Ana içeriğe geç
YORUM YAZ

Tartışmaya katıl

Mesajınızı açık ve okunabilir biçimde yazın.

Not: Yorum gönderebilmek için kayıt olmalısınız.
Kayıt olmak için, buraya tıklayınız. Kayıt ücretsizdir!
Kullanıcı adı:
Şifre:
Mesaj ikonu:
İÇERİKMesajınızDüşüncenizi açık, okunabilir ve konuya katkı sağlayacak biçimde yazın.

Önizle ile kontrol edin. Ctrl/Cmd+B · I · U0 kelime0 karakter
Gönderi seçenekleriİmza, bildirim ve moderasyon
 

Hazır olduğunuzda kaydedinÖnizleme değişiklikleri kaydetmez.
  

Konu bağlamını inceleOrijinal yazı ve son yorumlar

Orijinal yazı

07/04/2009 : 23:40:18
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kriz sürecinde bankaların reel sektöre kredi vermek yerine daha güvenilir buldukları devlet iç borçlanma senetlerine yatırım yaptıklarını belirtti ve ekledi: "Bizlerin ağladığı bir dönemde bankalar çok mutlu ve büyük bir kar patlaması yaşıyorlar."

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, bankaların reel sektöre kredi vermek yerine daha güvenilir buldukları devlet iç borçlanma senetlerine yatırım yaptıklarını belirterek "Reel sektör ağlarken, bankacılık kesiminin yüzünün gülmesi ve mutlu olabilmesi mümkün değil. Bizlerin ağladığı bir dönemde bankalar çok mutlu ve büyük bir kar patlaması yaşıyorlar" dedi. Ekonomi Gazetecileri Derneği'nin Kocaeli Kartepe Green Park Hotel'de düzenlediği toplantıda ekonomik durum ile ilgili sunum yapan Hisarcıklıkoğlu, şöyle devam etti:

BUNUN ADI RESMEN İNSAFSIZLIKTIR

"Ama kar patlaması yaşamasının altında yatan neden şu; işi sağlam gördükleri için hazine bonolarına yatırımı tercih ediyorlar. Bize insafsızca yükleniyorlar. Bu insafsızlıktır." Hisarcıklıoğlu, küresel krize çözümün muhakkak olacağını belirterek, 'Hiçbir kriz tümsekte kalmamış, muhakkak aşağı doğru bir inişi olmuş. Kriz de inecek ama esas olan bu devrede bu krizi yönetiyor olmamız lazım. Küçük adımlar ve kısa vadeli odaklanmaya ihtiyacımız var' dedi.

AB'DEKİ CİROMUZU KATLAYACAĞIZ

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, dünya ekonomisinin geleceğinde düzenleme ve denetlemenin yanı sıra dizginleme fonksiyonlarının da öne çıkacağını ve bu çerçevede IMF'nin rolünün artacağını vurgula****, IMF ile anlaşmanın yapılmasından yana olduğunu belirtti. Rifat Hisarcıklıoğlu, dış dünyadaki görünüm için ise, 2020 yılında AB içindeki Türk kökenlilerin sayısının 8 milyon sınırını aşacağının da altını çizdi.

Hesap vermeyen soramaz!

Türkiye'nin, Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümünde dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmayı hedefleyen bir vizyonla hareket ettiğini, ancak bu hayal edilen hedefe ulaşmak için güçlü ekonomi ve kaliteli demokrasi olarak iki çıpası bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "Hesap vermeyen bir toplum hesap da soramaz. Türkiye'de 72 milyonun da hesap verebilir durumda olması lazım. Aksi halde kimseden hesap sormak da mümkün değildir. Bunun yolu da yapısal reformları gerçekleştirmek ve yeni bir Anayasa'dan, siyasi partiler kanunundan geçiyor. Güçlü bir ekonomi istiyorsak kaliteli bir demokrasiye sahip olmamız lazım. Aynı şekilde kaliteli bir demokraside yaşamak istiyorsak da güçlü bir ekonomiyi oluşturmamız lazım. Kendi çocuklarımıza sorumluluğun bir gereği olarak bu reformları yapmak durumundayız."

