Hiç marketçilik yapmadım, fakat hepimizin çok iyi bildiği uluslararası bir gıda firmasında 8 sene yönetici pozisyonunda çalıştım. Mesleğimin ilk yıllarında küçük lokal zincirler daha sonra büyük ulusal zincir mağazalar ile sayısız satın alma görüşmesi, senelik anlaşma görüşmeleri, insert aktivitesi, haftasonu aktivitesi, açılış yıl dönümü sosyal sorumluluk aklınıza gelebilecek her konu ile alakalı birinci ağızdan yetkili kişi idim. Şuan bir marketten içeri gireyim, sütlüğüne,planogramına, ürün tanzim ve teşhirine bakarak o işletmenin işini nasıl yönettiğini anlarım. Tecrubem ve bilgim doğrultusunda dilim döndüğü kadar durumu size izah etmeye çalışayım.
*Kolay iş değildir, ayrıca işin içine 8 ortak ve para faktörüde girince durum iyice kızışa bilir. Çoğu kişi farkında bile değildir ama büyük lokal zincirler bu yüzden parça parçadır. Hepimiz tabelalarına bakınca sanki aynı yermiş zannederiz. Ulusallar zaten çoğunluğu halka arz olduğundan bu durumun dışındadır. Kurumsal bakış vardır.
* Sermayeniz maalesef az, ama market görünümlü bakkal açılabilir. İşin içine girdiğinizde karşılaşacağınız bir kaç harcama kaleminden bahsedeyim ufak bir araştırma yapın. Marketiniz için Kurmak zorunda olduğunuz soğuk hava depolarını ve fiyatlarını araştırın. Süt ve sütlü ürünler için bir tane büyük, ayrıca iade ürünler için bir tane küçük yaptırmanız gerek. Bunlar akarı kokarı olan ürünler. İadesi olduğu için sizin için nakit anlamını taşır. Fakat aynı depoda saklanması durumunda sağlam ürünleride kokuturlar. Ayrıca et ürünleri için ayrıca bir soğuk hava deposu daha lazım. Etin ve sütlü ürünlerin saklama dereceleri farklı olduğundan aynı depoda saklanması süt ürünleri için pek iyi olmaz. Otomasyon sistemlerinin fiyatlarını araştırın, birde bu kadar soğuk hava deposuna yetecek gücte jeneratör fiyatlarına bakın. Bu ekipmanlar 380v trifaze ( sanayi elektriği ) ile çalıştığından jeneratörün kapasiteside ona göre olmalı. Bu ekipmanlar devamlı çalışmak zorunda.Yoksa mallarınız heba olur. Sütlüklere, şok dolabına girmedim.
* Bazı firmalar reklam anlaşmaları neticesinde sütlük masrafını üstlene bilir. Fakat bunu yeni açılacak bir yer için pek yapmazlar. Çünkü işler iyi gitmezse kapatılacak olan biryere binlerce lira bütçe harcamayı istemezler. Fakat daha önceden marketiniz varsa ve şube açıyorsanız bunu üstlenmeleri daha kolay olur.
* İnsert çıkartmak kulağa mantıklı gelir fakat altyapınızı buna hazırlaya kadar kesinlikle yapmayın. Hafta sonları 3 günlük, tek sayfa aktivite duyuruları ile işe başlayın. Durumunuzu görün.
* Gelelim insert' e. İnsert planlamak apayrı bir iştir. Eğer siz hem patron hem kasa elemanı, zaman zaman mal indiren, yeri gelince ödeme yapan biriyseniz bu işe girmeyin. Düşünün ufak bir insertte 100-150 civarı ürün vardır. Öncelikle bu ürünleri önceden yeteri kadar stokladınızmı, metrekareniz buna müsaitmi, bazı ürünlerde stoksuz çalışırsınız örneğin yoğurt gurubu, iade çıkaran bir noktaysanız yoğurtçu size uğramaktan çekinir ve haftalık frekansını düşürür, mal vermeye korkar, ama sizde bulundurmak zorundasınız.Her aradığınızda o firma arabasını kapıya getirtebiliyormusunuz??? Siz nasılsa iadesi var ver desenizde o size o malı vermez. Sizden alacağı her kuruş iade ay sonunda o plasiyerin tüccarsa kar tablosundan, distribütöre bağlı plasiyerse priminden düşer. Mesela insert e 1/1 süt basmanız gerek. Bunu iyi fiyattan almalısınız ki insertte ucuza satıp bir espri katmalısınız. Eğer 100 koli süt alacaksanız diğerlerinin 2,25 gibi sattıkları sütleri siz 2,49-2,59 dan aşağıya basamazsınız. 1/1 sütün paleti 60 kolidir, koli içi adedi 12. Bunun pazarlığını kamyon bazında ( 20 palet ) yada tır bazında ( 33 palet ) yapabilmeniz lazım ki alırken kazandım diye bilin. Sadece tek kalemden bahsettim.
