ÇALIŞMA GÜVENLİĞE ŞİKAYET ETTİK.YAŞ 18 VAR YOK...ORDA Kİ MÜFETTİŞ NE İSTİYORSUNUZ TAZMİNAT FALAN MI DEDİ,BENDE DEDİM HAYIR EFENDİM,BURASI BİZİM İLK İŞİMİZ,SİZİN ÇOCUĞUNUZ VARMI ,VAR DEDİ ,İYİ BİZİM BAŞIMIZA GELEN ONLARINDA BAŞINA GELMEMESİ İÇİN BU ADAMIN CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUZ BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL DEDİM..ORAYI ÇAPUT ETTİLER EN SON O KARİZMA MÜDÜR ,DUYDUM Kİ KAPLICADA BİLET KESİYORMUŞ,ZALİME MERHAMET OLMAZ,...HAKLI OLDUĞUM YERDE DÜNYANIN KARŞISINA ÇIKARIM İŞİN UCUNDA ÖLÜM BİLE OLSA....ÇÜNKÜ BEN ÜLKEMİ ÇOK SEVİYORUM VE SADECE İYİLİĞİNİ İSTİYORUM,HAYATTA İKİ ŞEYİME LAF ETTİRMEM BİR EMEĞİME İKİ DÜRÜSTLÜĞÜME..YABANİ OTLARI BİRİ TEMİZLEMELİ,HER MAHALLEYE BİR KASAB LAZIM AMA SEN O KASAB OLMA DEMİŞLER,BEN OLURUM ARKADAŞ....SAYGILARIMLA..
28/07/2009 : 23:46:59
............
28/07/2009 : 21:36:43
Hocam yeni geline oyna demişler yerim dar demiş,ben inanmıyom insancıklar sadece konuşuyo,bence söylevlerin hiç bir önemi yok,ne yapıyoruz ona bakmak lazım ,bunun cevabıda dur bi bakalım,kum saati akıyor biz hala bir mucize bekliyoruz,ben inançlı bir insan olmaya çalışıyorum ve hayatımda gerçekten çok mucizeler yaşadım,ama yakınlarımdam kim ne sorsa şu hadisi söylerim,deveyi bağla,tevekkülü Allaha bırak,yani aklımızı işletmiyeceğiz,yapılması gerekeni yapmayacağız,hep yanlış kabloyu kesecez,bile bile lades diyeceğiz ve rahman bize acıyacak ,hayatımda okuduğum en gerçekçi kitap KURAN dı,onun hakkını bile vermeyen bir ümmete yinede gereğinden fazla merhamet ediliyor sanıyorum,zağlime merhamet olmaz,yaptıkları yüzünden düşene acımam,ama birileri yüzünden düşürülen yada ne derler kurunun yanında yananlara acırım,ama öyle boynumuzu büker beklersek yaş yada kuru farketmeyecek,hamdim piştim oldum değil, yandım anam diyeceğiz...Arabesk takılan takılsın ,Çin li de olsanız o kafayı değiştirmediğimiz sürecedünyanın neresine gidersek gidelim,sorunlar gölge gibi bizide takip edecek....
28/07/2009 : 21:10:46
Çare biziz hocam haklısınız ama bulduğunuz bir yola girmek pek o kadar kolay değil. Desteklerde tamamen karşılıksız değil. Bir de bir işin bir başı olduğunda başarıya ulaşma şansının yüksekliğini eklersek bu sorunlara bir konuda düzen kurmak epey zor.