Her dört makineden biri durdu

Ekonomideki gelişmelerle ilgili rakamlar da veren TOBB Başkanı, imalat sanayinde Ocak 2009 itibariyle yüzde 25'lere varan düşüşlerin meydana geldiğine işaret ederek, "Bu çalışan her dört makineden birinin artık durduğunu gösteriyor" dedi. Hisarcıklıoğlu, hızlı bir büyüme trendine giren Türkiye'nin 2005'ten sonra rehavete kapıldığını, bunda sorumlunun sadece yöneticiler değil toplumun tamamı olduğunu ifade etti.

Son 6 yorum (en yenisi önce)

10/04/2009 : 03:19:16
%12 ile mevduat toplayıp %25 ile kredi vermeye bankacılık değil olsa olsa tefecilik denir.Bunu tefeci yapınca suç banka yapınca kanuni işlem oluyor:))

Zaten bankalar halktan düşük faizle mevduat toplayıp bunlarla devlet kağıtları alıp bir anlamda devlete yüksek faizle borç verip halkın ve devletin belini büküyorlar. Bir anlamda kendi öz varlıklarımızla kendi kendimizi borçlandırıyoruz.

Yüksek borçlanma ve faiz oranının olduğu yerde haliyle bankalar(el oğlu) kazanmayacakta reel sektörmü kazanacak:))






10/04/2009 : 02:08:38
arkadaşlar imkan olsada şu bankalara hiççççççççççççç bulaşmasak bee...neymişte 3 ayda bir hesap işletim ücreti kesiyorlar(17tl)ya bu nedir benim paramı gasp etmektir,hırsızlıktır.(göstere göstere)kardeşim zaten ben o parayı bankadan çekene kadar benim paramla zaten para kazanıyorsunuz daha ne istiyorsunuz??allah doyursun sizi..(buarada arkadaşlar mecburen bu bankayla çalışıyoruz firmadan dolayı)
09/04/2009 : 00:45:19
Bankalara para kazandırırken çok iyi, ekonomik kriz ortamında ödemede sorun yaşayanlara acımasızca davranıyorlar.

Daha önce biryerde kulak misafiri oldum. Krizin çıkış tarihinden 5-6 ay önce sanırım. İnsanlar 3 ay geriden yaşıyorlarmış. Yani bugün alacağı maaşın 3 ay sonrasıki ödemesiymiş. Bu bir intihardır. Ekonomik intihar.

Bankaların böyle davranmasında devletinde büyük suçu var.
09/04/2009 : 00:02:18
Hocam yalnız yeşil sermaye dediğin kısım var ya işte orada büyük bir kontrolsüzlük vardı ve samimiyetle para yatıranların canı çok yandı. Birlik beraberlik iyidir ama kontrolu olmazsa hiçte umulan yerlere harcanmıyor bu paralar. Bedava para insanı vebal sahibi yapar.

Holdingleri öldüren inan bana devletten çok kendi beceriksizlikleri oldu. Hala ayakta olanlar var. Artık bedava para akmıyor ama ayaktalar. 80 tanenin içinden bir iki tane kaldı. İş yaptılar dayanabildiler. Ama diğerleri . . .