* İnsert yapacaksanız satınalma işinde profesyonel olan birini işe almanız gerekir. Bende iyi pazarlık yaparım ne var bunda diyebilirsiniz. Fakat durum öyle değildir. Tuttuğunu koparmasını bilen bir satın almacı malı ucuza aldığı gibi, ayrıca bu markanın satışından elde ettiği cironun bir kısmını ay sonunda firmaya %2-3-5 neyse artık firmaya ciro primi olarak dönebilir. Ayrıca anlaşma mukabili sene sonunda " sene sonu ciro primi" adı altında bir fatura daha kesebilir. Büyük zincirlerde her bölüme bakan ayrı ayrı satınalmacılar çalışır. Deterjan grubu- sütlük grubu- bisküvi grubu hatta bazı yerlerde sadece uht ürünler için ayrıca bir satın almacı çalışır.
* Diyelim yukarıda bahsettiğim buz dağının görünen kısmını bir araya getirdiniz. Şimdi işe şu boyuttan bakalım. Malı ucuza almak için miktarlı bir şekilde reyonada depoyada malı koydunuz. Olay bitmedi. Bunlarla kim ilgilenecek. Mesela uht ürünlerin raf ömrü 4-6 ay arasıdır, Salçası var, peyniri var, kaşarı var sucuğu var eti var. Bunlar hergün ilgi isterler. Deponuzdada, reyondaki rafınızdada son kullanma tarihlerine göre sıralı bir şekilde dizili olması gerekir. Marketçiliğin ilk ana kuralı " FİFO" yani "First in, first out", ilk giren ilk çıkardır. İşte buna dikkat etmezseniz yada bunu yapacak elemanınız yoksa batarsınız. Reyonda skt sinin dolmasına 1 hafta kalan ürün arkada 15 günü olan ürün önde olursa bittiniz. Bunları depodan reyondaki ürün "out of stock" yani yoka düşmeden devirdaimini yapmanız gerek. Çok şahit oldum, depoda 2-3 palet süt FİFO yapılmadığından ve ürünler düzgün istiflenmediğinden unutulmuş ve skt si geçmiş. Bu tamamen zarardır. Hiç bir firma sizin depoda unuttuğunuz malın iadesini almaz, babasının oğlu olsun gene almaz. Spottan aldıysanız zaten muhatabınız yoktur.
* Ayrıca eleman "turn over" ı yani işe giriş çıkış yapanların sayısı iddaa ediyorum diğer mesleklerden en az 3 kat fazladır. Bayramı, haftasonu, izni olmayan iştir. Siz az maaşla işe almak isteyeceksiniz, bu işler saç ayağı gibi dir, biri kısa olursa diğerlerinide bozar. Verdiğiniz maaş miktarı azaldıkça çalıştırdığınız kişinin kalifiye olma durumuda aynı oranda azalır. Adam sabah uyanır, canı sıkılır, işi bıraktım der kendi kendine, siz 3 gün beklersiniz adamı, ararsınız umrumda olmaz. Ayrıca uyanığıda çoktur, istediğiniz kadar uyanık olun adamın içinde ***ürmek varsa ruhunuz bile duymaz. Heleki 1-2 kişi gizliden gizliye birlik olmuşsa iki yakanız bir araya gelmez. Dışarıya atılana çöp bidonuna bile yükte hafif parada ağır şeyleri koyup, dışarı çıkınca bir yere saklayıp sonra onları alıp satanları bile görürsünüz. Örneğin, bir fitil bonfile 3 kg kadar çeker, kilosu sizegelişi 40 tl civarı, bir fitil 120 tl kadar yapar. Bu jelatinin içindedir, pislenmesine imkan yoktur. Eleman bunu çöp bidonuna koyar size " patron ben çöpü dökücem " der çıkar. 120 tl nizde çıkar gider. Bunu anlayana kadar günler geçer ve siz günden güne erirsiniz.
Daha uzun uzadıya sayfalarca yazabilirim, fakat umarım sizin için bir ön bilgi oluşturabilmişimdir. Merak ettiğiniz bişey varsa bende cevabını biliyorsam elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. Selamlar.