Bildiğiniz Don Kişot durumu ortaya çıkıyor.
28/07/2009 : 20:23:36
Ben karşıyım o hazırcılığa ,ya artık alın terinin yanında akıl teride akıtmanın zamanı değilmi,don kişit gibi yel değirmenleri ile tek başına savaşmaktan bıkmadıkmı,lafa geldimi ben mühendisim şuyum buyum uzmanım diyen insanlar artık popolarını masa başından kaldırıp sahalarına inseler ne olur göbeklerimi erir,ya sendika oda başkanlarına ne demeli kime ne faydaları var broşür dağıtmaktan afiyetle aidatları yemekten başka,ben devletten hiç bir şey beklemiyorum,çare biziz ya bir araya gelecez avcı olacaz ganimeti bölüşeceğiz,yada av olacağız,işte bence bu mesele,ha hala banane diyen varsa söylim ,ya sistemin içindesin yada dışında ...
28/07/2009 : 20:10:15
Akın hocam , konvansiyonel tarım yapan bir dönüm domates üreticisi ile , SİZİN DENEMELERİNİ YAPIP BAŞKALARI DA UYGULAYABİLSİN DİYE RESİMLERİ İLE İLK OKUL ÖĞRENCİSİNİN , VEYA EN CAHİLİN BİLE ANLAYABİLECEĞİ BİR USTALIKLA ANLATTIĞINIZ , modern topraksız tarım ile arasındaki verim farkını bize bir daha söyleyin. Bakalım bu verim artışı ile tarım kesimi refahı yakalıyabiliyor mu ?
Ve dünyada ki toprak miktarı aynı kalırken , ortalama ömür artıp dünya nüfusu artarken diğer mal ve hizmetlere olan talep daralırken tarım ürünlerine olan talepte düzgün bir artış olacağını , ve sizin anlattığınız metodun bu artan talep için bir çare olduğunu . Bir daha anlatın . Daha iyi anlayalım
28/07/2009 : 19:57:00
Meslek liseleri aslında çok mükemmel sonuçlar verebilir. Fakat ne meslek lisesine kaydını yaptıranlar bir bilinç içinde yaptırıyor ne de mezuniyetten sonrası için bir çalışma yok.

Zaten meslek liselerinin gerçek durumlarından çok imam hatip noktasından başka bir görüş açısı yok. Oysa her yıl binlerce başıboş öğrenci mezun olup yolunu kendi başına bulmaya çalışıyor.

Kanser gibi bir şey . . .
28/07/2009 : 19:41:09
Ezbere dayalı eğitim sisteminin , ürettiği şablon kafalarla meselelere çözüm bulunamaz. Mühendis kafası lazım.
Sol sloganlarla , sol düşünce ile , kapitalist çözümler, ancak laf salatası üretir çözüm yerine.
Bu biraz şuna benzer, kasap bıçağı ile ameliyat yapmaya .
28/07/2009 : 17:32:30
Sayın Lemon ,

Bu yıllarda ülkemizde teknolojik tarım yöntemlerine para yatıranların çabucak kalkınıp yeni yatırımlara yönelebilmesinin sebebi, çiftcimizin babadan kalma yöntemlerde inatlaşıyor olmasıdır.

Bu yatırımı yapan herkesten farklı bir üretim yapmış oluyor ve kolay satıyor.

Son yıllarda bu konuda o kadar çok teşvik verildi ki artık biraz uyanık bir çok çiftçi bu teşviklerden yararlanmak için teknolojiye yöneldi. Antalya bu konuda lokomatif. Sayısız uygulaması var.

Fakat bu bilinçlendirme tabiki ülke genelinde bir devrim şeklinde yapılmıyor. Herkesin önü açık fakat araştırmak gerek. Bir de birçok çiftcinin geçtiğimiz yıllarda girdiği borçlar var. Hepsi rahat değil. Rahat olanlar devletin açtığı bu kapıdan giriyor yavaş yavaş.

Antalya Kumluca da hiç çiftcilik geçmişi olmayan tarım yatırımcıları oluştu.

Teknolojik tarımın çok geniş bir üretim yelpazesi var. Örneğin İç Anadoluda buğday tarımında teknolojiye nasıl geçeceğini kolayca kestiremeyen çiftcilerin bir çoğu silaj ambalajlama makinesi yapıp hibe desteklerinden yararlanıp yaralarını sarmaya çalışıyor. Almanyadan kopya bir makine ile başvuruyorlar.

Kopya da olsa bu işin ilerisi aydınlıktır. Bir süre sonra babadan kalma yöntemleri ortalarda görmek pek mümkün olmayacak.

Kuraklıklar çok az su kullanılan topraksız tarım yöntemlerini soktu ülkemize , dünyada en az 50 yıllık geçmişi olan bir yol.

Bu yöntemin yüksek yatırım maliyetleri organik gübrelerle toprakta az maliyetle verimin topraksızdaki kadar attırılması yoluna itti bazı çiftcileri.

Bu arada pazar keşfeden çiftciler organik ürün yetiştirme yoluna gittiler.