Çok fazla para boşa gitti. Neredeyse ikinci bir Türkiye çıkardı. Devlet iş yapabilene bir engellemede bulunmadı. Cehaletle paranın bir araya gelmemesi lazım devlet bunu önledi. Ama çok geç kaldı.
08/04/2009 : 09:55:41
28 şubat sonrası yapılanlardan biri de halkı birbirinden koparmaktı.yeşil sermaye korkusu çıkardılar ortaklık ve birleşme hevesini öldürdüler katılım ortaklı kurulan büyük holdingleri baskılar ve yalan haberlerle zarara uğrattılar içlerine kendi adamlarını müdür yaptılar veyahut büyük holdingler kurup paraları ***ürdüler böylelikle namusu ile çalışan firmalarıda zan altında bıraktılar haliyle şu an böyle firmalara öcü diye bakılıyor farkındaysanız koniks te bile iki kişi birleşip ortak olamıyor bize hep bireyselliği ipnoze ediyorlar kolay lokma benim derdim bana senin derdin sana batı nın kültüründe hep ben var doğu da ise önce sen belki şahit olmuşsunuzdur bir bankaya veya devlet dairesine yada üst düzey bir şirkete gittiniz orada ki çalışana hanım kızım yeğenim gibi ifadeler kullandığınızda ben senin nerden kızın oluyormuşum gibi bir cevap alabilirsiniz bizim kültürümüzde amca abi dayı yeğen gibi sıcaklık belirtisi kelimeler vardı şimdilerde ise bayan hanımefendi beyefendi yani bir çalışanın karşısındaki kendinden yaşça çok büyük olan birine amca demesi beyefendi demesinden çok daha kötü bir söz gibi geliyor eskiden bir aile dede babaanne baba anne kardeş hala teyze bir beraberlik içinde yaşarken şu an birinci derecede akrabasını yıllarca görmeyen çok insan var osmanlı dan beri süregelen böl parçala yut politikası devam ediyor ilkokuldan bu yana örnek verirya öğretmenler bir parmağı bükmek kolaydır ama bir eli bükmek daha zordur şu zamanda ülke insanımız her biri ayrı bir tarafa koşturuyor çalışıyor çabalıyor fakat elde var borç koniks teki bazı yardım isteyen arkadaşlarada bakarsanız bir konu hakkında internetten yardım arıyor halbuki bunu eskiden bir akrabasına sorup bilgi ve tecrubelerinden faydalanabiliyordu ha burdan öğrenmeside kötü değil ama birebir en yakınından öğrenmek daha iyi bir tefecinin sözü vardı tecrube yediğin kazıkların toplamıdır nice gençlerimiz ordan burdan bulup yaptığı küçük sermyelerini heba ediyor borçlanıyor ve ilk olarak en kolay borç alabildiği bankalara koşuyor ben faizle alınan paradan şimdiye kadar hiç fayda görmedim inanmazsanız deneyin borcun var gidip kredi alıyorsun aldığın para o gün bitiyor ve altı ay sonrasında bir bakıyorsun aynı borç duruyor artı kredi taksitleride cabası

bunları niye anlattın bizde biliyoruz derseniz eğer

bu tür konuşmaların hep sonun da eğitim ve kültür çıkıyor bizde eğitim kültür ve maneviyat eksikliği var önce ahlak ve maneviyat sonra da kültürümüze sahip çıkalım bu arada kültür derken samsun da belediye başkanımızın sahip çıktığı kültür değil denizin kenarına amazon tepesi ve amazon kadın savaşçı heykeli böyle kültür aramayalım islam la şereflenmiş bir kültür osmanlıyı okuyalım örnek alalım biraz her telden oldu ama herkez bişeler alsın
08/04/2009 : 04:39:14
Bütün krizin, durgunluğun, tıkanıklığın sebebi bu işte. Herkesin gereğiden fazla borçlandırılmış olması.

Çocukluğumuzda okuduğumuz masal kitaplarındaki ekonomiler gibiyiz. Haramiler gelmiş herkesi vergilere boğup kendine borçlu yapmış. Halk inim inim inleyip padişahın seferden dönüp gelip kendilerini kurtarmasını beklemiş.

Bankalarla mafyatik tefeci kuruluşları arasında çok ciddi bir fark yok hali hazırda . . .

Kapitalizmdeki kırık kapı menteşesi tam bu noktada demekki.