Aşk duygularla dahası içgüdüler ve vücut kimyasıyla öyle bağlantılı bir süreçtir ki içerisinde mantık aramak en büyük yanılgıdır.Aşk saniyelerle ifade edilen bir değişimdir. Ve aşkın başlaması için çaba harcanamayacağı gibi bitirilmesi için yapılacak hiçbir çaba da anlam taşımayacaktır. Buradan hemen şu soru geliyor akla: Sonsuz aşk var mıdır? Değişen bir varlığı ve onunla beraber değişen duygu ve yaşanmışlıkları yadsıyamayacağımıza göre aşkta sonsuzluk kavramı yoktur. Aşkın zayıfladığı ve bittiği yerde ilişkileri sağlamlaştıran sadece sevgi olabilir. Zaten sevgi yani insani yanımız, mantık yani düşünsel yanımız kısa süre içinde aşka tamamlayıcı etki yapmazsa; o el ve ayaklarımızın birbirine dolaştığı içgüdüsel sürecin sonunda elimizde hiçbir şey kalmaz. Tabi aşk da her yaşanılan gibi insanlaşmanın parçası olarak görülüyorsa geçerlidir bu söylenenler.
Sözlerime son verirken dün izlediğim Fransız filmi "Aşkın Büyüsü" nden bir replik kullanmak istiyorum:
"Bitmeyen bir aşkı öldürmeye çalışıyorsun; aşk intikam alacaktır."
Ve Lois Aragon:
"Mutlu aşk yoktur."
Yani acı istemeyenler aşkı tanımlayamadıkları gibi yaşayamazlar da...
Saygılar