Bu yolların hiçbiri dünyada yeni değil. Bize yeni geliyor.
28/07/2009 : 17:04:37
...........
28/07/2009 : 14:05:00
Yıllardır bize , tersi ezberletildi.Tarım ile olmaz . Tarımın yerine katma değeri yüksek mal ve hizmet üretin . EE ürettiniz de ne oldu kim alacak , işsiz ordusumu alacak . Kredi kartı dağıttınız. Bir müddet daha tükettirdiniz . O da bitti .

Ama tarım öylemi, talebi hiç bitmeyen bir ürün. Konvansiyoneli ile dünyayı doyur. Organiği ile zengini mutlu et .
Hocam ne yap , ne et. bir kaç dönüm toprak edin . Hem ürün, hem bilgi, ve teknoloji
danışmanlık sat. Zira insanlar anlasa da, anlamasa da dünya o tarafa doğru gidiyor.
28/07/2009 : 13:57:47
Sen çok yaşa , hocam. Anlatmak istediğim , işte bu.
Daralma yaşamayan , ülkelerin en önemli müşterek özelliği , tarıma dayalı üretim, sulu tarım. Ve yaşam şekli tarım kesimi insanı gibi kentli gibi değil.Tüketim değil üretim eğilimi yüksek .
28/07/2009 : 13:52:02
Alıntı Yapılan Metin:
Yazıyı gönderen - akinselcuk



[quote]Tarım ile mükemmelen büyünüyor Huy hocam. İspanya büyüyor , hatta Kıbrıs Rum kesimi bile tarımdan büyüyor. Türkiye de tarımdan büyüyor. Son 10 yıldır yaş meyve sebze üretiminde Türkiye Avrupa pazarının en büyük satıcısı olma yolunda ilerliyor.


28/07/2009 : 13:46:55
Sayın hocam para piyasada dolanmıyor ki zaten,nedeni ne gelincede siz bankalar gibi çok önemli bir sektörü yasal tefeciliğe döndürürseniz,buna da gelirinizin beşt biri bankacılıktan diye göz yumarsanız,halkı resmen bankacıların kucağına oturtursanız,millet eline para geçtimi son kuruşuna kadar hatta borç alıp üstüne ekleyip bankaya ***ürür yatırırsa,piyasa da bankalar yüzünden para arzı kesilince de bunu gidip hemen uluslar arası kriz yaftası ile kamuflaj ederseniz,işte buna devlet banka el ele vatandaş sana güle güle denir..Tekrar söylüyoruz bankacılığın tatlı karları kimseyi aldatmasın bu çabuk gelen çabuk gider iktisat kanunudur,2000li yıllarda biz bu filmi görmüştük ,o zamanda bankacılar rekor kar açıklamıştı,sonra tabii toprağı betona çevirdiklerinden ürün alamadılar,hepsi battı...İnşallah yine aynısı olmaz diyelim zira giden her şey, her kayıp milli...
28/07/2009 : 12:58:08
Sabahlamışsınız anlaşılan.

Konuları da epey derinleştirmişsiniz. Bu derinliklerle , tarihsel kısımları bilmem, benim bildiğim şu anda ülkemizde çalışmasını düzgün yapan iyi kötü kazanabiliyor. Fakat bütün herkesin iyi kötü kazanması mümkün değil. Ama herkesinde uzman olup işini mükemmel yapması da mümkün değil.

Kanunlar kurallar küçük esnaftan yana değil. Uzman , büyük işletmelerin önü ziyadesiyle açık.

Küçük esnafın daha kolay iş yapmasını sağlayacak bir yol bulurlarsa piyasalar çok açılır.

Bankaların kesinlikle katı kurallara bağlanması gerek çok bedavadan para kazanıyorlar ve bu durumun sürebilmesi için yoldan çevirdiklerini kendilerine borçlandırıyorlar. Bin lira geliri olanın 10 bin lira borçu varken kriz bitmez piyasada açılmaz.

Tarım ile mükemmelen büyünüyor Huy hocam. İspanya büyüyor , hatta Kıbrıs Rum kesimi bile tarımdan büyüyor. Türkiye de tarımdan büyüyor. Son 10 yıldır yaş meyve sebze üretiminde Türkiye Avrupa pazarının en büyük satıcısı olma yolunda ilerliyor.

28/07/2009 : 03:45:10
AH HOCAM BİZDE SÖZDE TARIM VE HAYVANCILIK ÜLKESİYDİK,GEÇEN KIŞ BEN ANTALYADA BİBERİ PAZARDA 6TL YE ALDIM VE ZİRAATÇI BİR ARKADAŞIMI ÇOK KÖTÜ HAŞLADIYDIM,ET FİYATLARI DERSEN 5 MİSLİ PAHALI DİĞER ÜLKELERE GÖRE,HALA İKİ SEKTÖRÜDE GELİŞTİRECEKLER BEN ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ DUYDUĞUM BİR MASAL,BENCE TÜRKİYE NİN TEK SORUNU KİRLİ VE ÇAPSIZ SİYASETLE TEMSİLCİ ATADIĞIMIZ ADAMLARDAKİ VİZYON EKSİKLİĞİ BAŞKADA BİR ŞEY DEĞİL,TÜM BU OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN, EKONOMİDE DÜNYADA İLK 17 DEYİZ YA HELAL OLSUN VALLA NE DİYİM,İYİ Kİ ÇALIŞMAYA ÇALIŞAN İNSANLARIMIZ VAR...HEPSİNİ GÖZLERİNDEN ÖPÜYOR,ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM...HER ŞEYE RAĞMEN FİLMİNİN TÜM OYUNCULARINI...
28/07/2009 : 02:46:00
Ingilizler isgal dönemlerinde Müslümanlarin yogun olarak yasadigi bugünkü Pakistan topraklarini ihmal ettiklerinden Pakistan kurulusundan sonra ekonomik gelismesini bir bakima sifirdan baslatti. Bugünkü Pakistan'in ekonomisi büyük ölçüde tarim ve hayvanciliga dayanir. Bu sektörlerden elde edilen gelirin gayri safi yurtiçi hasiladaki payi % 23'tür ve çalisan nüfusun % 44.5'i bu alanlarda is görmektedir. Basta gelen tarim ürünleri pirinç, tahil, jüt, çay, kauçuk ve çesitli meyve ve sebzelerdir. Tarim alanlari genellikle akarsu yataklarinda oldugundan sulu tarim yaygindir. Devlet de sulama teknolojisine agirlik vermektedir. Balikçilik da yaygindir. Pakistan'da az miktarda petrol ve önemli miktarda dogal gaz çikarilmaktadir. Yerel kaynaklardan elde edilen gelirlerin gayri safi yurtiçi hasiladaki payi % 1'dir.
28/07/2009 : 02:28:49
Hocam o iş kolay biraz çekik göz,biraz esmerlik,biraz tao,biraz hinduizm,ya inekleri kim ***ürdü ,bize inekte lazım acele, kutsal yaratıklar ya...ya ayıp oluyor valla benmiyim i.....Bu iş cacık yapacaz bize hıyar lazım dı işine döndü ....Aman hocam birde bunları incelersek yandık malum taklidi çok seven milletiz,çan cong ying,,,,go kiken ikaga desuka,ugh,sayanora,adiyos.......bip
28/07/2009 : 02:24:10
Bu ülkelerin , müşterek yönlerini bulup çıkarmaya varmısınız. ?
Soru bir) Bu ülkelerin inanç durumu ne , müslüman , hiristiyan vs
Soru iki) endüstri ağırlıklı bir ekonomi mi , tarıma dayalı ekonomi mi ağırlıklı
İhraç ettikleri karşılığında dışarıdan , lüks araba , pırlanta falan mı ? alıyorlar , yoksa makina ve sanayi yatırırım malları mı ?
Çok lüks bir hayat yaşıyan bir halkı mı var ? iptidai şartlarda Adeta kominist rejim veya ilkel bir toplum fertleri gibi çok tüketmeden , üreterek mi yaşıyorlar.

Çalışanlarını bilek gücü sahibi emekçi
beyin gücü sahibi emekçi diye sınıflandırma gibi zorlama emekçilik edebiyatı var ?mı. Yoksa sadece çalışıyorlar mı ?

Ve nasıl oluyor da büyüyebiliyorlar ? yoksa bu bir göz boyama mı? hani tarım ile büyünmezdi. Bu rakkamları istedikleri gibi kullanıp sözde büyüme mi ? Yoksa büyüme derken onları da tükettikleri ile ölçerek büyüyor gibi mi gösteriyorlar. tarım ürünü üretip , makina alarak büyüme , tüketime dayalı bir büyüme mi ? Daha doğru bir söylemle ihracaat değil ithalat büyümesi mi ?
diğer ekonomiler daralma ile ifade edildiğine göre bu bir kaç ülke kendi arsında alışveriş mi yapıyor yoksa ?
Ne dersiniz ?